Görüşüne tamamen katılıyorum.I fully agree with your point of view.
İyi eğlenceler! Bir saat içinde görüşürüz.Have fun! See you in an hour.
Öyleyse yarın görüşürüz!See you tomorrow then!
Biz senin görüşüne değer veriyoruz.We value your opinion.
Sadece bir görüşüm vardı.I just had a vision.
Akşam yemeğinde görüşürüz.I'll see you at dinner.
Akşam yemeğinde görüşürüz sanırım.I guess I'll see you at dinner.
Hey Tom, seni son görüşümden beri boyun epey uzamış.Hey, Tom, you've gotten a lot taller since I last saw you.
Tom, Mary'yle görüşüyor.Tom is conferring with Mary.
2.30'da görüşürüz çocuklar.See you guys at 2:30.
Barda görüşürüz.We'll see you at the bar.
Gelecek hafta pazartesi günü görüşürüz.We'll see you next week on Monday.
Pazar günü kilisede görüşürüz.See you in church on Sunday.
Yarın 2.30'da görüşürüz.See you tomorrow at 2:30.
Trende görüşürüz.See you on the train.
Seçim bölgesinde görüşürüz.See you back at the precinct.
Bando uygulamasında görüşürüz.See you at band practice.
Ofiste tekrar görüşürüz.See you back at the office.
Üç ay içinde görüşürüz.See you in three months.
Birkaç dakika içinde görüşürüz.See you in a few minutes.
Geri döndüğünde görüşürüz.See you when you get back.
Apartmanda geri görüşürüz.See you back at the apartment.
Toplam tutulma sırasında ay tamamen güneş görüşümüzü örter.During a total eclipse, the Moon completely covers our view of the Sun.
Dan 1997'den beri bir psikiyatrist ile görüşüyor.Dan has been seeing a psychiatrist since 1997.
Sen başka biriyle görüşüyorsun, değil mi?You're seeing someone else, aren't you?
Bir süre sonra görüşürüz.See you in a little while.
Bu şimdiye kadar birbirimizi son görüşümüz olabilir.This might be the last time we ever see each other.
O senin profesyonel görüşün mü?Is that your professional opinion?
Tom'un görüşünün seninkilerden farklı olduğu bir sır değil.It's not a secret that Tom's opinion is different than yours.
Tom ekim ayından beri bir psikiyatrist ile görüşüyor.Tom has been seeing a psychiatrist since October.
Biriyle görüşüyordum.I've been seeing someone.
Kendisini son görüşümden beri Tom dünya turunda.Tom's been on an around the world trip since I last saw him.
Yaklaşık bir saat içinde görüşürüz.See you in about an hour.
O, onun kişisel görüşüydü.That was his personal opinion.
Dün, halam görüşünü yeniden kazandı.Yesterday, my aunt regained her sight.
Herkes kendi görüşünü ifade eder.Everyone expresses his opinion.
O, Tom'un kişisel görüşüydü.That was Tom's personal opinion.
Yarın kilisede görüşürüz.See you tomorrow in church!
Yarın kütüphanede görüşürüz!See you tomorrow at the library!
Sen görüşünü ifade ettin.You have expressed your argument.
Onların görüşü önemli mi?Does their opinion matter?
Yakında görüşürüz umarım.See you soon, I hope.
Benim görüşüme göre o iyi bir düşünce değil.In my opinion, that's not a good idea.
Polis tanıklarla görüşüyor.The police are interviewing witnesses.
Senin görüşün önemli.Your opinion matters.
Tom sık sık arkadaşlarıyla burada görüşür.Tom often meets his friends here.
Tom açık görüşülüdür.Tom is open-minded.
Tom'un evinde görüşürüz.See you at Tom's place.
Ekim ayında görüşürüz.See you in October.
Biz Tom'un görüşüne güveniriz.We trust Tom's opinion.
O başka biriyle görüşüyor.She's seeing someone else.
Chizhik-Pyzhik anıtında görüşürüz.See you at Chizhik-Pyzhik monument.
Tom'un görüşüne katılıyorum.I agree with Tom's opinion.
Ne yazık ki, senin görüşünü paylaşmıyorum.Unfortunately, I don't share your opinion.
Tamam, görüşürüz o zaman.Alright, see you then.
Onu son görüşümden sonra Tom'un saçları ağardı.Tom's hair has turned gray since I last saw him.
Sözleşmeler zaten görüşüldü.Contracts have already been negotiated.
Benim görüşüm sizinki ile aynı.My opinion is the same as yours.
Kendi görüşüne göre o bir deha.He is a genius in his own opinion.
Tom beni her görüşünde aynı şeyi istiyor.Tom asks me the same thing every time he sees me.