görüş açısı ile cümle
görüş açısı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
11
HARF
5
HECE
10
ORT. KELİME
Aramızdaki görüş açısında bir fark var gibi görünüyor.There seems to be a difference in outlook between us.
Gemi yakında görüş açısına girdi.The ship soon came into view.
Görüş açısı, Lumia serisindeki diğer telefonlara kıyasla biraz azalmıştır.The viewing angles are slightly reduced compared to other phones in the Lumia line.
Kızılötesi flaşlı kameralar düşük rahatsızlık ve görüş açısına sahiptir.Infrared flash cameras have low disturbance and visibility.
Bu sınırlamalar güçlü görüş açısına ve düşük kaliteli renk reprodüksiyonuna sahipti.These limitations included strong viewing angle dependence and low-quality color reproduction.
Bu ekranlar için önemli bir özellik onların görüş açısıdır.An important specification for these displays is their viewing-angle.
Bu tarihten sonra görüş açısından kaybolduğu düşünülmektedir.She seemingly disappears from the spotlight after that.
Köyün ufku görüş açısı geniştir.The view from the UK's highest point is extensive.
Bu çıkıntı oradaki plajlara karşı güzel bir görüş açısı sağlıyordu.He saw a lamp on that beach.
Ben bu görüş açısının biraz fazla esnetilmeye müsait olduğunu düşünüyorum.Now, as I see it this perspective can also be taken too far.
Kadınlar hakkında iki farklı görüş açısı var, birbirinden tamamen farklı.There are two different point of views, totally different, about women.
Tehlikeli. Bu nedenledir ki, belki, bu görüş açısına sahip olmaya çalışacaksınız.That's why, perhaps, you will try to have this angle of vision.
Bu görüş açısı önümüzdeki aylarda daha da popülerlük kazanabilir.We can expect to see this point of view receive a higher profile during the coming months.
Görüş açısı oldukça düşüktü.Aujourd’hui, sa vue a beaucoup diminué.
Simetri üç farklı görüş açısında değerlendirilir.Il est donc possible de vivre la même aventure sous trois points de vue différents.
Her iki durumda da, görüş açısı o kadar küçüktür ki ne obje ne de hareket görülebilir.’’En ambos casos, el ángulo de visión es tan pequeño que ni el objeto ni su movimiento pueden ser vistos."
Simetri üç farklı görüş açısında değerlendirilir.Se puede analizar la imagen de marca desde tres puntos de vista diferentes.
Ayrıca gözlerinin pozisyonu sayesinde 300°'lik bir görüş açısına sahiptirler.La disposizione degli occhi permette loro di avere un campo visivo di quasi 360°.
Görüş açısı, Lumia serisindeki diğer telefonlara kıyasla biraz azalmıştır.Углы обзора немного хуже по сравнению с другими телефонами из линейки Lumia.
Görüntü büyütme ve görüş açısı mercek çaplarına bağlıdır.Только их поза и взгляды привлекают внимание к распятиям.
Bu çıkıntı oradaki plajlara karşı güzel bir görüş açısı sağlıyordu.O mirante oferece uma vista panorâmica dessas praias.
Her iki durumda da, görüş açısı o kadar küçüktür ki ne obje ne de hareket görülebilir.’’Em ambos os casos, o ângulo de visão é tão pequena que nem o objecto nem o seu movimento pode ser visto (..)
Görüş açısı, Lumia serisindeki diğer telefonlara kıyasla biraz azalmıştır.A visualização de ângulos é ligeiramente reduzida em comparação com outros telefones na linha Lumia.
Çünkü tank mürettebatının görüş açısı kısıtlıydı.A blindagem do compartimento da tripulação foi limitada.
Bu çıkıntı oradaki plajlara karşı güzel bir görüş açısı sağlıyordu.Deze geeft een mooi uitzicht over het strand.
Bu tarihten sonra görüş açısından kaybolduğu düşünülmektedir.Vanaf dat moment verdwijnt zij uit het blikveld van de geschiedenis.
Bu tarihten sonra görüş açısından kaybolduğu düşünülmektedir.До недавнього часу цей звіт вважався втраченим.
Böylece taret kısmı 360° lik görüş açısını koruyordu.Така форма забезпечувала 360 – градусну оборону.
Simetri üç farklı görüş açısında değerlendirilir.A semlegességi elmélet mindhárom tényezőnek ugyanolyan fontosságot tulajdonít.
Ekranın görüş açısı yüksektir.Kuvan horisontti on korkealla.
Ters dürbünde cisimler olduğundan daha küçük görülmesine rağmen görüş açısı çok büyüktür.Η κληρονομιά αυτή, αν και λιγότερο έντονη, εξακολουθεί να υπάρχει.
Arkadaki silah subayının koltuğu daha yüksektedir, görüş açısı daha yüksektir.Skuden minder om knarren, men er tykkere og har højere sidebord.
Her iki durumda da, görüş açısı o kadar küçüktür ki ne obje ne de hareket görülebilir.’’Sama-sama dua hal yang tampak jarang berpadu, tetapi sebenarnya bisa."
Ekranın görüş açısı yüksektir.Màn hình có góc nhìn cao.
Görüş açısı, Lumia serisindeki diğer telefonlara kıyasla biraz azalmıştır.Góc nhìn bị giảm nhẹ so với các sản phẩm Lumia khác.
Başın lateralinde gözler geniş bir görüş açısı sağlar.眼は頭部の上部側面にあり広い視野を確保することができる。
Görüntü büyütme ve görüş açısı mercek çaplarına bağlıdır.姿や行動範囲の広さは鏡士の力量に左右される。
Ekranın görüş açısı yüksektir.螢幕尺寸大。
Görüş açısı, Lumia serisindeki diğer telefonlara kıyasla biraz azalmıştır.相比其他Lumia手机可视角度略有减少。
Görüş açısı oldukça düşüktü.Особено е удобна ниската гледна точка.
Bu ekranlar için önemli bir özellik onların görüş açısıdır.Една от основните характеристики на смартфоните е техният екран.
Ben farklı bir görüş açısından geliyordum, bu görüş açısını problemin çözümü için getiriyordum.Eu am venit cu o altă perspectivă, Și am adus această nouă perspectivă, pentru a putea trata problema altfel.
Ben farklı bir görüş açısından geliyordum, bu görüş açısını problemin çözümü için getiriyordum.Ich hatte einen anderen Blickwinkel darauf und habe meinen Blickwinkel benutzt, um das Problem anzugehen.
Ben farklı bir görüş açısından geliyordum, bu görüş açısını problemin çözümü için getiriyordum.Ik kwam vanuit een ander perspectief, ik keek vanuit een ander perspectief naar het probleem.
Ben farklı bir görüş açısından geliyordum, bu görüş açısını problemin çözümü için getiriyordum.저는 이것을 다른관점으로 접급했습니다, 그 문제들을 해결하기 위해 다른 관점을 가져왔었죠.
Ben farklı bir görüş açısından geliyordum, bu görüş açısını problemin çözümü için getiriyordum.Patrzyłem na to z innej perspektywy, podszedłem z tą inną perspektywą do rozwiązywania tego problemu.
Ben farklı bir görüş açısından geliyordum, bu görüş açısını problemin çözümü için getiriyordum.Tôi đã tiếp cận từ 1 góc độ khác, nơi tôi đã mang theo quan điểm khác đó để theo đuổi vấn đề này
Ben farklı bir görüş açısından geliyordum, bu görüş açısını problemin çözümü için getiriyordum.Я підійшов до цього з іншої точки зору, і привніс цю іншу точку зору для вирішення даної проблеми.
Ben farklı bir görüş açısından geliyordum, bu görüş açısını problemin çözümü için getiriyordum.Я подошёл к этому с другой точки зрения. и я привнёс эту другую точку зрения в решение данной проблемы.
Ben farklı bir görüş açısından geliyordum, bu görüş açısını problemin çözümü için getiriyordum.אני הסתכלתי על זה מפרספקטיבה אחרת, והבאתי את הפרספקטיבה האחרת הזאת להתבוננות על הבעיה.
Ben farklı bir görüş açısından geliyordum, bu görüş açısını problemin çözümü için getiriyordum.كنت قادما اليها من منظور مختلف ، و كان لدي وجهة نظر مختلفة للتعاطي مع المشكلة.
Ben farklı bir görüş açısından geliyordum, bu görüş açısını problemin çözümü için getiriyordum.この問題とかかわるのに 異なる見方をしたのです。 アフリカの多くの人々はこの違った見方を持っていると思います。
Bu nedenledir ki, belki, bu görüş açısına sahip olmaya çalışacaksınız.C'est pourquoi vous essaierez d'avoir cet angle de vue.
Bu nedenledir ki, belki, bu görüş açısına sahip olmaya çalışacaksınız.Daarom kun je deze kijkrichting proberen.
Bu nedenledir ki, belki, bu görüş açısına sahip olmaya çalışacaksınız.De aceea, probabil, veţi încerca să aveţi acest unghi vizual.
Bu nedenledir ki, belki, bu görüş açısına sahip olmaya çalışacaksınız.Dlatego właśnie, może, będziesz próbować przyjąć ten kąt widzenia.
Bu nedenledir ki, belki, bu görüş açısına sahip olmaya çalışacaksınız.Đó là lí do, có lẽ, anh sẽ phải cố để có góc nhìn này.
Bu nedenledir ki, belki, bu görüş açısına sahip olmaya çalışacaksınız.Forse è per questo che cercherete di avere un angolo di visione maggiore.
Bu nedenledir ki, belki, bu görüş açısına sahip olmaya çalışacaksınız.그래서, 눈의 각도를 높여 보면서 걸으면, 앞을 볼 수도 있고,
Bu nedenledir ki, belki, bu görüş açısına sahip olmaya çalışacaksınız.Oleh karena itu, sebaiknya, kamu harus mencoba sudut pandang yang seperti ini.