göne ile cümle

göne kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Gönenç içinde yaşayacak o insan, Soyu ülkeyi sahiplenecek.他 必 安 然 居 住 . 他 的 後 裔 必 承 受 地 土
Gönenç içinde yaşayacak o insan, Soyu ülkeyi sahiplenecek.他 必 安然 居住 . 他 的 後裔 必 承受 地土
Göneri kimliği okunamadı, bir harita değil.Die Beitragskennung kann nicht gelesen werden. Es handelt sich nicht um eine Zuordnungsliste.
Göneri kimliği okunamadı, bir harita değil.Impossibile leggere l' identificativo del messaggio, non è una mappa.
Göneri kimliği okunamadı, bir harita değil.Impossible de lire l'ID du billet, car le résultat n'est pas une carte.
Göneri kimliği okunamadı, bir harita değil.Kon het artikel-ID niet lezen, resultaat is geen map.
Göneri kimliği okunamadı, bir harita değil.Kunde inte läsa inläggets identifikation. Resultatet är inte en avbildning.
Göneri kimliği okunamadı, bir harita değil.Kunne ikke læse indlæggets ID, resultatet er ikke et kort.
Göneri kimliği okunamadı, bir harita değil.Não foi possível ler o ID da publicação; o resultado não é um mapa.
Göneri kimliği okunamadı, bir harita değil.Nelze číst ID příspěvku, výsledek není mapa.
Göneri kimliği okunamadı, bir harita değil.Nem sikerült beolvasni a hozzászólás azonosítóját. Az objektum nem térkép.
Göneri kimliği okunamadı, bir harita değil.Nie można odczytać identyfikatora wiadomości, nie jest to mapa.
Göneri kimliği okunamadı, bir harita değil.No se pudo leer el ID de la publicación, el resultado no es un mapa.
Göneri kimliği okunamadı, bir harita değil.Αδύνατη η ανάγνωση του ID του δημοσιεύματος, δεν πρόκειται για αντιστοίχηση.
Göneri kimliği okunamadı, bir harita değil.Не вдалося прочитати ідентифікатор повідомлення, результат не є картою.
Göneri kimliği okunamadı, bir harita değil.Невозможно получить идентификатор записи.
Göneri kimliği okunamadı, bir harita değil.يمكن أن ليس قراءة أرسِل الهوية نتيجو ليس a خريطة.
Göneri kimliği okunamadı, bir harita değil.投稿 ID を読めませんでした。結果はマップではありません。
Günahkârın peşini felaket bırakmaz, Doğruların ödülüyse gönençtir.bûnösöket követi a gonosz; az igazaknak pedig jóval fizet [Isten.]
Günahkârın peşini felaket bırakmaz, Doğruların ödülüyse gönençtir.De zondaars zullen hun straf niet ontlopen, maar de rechtvaardige mens wordt door God beloond.
Günahkârın peşini felaket bırakmaz, Doğruların ödülüyse gönençtir.El mal perseguirá a los pecadores, pero el bien recompensará a los justos
Günahkârın peşini felaket bırakmaz, Doğruların ödülüyse gönençtir.Grešnike preganja nesreča, pravičnim pa Bog povrača dobro.
Günahkârın peşini felaket bırakmaz, Doğruların ödülüyse gönençtir.Hriešnikov bude prenasledovať zlé; ale spravedlivým odplatí Bôh dobrým.
Günahkârın peşini felaket bırakmaz, Doğruların ödülüyse gönençtir.Hříšníky stihá neštěstí, ale spravedlivým odplatí Bůh dobrým.
Günahkârın peşini felaket bırakmaz, Doğruların ödülüyse gönençtir.재앙은 죄인을 따르고 선한 보응은 의인에게 이르느니라
Günahkârın peşini felaket bırakmaz, Doğruların ödülüyse gönençtir.La sventura perseguita i peccatori, il benessere ripagherà i giusti
Günahkârın peşini felaket bırakmaz, Doğruların ödülüyse gönençtir.Le malheur poursuit ceux qui pèchent, Mais le bonheur récompense les justes.
Günahkârın peşini felaket bırakmaz, Doğruların ödülüyse gönençtir.Nenorocirea urmăreşte pe cei ce păcătuiesc, dar cei neprihăniţi vor fi răsplătiţi cu fericire.
Günahkârın peşini felaket bırakmaz, Doğruların ödülüyse gönençtir.Nieszczęście grzeszników ściga; ale sprawiedliwym Bóg dobrem nagrodzi.
Günahkârın peşini felaket bırakmaz, Doğruların ödülüyse gönençtir.O mal persegue os pecadores; mas os justos são galardoados com o bem.
Günahkârın peşini felaket bırakmaz, Doğruların ödülüyse gönençtir.Orang berdosa selalu dikejar-kejar kemalangan orang baik selalu menerima kebahagiaan
Günahkârın peşini felaket bırakmaz, Doğruların ödülüyse gönençtir.Syndare förföljas av olycka, men de rättfärdiga få till lön vad gott är.
Günahkârın peşini felaket bırakmaz, Doğruların ödülüyse gönençtir.Syntisiä vainoaa onnettomuus, mutta vanhurskaat saavat onnen palkakseen.
Günahkârın peşini felaket bırakmaz, Doğruların ödülüyse gönençtir.Tai họa đuổi theo kẻ có tội; Còn phước lành là phần thưởng của người công bình.
Günahkârın peşini felaket bırakmaz, Doğruların ödülüyse gönençtir.Tai_họa đuổi theo kẻ có tội ; Còn phước lành là phần_thưởng của người công_bình .
Günahkârın peşini felaket bırakmaz, Doğruların ödülüyse gönençtir.Ulykke forfølger syndere, men rettferdige lønnes med godt.
Günahkârın peşini felaket bırakmaz, Doğruların ödülüyse gönençtir.Unglück verfolgt die Sünder; aber den Gerechten wird Gutes vergolten.
Günahkârın peşini felaket bırakmaz, Doğruların ödülüyse gönençtir.Vanheld følger Syndere, Lykken når de retfærdige.
Günahkârın peşini felaket bırakmaz, Doğruların ödülüyse gönençtir.Κακον παρακολουθει τους αμαρτωλους εις δε τους δικαιους θελει ανταποδοθη καλον.
Günahkârın peşini felaket bırakmaz, Doğruların ödülüyse gönençtir.Грешников преследует зло, а праведникам воздается добром.
Günahkârın peşini felaket bırakmaz, Doğruların ödülüyse gönençtir.Злото преследва грешните, А на праведните ще се въздаде добро.
Günahkârın peşini felaket bırakmaz, Doğruların ödülüyse gönençtir.חטאים תרדף רעה ואת צדיקים ישלם טוב׃
Günahkârın peşini felaket bırakmaz, Doğruların ödülüyse gönençtir.الشر يتبع الخاطئين والصدّيقون يجازون خيرا.
Günahkârın peşini felaket bırakmaz, Doğruların ödülüyse gönençtir.禍 患 追 趕 罪 人 . 義 人 必 得 善 報
Günahkârın peşini felaket bırakmaz, Doğruların ödülüyse gönençtir.禍患 追趕 罪人 . 義人 必得 善報
- Has Reşat Yaşaran gone? - His flight was early this morning.-Έχει πάει η Fatmaguls; -Η πτήση του ήταν νωρίς το πρωί.
He got the gun and gone.El a luat arma şi au plecat.
He got the gun and gone.Se levantó el arma y se ha ido.
He's gone completely insane.Se ha ido completamente loco.
He's gone completely insane.Έχει φύγει εντελώς τρελό.
He's gone completely insane.הוא הוא השתגע לגמרי.
- He's gone...-Έχει φύγει...
J Cub'a gönerdiğim emailleri bulmuş.Ele encontrou emails no meu computador para o J Cub.
J Cub'a gönerdiğim emailleri bulmuş.Er hat auf meinem Computer Emails an J-Cub gefunden.
J Cub'a gönerdiğim emailleri bulmuş.Ha trovato delle email sul mio computer per J Cub.
J Cub'a gönerdiğim emailleri bulmuş.Il a trouvé des e-mails envoyés à J-Cub sur mon ordi.
J Cub'a gönerdiğim emailleri bulmuş.Βρήκε e-mail στον υπλογιστή μου προς τον Τζέι-Καμπ.
J Cub'a gönerdiğim emailleri bulmuş.Я ничего с ним не делал. Он нашёл письма Джейкобу в моём лэп-топе. Они были с угрозами.
J Cub'a gönerdiğim emailleri bulmuş.ジェイ・コブへの脅迫メールがあって
Karaoke barlarında hep "She's Gone" ya daDans les bars à karaoké, il y a toujours des gens qui chantent
İlgili Sayfalar