göndermiş ile cümle
göndermiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
İlk bilgiye bakalım, J.T. ablasından 25 fazla mesaj göndermiş.في اول جملة، قام J.T. بارسال ما مقداره 25 رسالة زائدة عن اخته الكبرى
İlk bilgiye bakalım, J.T. ablasından 25 fazla mesaj göndermiş.姉より25多いです。 JTテキストの数を取ると
İsrail'e göndermiştir, tek başına.홀로 이스라엘로 보내졌습니다.
İsrail'e göndermiştir, tek başına.ושלח אותו לישראל לבד.
İsrail'e göndermiştir, tek başına.وأرسله الى اسرائيل بمفرده
İsrail'e göndermiştir, tek başına.彼はひとりでイスラエルに渡って来たのです 行き着いた先はテルアビブ南部でした
J. T. kaç mesaj göndermiş olabilir?J.T. se la famiglia non ha oltrepassato il limite dei 500 messaggi?
J. T. kaç mesaj göndermiş olabilir?제한이 없었더라면 몇개나 보냈을까?
J. T. kaç mesaj göndermiş olabilir?ان يرسل اذا لم يتعدوا حدود 500 رسالة؟
J. T. kaç mesaj göndermiş olabilir?ここでいくつかの変数を定義します。
Kâhin Uriya, Kral Ahaz Şamdan dönünceye kadar, onun göndermiş olduğu maketin tıpkısı bir sunak yaptı.아하스왕이 다메섹에서 돌아오기 전에 제사장 우리야가 아하스왕이 다메섹에서 보낸 모든 것대로 단을 만든지라
Kâhin Uriya, Kral Ahaz Şamdan dönünceye kadar, onun göndermiş olduğu maketin tıpkısı bir sunak yaptı.ויבן אוריה הכהן את המזבח ככל אשר שלח המלך אחז מדמשק כן עשה אוריה הכהן עד בוא המלך אחז מדמשק׃
Kâhin Uriya, Kral Ahaz Şamdan dönünceye kadar, onun göndermiş olduğu maketin tıpkısı bir sunak yaptı.فبنى اوريا الكاهن مذبحا حسب كل ما ارسل الملك آحاز من دمشق كذلك عمل اوريا الكاهن ريثما جاء الملك آحاز من دمشق.
Kâhin Uriya, Kral Ahaz Şamdan dönünceye kadar, onun göndermiş olduğu maketin tıpkısı bir sunak yaptı.祭 司 烏 利 亞 照 著 亞 哈 斯 王 從 大 馬 色 送 來 的 圖 樣 、 在 亞 哈 斯 王 沒 有 從 大 馬 色 回 來 之 先 、 建 築 一 座 壇
Kâhin Uriya, Kral Ahaz Şamdan dönünceye kadar, onun göndermiş olduğu maketin tıpkısı bir sunak yaptı.祭司 烏 利亞 照著 亞哈斯 王從大 馬色 送來 的 圖樣 、 在 亞哈斯 王沒有 從大馬色 回來 之 先 、 建築 一 座 壇
Küçükken, Bana doğum günüm için bir teleskop göndermişti.Als ich noch klein war... ...hat mir mein Vater ein Teleskop als Geburtstagsgechenk geschickt.
Küçükken, Bana doğum günüm için bir teleskop göndermişti.Amikor kicsi voltam, az apám egy távcsövet küldött nekem szülinapomra.
Küçükken, Bana doğum günüm için bir teleskop göndermişti.Khi anh còn nhỏ bố anh đã tặng anh một kính viễn vọng vào ngày sinh nhật.
Küçükken, Bana doğum günüm için bir teleskop göndermişti.Kiedy byłem mały... tata wysłał mi coś na urodziny.
Küçükken, Bana doğum günüm için bir teleskop göndermişti.Quand j'étais plus jeune mon père m'a envoyé un telescope pour mon anniversaire.
Küçükken, Bana doğum günüm için bir teleskop göndermişti.Quando ero piccolo mio padre mi regalo un telescopio per il mio compleanno.
Kulağa tuhaf gelse de, katılımcıların yüzde sekseni, ortalama altında fotoğraf göndermiş.좀 이상하게 들리겠지만 결국은 80%의 기여자들이 평균 이하의 기여를 했다는 것입니다.
Kulağa tuhaf gelse de, katılımcıların yüzde sekseni, ortalama altında fotoğraf göndermiş.És ez talán furcsán hangzik, de ez a helyzet, a tagok nyolcvan százaléka átlag alatti mennyiséget töltött fel.
Kulağa tuhaf gelse de, katılımcıların yüzde sekseni, ortalama altında fotoğraf göndermiş.Questo ci suona strano, ma in realtà l'80% dei partecipanti hanno contribuito meno della media.
Kulağa tuhaf gelse de, katılımcıların yüzde sekseni, ortalama altında fotoğraf göndermiş.Si asta suna ciudat, dar ceea ce rezulta este ca 80% din contributori au contribuit cu o cantitate sub medie.
Kulağa tuhaf gelse de, katılımcıların yüzde sekseni, ortalama altında fotoğraf göndermiş.Znie to divne, ale 80% prispievateľov prispelo podpriemerným množstvom fotiek.
Kulağa tuhaf gelse de, katılımcıların yüzde sekseni, ortalama altında fotoğraf göndermiş.Звучи ни странно, но се оказва, че 80% от фотографите са качили по-малко снимки от средното за графиката.
Kulağa tuhaf gelse de, katılımcıların yüzde sekseni, ortalama altında fotoğraf göndermiş.И как бы странно для нас это ни звучало, но вклад 80% участников составляет значение ниже среднего.
Kulağa tuhaf gelse de, katılımcıların yüzde sekseni, ortalama altında fotoğraf göndermiş.וזה נשמע מוזר לאוזנינו, אבל מה שקורה בסוף הוא ש 80% מהתורמים תרמו כמות שמתחת לממוצע.
Kulağa tuhaf gelse de, katılımcıların yüzde sekseni, ortalama altında fotoğraf göndermiş.しかし実際 8 割の人が 平均未満なのです これが奇妙に思えるのは 私たちは
Macar hükümeti, el çizimi bir eserimi sergilenmek üzere göndermişti.그 당시의 헝가리 정부가 헝가리 전시품의 일부로 제가 손으로 빗어서 만든 작품 하나를 그 전시회로 보냈었지요.
Macar hükümeti, el çizimi bir eserimi sergilenmek üzere göndermişti.Венгерское правительство послало одно из моих расписанных вручную изделий как часть экспозиции.
Macar hükümeti, el çizimi bir eserimi sergilenmek üzere göndermişti.Угорський уряд обрав для неї декілька моїх робіт, розписаних вручну.
Macar hükümeti, el çizimi bir eserimi sergilenmek üzere göndermişti.כשהממשלה ההונגרית שלחה את אחת מהיצירות המצוירות ביד שלי כחלק מהתערוכה.
Macar hükümeti, el çizimi bir eserimi sergilenmek üzere göndermişti.حيث أن الحكومة الهنقارية أرسلت إحدى أعمالي المرسومة يدوياً كجزء من المعرض
Macar hükümeti, el çizimi bir eserimi sergilenmek üzere göndermişti.私は自分の作品と共に様々な国に行き
Malcolm X oradaydı. Başka gelenler de vardı. Martin Luther King gelememişti ama bir temsilci göndermişti.Nombre total de membres était censé être pas plus de quatre cents personnes.
Malcolm X oradaydı. Başka gelenler de vardı. Martin Luther King gelememişti ama bir temsilci göndermişti.말 콤 X 했다입니다. 여러 다른 했다입니다. 마틴 루터 킹, 그것을 만들 수 없습니다.
Okul gezisinde sana bir kartpostal göndermiş.Te ha enviado una postal de su excursión con el colegio.
Okul gezisinde sana bir kartpostal göndermiş.Wpadnę tam dzisiaj.
Önlerinden bir adam göndermişti, Köle olarak satılan Yusuftu bu.(104:17) Послал пред ними человека: в рабы продан был Иосиф.
Önlerinden bir adam göndermişti, Köle olarak satılan Yusuftu bu.då sände han åstad en man framför dem: Josef blev såld till träl.
Önlerinden bir adam göndermişti, Köle olarak satılan Yusuftu bu.Davanti a loro mandò un uomo, Giuseppe, venduto come schiavo
Önlerinden bir adam göndermişti, Köle olarak satılan Yusuftu bu.Elküldött elõttük egy férfiút, Józsefet, a ki rabul adatott vala el;
Önlerinden bir adam göndermişti, Köle olarak satılan Yusuftu bu.Enviou adiante deles um varão; José foi vendido como escravo;
Önlerinden bir adam göndermişti, Köle olarak satılan Yusuftu bu.Er sandte einen Mann vor ihnen hin; Joseph ward zum Knecht verkauft.
Önlerinden bir adam göndermişti, Köle olarak satılan Yusuftu bu.Han sendte en mann foran dem, til træl blev Josef solgt.
Önlerinden bir adam göndermişti, Köle olarak satılan Yusuftu bu.han sendte forud for dem en Mand, Josef solgtes som Træl;
Önlerinden bir adam göndermişti, Köle olarak satılan Yusuftu bu.Il envoya devant eux un homme: Joseph fut vendu comme esclave.
Önlerinden bir adam göndermişti, Köle olarak satılan Yusuftu bu.한 사람을 앞서 보내셨음이여 요셉이 종으로 팔렸도다
Önlerinden bir adam göndermişti, Köle olarak satılan Yusuftu bu.Le -a trimes înainte pe un om; Iosif a fost vîndut ca rob.
Önlerinden bir adam göndermişti, Köle olarak satılan Yusuftu bu.liet God een man voor het volk uitgaan: Jozef werd verkocht als slaaf.
Önlerinden bir adam göndermişti, Köle olarak satılan Yusuftu bu.Ngài sai một người đi trước Y-sơ-ra-ên , Là_Giô - sép bị bán làm tôi_mọi .
Önlerinden bir adam göndermişti, Köle olarak satılan Yusuftu bu.Ngài sai một người đi trước Y-sơ-ra-ên, Là Giô-sép bị bán làm tôi mọi.
Önlerinden bir adam göndermişti, Köle olarak satılan Yusuftu bu.oli hän lähettänyt heidän edellänsä miehen: Joosef oli myyty orjaksi.
Önlerinden bir adam göndermişti, Köle olarak satılan Yusuftu bu.Poslal je pred njimi moža, ki je bil v sužnost prodan, Jožefa.
Önlerinden bir adam göndermişti, Köle olarak satılan Yusuftu bu.Poslal před nimi muže znamenitého, jenž za služebníka prodán byl, totiž Jozefa.
Önlerinden bir adam göndermişti, Köle olarak satılan Yusuftu bu.poslal pred nimi znamenitého muža; Jozef bol predaný za sluhu.
Önlerinden bir adam göndermişti, Köle olarak satılan Yusuftu bu.Posłał przed nimi męża, który był za niewolnika sprzedany, to jest Józefa;
Önlerinden bir adam göndermişti, Köle olarak satılan Yusuftu bu.Tetapi Ia menyuruh seorang mendahului mereka, Yusuf, yang telah dijual sebagai hamba