gönderiyor ile cümle

gönderiyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
İnsanlar telefonlarıyla mesaj gönderiyorlardı. Binaların fotoğraflarını çekiyorlardı.Ljudje so pošiljali SMS sporočila in slikali porušene stavbe.
İnsanlar telefonlarıyla mesaj gönderiyorlardı. Binaların fotoğraflarını çekiyorlardı.Oamenii trimiteau SMS de pe telefoane, luau poze ale cladirilor.
İnsanlar telefonlarıyla mesaj gönderiyorlardı. Binaların fotoğraflarını çekiyorlardı.Люди посылали смс, фотографировали здания.
İnsanlar telefonlarıyla mesaj gönderiyorlardı. Binaların fotoğraflarını çekiyorlardı.אנשים שלחו מסרונים באמצעות הטלפונים שלהם. הם צילמו תמונות של בניינים.
İnsanlar telefonlarıyla mesaj gönderiyorlardı. Binaların fotoğraflarını çekiyorlardı.وكانوا يصورون أفلام للمباني تهتز
İnsanlar telefonlarıyla mesaj gönderiyorlardı. Binaların fotoğraflarını çekiyorlardı.揺れている建物をビデオに撮りました
İnsanlar telefonlarıyla mesaj gönderiyorlardı.Ils prenaient des photos des bâtiments.
İnsanlar telefonlarıyla mesaj gönderiyorlardı.La gente mandaba mensajes de textos desde sus celulares.
İnsanlar telefonlarıyla mesaj gönderiyorlardı.Leute schrieben Textnachrichten von ihren Telefonen.
İnsanlar telefonlarıyla mesaj gönderiyorlardı.Lidé posílali textové zprávy z telefonů.
İnsanlar telefonlarıyla mesaj gönderiyorlardı.Ludzie wysyłali SMSy.
İnsanlar telefonlarıyla mesaj gönderiyorlardı.Masyarakat mengirimkan SMS dari teleponnya.
İnsanlar telefonlarıyla mesaj gönderiyorlardı.Mensen stuurden SMS-jes.
İnsanlar telefonlarıyla mesaj gönderiyorlardı.Ο κόσμος έστελνε μηνύματά από τα κινητά.
İnsanlar telefonlarıyla mesaj gönderiyorlardı.Хората изпращаха СМС-и от телефоните си.
İnsanlar yaptıkları değişiklikeri ona e-posta ile gönderiyor, o da kabul ettiklerini elle asıl koda ekliyordu.Emberek szó szerint elküldték neki a változtatásokat, amelyekben megegyeztek, és ő kézzel egyesítette őket.
İnsanlar yaptıkları değişiklikeri ona e-posta ile gönderiyor, o da kabul ettiklerini elle asıl koda ekliyordu.사람들이 자신들이 합의한 수정 내용을 토발즈에게 메일로 보내면, 토발즈가 손으로 일일이 수정하는 방식이었죠
İnsanlar yaptıkları değişiklikeri ona e-posta ile gönderiyor, o da kabul ettiklerini elle asıl koda ekliyordu.Las personas literalmente le enviaban los cambios que habían acordado, y él los combinaba a mano.
İnsanlar yaptıkları değişiklikeri ona e-posta ile gönderiyor, o da kabul ettiklerini elle asıl koda ekliyordu.Letteralmente, la gente gli inviava i cambiamenti via mail come da accordi e lui li integrava manualmente.
İnsanlar yaptıkları değişiklikeri ona e-posta ile gönderiyor, o da kabul ettiklerini elle asıl koda ekliyordu.Lidé mu doopravdy e-mailem posílali změny, na kterých se dohodli, a on je ručně dosadil do kódu.
İnsanlar yaptıkları değişiklikeri ona e-posta ile gönderiyor, o da kabul ettiklerini elle asıl koda ekliyordu.Ludzie po prostu przysyłali mu zmiany mailem, a on wprowadzał je ręcznie.
İnsanlar yaptıkları değişiklikeri ona e-posta ile gönderiyor, o da kabul ettiklerini elle asıl koda ekliyordu.Mensen mailden hem letterlijk wijzigingen waar ze het over eens waren. Hij verwerkte ze met de hand.
İnsanlar yaptıkları değişiklikeri ona e-posta ile gönderiyor, o da kabul ettiklerini elle asıl koda ekliyordu.Người khác sẽ mail cho anh ta những thay đổi mà họ thống nhất, và anh ta kết hợp chúng 1 cách thủ công.
İnsanlar yaptıkları değişiklikeri ona e-posta ile gönderiyor, o da kabul ettiklerini elle asıl koda ekliyordu.Oamenii îi trimiteau e-mail-uri cu schimbările cu care erau de acord și Torvalds le implementa manual.
İnsanlar yaptıkları değişiklikeri ona e-posta ile gönderiyor, o da kabul ettiklerini elle asıl koda ekliyordu.Люди буквально отправляли ему письма с изменениями, на которые все согласились, и он компоновал всё вручную.
İnsanlar yaptıkları değişiklikeri ona e-posta ile gönderiyor, o da kabul ettiklerini elle asıl koda ekliyordu.אנשים ממש שלחו לו מייל עם השינויים שהם רוצים להכניס, והוא הכניס אותם בעצמו.
İnsanlar yaptıkları değişiklikeri ona e-posta ile gönderiyor, o da kabul ettiklerini elle asıl koda ekliyordu.الناس لديهم القدره حرفيا على ارسال التغييرات له الذين يتفقون عليها، وهو يدمجها يدويا
İnsanlar yaptıkları değişiklikeri ona e-posta ile gönderiyor, o da kabul ettiklerini elle asıl koda ekliyordu.変更部分を送ってきて 彼がそれを手で組み込んでいたのです そして15年にわたって Linuxを見続け
Irak'a gönderiyor.Enviam-no para o Iraque.
Irak'a gönderiyor.Họ gửi anh tới Iraq.
Irak'a gönderiyor.Kiküldik Irakba.
Irak'a gönderiyor.군대는 그 청년을 이라크로 보냅니다.
Irak'a gönderiyor.Le envían a Iraq.
Irak'a gönderiyor.Lo mandano in Iraq.
Irak'a gönderiyor.Mereka mengirimnya ke Irak.
Irak'a gönderiyor.On l'envoit en Irak.
Irak'a gönderiyor.Posílají ho do Iráku.
Irak'a gönderiyor.Sie schicken ihn in den Irak.
Irak'a gönderiyor.Ze sturen hem naar Irak.
Irak'a gönderiyor.Τον στέλνουν στο Ιράκ.
Irak'a gönderiyor.Его отправляют в Ирак.
Irak'a gönderiyor.Його відправляють до Іраку.
Irak'a gönderiyor.Те го изпращат в Ирак.
Irak'a gönderiyor.ושולח אותו לעירק.
Irak'a gönderiyor.يرسلونه إلى العراق.
Irak'a gönderiyor.彼は勲章を胸につけ 祖国に帰ると 紙吹雪舞うパレードで迎え入れられます
İran'dan birisi var. Sadece insanlar kendi fotoğraflarını gönderiyorlar.みんな ただ写真を送ってくるんです
İsa yine onlara, ‹‹Size esenlik olsun!›› dedi. ‹‹Baba beni gönderdiği gibi, ben de sizi gönderiyorum.››Åter sade Jesus till dem: »Frid vare med eder! Såsom Fadern har sänt mig, så sänder ock jag eder.»
İsa yine onlara, ‹‹Size esenlik olsun!›› dedi. ‹‹Baba beni gönderdiği gibi, ben de sizi gönderiyorum.››Gesù disse loro di nuovo: «Pace a voi! Come il Padre ha mandato me, anch'io mando voi»
İsa yine onlara, ‹‹Size esenlik olsun!›› dedi. ‹‹Baba beni gönderdiği gibi, ben de sizi gönderiyorum.››Han sa da atter til dem: Fred være med eder! Likesom Faderen har utsendt mig, sender også jeg eder.
İsa yine onlara, ‹‹Size esenlik olsun!›› dedi. ‹‹Baba beni gönderdiği gibi, ben de sizi gönderiyorum.››Isus le -a zis din nou: ,,Pace vouă! Cum M'a trimes pe Mine Tatăl, aşa vă trimet şi Eu pe voi.``
İsa yine onlara, ‹‹Size esenlik olsun!›› dedi. ‹‹Baba beni gönderdiği gibi, ben de sizi gönderiyorum.››Jésus leur dit de nouveau: La paix soit avec vous! Comme le Père m`a envoyé, moi aussi je vous envoie.
İsa yine onlara, ‹‹Size esenlik olsun!›› dedi. ‹‹Baba beni gönderdiği gibi, ben de sizi gönderiyorum.››Jezus jim torej zopet reče: Mir vam! Kakor je Oče mene poslal, tudi jaz pošiljam vas.
İsa yine onlara, ‹‹Size esenlik olsun!›› dedi. ‹‹Baba beni gönderdiği gibi, ben de sizi gönderiyorum.››예수께서 또 가라사대 너희에게 평강이 있을지어다 아버지께서 나를 보내신 것 같이 나도 너희를 보내노라
İsa yine onlara, ‹‹Size esenlik olsun!›› dedi. ‹‹Baba beni gönderdiği gibi, ben de sizi gönderiyorum.››Ngài lại phán cùng môn đồ rằng: Bình an cho các ngươi! Cha đã sai ta thể nào, ta cũng sai các ngươi thể ấy.
İsa yine onlara, ‹‹Size esenlik olsun!›› dedi. ‹‹Baba beni gönderdiği gibi, ben de sizi gönderiyorum.››Rzekł im zasię Jezus: Pokój wam; jako mię posłał Ojciec, tak i ja was posyłam.
İsa yine onlara, ‹‹Size esenlik olsun!›› dedi. ‹‹Baba beni gönderdiği gibi, ben de sizi gönderiyorum.››Tedy řekl jim opět: Pokoj vám. Jakož mne poslal Otec, tak i já posílám vás.
İsa yine onlara, ‹‹Size esenlik olsun!›› dedi. ‹‹Baba beni gönderdiği gibi, ben de sizi gönderiyorum.››"Vrede!" zei Jezus. "Zoals de Vader Mij gestuurd heeft, zo stuur Ik jullie."
İsa yine onlara, ‹‹Size esenlik olsun!›› dedi. ‹‹Baba beni gönderdiği gibi, ben de sizi gönderiyorum.››Vtedy im zase povedal Ježiš: Pokoj vám! Ako mňa poslal Otec, tak i ja posielam vás.
İsa yine onlara, ‹‹Size esenlik olsun!›› dedi. ‹‹Baba beni gönderdiği gibi, ben de sizi gönderiyorum.››Ειπε δε παλιν προς αυτους ο Ιησους Ειρηνη υμιν καθως με απεστειλεν ο Πατηρ, και εγω πεμπω εσας.

İlgili Sayfalar