gönderecekler ile cümle

gönderecekler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
13
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Polisi aradım ve hemen birini göndereceklerini söylediler.I called the police and they said they'd send someone right over.
Ve taahhüt ettikleri bir diğer şey ise size mesajınınızın sadece kısaltılmışını gönderecekleri.And they also promise that they're going to transcribe only the gist of your messages.
Çocuğu göndereceklermiş, ama öyle hemen olmaz:And they were ready to let the kid go. But not so fast.
Böyle bir duruma düşerseniz insanlar size bağış gönderecekler belki de.People will send you donations when you're in that condition. (Laughter)
Yabancı radyo sinyallerini görmezden gelip kendi sinyallerinin çok azını gönderecekler.They'll ignore external radio signals and send very few of their own.
Yakýnda birilerini göndereceklerini söylediler.Woman: Is it a boy or girl?
Norveçli firmanın temsilcileri takında Telekom'a bir teklif göndereceklerini söylediler.Representatives of the Norwegian company say they will soon send Telekom an offer.
Uçuştan birkaç hafta önce Komarov, "Bu uçuşa gitmezsem yedek kozmonotu gönderecekler.Unas semanas antes del lanzamiento Komarov afirmó que si él no volaba «mandarán al piloto de reserva.
İki ülkeden birine iç veya dış yapılacak her türlü saldırıda ülkeler birbirlerine yardım göndereceklerdir.Ved krigsudbrud eller andre (eksterne) uroligheder skulle områderne hjælpe hinanden.
Böyle bir duruma düşerseniz insanlar size bağış gönderecekler belki de.Adományokat fognak küldeni annak, aki ilyen állapotban lesz.
Böyle bir duruma düşerseniz insanlar size bağış gönderecekler belki de.Ak budete v takom stave, ľudia Vám budú posielať dary.
Böyle bir duruma düşerseniz insanlar size bağış gönderecekler belki de.As pessoas enviar-vos-ão donativos quando chegarem àquele estado.
Böyle bir duruma düşerseniz insanlar size bağış gönderecekler belki de.Des personnes vous enverraient des dons en vous sachant dans cet état.
Böyle bir duruma düşerseniz insanlar size bağış gönderecekler belki de.Genul acela de afecţiune pentru care oamenii organizează acţiuni caritabile.
Böyle bir duruma düşerseniz insanlar size bağış gönderecekler belki de.Già, la gente vi manderà delle donazioni quando sarete in quelle condizioni.
Böyle bir duruma düşerseniz insanlar size bağış gönderecekler belki de.Ihmiset lähettävät avustuksia niin rapakuntoisille.
Böyle bir duruma düşerseniz insanlar size bağış gönderecekler belki de.사람들이 당신에게 기부금을 보내주는 그런 날이 올지도 모릅니다.
Böyle bir duruma düşerseniz insanlar size bağış gönderecekler belki de.Lidé vám budou posílat dary, když budete v takovém stavu.
Böyle bir duruma düşerseniz insanlar size bağış gönderecekler belki de.Ludzie będą wysyłać ci darowizny jeśli będziesz w takim stanie.
Böyle bir duruma düşerseniz insanlar size bağış gönderecekler belki de.Mensen zouden geld geven wanneer je zo ongezond bent.
Böyle bir duruma düşerseniz insanlar size bağış gönderecekler belki de.Người ta sẽ gửi tiền hỗ trợ cho các bạn nếu các bạn ở trong thể trạng đó.
Böyle bir duruma düşerseniz insanlar size bağış gönderecekler belki de.Ya saben, la gente les enviará donaciones cuando estén en esa condición.
Böyle bir duruma düşerseniz insanlar size bağış gönderecekler belki de.Ο κόσμος θα σου προσφέρει δωρεές όταν θα είσαι σε αυτή την κατάσταση.
Böyle bir duruma düşerseniz insanlar size bağış gönderecekler belki de.Нали се сещате, хората ще ви изпращат дарения, ако сте в такова състояние.
Böyle bir duruma düşerseniz insanlar size bağış gönderecekler belki de.אנשים ישלחו לך תרומות אם תהיה במצב זה.
Böyle bir duruma düşerseniz insanlar size bağış gönderecekler belki de.وسوف يرسل الناس إليه التبرعات نظراً لحالته السيئة
Böyle bir duruma düşerseniz insanlar size bağış gönderecekler belki de.(会場:笑い声)
Çocuğu göndereceklermiş, ama öyle hemen olmaz:A byli připravení dítě zase propustit. Ale ne tak rychle.
Çocuğu göndereceklermiş, ama öyle hemen olmaz:Dan mereka bersiap melepas si anak pulang. Tapi tunggu dulu.
Çocuğu göndereceklermiş, ama öyle hemen olmaz:De kunde släppa ungen. Men sakta i backarna.
Çocuğu göndereceklermiş, ama öyle hemen olmaz:Ed erano pronti a far andare il bambino. Ma non così velocemente.
Çocuğu göndereceklermiş, ama öyle hemen olmaz:E estavam prontos para deixar o rapaz ir para casa. Mas as coisas não são bem assim.
Çocuğu göndereceklermiş, ama öyle hemen olmaz:En ze wilden het kind laten gaan. Maar, niet te snel.
Çocuğu göndereceklermiş, ama öyle hemen olmaz:És készen álltak hazaengedni. De lassan a testtel.
Çocuğu göndereceklermiş, ama öyle hemen olmaz:I byli gotowi odesłać dziecko do domu. Ale nie tak szybko.
Çocuğu göndereceklermiş, ama öyle hemen olmaz:아들을 데려가도 좋다고 했죠. 하지만 바로는 안됐습니다.
Çocuğu göndereceklermiş, ama öyle hemen olmaz:Mais pas si vite.
Çocuğu göndereceklermiş, ama öyle hemen olmaz:Og de var klar til at lade drengen gå. Men ikke så hurtigt.
Çocuğu göndereceklermiş, ama öyle hemen olmaz:Şi se pregăteau să lase copilul să plece. Dar nu aşa de repede.
Çocuğu göndereceklermiş, ama öyle hemen olmaz:Und sie waren bereit das Kind nach Hause zu entlassen. Aber nicht so schnell.
Çocuğu göndereceklermiş, ama öyle hemen olmaz:Už ho chceli prepustiť. Ale nie tak rýchlo.
Çocuğu göndereceklermiş, ama öyle hemen olmaz:Và họ đã sẵn sàng cho cậu bé ra viện. Nhưng không nhanh đến như vậy.
Çocuğu göndereceklermiş, ama öyle hemen olmaz:Y estaban listos para dar de alta al niño. Pero... no tan rápido.
Çocuğu göndereceklermiş, ama öyle hemen olmaz:Ήταν έτοιμοι να το αφήσουν να φύγει. Αλλά όχι τόσο γρήγορα.
Çocuğu göndereceklermiş, ama öyle hemen olmaz:И били готови да пуснат момчето да си върви. Но не станало така.
Çocuğu göndereceklermiş, ama öyle hemen olmaz:І були готові відпустити дитину. Та ба.
Çocuğu göndereceklermiş, ama öyle hemen olmaz:Они уже были готовы его отпустить. Но не тут-то было.
Çocuğu göndereceklermiş, ama öyle hemen olmaz:(אנחת רווחה) והיו מוכנים לשחרר אותו. אבל לא כל-כך מהר.
Çocuğu göndereceklermiş, ama öyle hemen olmaz:وكانوا على استعداد لإطلاق سراح الطفل. ولكن ليس بهذه السرعة.
Çocuğu göndereceklermiş, ama öyle hemen olmaz:ことはそんなにスムーズには運びませんでした ウェイン地区児童福祉保護局がノーと言ったのです
Gönder'e basın, ve beş saniye sonra, size en yakın iki eczanenin ismini göndereceklerdir.Schiacciate invio, ed in cinque secondi, ti rispondono con le due farmacie più vicine
Gönder'e basın, ve beş saniye sonra, size en yakın iki eczanenin ismini göndereceklerdir."send"버튼을 누르고 5초를 기다리면 근처의 두 개의 약국에 대한 정보를 당신에게 보내줍니다.
Gönder'e basın, ve beş saniye sonra, size en yakın iki eczanenin ismini göndereceklerdir.Изпращате и след 5 секунди ще ви пратят информация за двете най-близки аптеки.
Gönder'e basın, ve beş saniye sonra, size en yakın iki eczanenin ismini göndereceklerdir.לוחץ "שלח" ותוך חמש שניות, הם ישלחו לך את שני בתי המרקחת הכי קרובים.
Gönder'e basın, ve beş saniye sonra, size en yakın iki eczanenin ismini göndereceklerdir.تضغط على ارسال , وخلال خمس ثواني, سيرسلون لك اقرب صيدليتين
Gönder'e basın, ve beş saniye sonra, size en yakın iki eczanenin ismini göndereceklerdir.近くにあるドラッグストア2軒の名前、住所 電話番号が返信されてきます
Ve taahhüt ettikleri bir diğer şey ise size mesajınınızın sadece kısaltılmışını gönderecekleri. (Gülüşmeler)Và họ cũng hứa chỉ phiên âm nội dung chính tin nhắn của bạn (Tiếng cười)
Ve taahhüt ettikleri bir diğer şey ise size mesajınınızın sadece kısaltılmışını gönderecekleri.Ils assurent également que seul l'essentiel des messages est transcrit.
Ve taahhüt ettikleri bir diğer şey ise size mesajınınızın sadece kısaltılmışını gönderecekleri.In più promette di trascrivere solo il succo dei vostri messaggi.
Ve taahhüt ettikleri bir diğer şey ise size mesajınınızın sadece kısaltılmışını gönderecekleri.여러분이 전달하고자하는 '핵심'만은 전해드릴 수 있다는 것을 자신 있게 보장합니다.

İlgili Sayfalar