göndereceğim ile cümle
göndereceğim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
"RAB'bin büyük ve korkunç günü gelmeden önce size Peygamber İlyas'ı göndereceğim.Ето, Аз ще ви изпратя пророк Илия, Преди да дойде великият и страшен ден Господен;
"RAB'bin büyük ve korkunç günü gelmeden önce size Peygamber İlyas'ı göndereceğim.הנה אנכי שלח לכם את אליה הנביא לפני בוא יום יהוה הגדול והנורא׃
"RAB'bin büyük ve korkunç günü gelmeden önce size Peygamber İlyas'ı göndereceğim.هانذا ارسل اليكم ايليا النبي قبل مجيء يوم الرب اليوم العظيم والمخوف.
"RAB'bin büyük ve korkunç günü gelmeden önce size Peygamber İlyas'ı göndereceğim.看 哪 、 耶 和 華 大 而 可 畏 之 日 未 到 以 前 、 我 必 差 遣 先 知 以 利 亞 到 你 們 那 裡 去
"RAB'bin büyük ve korkunç günü gelmeden önce size Peygamber İlyas'ı göndereceğim.看哪 、 耶和華 大 而 可畏 之 日 未 到 以前 、 我 必 差遣 先知 以利 亞到 你 們 那 裡去
RAB, ‹‹ ‹Gencim› deme›› dedi, ‹‹Seni göndereceğim herkese gidecek, sana buyuracağım her şeyi söyleyeceksin.Ale Hospodin řekl mi: Neříkej, dítě jsem, nýbrž k čemuž tě koli pošli, jdi, a vše, cožť přikáži, mluv.
RAB, ‹‹ ‹Gencim› deme›› dedi, ‹‹Seni göndereceğim herkese gidecek, sana buyuracağım her şeyi söyleyeceksin.GOSPOD pa mi je rekel: Ne pravi: Otrok sem; ampak kamorkoli te pošljem, pojdi, in karkoli ti velim, govóri!
RAB, ‹‹ ‹Gencim› deme›› dedi, ‹‹Seni göndereceğim herkese gidecek, sana buyuracağım her şeyi söyleyeceksin.여호와께서 내게 이르시되 너는 아이라 하지 말고 내가 너를 누구에게 보내든지 너는 가며 내가 네게 무엇을 명하든지 너는 말할지니라
RAB, ‹‹ ‹Gencim› deme›› dedi, ‹‹Seni göndereceğim herkese gidecek, sana buyuracağım her şeyi söyleyeceksin."Zeg dat niet", antwoordde Hij, "want u zult gaan waar Ik u stuur en zeggen wat Ik u opdraag.
RAB, ‹‹ ‹Gencim› deme›› dedi, ‹‹Seni göndereceğim herkese gidecek, sana buyuracağım her şeyi söyleyeceksin.ויאמר יהוה אלי אל תאמר נער אנכי כי על כל אשר אשלחך תלך ואת כל אשר אצוך תדבר׃
RAB, ‹‹ ‹Gencim› deme›› dedi, ‹‹Seni göndereceğim herkese gidecek, sana buyuracağım her şeyi söyleyeceksin.فقال الرب لي لا تقل اني ولد لانك الى كل من ارسلك اليه تذهب وتتكلم بكل ما آمرك به.
RAB, ‹‹ ‹Gencim› deme›› dedi, ‹‹Seni göndereceğim herkese gidecek, sana buyuracağım her şeyi söyleyeceksin.耶 和 華 對 我 說 、 你 不 要 說 我 是 年 幼 的 . 因 為 我 差 遣 你 到 誰 那 裡 去 、 你 都 要 去 . 我 吩 咐 你 說 甚 麼 話 、 你 都 要 說
RAB, ‹‹ ‹Gencim› deme›› dedi, ‹‹Seni göndereceğim herkese gidecek, sana buyuracağım her şeyi söyleyeceksin.耶和華 對 我 說 、 你 不 要 說 我 是 年幼 的 . 因為 我 差遣 你 到誰 那 裡去 、 你 都 要 去 . 我 吩咐 你 說甚麼話 、 你 都 要 說
Şarabı içince sendeleyecek, üzerlerine göndereceğim kılıç yüzünden çıldıracaklar.››A budú piť a potáčať sa a zbláznia sa pre meč, ktorý pošlem medzi nich.
Şarabı içince sendeleyecek, üzerlerine göndereceğim kılıç yüzünden çıldıracaklar.››Aby pili a potáceli se, anobrž bláznili příčinou meče, kterýž já pošli mezi ně.
Şarabı içince sendeleyecek, üzerlerine göndereceğim kılıç yüzünden çıldıracaklar.››Aby pili i potaczli się, owszem, aby szaleli od ostrza miecza, który Ja poślę między nich.
Şarabı içince sendeleyecek, üzerlerine göndereceğim kılıç yüzünden çıldıracaklar.››Beberão, e cambalearão, e enlouquecerão, por causa da espada, que eu enviarei entre eles.
Şarabı içince sendeleyecek, üzerlerine göndereceğim kılıç yüzünden çıldıracaklar.››Chúng nó sẽ uống, sẽ đi xiêu tó, và điên cuồng, vì cớ gươm dao mà ta sẽ sai đến giữa chúng nó.
Şarabı içince sendeleyecek, üzerlerine göndereceğim kılıç yüzünden çıldıracaklar.››Chúng_nó sẽ uống , sẽ đi xiêu tó , và điên_cuồng , vì cớ gươm dao mà ta sẽ sai đến giữa chúng_nó .
Şarabı içince sendeleyecek, üzerlerine göndereceğim kılıç yüzünden çıldıracaklar.››da naj pijo in tavajo in divjajo, zavoljo meča, ki ga jaz pošljem mednje.
Şarabı içince sendeleyecek, üzerlerine göndereceğim kılıç yüzünden çıldıracaklar.››daß sie trinken, taumeln und toll werden vor dem Schwert, das ich unter sie schicken will.
Şarabı içince sendeleyecek, üzerlerine göndereceğim kılıç yüzünden çıldıracaklar.››de skal drikke og rave og rase for Sværdet, jeg sender iblandt dem!"
Şarabı içince sendeleyecek, üzerlerine göndereceğim kılıç yüzünden çıldıracaklar.››Ellas beberán y vomitarán; enloquecerán a causa de la espada que yo envío entre ellas.
Şarabı içince sendeleyecek, üzerlerine göndereceğim kılıç yüzünden çıldıracaklar.››He juovat ja horjuvat ja tulevat mielettömiksi miekan edessä, jonka minä lähetän heidän keskellensä."
Şarabı içince sendeleyecek, üzerlerine göndereceğim kılıç yüzünden çıldıracaklar.››Hogy igyanak, részegüljenek meg és bolondoskodjanak a fegyver miatt, a melyet én közéjök bocsátok.
Şarabı içince sendeleyecek, üzerlerine göndereceğim kılıç yüzünden çıldıracaklar.››Ils boiront, et ils chancelleront et seront comme fous, A la vue du glaive que j`enverrai au milieu d`eux.
Şarabı içince sendeleyecek, üzerlerine göndereceğim kılıç yüzünden çıldıracaklar.››그들이 마시고 비틀거리며 미치리니 이는 내가 그들 중에 칼을 보냄을 인함이니라 하시기로
Şarabı içince sendeleyecek, üzerlerine göndereceğim kılıç yüzünden çıldıracaklar.››Må de dricka, så att de ragla och mista sansen, när det svärd kommer, som jag skall sända ibland dem.»
Şarabı içince sendeleyecek, üzerlerine göndereceğim kılıç yüzünden çıldıracaklar.››Og de skal drikke og rave og te sig som rasende for det sverd jeg sender iblandt dem.
Şarabı içince sendeleyecek, üzerlerine göndereceğim kılıç yüzünden çıldıracaklar.››perché ne bevano, ne restino inebriate ed escano di senno dinanzi alla spada che manderò in mezzo a loro»
Şarabı içince sendeleyecek, üzerlerine göndereceğim kılıç yüzünden çıldıracaklar.››Vor bea, şi se vor ameţi şi vor fi ca nişte nebuni, la vederea săbiei, pe care o voi trimite în mijlocul lor!
Şarabı içince sendeleyecek, üzerlerine göndereceğim kılıç yüzünden çıldıracaklar.››Zij zullen eruit drinken en wankelen, dol geworden door de dodelijke zwaardstoten waarmee Ik hen zal treffen.
Şarabı içince sendeleyecek, üzerlerine göndereceğim kılıç yüzünden çıldıracaklar.››И като пият, ще политат и обезумеят поради ножа, който ще изпратя всред тях.
Şarabı içince sendeleyecek, üzerlerine göndereceğim kılıç yüzünden çıldıracaklar.››И они выпьют, и будут шататься и обезумеют при виде меча, который Я пошлю на них.
Şarabı içince sendeleyecek, üzerlerine göndereceğim kılıç yüzünden çıldıracaklar.››ושתו והתגעשו והתהללו מפני החרב אשר אנכי שלח בינתם׃
Şarabı içince sendeleyecek, üzerlerine göndereceğim kılıç yüzünden çıldıracaklar.››فيشربوا ويترنحوا ويتجننوا من اجل السيف الذي ارسله انا بينهم
Şarabı içince sendeleyecek, üzerlerine göndereceğim kılıç yüzünden çıldıracaklar.››他 們 喝 了 就 要 東 倒 西 歪 、 並 要 發 狂 、 因 我 使 刀 劍 臨 到 他 們 中 間
Şarabı içince sendeleyecek, üzerlerine göndereceğim kılıç yüzünden çıldıracaklar.››他 們 喝 了 就要 東倒 西歪 、 並要 發狂 、 因我 使 刀 劍臨 到 他 們中間
Seni derhal üstünün yanına göndereceğim.Du får följa din överordnade på direkten.
Seni derhal üstünün yanına göndereceğim.Du må følge efter din overordnede med det samme.
Seni derhal üstünün yanına göndereceğim.Lähetän sinut esimiehesi perään.
Ve onlara üç numarayı göndereceğimizi söyledik.3번 그림을 우편으로 보내주기로 하고
Ve onlara üç numarayı göndereceğimizi söyledik.Chúng tôi giải thích rằng chúng tôi sẽ có bức số ba gửi cho họ qua đường bưu điện.
Ve onlara üç numarayı göndereceğimizi söyledik.Explicámos que enviaríamos a número três pelo correio.
Ve onlara üç numarayı göndereceğimizi söyledik.Kami jelaskan bahwa nomor tiga akan dikirim ke mereka.
Ve onlara üç numarayı göndereceğimizi söyledik.Le-am explicat că le vom trimite numărul trei prin poştă.
Ve onlara üç numarayı göndereceğimizi söyledik.Les explicamos que se las enviaríamos por correo.
Ve onlara üç numarayı göndereceğimizi söyledik.Mondtuk, hogy el fogjuk küldeni nekik a hármas számút.
Ve onlara üç numarayı göndereceğimizi söyledik.Nous leur avons expliqué que nous le leur ferions parvenir.
Ve onlara üç numarayı göndereceğimizi söyledik.Rekli smo, da bodo dobili številko tri po pošti.
Ve onlara üç numarayı göndereceğimizi söyledik.Selitimme, että kolmonen postitettaisiin heille.
Ve onlara üç numarayı göndereceğimizi söyledik.Spiegammo che gli avremmo fatto spedire la numero tre.
Ve onlara üç numarayı göndereceğimizi söyledik.Vi förklarade att vi skulle skicka nummer tre till dem.
Ve onlara üç numarayı göndereceğimizi söyledik.Vi forklarede, at vi ville sende nummer tre til dem.
Ve onlara üç numarayı göndereceğimizi söyledik.Vysvětlili jsme jim, že jim číslo tři pošleme poštou.
Ve onlara üç numarayı göndereceğimizi söyledik.Vysvetlili sme im, že im obrázok pošleme domov poštou.
Ve onlara üç numarayı göndereceğimizi söyledik.We legden ze uit dat nummer drie met de post zou worden toegestuurd.
Ve onlara üç numarayı göndereceğimizi söyledik.Wir erklärten ihnen, dass wir Nummer Drei an sie schicken werden.
Ve onlara üç numarayı göndereceğimizi söyledik.Τους εξηγήσαμε οτι θα τους ταχυδρομούσαμε το νούμερο τρία.
Ve onlara üç numarayı göndereceğimizi söyledik.Ми пояснювали, що вишлемо їм номер третій.