gönderdim ile cümle

gönderdim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Sen beni dünyaya gönderdiğin gibi, ben de onları dünyaya gönderdim.Như Cha đã sai Con trong thế gian, thì Con cũng sai họ trong thế gian.
Sen beni dünyaya gönderdiğin gibi, ben de onları dünyaya gönderdim.Như_Cha đã sai Con trong thế_gian , thì Con cũng sai họ trong thế_gian .
Sen beni dünyaya gönderdiğin gibi, ben de onları dünyaya gönderdim.Niinkuin sinä olet lähettänyt minut maailmaan, niin olen minäkin lähettänyt heidät maailmaan;
Sen beni dünyaya gönderdiğin gibi, ben de onları dünyaya gönderdim.Såsom du har sänt mig i världen, så har ock jag sänt dem i världen.
Sen beni dünyaya gönderdiğin gibi, ben de onları dünyaya gönderdim.Seperti Bapa sudah mengutus Aku ke dunia, begitu juga Aku mengutus mereka ke dunia
Sen beni dünyaya gönderdiğin gibi, ben de onları dünyaya gönderdim.Καθως εμε απεστειλας εις τον κοσμον, και εγω απεστειλα αυτους εις τον κοσμον
Sen beni dünyaya gönderdiğin gibi, ben de onları dünyaya gönderdim.Как Ты послал Меня в мир, так и Я послал их в мир.
Sen beni dünyaya gönderdiğin gibi, ben de onları dünyaya gönderdim.По това ще познаят всички, че сте Мои ученици, ако имате любов помежду си.
Sen beni dünyaya gönderdiğin gibi, ben de onları dünyaya gönderdim.Як мене післав єси в сьвіт, і я післав їх у сьвіт.
Sen beni dünyaya gönderdiğin gibi, ben de onları dünyaya gönderdim.כאשר אתה שלחת אתי אל העולם כן גם אני שלחתי אתם אל העולם׃
Sen beni dünyaya gönderdiğin gibi, ben de onları dünyaya gönderdim.كما ارسلتني الى العالم ارسلتهم انا الى العالم.
Sen beni dünyaya gönderdiğin gibi, ben de onları dünyaya gönderdim.你 怎 樣 差 我 到 世 上 、 我 也 照 樣 差 他 們 到 世 上
Sen beni dünyaya gönderdiğin gibi, ben de onları dünyaya gönderdim.你 怎樣 差 我 到 世上 、 我 也 照樣 差 他 們到 世上
Siyona ilk, ‹İşte, geldiler› diyen benim. Yeruşalime müjdeci gönderdim.Aku, TUHAN, yang pertama mengabarkannya kepada Sion; Aku mengirim pembawa kabar baik ke Yerusalem
Siyona ilk, ‹İşte, geldiler› diyen benim. Yeruşalime müjdeci gönderdim.Eu, Cel dintîi, am zis Sionului: ,Iată -i, iată -i!` Şi Ierusalimului: ,Îţi trimet un vestitor de veşti bune!`
Siyona ilk, ‹İşte, geldiler› diyen benim. Yeruşalime müjdeci gönderdim.Eu sou o que primeiro direi a Sião: Ei-los, ei-los; e a Jerusalém darei um mensageiro que traz boas-novas.
Siyona ilk, ‹İşte, geldiler› diyen benim. Yeruşalime müjdeci gönderdim.Først jeg har forkyndt det for Zion, sendt Jerusalem Glædesbud.
Siyona ilk, ‹İşte, geldiler› diyen benim. Yeruşalime müjdeci gönderdim.Ich bin der erste, der zu Zion sagt: Siehe, da ist's! und Jerusalem gebe ich Prediger.
Siyona ilk, ‹İşte, geldiler› diyen benim. Yeruşalime müjdeci gönderdim.Já jsem první, kterýž Sionu předpovídám: Aj, aj, teď jsou; a Jeruzalému: Zvěstovatele potěšených věcí dám.
Siyona ilk, ‹İşte, geldiler› diyen benim. Yeruşalime müjdeci gönderdim.Jam pierwszy, który Syonowi opowiadam: Oto, oto są; a Jeruzalemowi dam opowiadaczy rzeczy pociesznych.
Siyona ilk, ‹İşte, geldiler› diyen benim. Yeruşalime müjdeci gönderdim.Ja som prvý, ktorý predpovedám Sionu: Hľa, tu je to všetko! A Jeruzalemu dám zvestovateľa radostných vecí.
Siyona ilk, ‹İşte, geldiler› diyen benim. Yeruşalime müjdeci gönderdim.Jeg er den første som sier til Sion: Se, se, der er de, og som sender Jerusalem et gledesbud.
Siyona ilk, ‹İşte, geldiler› diyen benim. Yeruşalime müjdeci gönderdim.내가 비로소 시온에 이르기를 너희는 보라 그들을 보라 하였노라 내가 기쁜 소식 전할 자를 예루살렘에 주리라
Siyona ilk, ‹İşte, geldiler› diyen benim. Yeruşalime müjdeci gönderdim.Minä ensimmäisenä sanon Siionille: "Katso, katso, siinä ne ovat!" ja annan Jerusalemille ilosanomantuojan.
Siyona ilk, ‹İşte, geldiler› diyen benim. Yeruşalime müjdeci gönderdim.onnak elõször [én hirdetém,] ímé itt vannak [a tanúk,] és örömmondót adtam Jeruzsálemnek.
Siyona ilk, ‹İşte, geldiler› diyen benim. Yeruşalime müjdeci gönderdim.Per primo io l'ho annunziato a Sion e a Gerusalemme ho inviato un messaggero di cose liete
Siyona ilk, ‹İşte, geldiler› diyen benim. Yeruşalime müjdeci gönderdim.Prvi jaz sem rekel Sionu: Glej, glej, tu je! In Jeruzalemu dam blagovestnika!
Siyona ilk, ‹İşte, geldiler› diyen benim. Yeruşalime müjdeci gönderdim.Пръв Аз рекох на Сиона: Ето ги ! ето ги! И дадох на Ерусалим благовестител.
Siyona ilk, ‹İşte, geldiler› diyen benim. Yeruşalime müjdeci gönderdim.Я первый сказал Сиону: „вот оно!" и дал Иерусалиму благовестника.
Siyona ilk, ‹İşte, geldiler› diyen benim. Yeruşalime müjdeci gönderdim.ראשון לציון הנה הנם ולירושלם מבשר אתן׃
Siyona ilk, ‹İşte, geldiler› diyen benim. Yeruşalime müjdeci gönderdim.انا اولا قلت لصهيون ها ها هم ولاورشليم جعلت مبشرا.
Siyona ilk, ‹İşte, geldiler› diyen benim. Yeruşalime müjdeci gönderdim.我 首 先 對 錫 安 說 、 看 哪 、 我 要 將 一 位 報 好 信 息 的 賜 給 耶 路 撒 冷
Siyona ilk, ‹İşte, geldiler› diyen benim. Yeruşalime müjdeci gönderdim.我 首先 對錫 安說 、 看 哪 、 我 要 將 一 位 報好 信息 的 賜給 耶路撒冷
Stres olmasın ve iyi iş çıkarsın diye gönderdim.Csak azt mondtam neki, hogy ne féljen és legyen ügyes.
Stres olmasın ve iyi iş çıkarsın diye gönderdim.Της είπα να μην φοβάται, και να κάνει καλή δουλειά.
Stres olmasın ve iyi iş çıkarsın diye gönderdim.طلبت منها ان تركز وان تقدم افضل ما عندها
Tihikosu Efese gönderdim.A Tíquico envié a Éfeso
Tihikosu Efese gönderdim.A Tychykam posłał do Efezu.
Tihikosu Efese gönderdim.Ho inviato Tìchico a Efeso
Tihikosu Efese gönderdim.J`ai envoyé Tychique à Éphèse.
Tihikosu Efese gönderdim.두기고는 에베소로 보내었노라
Tihikosu Efese gönderdim.Men Tykikus har jeg sendt til Efesus.
Tihikosu Efese gönderdim.Mutta Tykikuksen minä olen lähettänyt Efesoon.
Tihikosu Efese gönderdim.Pe Tihic l-am trimes la Efes.
Tihikosu Efese gönderdim.Quanto a Tíquico, enviei-o a Éfeso.
Tihikosu Efese gönderdim.Saya sudah menyuruh Tikhikus pergi ke Efesus
Tihikosu Efese gönderdim.Ta đã sai Ti-chi-cơ sang thành Ê - phê-sô .
Tihikosu Efese gönderdim.Ta đã sai Ti-chi-cơ sang thành Ê-phê-sô.
Tihikosu Efese gönderdim.Tihika pa sem poslal v Efez.
Tihikosu Efese gönderdim.Tikhikust pedig Efézusba küldöttem.
Tihikosu Efese gönderdim.Tychicus is ook niet meer hier, want ik heb hem naar Efeze gestuurd.
Tihikosu Efese gönderdim.Tychika som poslal do Efezu.
Tihikosu Efese gönderdim.Tychikať jsem poslal do Efezu.
Tihikosu Efese gönderdim.Tychikus habe ich gen Ephesus gesandt.
Tihikosu Efese gönderdim.Tykikus har jag sänt till Efesus.
Tihikosu Efese gönderdim.Tykikus har jeg sendt til Efesus.
Tihikosu Efese gönderdim.Τον δε Τυχικον απεστειλα εις Εφεσον.
Tihikosu Efese gönderdim.Постарай се да дойдеш преди зимата. Поздравяват те Евул, Пуд, Лик, Клавдия и всички братя.
Tihikosu Efese gönderdim.Тихика ж послав я в Єфес.
Tihikosu Efese gönderdim.Тихика я послал в Ефес.
İlgili Sayfalar