gönderdiler ile cümle

gönderdiler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Hastalık Kontrol ve Önlem Merkezi, bize kendi araştırmacıları tarafından yürütülen şu çalışmayı gönderdiler.El CDC nos envió este estudio hecho por sus propios investigadores.
Hastalık Kontrol ve Önlem Merkezi, bize kendi araştırmacıları tarafından yürütülen şu çalışmayı gönderdiler.Het Centrum voor Ziektebestrijding stuurde ons een onderzoek van hun eigen onderzoekers.
Hastalık Kontrol ve Önlem Merkezi, bize kendi araştırmacıları tarafından yürütülen şu çalışmayı gönderdiler.O CCD nós enviou um estudo dos seus próprios investigadores.
Hastaneye gitti ve ona bazı antibiyotikler verdiler, doğru, ve sonra eve gönderdiler.A venit la clinică și i-au dat antibiotice, apoi au trimis-o acasă.
Hastaneye gitti ve ona bazı antibiyotikler verdiler, doğru, ve sonra eve gönderdiler.Dirigiu-se à clínica, deram-lhe antibióticos e mandaram-na para casa.
Hastaneye gitti ve ona bazı antibiyotikler verdiler, doğru, ve sonra eve gönderdiler.È andata in clinica e le hanno dato degli antibiotici, bene, e poi l'hanno mandata a casa.
Hastaneye gitti ve ona bazı antibiyotikler verdiler, doğru, ve sonra eve gönderdiler.Fue a la clínica y le dieron antibióticos. Bien, y la mandaron a casa.
Hastaneye gitti ve ona bazı antibiyotikler verdiler, doğru, ve sonra eve gönderdiler.그녀는 병원에 갔고 병원은 바로 그녀에게 항생제를 주고 그녀를 집으로 보냈습니다.
Hastaneye gitti ve ona bazı antibiyotikler verdiler, doğru, ve sonra eve gönderdiler.Przyszła do kliniki, dali jej antybiotyki i posłali do domu.
Hastaneye gitti ve ona bazı antibiyotikler verdiler, doğru, ve sonra eve gönderdiler.Sie ging ins Krankenhaus und bekam Antibiotika, und wurde nach Hause geschickt.
Hastaneye gitti ve ona bazı antibiyotikler verdiler, doğru, ve sonra eve gönderdiler.Ze ging naar de kliniek, ze gaven haar antibiotica en stuurden haar naar huis.
Hastaneye gitti ve ona bazı antibiyotikler verdiler, doğru, ve sonra eve gönderdiler.Когда она попала в клинику,ей назначили антибиотики и отправили домой.
Hastaneye gitti ve ona bazı antibiyotikler verdiler, doğru, ve sonra eve gönderdiler.Отишла в клиниката, дали й антибиотици и я изпратили вкъщи.
Hastaneye gitti ve ona bazı antibiyotikler verdiler, doğru, ve sonra eve gönderdiler.הלכה למרפאה, נתנו לה אנטיביוטיקה, יופי, ושלחו אותה הביתה.
Hastaneye gitti ve ona bazı antibiyotikler verdiler, doğru, ve sonra eve gönderdiler.عند ذهابها للعيادة اعطوها مضادات حيوية و أرسلوها للبيت
Hastaneye gitti ve ona bazı antibiyotikler verdiler, doğru, ve sonra eve gönderdiler.そして帰宅 ところが熱は下がらず 10日後 再び病院へ行くと
İki kızkardeş İsaya, ‹‹Rab, sevdiğin kişi hasta›› diye haber gönderdiler.Då sände systrarna bud till Jesus och läto säga: »Herre, se, han som du har så kär ligger sjuk.»
İki kızkardeş İsaya, ‹‹Rab, sevdiğin kişi hasta›› diye haber gönderdiler.Da sandten seine Schwestern zu ihm und ließen ihm sagen: HERR, siehe, den du liebhast, der liegt krank.
İki kızkardeş İsaya, ‹‹Rab, sevdiğin kişi hasta›› diye haber gönderdiler.Da sendte Søstrene Bud til ham og lod sige: "Herre! se, den, du elsker, er syg."
İki kızkardeş İsaya, ‹‹Rab, sevdiğin kişi hasta›› diye haber gönderdiler.De twee zusters stuurden iemand naar Jezus met de boodschap: "Here, Uw vriend Lazarus is ziek."
İki kızkardeş İsaya, ‹‹Rab, sevdiğin kişi hasta›› diye haber gönderdiler.Entonces sus hermanas enviaron para decir a Jesús: "Señor, he aquí el que amas está enfermo.
İki kızkardeş İsaya, ‹‹Rab, sevdiğin kişi hasta›› diye haber gönderdiler.Kedua saudaranya mengabarkan kepada Yesus, "Tuhan, saudara kami yang Tuhan kasihi itu sakit.
İki kızkardeş İsaya, ‹‹Rab, sevdiğin kişi hasta›› diye haber gönderdiler.이에 그 누이들이 예수께 사람을 보내어 가로되 주여 보시옵소서 사랑하시는 자가 병들었나이다 하니
İki kızkardeş İsaya, ‹‹Rab, sevdiğin kişi hasta›› diye haber gönderdiler.Küldének azért a testvérek õ hozzá, mondván: Uram, ímé, a kit szeretsz, beteg.
İki kızkardeş İsaya, ‹‹Rab, sevdiğin kişi hasta›› diye haber gönderdiler.Le sorelle mandarono dunque a dirgli: «Signore, ecco, il tuo amico è malato»
İki kızkardeş İsaya, ‹‹Rab, sevdiğin kişi hasta›› diye haber gönderdiler.Les soeurs envoyèrent dire à Jésus: Seigneur, voici, celui que tu aimes est malade.
İki kızkardeş İsaya, ‹‹Rab, sevdiğin kişi hasta›› diye haber gönderdiler.Mandaram, pois, as irmãs dizer a Jesus: Senhor, eis que está enfermo aquele que tu amas.
İki kızkardeş İsaya, ‹‹Rab, sevdiğin kişi hasta›› diye haber gönderdiler.Niin sisaret lähettivät Jeesukselle tämän sanan: "Herra, katso, se, joka on sinulle rakas, sairastaa".
İki kızkardeş İsaya, ‹‹Rab, sevdiğin kişi hasta›› diye haber gönderdiler.Posłały tedy siostry do niego, mówiąc: Panie! oto ten, którego miłujesz, choruje.
İki kızkardeş İsaya, ‹‹Rab, sevdiğin kişi hasta›› diye haber gönderdiler.Sestri torej pošljeta k njemu, rekoč: Gospod, glej, ki ga ti ljubiš, je bolan.
İki kızkardeş İsaya, ‹‹Rab, sevdiğin kişi hasta›› diye haber gönderdiler.Søstrene sendte da bud til ham og lot si: Herre! se, han som du elsker, er syk.
İki kızkardeş İsaya, ‹‹Rab, sevdiğin kişi hasta›› diye haber gönderdiler.Surorile au trimes la Isus să -i spună: ,,Doamne, iată că acela pe care -l iubeşti, este bolnav.``
İki kızkardeş İsaya, ‹‹Rab, sevdiğin kişi hasta›› diye haber gönderdiler.Tedy poslaly k němu sestry jeho, řkouce: Pane, aj, ten, kteréhož miluješ, nemocen jest.
İki kızkardeş İsaya, ‹‹Rab, sevdiğin kişi hasta›› diye haber gönderdiler.Vậy , hai chị_em sai người đến thưa cùng Ðức_Chúa_Jêsus rằng : Lạy_Chúa , n º § y , kẻ Chúa yêu mắc bịnh .
İki kızkardeş İsaya, ‹‹Rab, sevdiğin kişi hasta›› diye haber gönderdiler.Vậy, hai chị em sai người đến thưa cùng Ðức Chúa Jêsus rằng: Lạy Chúa, nº§y, kẻ Chúa yêu mắc bịnh.
İki kızkardeş İsaya, ‹‹Rab, sevdiğin kişi hasta›› diye haber gönderdiler.Vtedy poslaly k nemu tie sestry a odkázaly mu: Pane, hľa, ten, ktorého máš rád, je nemocný.
İki kızkardeş İsaya, ‹‹Rab, sevdiğin kişi hasta›› diye haber gönderdiler.Απεστειλαν λοιπον αι αδελφαι προς αυτον, λεγουσαι Κυριε, ιδου, εκεινος τον οποιον αγαπας, ασθενει.
İki kızkardeş İsaya, ‹‹Rab, sevdiğin kişi hasta›› diye haber gönderdiler.Післали тодї сестри до Него, кажучи: Господи, ось той, що Ти любиш, нездужає.
İki kızkardeş İsaya, ‹‹Rab, sevdiğin kişi hasta›› diye haber gönderdiler.Сестры послали сказать Ему: Господи! вот, кого Ты любишь, болен.
İki kızkardeş İsaya, ‹‹Rab, sevdiğin kişi hasta›› diye haber gönderdiler.ותשלחנה אחיותיו אליו לאמר אדני הנה זה אשר אהבת חלה הוא׃
İki kızkardeş İsaya, ‹‹Rab, sevdiğin kişi hasta›› diye haber gönderdiler.فارسلت الاختان اليه قائلتين يا سيد هوذا الذي تحبه مريض
İki kızkardeş İsaya, ‹‹Rab, sevdiğin kişi hasta›› diye haber gönderdiler.他 姊 妹 兩 個 就 打 發 人 去 見 耶 穌 說 、 主 阿 、 你 所 愛 的 人 病 了
İki kızkardeş İsaya, ‹‹Rab, sevdiğin kişi hasta›› diye haber gönderdiler.他 姊妹 兩個 就 打發人 去 見耶穌說 、 主阿 、 你 所 愛 的 人 病了
Lütfen kabul edin. - Bunları Cristina ve Antonio gönderdiler.Cristina en Juan Antonio hebben dit gestuurd.
Lütfen kabul edin. - Bunları Cristina ve Antonio gönderdiler.Cristina et Juan Antonio vous ont envoyé ce cadeau de mariage.
Lütfen kabul edin. - Bunları Cristina ve Antonio gönderdiler.Cristina şi Juan Antonio v-au trimis acest cadou de nuntă.
Lütfen kabul edin. - Bunları Cristina ve Antonio gönderdiler.Cristina y Juan Antonio les enviaron este regalo de bodas.
MIT projesi - beni bu proje için mülakata aldılar ve tesisat görevilerini Bilbao'ya gönderdilerDự án của MIT -- họ phỏng vấn tôi cho MIT, và họ cử nhân viên cơ sở vật chất đến Bilbao.
MIT projesi - beni bu proje için mülakata aldılar ve tesisat görevilerini Bilbao'ya gönderdilerIk had een gesprek over het MIT [TU Massachusetts] project, dus ze stuurden hun bestuurders naar Bilbao.
MIT projesi - beni bu proje için mülakata aldılar ve tesisat görevilerini Bilbao'ya gönderdilerLe projet du MIT -- ils m'ont auditionné pour le MIT, et ils ont envoyé leurs gars de l'aménagement à Bilbao.
MIT projesi - beni bu proje için mülakata aldılar ve tesisat görevilerini Bilbao'ya gönderdilerMi stavano intervistando per il MIT, e mandarono i loro tecnici a Bilbao.
MIT projesi - beni bu proje için mülakata aldılar ve tesisat görevilerini Bilbao'ya gönderdilerMIT 측 인사들이 새로운 프로젝트 때문에 저를 인터뷰하러 빌바오로 온 일이 있었어요.
MIT projesi - beni bu proje için mülakata aldılar ve tesisat görevilerini Bilbao'ya gönderdilerO projecto MIT — estavam a entrevistar-me para o MIT — e eles mandaram o seu pessoal de instalações a Bilbau.
MIT projesi - beni bu proje için mülakata aldılar ve tesisat görevilerini Bilbao'ya gönderdilerProiectul MIT -- mă intervievau pentru proiectul MIT, şi şi-au trimis inginerii de instalaţii la Bilbao.
MIT projesi - beni bu proje için mülakata aldılar ve tesisat görevilerini Bilbao'ya gönderdilerProjekt MIT -- przepytywali mnie co do MIT, przysłali swoich specjalistów do Bilbao.
MIT projesi - beni bu proje için mülakata aldılar ve tesisat görevilerini Bilbao'ya gönderdilerПроект MIT — MIT брали у меня интервью, и они отправили свой производственный персонал в Бильбао.
MIT projesi - beni bu proje için mülakata aldılar ve tesisat görevilerini Bilbao'ya gönderdilerПроектът МТИ... интервюираха ме за МТИ и изпратиха свои хора в Билбао.
MIT projesi - beni bu proje için mülakata aldılar ve tesisat görevilerini Bilbao'ya gönderdilerפרויקט MIT, הם ראיינו אותי ל-MIT והם שלחו את אחראי המתקנים שלהם לבילבאו.
MIT projesi - beni bu proje için mülakata aldılar ve tesisat görevilerini Bilbao'ya gönderdilerمشروع الإم آي تي.. كانوا يعملون معي مقابلة للإم آي تي وأرسلوا بعض عمال الخدمة لديهم إلى بلباو
MIT projesi - beni bu proje için mülakata aldılar ve tesisat görevilerini Bilbao'ya gönderdiler設備管理の人間を送って来て ビルバオで彼らに会ったんだ 3日も
İlgili Sayfalar