gönderdi ile cümle

gönderdi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
91'de, askerleri gönderdik ve Irak ordusunu devirdik o noktada sandık kiلذا في عام 1991 ,قمنا بإرسال الجنود .و إنتصرنا على الجيش العراقي لذا، إفترضنَا في ذلك الوقت
Adam, işçilerle günlüğü bir dinara anlaşıp onları bağına gönderdi.Accordatosi con loro per un denaro al giorno, li mandò nella sua vigna
Adam, işçilerle günlüğü bir dinara anlaşıp onları bağına gönderdi.Ajustou com os trabalhadores o salário de um denário por dia, e mandou-os para a sua vinha.
Adam, işçilerle günlüğü bir dinara anlaşıp onları bağına gönderdi.A zjednajúc sa s robotníkmi, že im dá po denáre na deň, poslal ich do svojej vinice.
Adam, işçilerle günlüğü bir dinara anlaşıp onları bağına gönderdi.A zmówiwszy się z robotnikami z grosza na dzień posłał je do winnicy swojej.
Adam, işçilerle günlüğü bir dinara anlaşıp onları bağına gönderdi.Habiendo convenido con los obreros en un denario al día, los envió a su viña
Adam, işçilerle günlüğü bir dinara anlaşıp onları bağına gönderdi.Hij kwam met de arbeiders overeen dat hij ze een volledig dagloon zou betalen en zette hen aan het werk.
Adam, işçilerle günlüğü bir dinara anlaşıp onları bağına gönderdi.Il convint avec eux d`un denier par jour, et il les envoya à sa vigne.
Adam, işçilerle günlüğü bir dinara anlaşıp onları bağına gönderdi.In pogodivši se z delavci po denarju na dan, jih pošlje v vinograd svoj.
Adam, işçilerle günlüğü bir dinara anlaşıp onları bağına gönderdi.Ja kun hän oli sopinut työmiesten kanssa denarista päivältä, lähetti hän heidät viinitarhaansa.
Adam, işçilerle günlüğü bir dinara anlaşıp onları bağına gönderdi.Khi người chủ đã định giá với người làm công, mỗi ngày một đơ-ni-ê, thì sai họ vào vườn nho mình.
Adam, işçilerle günlüğü bir dinara anlaşıp onları bağına gönderdi.Khi người chủ đã định_giá với người làm_công , mỗi ngày_một đơ - ni - ê , thì sai họ vào vườn nho mình .
Adam, işçilerle günlüğü bir dinara anlaşıp onları bağına gönderdi.저가 하루 한 데나리온씩 품군들과 약속하여 포도원에 들여 보내고
Adam, işçilerle günlüğü bir dinara anlaşıp onları bağına gönderdi.Megszerzõdvén pedig a munkásokkal napi tíz pénzben, elküldé õket az õ szõlejébe.
Adam, işçilerle günlüğü bir dinara anlaşıp onları bağına gönderdi.Och när han hade kommit överens med arbetarna om en viss dagspenning, sände han dem till sin vingård.
Adam, işçilerle günlüğü bir dinara anlaşıp onları bağına gönderdi.Og da han var bleven enig med Arbejderne om en Denar om Dagen, sendte han dem til sin Vingård.
Adam, işçilerle günlüğü bir dinara anlaşıp onları bağına gönderdi.Og da han var blitt enig med arbeiderne om en penning om dagen, sendte han dem bort til sin vingård.
Adam, işçilerle günlüğü bir dinara anlaşıp onları bağına gönderdi.S'a învoit cu lucrătorii cu cîte un leu pe zi, şi i -a trimes la vie.
Adam, işçilerle günlüğü bir dinara anlaşıp onları bağına gönderdi.Sesudah ia setuju membayar mereka satu uang perak sehari, ia menyuruh mereka bekerja di kebun anggurnya
Adam, işçilerle günlüğü bir dinara anlaşıp onları bağına gönderdi.Smluviv pak s dělníky z peníze denního, odeslal je na vinici svou.
Adam, işçilerle günlüğü bir dinara anlaşıp onları bağına gönderdi.Und da er mit den Arbeitern eins ward um einen Groschen zum Tagelohn, sandte er sie in seinen Weinberg.
Adam, işçilerle günlüğü bir dinara anlaşıp onları bağına gönderdi.Αφου δε συνεφωνησε μετα των εργατων προς εν δηναριον την ημεραν, απεστειλεν αυτους εις τον αμπελωνα αυτου.
Adam, işçilerle günlüğü bir dinara anlaşıp onları bağına gönderdi.и, договорившись с работниками по динарию на день, послал их в виноградник свой;
Adam, işçilerle günlüğü bir dinara anlaşıp onları bağına gönderdi.И като се погоди с работниците по един пеняз на ден, прати ги на лозето си.
Adam, işçilerle günlüğü bir dinara anlaşıp onları bağına gönderdi.І, згодившись із робітниками по денарию на день, післав їх у виноградник свій.
Adam, işçilerle günlüğü bir dinara anlaşıp onları bağına gönderdi.והתנה עם הפעלים שכר דינר ליום וישלחם אל כרמו׃
Adam, işçilerle günlüğü bir dinara anlaşıp onları bağına gönderdi.فأتفق مع الفعلة على دينار في اليوم وارسلهم الى كرمه.
Adam, işçilerle günlüğü bir dinara anlaşıp onları bağına gönderdi.和 工 人 講 定 、 一 天 一 錢 銀 子 、 就 打 發 他 們 進 葡 萄 園 去
Adam, işçilerle günlüğü bir dinara anlaşıp onları bağına gönderdi.和 工人 講定 、 一 天 一 錢 銀子 、 就 打發 他 們進 葡萄 園去
Adil Baba, dünya seni tanımıyor, ama ben seni tanıyorum. Bunlar da beni senin gönderdiğini biliyorlar.Gerechter Vater, die Welt kennt dich nicht; ich aber kenne dich, und diese erkennen, daß du mich gesandt hast.
Adil Baba, dünya seni tanımıyor, ama ben seni tanıyorum. Bunlar da beni senin gönderdiğini biliyorlar.의로우신 아버지여 세상이 아버지를 알지 못하여도 나는 아버지를 알았삽고 저희도 아버지께서 나를 보내신줄 알았삽나이다
Adil Baba, dünya seni tanımıyor, ama ben seni tanıyorum. Bunlar da beni senin gönderdiğini biliyorlar.Neprihănitule Tată, lumea nu Te -a cunoscut; dar Eu Te-am cunoscut, şi aceştia au cunoscut că Tu M'ai trimes.
Adil Baba, dünya seni tanımıyor, ama ben seni tanıyorum. Bunlar da beni senin gönderdiğini biliyorlar.Ojcze sprawiedliwy! i świat cię nie poznał; alem ja cię poznał, a i ci poznali, żeś ty mię posłał.
Adil Baba, dünya seni tanımıyor, ama ben seni tanıyorum. Bunlar da beni senin gönderdiğini biliyorlar.Otče spravedlivý, tebeť jest svět nepoznal, ale já jsem tebe poznal, a i tito poznali, že jsi ty mne poslal.
Adil Baba, dünya seni tanımıyor, ama ben seni tanıyorum. Bunlar da beni senin gönderdiğini biliyorlar.Padre giusto, il mondo non ti ha conosciuto, ma io ti ho conosciuto; questi sanno che tu mi hai mandato
Adil Baba, dünya seni tanımıyor, ama ben seni tanıyorum. Bunlar da beni senin gönderdiğini biliyorlar.Padre justo, el mundo no te ha conocido, pero yo te he conocido, y éstos han conocido que tú me enviaste
Adil Baba, dünya seni tanımıyor, ama ben seni tanıyorum. Bunlar da beni senin gönderdiğini biliyorlar.Pai justo, o mundo não te conheceu, mas eu te conheço; conheceram que tu me enviaste;
Adil Baba, dünya seni tanımıyor, ama ben seni tanıyorum. Bunlar da beni senin gönderdiğini biliyorlar.Père juste, le monde ne t`a point connu; mais moi je t`ai connu, et ceux-ci ont connu que tu m`as envoyé.
Adil Baba, dünya seni tanımıyor, ama ben seni tanıyorum. Bunlar da beni senin gönderdiğini biliyorlar.Rechtvaardige Vader, al kent de wereld U niet, Ik ken U. En mijn discipelen weten dat U Mij gestuurd hebt.
Adil Baba, dünya seni tanımıyor, ama ben seni tanıyorum. Bunlar da beni senin gönderdiğini biliyorlar.Rettferdige Fader! verden har ikke kjent dig; men jeg har kjent dig, og disse har kjent at du har utsendt mig,
Adil Baba, dünya seni tanımıyor, ama ben seni tanıyorum. Bunlar da beni senin gönderdiğini biliyorlar.Spravedlivý Otče, a svet ťa nepoznal, ale ja som ťa poznal, aj títo poznali, že si ma ty poslal.
Adil Baba, dünya seni tanımıyor, ama ben seni tanıyorum. Bunlar da beni senin gönderdiğini biliyorlar.Πατερ δικαιε, και ο κοσμος δεν σε εγνωρισεν, εγω δε σε εγνωρισα, και ουτοι εγνωρισαν οτι συ με απεστειλας.
Adil Baba, dünya seni tanımıyor, ama ben seni tanıyorum. Bunlar da beni senin gönderdiğini biliyorlar.Отче праведний, і сьвіт Тебе не пізнав, я ж пізнав Тебе, і сї пізнали, що Ти мене післав.
Adil Baba, dünya seni tanımıyor, ama ben seni tanıyorum. Bunlar da beni senin gönderdiğini biliyorlar.Отче праведный! и мир Тебя не познал; а Я познал Тебя, и сии познали, что Ты послал Меня.
Adil Baba, dünya seni tanımıyor, ama ben seni tanıyorum. Bunlar da beni senin gönderdiğini biliyorlar.то на Този, Когото Бог освети и прати на света, казвате ли, богохулствуваш, защото рекох, Аз съм Божий Син?
Adil Baba, dünya seni tanımıyor, ama ben seni tanıyorum. Bunlar da beni senin gönderdiğini biliyorlar.אבי הצדיק הן העולם לא ידעך ואני ידעתיך ואלה הכירו כי אתה שלחתני׃
Adil Baba, dünya seni tanımıyor, ama ben seni tanıyorum. Bunlar da beni senin gönderdiğini biliyorlar.ايها الآب البار ان العالم لم يعرفك. اما انا فعرفتك وهؤلاء عرفوا انك انت ارسلتني.
Adil Baba, dünya seni tanımıyor, ama ben seni tanıyorum. Bunlar da beni senin gönderdiğini biliyorlar.公 義 的 父 阿 、 世 人 未 曾 認 識 你 、 我 卻 認 識 你 . 這 些 人 也 知 道 你 差 了 我 來
Adil Baba, dünya seni tanımıyor, ama ben seni tanıyorum. Bunlar da beni senin gönderdiğini biliyorlar.公義 的 父阿 、 世人 未 曾 認識 你 、 我卻認識 你 . 這些 人 也 知道 你 差 了 我 來
Ah, onlar...eve gönderdiler.Ah, acelea.. le-am trimis acasa.
Ah, onlar...eve gönderdiler.Ah ça... Ils les ont portés à l'appartement.
Ah, onlar...eve gönderdiler.Ah, diese ... schickten sie das zu der Unterkunft.
Ah, onlar...eve gönderdiler.Ah, itu... mereka mengirimnya duluan ke ke penginapan.
Ah, onlar...eve gönderdiler.Ah, quelli li hanno mandati all'alloggio.
Ah, onlar...eve gönderdiler.Ah, te... zostały wysłane do kwatery.
Ah, onlar...eve gönderdiler.Α, αυτά...τα έστειλαν στην κατοικία.
Ah, onlar...eve gönderdiler.А, это ... все забрали домой
Ah, onlar...eve gönderdiler.اه هدا ... لقد قامو بارساله الى المنزل
Ama aynı zamanda Taliban üyelerinin kendisi için SMS oyları gönderdiğini bildiğini gizlice açıklıyor.Aber sie verrät uns auch, sie wisse, dass Mitglieder der Taliban tatsächlich per SMS für sie stimmen.
Ama aynı zamanda Taliban üyelerinin kendisi için SMS oyları gönderdiğini bildiğini gizlice açıklıyor.Ale zdradza też, że wie, że Talibowie wysyłają SMSy z głosami na nią.

İlgili Sayfalar