gömdüm ile cümle
gömdüm kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Bu nedenle korktum, gidip senin verdiğin talantı toprağa gömdüm. İşte, al paranı!›in ker sem se bal, sem šel in skril talent tvoj v zemljo; glej, tu imaš, kar je tvojega.
Bu nedenle korktum, gidip senin verdiğin talantı toprağa gömdüm. İşte, al paranı!›j`ai eu peur, et je suis allé cacher ton talent dans la terre; voici, prends ce qui est à toi.
Bu nedenle korktum, gidip senin verdiğin talantı toprağa gömdüm. İşte, al paranı!›Ja peloissani minä menin ja kätkin sinun leiviskäsi maahan; katso, tässä on omasi.`
Bu nedenle korktum, gidip senin verdiğin talantı toprağa gömdüm. İşte, al paranı!›두려워하여 나가서 당신의 달란트를 땅에 감추어 두었었나이다 보소서 당신의 것을 받으셨나이다
Bu nedenle korktum, gidip senin verdiğin talantı toprağa gömdüm. İşte, al paranı!›mi -a fost teamă, şi m'am dus de ţi-am ascuns talantul în pămînt; iată-ţi ce este al tău!`
Bu nedenle korktum, gidip senin verdiğin talantı toprağa gömdüm. İşte, al paranı!›nên tôi sợ mà đi giấu ta - lâng của chúa ở dưới đất ; đây nầy , vật của chúa xin trả cho chúa .
Bu nedenle korktum, gidip senin verdiğin talantı toprağa gömdüm. İşte, al paranı!›nên tôi sợ mà đi giấu ta-lâng của chúa ở dưới đất; đây nầy, vật của chúa xin trả cho chúa.
Bu nedenle korktum, gidip senin verdiğin talantı toprağa gömdüm. İşte, al paranı!›och av fruktan för dig gick jag bort och gömde ditt pund i jorden. Se här har du vad dig tillhör.'
Bu nedenle korktum, gidip senin verdiğin talantı toprağa gömdüm. İşte, al paranı!›og jeg frygtede og gik hen og skjulte din Talent i Jorden; se, her har du, hvad dit er.
Bu nedenle korktum, gidip senin verdiğin talantı toprağa gömdüm. İşte, al paranı!›per paura andai a nascondere il tuo talento sotterra; ecco qui il tuo
Bu nedenle korktum, gidip senin verdiğin talantı toprağa gömdüm. İşte, al paranı!›Saya takut, jadi saya pergi menyembunyikan uang Tuan di dalam tanah. Inilah uang Tuan.
Bu nedenle korktum, gidip senin verdiğin talantı toprağa gömdüm. İşte, al paranı!›und fürchtete mich, ging hin und verbarg deinen Zentner in die Erde. Siehe, da hast du das Deine.
Bu nedenle korktum, gidip senin verdiğin talantı toprağa gömdüm. İşte, al paranı!›Y como tuve miedo, fui y escondí tu talento en la tierra. Aquí tienes lo que es tuyo.
Bu nedenle korktum, gidip senin verdiğin talantı toprağa gömdüm. İşte, al paranı!›και φοβηθεις υπηγα και εκρυψα το ταλαντον σου εν τη γη ιδου, εχεις το σον.
Bu nedenle korktum, gidip senin verdiğin talantı toprağa gömdüm. İşte, al paranı!›и като се убоях отидох и скрих таланта ти в земята; ето, имаш своето.
Bu nedenle korktum, gidip senin verdiğin talantı toprağa gömdüm. İşte, al paranı!›и, убоявшись, пошел и скрыл талант твой в земле; вот тебе твое.
Bu nedenle korktum, gidip senin verdiğin talantı toprağa gömdüm. İşte, al paranı!›і, злякавшись, пійшов та сховав твій талант у землї. Оце ж маєш твоє.
Bu nedenle korktum, gidip senin verdiğin talantı toprağa gömdüm. İşte, al paranı!›ואירא ואלך ואטמן את ככרך באדמה ועתה הא לך את אשר לך׃
Bu nedenle korktum, gidip senin verdiğin talantı toprağa gömdüm. İşte, al paranı!›فخفت ومضيت واخفيت وزنتك في الارض. هوذا الذي لك.
Bu nedenle korktum, gidip senin verdiğin talantı toprağa gömdüm. İşte, al paranı!›我 就 害 怕 、 去 把 你 的 一 千 銀 子 埋 藏 在 地 裡 . 請 看 、 你 的 原 銀 子 在 這 裡
Bu nedenle korktum, gidip senin verdiğin talantı toprağa gömdüm. İşte, al paranı!›我 就 害怕 、 去 把 你 的 一千 銀子 埋藏 在 地裡 . 請看 、 你 的 原 銀子 在 這裡
Bunu yapmak için, ağaç dalını aldım, "Multiply" karıştırma modunu kullanarak siyahın içine gömdüm.Aby to zrobić, wybrałem konar drzewa, osadziłem w czerni z "Wielokrotnością" trybu mieszania.
Bunu yapmak için, ağaç dalını aldım, "Multiply" karıştırma modunu kullanarak siyahın içine gömdüm.나무 그늘을 위해서는 나뭇가지를 검은색으로 혼합 모드로 멀티플라이하여 넣었습니다.
Bunu yapmak için, ağaç dalını aldım, "Multiply" karıştırma modunu kullanarak siyahın içine gömdüm.Para fazer isso, levei a árvore a ramificar, incorporando o preto com o modo de mistura " Multiply ".
Bunu yapmak için, ağaç dalını aldım, "Multiply" karıştırma modunu kullanarak siyahın içine gömdüm.Para hacerlo, puse la rama del árbol incrustada en negro con el modo de mezcla "Multiplicar".
Bunu yapmak için, ağaç dalını aldım, "Multiply" karıştırma modunu kullanarak siyahın içine gömdüm.Per fare questo, ho preso il ramo d'albero, imprimendolo nel nero con il metodo di fusione "Moltiplica".
Bunu yapmak için, ağaç dalını aldım, "Multiply" karıştırma modunu kullanarak siyahın içine gömdüm.木の枝を黒の中に埋め込みました そして、木の枝に ぼかし(ガウス)を適応させ
İbrahimle karısı Sara, İshakla karısı Rebeka oraya gömüldüler. Leayı da ben oraya gömdüm.Di situ dikuburkan Abraham dan Sara, Ishak dan Ribka; dan di situ juga aku menguburkan Lea
İbrahimle karısı Sara, İshakla karısı Rebeka oraya gömüldüler. Leayı da ben oraya gömdüm.아브라함과 그 아내 사라가 거기 장사되었고 이삭과 그 아내 리브가도 거기 장사되었으며 나도 레아를 그곳에 장사하였노라
İbrahimle karısı Sara, İshakla karısı Rebeka oraya gömüldüler. Leayı da ben oraya gömdüm.Là on a enterré Abraham et Sara, sa femme; là on a enterré Isaac et Rebecca, sa femme; et là j`ai enterré Léa.
İbrahimle karısı Sara, İshakla karısı Rebeka oraya gömüldüler. Leayı da ben oraya gömdüm.Là seppellirono Abramo e Sara sua moglie, là seppellirono Isacco e Rebecca sua moglie e là seppellii Lia
İbrahimle karısı Sara, İshakla karısı Rebeka oraya gömüldüler. Leayı da ben oraya gömdüm.Tam pochovali Abrahama a Sáru ženu jeho; tam pochovali Izáka a Rebeku ženu jeho; tam také pochovali Líu.
İbrahimle karısı Sara, İshakla karısı Rebeka oraya gömüldüler. Leayı da ben oraya gömdüm.Tam pochovali Abraháma i Sáru, jeho ženu; tam pochovali Izáka i Rebeku, jeho ženu, a tam som ja pochoval Leu.
İbrahimle karısı Sara, İshakla karısı Rebeka oraya gömüldüler. Leayı da ben oraya gömdüm.Там погребаха Авраама и жена му Сара; там погребаха Исаака и жена му Ревека; и там погребах аз Лия.
İbrahimle karısı Sara, İshakla karısı Rebeka oraya gömüldüler. Leayı da ben oraya gömdüm.там похоронили Авраама и Сарру, жену его; там похоронили Исаака иРевекку, жену его; и там похоронил я Лию;
İbrahimle karısı Sara, İshakla karısı Rebeka oraya gömüldüler. Leayı da ben oraya gömdüm.שמה קברו את אברהם ואת שרה אשתו שמה קברו את יצחק ואת רבקה אשתו ושמה קברתי את לאה׃
İbrahimle karısı Sara, İshakla karısı Rebeka oraya gömüldüler. Leayı da ben oraya gömdüm.هناك دفنوا ابراهيم وسارة امرأته. هناك دفنوا اسحق ورفقة امرأته. وهناك دفنت ليئة.
İbrahimle karısı Sara, İshakla karısı Rebeka oraya gömüldüler. Leayı da ben oraya gömdüm.他 們 在 那 裡 葬 了 亞 伯 拉 罕 和 他 妻 撒 拉 . 又 在 那 裡 葬 了 以 撒 、 和 他 的 妻 利 百 加 . 我 也 在 那 裡 葬 了 利 亞
İbrahimle karısı Sara, İshakla karısı Rebeka oraya gömüldüler. Leayı da ben oraya gömdüm.他 們在 那 裡葬 了 亞伯拉罕 和 他 妻 撒拉 . 又 在 那 裡葬 了 以撒 、 和 他 的 妻 利百加 . 我 也 在 那 裡葬 了 利亞
Oldukça güzel bir kadındı. Ancak, Sangmin'in büyükbabasının ölümüyle birlikte... ...o hisleri gömdüm.Ils... on doit d'abord penser au futur de Boeun.
On yıl önce dün, seni kalbime gömdüm.Ieri s-au împlinit zece ani de când te port în suflet.
On yıl önce dün, seni kalbime gömdüm.Voici dix ans hier, que je t'ai porté dans mon coeur.
Yeni Delhi'nin varoşlarında bir duvara bir bilgisayar gömdüm.Basicamente, eu embuti um computador num muro de um bairro de lata em Nova Deli.
Yeni Delhi'nin varoşlarında bir duvara bir bilgisayar gömdüm.Básicamente incrusté una computadora en una pared de un barrio pobre de Nueva Delhi.
Yeni Delhi'nin varoşlarında bir duvara bir bilgisayar gömdüm.Befalaztam egy számítógépet egy nyomortelepen Újdelhiben.
Yeni Delhi'nin varoşlarında bir duvara bir bilgisayar gömdüm.En gros, j'ai encastré un ordinateur dans le mur d'un bidonville à New Delhi.
Yeni Delhi'nin varoşlarında bir duvara bir bilgisayar gömdüm.Grundlæggende indlejrede jeg en computer i en væg i et slumkvarter i New Delhi.
Yeni Delhi'nin varoşlarında bir duvara bir bilgisayar gömdüm.Ich installierte einen Computer in eine Mauer in den Slums von Neu Dehli.
Yeni Delhi'nin varoşlarında bir duvara bir bilgisayar gömdüm.Ik bouwde een computer in in een muur van een sloppenwijk in New Delhi.
Yeni Delhi'nin varoşlarında bir duvara bir bilgisayar gömdüm.In sostanza, ho murato un computer in un muro di uno slum di New Dehli.
Yeni Delhi'nin varoşlarında bir duvara bir bilgisayar gömdüm.Jag byggde i princip in en dator i en vägg av ett slumområde i New Delhi.
Yeni Delhi'nin varoşlarında bir duvara bir bilgisayar gömdüm.Käytännössä siis laitoin tietokoneen slummin seinään New Delhissä.
Yeni Delhi'nin varoşlarında bir duvara bir bilgisayar gömdüm.간단히 말하면 저는 뉴델리의 슬럼가에 있는 벽 한 곳에 컴퓨터를 설치했습니다.
Yeni Delhi'nin varoşlarında bir duvara bir bilgisayar gömdüm.Practic am introdus un calculator într-un zid al unui cartier sărac din New Delhi.
Yeni Delhi'nin varoşlarında bir duvara bir bilgisayar gömdüm.Tôi gắn một máy tính vào một bức tường tại 1 khu ổ chuột ở New Delhi.
Yeni Delhi'nin varoşlarında bir duvara bir bilgisayar gömdüm.V podstate som vložil počítač do steny v jednom so slamoch v Dillí.
Yeni Delhi'nin varoşlarında bir duvara bir bilgisayar gömdüm.V zásadě jsem zabudoval počítač do zdi ve slumu v Novém Dillí.
Yeni Delhi'nin varoşlarında bir duvara bir bilgisayar gömdüm.Wmontowałem komputer w ścianę jednego ze slumsów.
Yeni Delhi'nin varoşlarında bir duvara bir bilgisayar gömdüm.Yakni, saya hanya menempatkan sebuah komputer pada dinding sebuah daerah kumuh di New Delhi.
Yeni Delhi'nin varoşlarında bir duvara bir bilgisayar gömdüm.Στην ουσία εντοίχισα έναν υπολογιστή σε έναν τοίχο μιας φτωχογειτονιάς στο Νέο Δελχί.