Diğer geleneksel evleri içinde yazlık ev, gömme ev ve buhar kulübesi bulunur.Wel zijn er nog oude boerderijen, zomerhuisjes en een vuurtoren te vinden.
Çömlek / küp mezarlar ise 9 yaşında bir çocuk ile bir bebek gömütüdür.Boven de man is een ongeveer 10-jarig kind begraven.
Çocukların cesetleri 10 gün sonra tanrılar tarafından gömüldü.De lichamen van terechtgestelden werden sindsdien begraven.
Rynn ve Mario, Bayan Hallet'ın cesedini bahçeye birlikte gömerler.Robert en Marie liggen samen begraven in Halle.
Henry Moore 88 yaşında Hertfordshire, Much Hadham'daki evinde 31 Ağustos 1986'da öldü ve aynı yere gömüldü.Henry Moore stierf op 31 augustus 1986 op 88-jarige leeftijd in zijn huis in Much Hadam.
Bazı dervişler buraya gömülmüştür.De overledenen werden hier begraven.
Bu büyük suçun cezası olarak canlı olarak mezara gömülerek idam edilme olduğunu ona belirtir.Als straf zou hij levend worden begraven.
Höyükteki kazılarda 9 bireye ait gömüte ulaşılmıştır.Hij liet op het landgoed een meer van 9 ha. graven.
İntihardan sonra kocası ile beraber vücutları kısmen yanmış ve gömülü değildi.Na de moord werden de lijken onherkenbaar gemaakt en begraven.
Kozak, Queens’te gömüldü. ^ .Hij werd in Queens begraven.
Gömütler giyinik ve takılı olarak gömülmüştür.Echter wordt hij bedolven onder balken hout en overlijdt.
3 Şubat 1581 tarihinde vefat etti ve oğlunun yanına gömüldü.Hij overleed op 5 februari 1718 en werd begraven in De Rijp.
Bu durum, yerleşmede her iki gömü geleneğinin birlikte var olduğunu göstermektedir.Het toeval wil dat beide huizen vlak bij elkaar lagen.
Güneydeki bir odada bir bebek gömütü açılmıştır.In het zuiden ligt een graf waar een kind in was begraven.
Babası, onu öldürdüklerini ve cesedini de gömdüklerini söyler.De broers zullen hem vermoorden en zijn lichaam begraven.
Su ve salça ilave edildikten sonra tandırda köz haline gelmiş ateşin içine gömülerek pişirilir.Na de slacht en na het uitsnijden van de ham wordt deze bedekt met stro dat aangestoken wordt.
İnsanlar gömme işlemini engellemeye çalıştı.Mensen proberen me tegen te houden.
Cenazesi Winchester Katedrali'nde gömülüdür.Hij werd begraven in de Kathedraal van Winchester.
Aviya öldüğünde Kudüs'te atalarının yanına gömüldü ve yerine oğlu Asa geçti.Na zijn dood werd hij begraven in de Davidsburcht in Jeruzalem en opgevolgd door zijn zoon Asa.
Bazen de toprağa (zemin donmuş ise üzeri kayalarla örtülür) gömülürdü.Hierbij stortte de bodem in een (verwachte) holle ruimte eronder.
Allégret 1973'te vefat etmiş ve Versay, Fransa'da bulunan Cimetière des Gonards mezarlığına gömülmüştür.Wolff overleed in 1931, hij is begraven op de cimetière des Gonards in Versailles.
Ölülerin gömülmesi için bir gün ateşkes ilan edilir.De inwoners hadden een dag de tijd om hun doden te begraven.
Bedeni, anayurduna gömülmedi ve yerli halk ruhundan korktuğu için adı gelecek nesillerde kullanılmadı.Het lichaam van Mata werd niet begraven in zijn geboorteplaats, daar de lokale bevolking zijn geest vreesde.
"Gömdükleri Şeyler" .Ze hebben hem namelijk al begraven."
Bunlara çok sayıda ceset gömülüdür.Vele aanzienlijke families zijn daar begraven.
İkisi de yolun zıt taraflarına gömüldüler.Ze staan aan weerszijden van de twijgen.
Müslüman geleneklerine göre gömülmek istemiyorum.Wij zullen onze doden niet dicht bij de moslims begraven.
2007, Vilayette yüzlerce kişinin gömülü olduğu toplu bir mezar bulundu.Anno 2007 is er op de begraafplaats nog slechts één grafsteen te vinden.
Gömleği kara dumandandır.Het verenkleed is kaneelbruin.
Ayrıca Gomez, bu şarkıyı ilk kez Amerikan Müzik Ödülleri'nde seslendirdi.Gomez zong het lied voor het eerst bij de American Music Awards in 2014.
Gömleğinin düğmesi düşüyor.Uw hemdknoopje valt af.
O her zaman mavi gömlek giyer.Hij heeft altijd een blauw hemd aan.
Yeşil gömleği bir görebilir miyim?Mag ik het groene hemd eens zien?
O her zaman mavi gömlekler giyer.Hij draagt altijd blauwe hemden.
Tom gömleğini çıkardı.Tom trok zijn hemd uit.
Bu gömlek ütülenmeli.Dit overhemd moet gestreken worden.
Tom'un cesedini gömdüler ve ona yaraşır bir cenaze merasimi düzenlediler.Ze hebben Toms lichaam opgegraven en gaven hem een waardige begrafenis.
Gömleğimi kurutuyorum.Ik droog mijn hemd.
Sen nerede ölürsen ben de orada öleceğim ve orada gömüleceğim.Gdzie ty umrzesz, tam ja umrę i tam będę pogrzebana.
Öldüğünde, kendi isteği üzerine, Montecassino'ya gömülmüştür.Po śmierci została na własne życzenie pochowana na Monte Cassino.
Evinin bahçesine gömülmeyi vasiyet etti.Jego życzeniem było być pochowanym w ogrodzie otaczającym dom.
Vasiyeti üzerine geceleyin Bâki Mezarlığı'na gömülmüştür.Gardens of the Night w bazie IMDb (ang.)
Aynı gün Capaldi, Coleman, Gomez ve Moffat San Diego Comic-Con International'da sezonun tanıtımını yaptı.Tego samego dnia Capaldi, Coleman, Gomez i Moffat promowali serial podczas San Diego Comic-Con.
White, annesinin evinin de bulunduğu Cicero'ya gömüldü.White jest pochowany w Cicero, w pobliżu domu jego matki.
Gomez, 1 Mayıs 2000 tarihinde oyuncu Jack Davenport ile evlendi.Od 1 maja 2000 roku jest zamężna z aktorem Jackiem Davenportem.
Müslüman geleneklerine göre gömülmek istemiyorum.Został pochowany zgodnie z muzułmańskimi tradycjami.
Ölülerin gömülmesi için bir gün ateşkes ilan edilir.Następuje zawieszenie broni w celu pogrzebania poległych.
Roza Eskenazi önce, Korynthia’daki Stomyo köyünde mezar taşı olmayan bir mezara gömüldü.Roza Eskenazi została pochowana w nieoznaczonym grobie we wsi Stomio w Korynti.
Yusuf onu iyileştirmek için gömleğini gönderir.Pan Jezus postanowił go uzdrowić.
10. yüzyılda kaleme alınan Hudûd el-âlem'de Kırgızların ölülerini gömmeyip yakan göçebeler olduğu yazılmıştır.Wieczorem udawano się natomiast na mogiły przodków, gdzie pozostawiano dla nich jadło i wspominano zmarłych.
Burada büyük çukurlar kazıldı ve cesetler gömüldü.Tam wykopano groby i pochowano ciała.
Panthéon`da gömülüdür.Pochowany w Panteonie.
Gömütler giyinik ve takılı olarak gömülmüştür.Następnie zwłoki zasypano wapnem i zakopano.
Hans Langsdorff, Arjantin'in başkenti Buenos Aires'teki La Chacarita Mezarlığı'nın Alman bölümüne gömüldüHans Langsdorff został pochowany w części niemieckiej cmentarza La Chacarita w Buenos Aires.
Fustat'ta el-Mukattam dağının eteğinde bulunan İmam-ı Şafii hatiresine gömülmüştür.Widnieje na niej rogacizna (koniec strzały) zwrócona grotem ku górze, zawieszona na części złotego dzwonu.
Saz gomalak cila ile cilalanır.Kąsaczowce, które mylimy cz.
Başkenti Gombe kentidir.Jego stolicą jest Gombe.
Son arzusu ise buraya gömülmekti.Zgodnie z ostatnią wolą pochowany został w Reszlu.
Fok etleri ayrıca toprağa gömülerek bir süre fermente edildikten sonra tüketilir.Zawartość genizy także powinna być pogrzebana po pewnym okresie.
"It Ain't Me", Norveçli DJ Kygo ve Amerikalı şarkıcı Selena Gomez'in şarkısı.It Ain’t Me – singel norweskiego DJ-a Kygo i amerykańskiej piosenkarki Seleny Gomez.