Onun gömleği berbat, o bir moda suçu.His shirt is terrible, it's a fashion crime.
Tom o gün daha sonra gömüldü.Tom was buried later that day.
Tom pazartesi günü gömülecek.Tom will be buried on Monday.
Düşüncelere gömüldüm.Tom was absorbed in thought.
Yarın bir gömlek alacağım.I'll buy a shirt tomorrow.
Yarın bir gömlek satın alacağım.I'll buy a shirt tomorrow.
Tom gömleğimin her yerine kahve döktü.Tom spilled coffee all over my shirt.
Gömleğimin her yerine kahve döktüm.I spilled coffee all over my shirt.
Tom Mary'nin onun için yaptığı gömleği denedi.Tom tried on the shirt Mary made for him.
Tom'un bugün giydiği gömlek annesi tarafından yapıldı.The shirt Tom was wearing today was made by his mother.
Savaş baltasını gömme zamanı.It's time to bury the hatchet.
Tom gömleğini yırtarak açtı.Tom ripped open his shirt.
Doktor, Tom'un gömleğini yırtarak açtı ve yaraya göz attı.The medic ripped open Tom's shirt and took a look at the wound.
Paramedik, Tom'un gömleğini yırtarak açtı ve yarayı inceledi.The paramedic ripped open Tom's shirt and took a look at the wound.
Tom kırmızı bir gömlek giyiyor.Tom is wearing a red shirt.
Tom amuda kalktı ve gömleği yüzünün üzerine düştü.Tom did a handstand and his shirt fell over his face.
Biz hazineyi buraya gömmedik.We didn't bury the treasure here.
Bir gömlek yapmak kaça mal olur?How much does it cost to make a T-shirt?
Ben hep mavi bir gömlek giyerim.I always wear a blue shirt.
Genellikle mavi gömlek giyerim.I often wear blue shirts.
Genellikle mavi kot pantolon ve mavi bir gömlek giyerim.I often wear blue jeans and a blue shirt.
Fadıl, işaretsiz bir mezara gömüldü.Fadil was buried in an unmarked grave.
Tom onun için çok büyük olan bir gömlek giyiyor.Tom is wearing a shirt that's way too large for him.
Çalışmak için genellikle beyaz bir gömlek giyerim.I usually wear a white shirt to work.
Burası Tom'un hazineyi gömmüş olduğunu söylediği yer.This is where Tom said he buried the treasure.
Dün sarı bir gömlek giyiyordum.I was wearing a yellow shirt yesterday.
Gömleğini senin için ütülüyeyim.Let me iron your shirt for you.
Tom bugün gömleklerimden birini giyiyor.Tom is wearing one of my shirts today.
Benin için yaptığın gömleği Sık sık giyerim.I often wear that shirt you made for me.
Gömleğinin yıkanması gerekiyor.My shirt needs to be washed.
Beyaz bir gömlek giydim.I wore a white shirt.
Ben gömleği denedim.I tried the shirt on.
Tom sana hiç hazinenin gömüldüğü yeri söyledi mi?Did Tom ever tell you where the treasure was buried?
Yeni bir gömleğe ihtiyacım var.I need a new shirt.
Hangi gömleği daha çok seviyorsun, kırmızı olanı mı yoksa mavi olanı mı?Which shirt do you like better, the red one or the blue one?
Beni deli gömleğine koyma, çünkü deli değilim.Don't put me in a straitjacket, because I'm not crazy.
Hangi renk gömlek istiyorsun?What color shirt do you want?
Tom'un dün hangi renk gömlek giyiyordu?What color shirt was Tom wearing yesterday?
Tom'un bu gömleği beğeneceğini düşünüyor musun?Do you think Tom will like this shirt?
Bu gömleğin Tom'a uyacağını düşünüyor musun?Do you think this shirt would fit Tom?
O güzel bir gömlek.That's a nice shirt.
O hoş bir gömlek.That is a nice shirt.
Tom'un bana verdiği gömleklerin hepsi mavi.All of the shirts that Tom gave me are blue.
Leyla ve Sami birlikte gömüldüler.Layla and Sami were buried together.
Leyla, Sami ile birlikte gömülmedi.Layla wasn't buried with Sami.
Akrotiri, volkanik kül altına gömülmüş bir Bronz çağı yerleşimidir.Akrotiri is a Bronze age settlement that was buried under volcanic ash.
Onu göm.Bury it.
Leyla, Sami'yi sığ mezara gömdü.Layla buried Sami in the shallow grave.
Leyla'nın gömleği kanla kaplıydı.Layla's shirt was covered in blood.
Tom'un gömleği kanla kaplıydı.Tom's shirt was covered with blood.
Gömleğin ne diyor?What does your shirt say?
Tom'un gömleği onun yatağının üstünde.Tom's shirt is on his bed.
Tom'un gömleği onun yatağının üstündeydi.Tom's shirt was on his bed.
Gömleğinin rengini beğeniyorum.I like the color of your shirt.
Mary'nin bir gömme gardrobu var.Mary has a walk-in wardrobe.
Gömleğimi çıkarmamıştım.I didn't take off my shirt.
Gömleğimi çıkarmadım.I didn't take off my shirt.
Keşke parayı nereye gömdüğümü hatırlayabilsem.I wish I could remember where I buried the money.
Yanlışlıkla Tom'un gömleğini giydim.I put on Tom's shirt by mistake.
Tom'un gömleği kirli.Tom's shirt is dirty.