gölgesi ile cümle
gölgesi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Çerçeve Gölgesiフレームの色
Çok, çok ince. Burada gördüğünüz şey, halkaların Satürn'ün kendi üstüneki gölgesidir.Tady vidíte stín prstence na samotném Saturnu.
Çok, çok ince. Burada gördüğünüz şey, halkaların Satürn'ün kendi üstüneki gölgesidir.Wat u hier ziet is de schaduw van de ring op Saturnus zelf.
Çok, çok ince. Burada gördüğünüz şey, halkaların Satürn'ün kendi üstüneki gölgesidir.Това, което виждате тук, е сянката на пръстена върху самия Сатурн.
Çünkü sen bana yardımcı oldun, Kanatlarının gölgesinde sevincimi dile getiririm.(62:8) ибо Ты помощь моя, и в тени крыл Твоих я возрадуюсь;
Çünkü sen bana yardımcı oldun, Kanatlarının gölgesinde sevincimi dile getiririm.(63:8) Car tu es mon secours, Et je suis dans l`allégresse à l`ombre de tes ailes.
Çünkü sen bana yardımcı oldun, Kanatlarının gölgesinde sevincimi dile getiririm.Căci Tu eşti ajutorul meu, şi sînt plin de veselie la umbra aripilor Tale.
Çünkü sen bana yardımcı oldun, Kanatlarının gölgesinde sevincimi dile getiririm.Denn du bist mein Helfer, und unter dem Schatten deiner Flügel frohlocke ich.
Çünkü sen bana yardımcı oldun, Kanatlarının gölgesinde sevincimi dile getiririm.Ha reád gondolok ágyamban: õrváltásról õrváltásra rólad elmélkedem;
Çünkü sen bana yardımcı oldun, Kanatlarının gölgesinde sevincimi dile getiririm.Jistě žeť na tě pamětliv jsem i na ložci svém, každého bdění nočního přemýšlím o tobě.
Çünkü sen bana yardımcı oldun, Kanatlarının gölgesinde sevincimi dile getiririm.Kajti bil si mi velika pomoč, zato bom radostno prepeval v senci peruti tvojih.
Çünkü sen bana yardımcı oldun, Kanatlarının gölgesinde sevincimi dile getiririm.Keď sa rozpomínam na teba na svojej loži, za nočných stráží, rozmýšľam o tebe.
Çünkü sen bana yardımcı oldun, Kanatlarının gölgesinde sevincimi dile getiririm.주는 나의 도움이 되셨음이라 내가 주의 날개 그늘에서 즐거이 부르리이다
Çünkü sen bana yardımcı oldun, Kanatlarının gölgesinde sevincimi dile getiririm.kun minä vuoteessani sinua muistan ja ajattelen sinua yön vartiohetkinä.
Çünkü sen bana yardımcı oldun, Kanatlarının gölgesinde sevincimi dile getiririm.när jag kommer ihåg dig på mitt läger och under nattens väkter tänker på dig.
Çünkü sen bana yardımcı oldun, Kanatlarının gölgesinde sevincimi dile getiririm.Når jeg kommer dig i hu på mitt leie, tenker jeg på dig gjennem nattevaktene.
Çünkü sen bana yardımcı oldun, Kanatlarının gölgesinde sevincimi dile getiririm.ook 's nachts als ik wakker lig en over U nadenk.
Çünkü sen bana yardımcı oldun, Kanatlarının gölgesinde sevincimi dile getiririm.pois tu tens sido o meu auxílio; de júbilo canto � sombra das tuas asas.
Çünkü sen bana yardımcı oldun, Kanatlarının gölgesinde sevincimi dile getiririm.Porque tú eres mi socorro, bajo la sombra de tus alas cantaré de gozo
Çünkü sen bana yardımcı oldun, Kanatlarının gölgesinde sevincimi dile getiririm.Quando nel mio giaciglio di te mi ricordo e penso a te nelle veglie notturne
Çünkü sen bana yardımcı oldun, Kanatlarının gölgesinde sevincimi dile getiririm.sebab Engkaulah yang telah menolong aku; dalam naungan sayap-Mu aku menyanyi gembira
Çünkü sen bana yardımcı oldun, Kanatlarının gölgesinde sevincimi dile getiririm.thi du er blevet min Hjælp, og jeg jubler i dine Vingers Skygge.
Çünkü sen bana yardımcı oldun, Kanatlarının gölgesinde sevincimi dile getiririm.Vì Chúa đã giúp đỡ tôi, Dưới bóng cánh của Chúa tôi sẽ mừng rỡ.
Çünkü sen bana yardımcı oldun, Kanatlarının gölgesinde sevincimi dile getiririm.Vì_Chúa đã giúp_đỡ tôi , Dưới bóng cánh của Chúa tôi sẽ mừng_rỡ .
Çünkü sen bana yardımcı oldun, Kanatlarının gölgesinde sevincimi dile getiririm.Zaprawdęć na cię wspominam, i na łożu mojem każdej straży nocnej rozmyślam o tobie.
Çünkü sen bana yardımcı oldun, Kanatlarının gölgesinde sevincimi dile getiririm.Επειδη εσταθης βοηθεια μου δια τουτο υπο την σκιαν των πτερυγων σου θελω χαιρει.
Çünkü sen bana yardımcı oldun, Kanatlarının gölgesinde sevincimi dile getiririm.Понеже Ти си бил немощ на мене, И под сянката на твоите крила ще се радвам.
Çünkü sen bana yardımcı oldun, Kanatlarının gölgesinde sevincimi dile getiririm.כי היית עזרתה לי ובצל כנפיך ארנן׃
Çünkü sen bana yardımcı oldun, Kanatlarının gölgesinde sevincimi dile getiririm.لانك كنت عونا لي وبظل جناحيك ابتهج
Çünkü sen bana yardımcı oldun, Kanatlarının gölgesinde sevincimi dile getiririm.因 為 你 曾 幫 助 我 、 我 就 在 你 翅 膀 的 蔭 下 歡 呼
Çünkü sen bana yardımcı oldun, Kanatlarının gölgesinde sevincimi dile getiririm.因為 你 曾幫助 我 、 我 就 在 你 翅膀 的 蔭下 歡呼
Dönüşü olmayan yere gitmeden önce, Karanlık ve ölüm gölgesi diyarına,antes que me vá para o lugar de que não voltarei, para a terra da escuridão e das densas trevas,
Dönüşü olmayan yere gitmeden önce, Karanlık ve ölüm gölgesi diyarına,antes que me vaya, para no volver, a la tierra de oscuridad y de tinieblas
Dönüşü olmayan yere gitmeden önce, Karanlık ve ölüm gölgesi diyarına,Avant que je m`en aille, pour ne plus revenir, Dans le pays des ténèbres et de l`ombre de la mort,
Dönüşü olmayan yere gitmeden önce, Karanlık ve ölüm gölgesi diyarına,ehe ich denn hingehe und komme nicht wieder, ins Land der Finsternis und des Dunkels,
Dönüşü olmayan yere gitmeden önce, Karanlık ve ölüm gölgesi diyarına,ennenkuin lähden, ikinä palajamatta, pimeyden ja synkeyden maahan,
Dönüşü olmayan yere gitmeden önce, Karanlık ve ölüm gölgesi diyarına,før jeg for evigt går bort til Mørkets og Mulmets Land,
Dönüşü olmayan yere gitmeden önce, Karanlık ve ölüm gölgesi diyarına,før jeg går bort for ikke å vende tilbake, bort til mørkets og dødsskyggens land,
Dönüşü olmayan yere gitmeden önce, Karanlık ve ölüm gölgesi diyarına,înainte de a mă duce, ca să nu mă mai întorc,
Dönüşü olmayan yere gitmeden önce, Karanlık ve ölüm gölgesi diyarına,innan jag går hädan, för att aldrig komma åter, bort till mörkrets och dödsskuggans land,
Dönüşü olmayan yere gitmeden önce, Karanlık ve ölüm gölgesi diyarına,내가 돌아오지 못할 땅 곧 어둡고 죽음의 그늘진 땅으로 가기 전에 그리하옵소서
Dönüşü olmayan yere gitmeden önce, Karanlık ve ölüm gölgesi diyarına,Mielõtt oda megyek, honnét nem térhetek vissza: a sötétségnek és a halál árnyékának földébe;
Dönüşü olmayan yere gitmeden önce, Karanlık ve ölüm gölgesi diyarına,Pierwej niż odejdę tam, skąd się nie wrócę, do ziemi ciemności, i do cienia śmierci;
Dönüşü olmayan yere gitmeden önce, Karanlık ve ölüm gölgesi diyarına,prima che me ne vada, senza ritornare, verso la terra delle tenebre e dell'ombra di morte
Dönüşü olmayan yere gitmeden önce, Karanlık ve ölüm gölgesi diyarına,prv ako pojdem, a viacej sa nevrátim, do zeme tmy a tône smrti,
Dönüşü olmayan yere gitmeden önce, Karanlık ve ölüm gölgesi diyarına,Prvé než odejdu tam, odkudž se zase nenavrátím, do krajiny tmavé, anobrž stínu smrti,
Dönüşü olmayan yere gitmeden önce, Karanlık ve ölüm gölgesi diyarına,Tak lama lagi aku pergi dan tak kembali, menuju negeri yang gelap dan suram sekali
Dönüşü olmayan yere gitmeden önce, Karanlık ve ölüm gölgesi diyarına,Trước khi tôi đi đến xứ tối tăm và bóng sự chết, không hề trở lại;
Dönüşü olmayan yere gitmeden önce, Karanlık ve ölüm gölgesi diyarına,Trước khi tôi đi đến xứ tối_tăm và bóng sự chết , không hề trở_lại ;
Dönüşü olmayan yere gitmeden önce, Karanlık ve ölüm gölgesi diyarına,πριν υπαγω οθεν δεν θελω επιστρεψει, εις γην σκοτους και σκιας θανατου
Dönüşü olmayan yere gitmeden önce, Karanlık ve ölüm gölgesi diyarına,Преди да отида отдето няма да се върна, В тъмната земя и в смъртната сянка, -
Dönüşü olmayan yere gitmeden önce, Karanlık ve ölüm gölgesi diyarına,прежде нежели отойду, – и уже не возвращусь, – в страну тьмы и сенисмертной,
Dönüşü olmayan yere gitmeden önce, Karanlık ve ölüm gölgesi diyarına,בטרם אלך ולא אשוב אל ארץ חשך וצלמות׃
Dönüşü olmayan yere gitmeden önce, Karanlık ve ölüm gölgesi diyarına,قبل ان اذهب ولا اعود. الى ارض ظلمة وظل الموت
Dönüşü olmayan yere gitmeden önce, Karanlık ve ölüm gölgesi diyarına,見 上
Dönüşü olmayan yere gitmeden önce, Karanlık ve ölüm gölgesi diyarına,見上
Dünyanın gölgesini ayın üzerinde ne zaman görse onun yuvarlak olduğunu fark ediyordu.Aveva notato che l'ombra che la Terra proietta sulla Luna è circolare.
Dünyanın gölgesini ayın üzerinde ne zaman görse onun yuvarlak olduğunu fark ediyordu.그는 달에 비치는 지구의 그림자가 언제나 둥글다고 알려주었죠.
Dünyanın gölgesini ayın üzerinde ne zaman görse onun yuvarlak olduğunu fark ediyordu.Ông thấy rằng bóng của trái đất trên mặt trăng
Dünyanın gölgesini ayın üzerinde ne zaman görse onun yuvarlak olduğunu fark ediyordu.Opazili so, da vsakič, ko se je videla Zemljina senca na površju Lune je bila senca okrogla.