gölgeler ile cümle
gölgeler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Gölgeler, o hayal, onu kandırdın vardı.Skuggorna, hon tyckte, hade lurat henne.
Gölgeler, o hayal, onu kandırdın vardı.Stínu, když si představil, že přiměl ji.
Gölgeler, o hayal, onu kandırdın vardı.Tieni, keď si predstavil, že prinútil ju.
Gölgeler, o hayal, onu kandırdın vardı.Umbrele, ea închipuia, a avut-o păcălit.
Gölgeler, o hayal, onu kandırdın vardı.Varjot, hän kuvitteli, oli huijasi häntä.
Gölgeler, o hayal, onu kandırdın vardı.Οι σκιές, που φαντάστηκε, την είχε ξεγέλασε.
Gölgeler, o hayal, onu kandırdın vardı.Сенките, тя харесваше я подмамени.
Gölgeler, o hayal, onu kandırdın vardı.Тени, ей казалось, обманул ее.
Gölgeler, o hayal, onu kandırdın vardı.Тіні, їй здавалося, обдурив її.
Gölgeler, o hayal, onu kandırdın vardı.الظلال ، وقالت انها محب ، قد غرر بها. "هل لديك مانع ، يا سيدي ، هذا رجل القادمة ل
Gölgeler, o hayal, onu kandırdın vardı.時計を見て、先生?"彼女は瞬間的な衝撃から回復する、と述べた。
Gölgeler onları ürkütüyordu, yerdeki bir çoraptan ürküyorlardı.Assustavam-se com as sombras, com uma mangueira no chão.
Gölgeler onları ürkütüyordu, yerdeki bir çoraptan ürküyorlardı.Az árnyékok megrisztják őket, egy slag a földön.
Gölgeler onları ürkütüyordu, yerdeki bir çoraptan ürküyorlardı.Bayangan membuat mereka mogok, juga selang di lantai.
Gölgeler onları ürkütüyordu, yerdeki bir çoraptan ürküyorlardı.Des ombres les auraient fait se rebiffer, un tuyau sur le sol.
Gölgeler onları ürkütüyordu, yerdeki bir çoraptan ürküyorlardı.Dobytek však zastavoval před odloženým kabátem, pohozenou hadicí, či stíny.
Gölgeler onları ürkütüyordu, yerdeki bir çoraptan ürküyorlardı.그림자와 땅에 있는 호스가 방해가 되곤 했죠.
Gölgeler onları ürkütüyordu, yerdeki bir çoraptan ürküyorlardı.Las sombras lo espantaría, una manguera en el piso.
Gölgeler onları ürkütüyordu, yerdeki bir çoraptan ürküyorlardı.Le ombre erano un ostacolo, una canna dell'acqua sul pavimento.
Gölgeler onları ürkütüyordu, yerdeki bir çoraptan ürküyorlardı.Myös varjot, tai letku maassa saivat ne pysähtymään.
Gölgeler onları ürkütüyordu, yerdeki bir çoraptan ürküyorlardı.Những cái bóng khiến chúng rụt lại, một cái ống trên sàn.
Gölgeler onları ürkütüyordu, yerdeki bir çoraptan ürküyorlardı.Schaduwen maakten hen nerveus, een tuinslang op de grond.
Gölgeler onları ürkütüyordu, yerdeki bir çoraptan ürküyorlardı.Skuggor kunde skrämma dem, eller en slang på golvet.
Gölgeler onları ürkütüyordu, yerdeki bir çoraptan ürküyorlardı.Skygger ville gøre dem ulydige, en haveslange på gulvet.
Gölgeler onları ürkütüyordu, yerdeki bir çoraptan ürküyorlardı.Umbrele le faceau sa se opreasca, un furtun pe podea.
Gölgeler onları ürkütüyordu, yerdeki bir çoraptan ürküyorlardı.Οι σκιές θα τα έκαναν να φοβηθούν, ένας σωλήνας στο πάτωμα.
Gölgeler onları ürkütüyordu, yerdeki bir çoraptan ürküyorlardı.Сенките биха ги стреснали, маркуч на пода.
Gölgeler onları ürkütüyordu, yerdeki bir çoraptan ürküyorlardı.Также тени, шланг на полу.
Gölgeler onları ürkütüyordu, yerdeki bir çoraptan ürküyorlardı.צללים גרמו להן להירתע, צינור על הריצפה.
Gölgeler onları ürkütüyordu, yerdeki bir çoraptan ürküyorlardı.ظلال قد تجعلهم عاجزين , خرطوم مياه على الأرض .
Gölgeler onları ürkütüyordu, yerdeki bir çoraptan ürküyorlardı.誰も気にしていませんでした
Gün serinleyip gölgeler uzayınca, Mür dağına, Günnük tepesine gideceğim.Antes que refresque o dia e fujam as sombras, irei ao monte da mirra e ao outeiro do incenso.
Gün serinleyip gölgeler uzayınca, Mür dağına, Günnük tepesine gideceğim.Ażby się okazał ten dzień, a cienie przeminęły, wnijdę na górę myrry, i na pagórek kadzidła.
Gün serinleyip gölgeler uzayınca, Mür dağına, Günnük tepesine gideceğim.Ažby zavítal ten den, a utekli by stínové, poodejdu k hoře mirrové a pahrbku kadidlovému.
Gün serinleyip gölgeler uzayınca, Mür dağına, Günnük tepesine gideceğim.Bis der Tag kühl wird und die Schatten weichen, will ich zum Myrrhenberge gehen und zum Weihrauchhügel.
Gün serinleyip gölgeler uzayınca, Mür dağına, Günnük tepesine gideceğim.Dokiaľ nezavanie a neschladí sa deň, a neutečú tiene, odídem k vrchu myrrhy a k vŕšku kadiva.
Gün serinleyip gölgeler uzayınca, Mür dağına, Günnük tepesine gideceğim.Dokler se ohladi dan in sence zbeže, pojdem h gori mirovi in k hribu kadila.
Gün serinleyip gölgeler uzayınca, Mür dağına, Günnük tepesine gideceğim.Ik wil naar die berg met mirre en die heuvel vol wierookgeur tot de avond valt en de schaduwen verdwijnen.
Gün serinleyip gölgeler uzayınca, Mür dağına, Günnük tepesine gideceğim.날이 기울고 그림자가 갈 때에 내가 몰약 산과 유향의 작은 산으로 가리라
Gün serinleyip gölgeler uzayınca, Mür dağına, Günnük tepesine gideceğim.Me iré al monte de la mirra y a la colina del incienso, hasta que raye el alba y huyan las sombras
Gün serinleyip gölgeler uzayınca, Mür dağına, Günnük tepesine gideceğim.Míg meghûsül a nap, és elmulnak az árnyékok, elmegyek a mirhának hegyére, és a tömjénnek halmára.
Gün serinleyip gölgeler uzayınca, Mür dağına, Günnük tepesine gideceğim.Når dagen blir sval og skyggene flyr, vil jeg gå til Myrra-åsen og til Virak-haugen.
Gün serinleyip gölgeler uzayınca, Mür dağına, Günnük tepesine gideceğim.Pînă se răcoreşte ziua, şi pînă fug umbrele, voi veni la tine, munte de mir, şi la tine, deal de tămîie.
Gün serinleyip gölgeler uzayınca, Mür dağına, Günnük tepesine gideceğim.Siksi kunnes päivä viilenee ja varjot pakenevat, minä käyn mirhavuorelle ja suitsukekukkulalle.
Gün serinleyip gölgeler uzayınca, Mür dağına, Günnük tepesine gideceğim.Ta sẽ đi lên núi một dược , Ðến đồi nhũ_hương , Ở cho_đến khi hừng đông lố ra , Và bóng_tối tan đi .
Gün serinleyip gölgeler uzayınca, Mür dağına, Günnük tepesine gideceğim.Ta sẽ đi lên núi một dược, Ðến đồi nhũ hương, Ở cho đến khi hừng đông lố ra, Và bóng tối tan đi.
Gün serinleyip gölgeler uzayınca, Mür dağına, Günnük tepesine gideceğim.Til Dagen svales og Skyggerne længes, vil jeg vandre til Myrrabjerget og Vellugtshøjen.
Gün serinleyip gölgeler uzayınca, Mür dağına, Günnük tepesine gideceğim.Догде повее дневният хладен ветрец и побягнат сенките Аз ще отида в планините на смирната и в хълма на ливана.
Gün serinleyip gölgeler uzayınca, Mür dağına, Günnük tepesine gideceğim.Доколе день дышит прохладою , и убегают тени, пойду я на гору мирровую и на холм фимиама.
Gün serinleyip gölgeler uzayınca, Mür dağına, Günnük tepesine gideceğim.עד שיפוח היום ונסו הצללים אלך לי אל הר המור ואל גבעת הלבונה׃
Gün serinleyip gölgeler uzayınca, Mür dağına, Günnük tepesine gideceğim.الى ان يفيح النهار وتنهزم الظلال اذهب الى جبل المرّ والى تل اللبان.
Gün serinleyip gölgeler uzayınca, Mür dağına, Günnük tepesine gideceğim.我 要 往 沒 藥 山 、 和 乳 香 岡 去 、 直 等 到 天 起 涼 風 、 日 影 飛 去 的 時 候 回 來
Gün serinleyip gölgeler uzayınca, Mür dağına, Günnük tepesine gideceğim.我 要 往沒 藥山 、 和 乳香 岡去 、 直 等到 天起 涼風 、 日影 飛去 的 時候 回來
Hünnaplar onu gölgelerinde saklar, Vadideki kavaklar kuşatır.( 40 : 17 ) Bông sen che bóng cho nó , Và cây liễu của rạch vây quanh nó .
Hünnaplar onu gölgelerinde saklar, Vadideki kavaklar kuşatır.(40:17) Bông sen che bóng cho nó, Và cây liễu của rạch vây quanh nó.
Hünnaplar onu gölgelerinde saklar, Vadideki kavaklar kuşatır.(40:17) Les lotus le couvrent de leur ombre, Les saules du torrent l`environnent.
Hünnaplar onu gölgelerinde saklar, Vadideki kavaklar kuşatır.(40:17) тенистые дерева покрывают его своею тенью; ивыпри ручьях окружают его;
Hünnaplar onu gölgelerinde saklar, Vadideki kavaklar kuşatır.Belukar berduri menaungi dia dengan bayang-bayangnya. Pohon gandarusa di pinggir sungai meneduhi dia
Hünnaplar onu gölgelerinde saklar, Vadideki kavaklar kuşatır.Das Gebüsch bedeckt ihn mit seinem Schatten, und die Bachweiden umgeben ihn.
Hünnaplar onu gölgelerinde saklar, Vadideki kavaklar kuşatır.Desişul lotusului îl acopere cu umbra lui, sălciile pîrîului îl înconjoară.