Adamdan çıkan cinler domuzların içine girdiler. Sürü dik yamaçtan aşağı koşuşarak göle atlayıp boğuldu.ויצאו השדים מן האדם ההוא ויבאו בחזירים וישתער העדר מן המורד אל הים ויטבע׃
Adamdan çıkan cinler domuzların içine girdiler. Sürü dik yamaçtan aşağı koşuşarak göle atlayıp boğuldu.فخرجت الشياطين من الانسان ودخلت في الخنازير. فاندفع القطيع من على الجرف الى البحيرة واختنق.
Adamdan çıkan cinler domuzların içine girdiler. Sürü dik yamaçtan aşağı koşuşarak göle atlayıp boğuldu.鬼 就 從 那 人 出 來 、 進 入 豬 裡 去 . 於 是 那 群 豬 闖 下 山 崖 、 投 在 湖 裡 淹 死 了
Adamdan çıkan cinler domuzların içine girdiler. Sürü dik yamaçtan aşağı koşuşarak göle atlayıp boğuldu.鬼 就 從 那人 出來 、 進入 豬裡 去 . 於是 那 群豬 闖 下 山崖 、 投 在 湖裡 淹死 了
Akşam olunca öğrencileri göle indiler.A gdy był wieczór, zstąpili uczniowie jego do morza.
Akşam olunca öğrencileri göle indiler.A keď sa zvečerilo, sišli jeho učeníci k moru
Akşam olunca öğrencileri göle indiler.Am Abend aber gingen die Jünger hinab an das Meer
Akşam olunca öğrencileri göle indiler.Ao cair da tarde, desceram os seus discípulos ao mar;
Akşam olunca öğrencileri göle indiler.Bij het vallen van de avond daalden Zijn discipelen de berg af en kwamen bij het meer.
Akşam olunca öğrencileri göle indiler.Cînd s'a înserat, ucenicii Lui s'au coborît la marginea mării.
Akşam olunca öğrencileri göle indiler.Cuando anochecía, sus discípulos descendieron al mar
Akşam olunca öğrencileri göle indiler.Ðến chiều , môn_đồ xuống nơi bờ biển ,
Akşam olunca öğrencileri göle indiler.Ðến chiều, môn đồ xuống nơi bờ biển,
Akşam olunca öğrencileri göle indiler.Když pak byl večer, sstoupili učedlníci jeho k moři.
Akşam olunca öğrencileri göle indiler.Ketika hari mulai malam, pengikut-pengikut Yesus turun ke danau
Akşam olunca öğrencileri göle indiler.저물매 제자들이 바다에 내려가서
Akşam olunca öğrencileri göle indiler.Ko se pa zvečeri, gredo učenci njegovi k morju,
Akşam olunca öğrencileri göle indiler.Men da det blev aften, gikk hans disipler ned til sjøen,
Akşam olunca öğrencileri göle indiler.Men da det var blevet Aften, gik hans Disciple ned til Søen.
Akşam olunca öğrencileri göle indiler.Men när det blev afton, gingo hans lärjungar ned till sjön
Akşam olunca öğrencileri göle indiler.Mikor pedig estveledék, lemenének az õ tanítványai a tengerhez,
Akşam olunca öğrencileri göle indiler.Mutta kun ilta tuli, menivät hänen opetuslapsensa alas järven rantaan,
Akşam olunca öğrencileri göle indiler.Quand le soir fut venu, ses disciples descendirent au bord de la mer.
Akşam olunca öğrencileri göle indiler.Venuta intanto la sera, i suoi discepoli scesero al mar
Akşam olunca öğrencileri göle indiler.Καθως δε εγεινεν εσπερα, κατεβησαν οι μαθηται αυτου εις την θαλασσαν,
Akşam olunca öğrencileri göle indiler.Когда же настал вечер, то ученики Его сошли к морю
Akşam olunca öğrencileri göle indiler.Подир това Исус пак се яви на учениците на Тивериадското езеро; и ето как им се яви:
Akşam olunca öğrencileri göle indiler.Як же настав вечір, пійшли ученики Його над море,
Akşam olunca öğrencileri göle indiler.ויהי בערב וירדו תלמידיו אל הים ויבאו באניה ויעברו אל עבר הים אל כפר נחום׃
Akşam olunca öğrencileri göle indiler.ولما كان المساء نزل تلاميذه الى البحر.
Akşam olunca öğrencileri göle indiler.到 了 晚 上 、 他 的 門 徒 下 海 邊 去
Akşam olunca öğrencileri göle indiler.到了 晚上 、 他 的 門徒 下海 邊去
Alaska Üniversitesi'nden Profesör Katey Walter geçen kış bir başka grupla bir başka sığ göle gitti.Katey Walter professzor az Alaszka Egyetemről kiment egy csoporttal az egyik ilyen sekély tóhoz tavaly télen.
Alaska Üniversitesi'nden Profesör Katey Walter geçen kış bir başka grupla bir başka sığ göle gitti.알라스카 대학의 케이티 왈터 교수는 다른연구팀과 함께 지난 겨울 다른 호수에 갔습니다.
Alaska Üniversitesi'nden Profesör Katey Walter geçen kış bir başka grupla bir başka sığ göle gitti.La professeur Katey Walter de l'Université d'Alaska est allée avec une équipe sur un de ces lacs cet hiver.
Alaska Üniversitesi'nden Profesör Katey Walter geçen kış bir başka grupla bir başka sığ göle gitti.Mùa đông năm ngoái, giáo sư Katey Walter từ Đại học Alaska đã cùng với một nhóm tới khảo sát ở hồ nông này.
Alaska Üniversitesi'nden Profesör Katey Walter geçen kış bir başka grupla bir başka sığ göle gitti.Profesorka Katey Walter z Aljašskej Univerzity šla minulú zimu k jednému z plytkých jazier.
Alaska Üniversitesi'nden Profesör Katey Walter geçen kış bir başka grupla bir başka sığ göle gitti.Professor Katey Walter från Alaska-universitetet åkte ut med ett team till en grund sjö förra vintern.
Alaska Üniversitesi'nden Profesör Katey Walter geçen kış bir başka grupla bir başka sığ göle gitti.Professor Katey Walter fra Unitersity of Alaska tog sammen med endnu et hold ud til en ny sø sidste vinter.
Alaska Üniversitesi'nden Profesör Katey Walter geçen kış bir başka grupla bir başka sığ göle gitti.Професор Кейти Уолтър от Университета в Аляска отиде с друг екип в друго плитко езеро миналата зима.
Alaska Üniversitesi'nden Profesör Katey Walter geçen kış bir başka grupla bir başka sığ göle gitti.Професор Кейт Уолтер з Університету Аляски побувала з групою на маленькому озері минулої зими.
Alaska Üniversitesi'nden Profesör Katey Walter geçen kış bir başka grupla bir başka sığ göle gitti.פרופסור קייטי וולטר מאוניברסיטת אלסקה יצאה בחורף שעבר עם משלחת אחרת לאגם רדוד אחר
Alaska Üniversitesi'nden Profesör Katey Walter geçen kış bir başka grupla bir başka sığ göle gitti.البروفيسور كاتي والتر من جامعة ألاسكا ذهبت مع فريق آخر لبحيرة ضحلة أخرى في الشتاء الماضي.
Alaska Üniversitesi'nden Profesör Katey Walter geçen kış bir başka grupla bir başka sığ göle gitti.去年の冬 別の浅い湖を調べに行きました
Ama hepimiz o göle atlarız.Aber wir machen das natürlich alle.
Ama hepimiz o göle atlarız.Dar, bineînţeles, toţi facem asta.
Ama hepimiz o göle atlarız.De, persze, mindannyian megtesszük.
Ama hepimiz o göle atlarız. Hergün birbirimizi izliyoruz.Codziennie naśladujemy innych.
Ama hepimiz o göle atlarız. Hergün birbirimizi izliyoruz.그러나 물론 우리는 모두 할수 있습니다. 우리는 매일 서로를 따라하고 있으니까요.
Ama hepimiz o göle atlarız. Hergün birbirimizi izliyoruz.Maar toch volgen we elkaar elke dag.
Ama hepimiz o göle atlarız. Hergün birbirimizi izliyoruz.אבל, כמובן, כולנו עושים את זה. כולנו מחקים אחד את השני כל יום.
Ama hepimiz o göle atlarız. Hergün birbirimizi izliyoruz.ولكن ، بطبيعة الحال ، كلنا نفعل ذلك. جميعنا يحاكي بعضنا البعض كل يوم.
Ama hepimiz o göle atlarız. Hergün birbirimizi izliyoruz.誰かが何かをしたら
Ama hepimiz o göle atlarız.Mais, bien sûr, on le fait tous.
Ama hepimiz o göle atlarız.Ma naturalmente lo facciamo tutti.
Ama hepimiz o göle atlarız.Mas todos o fazemos.
Ama hepimiz o göle atlarız.Nhưng, dĩ nhiên, tất cả chúng ta đều làm thế.
Ama hepimiz o göle atlarız.Pero todos lo hacemos.
Ama hepimiz o göle atlarız.Samozřejmě že ano.
Ama hepimiz o göle atlarız.Αλλά φυσικά, όλοι το κάνουμε.