Ana içeriğe geç
Sözlük

gölde ile cümle

gölde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
57
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Kendisini bildi bileli, bu gölde çalışmaya zorlanıyor.Всю жизнь его заставляли работать на озере.
Kendisini bildi bileli, bu gölde çalışmaya zorlanıyor.Откакто си спомняше, той беше принуден да работи на езерото.
Kendisini bildi bileli, bu gölde çalışmaya zorlanıyor.Скільки він себе знає, його примушували працювати на озері.
Kendisini bildi bileli, bu gölde çalışmaya zorlanıyor.ככל שהוא מסוגל לזכור, מאז ומתמיד הכריחו אותו לעבוד באגם הזה.
Kendisini bildi bileli, bu gölde çalışmaya zorlanıyor.طالما أنه يُمكن أن يعيش، فقد كان يُجبر على العمل في البحيرة.
Kendisini bildi bileli, bu gölde çalışmaya zorlanıyor.この青年は物心ついたときから 強制労働を強いられています 主人が恐ろしくて逃げ出せません
Kukır veya sosis olabilir; ama golden ya da kangal değil.Cred că un beagle ar fi potrivit.
Kukır veya sosis olabilir; ama golden ya da kangal değil.Een beagle zal ongeveer goed zijn.
Kukır veya sosis olabilir; ama golden ya da kangal değil.Egy beagle, mondjuk jó lehet.
Kukır veya sosis olabilir; ama golden ya da kangal değil.Ein Beagle trifft es wohl eher.
Kukır veya sosis olabilir; ama golden ya da kangal değil.제 생각에는 비글이 딱 적당한 사이즈라고 생각합니다.
Kukır veya sosis olabilir; ama golden ya da kangal değil.Penso che un Beagle sia la taglia giusta.
Kukır veya sosis olabilir; ama golden ya da kangal değil.Une métaphore n'est pas vraie ou fausse dans tous les sens du terme.
Kukır veya sosis olabilir; ama golden ya da kangal değil.Un pocillo sería el tamaño justo.
Kukır veya sosis olabilir; ama golden ya da kangal değil.Ίσως ένα Μπιγκλ να είναι το σωστό μέγεθος.
Kukır veya sosis olabilir; ama golden ya da kangal değil.Наверное, бигль будет в самый раз.
Kukır veya sosis olabilir; ama golden ya da kangal değil.או ניופאונדלנד. אני חושבת שביגל יהיה בדיוק בסדר.
Kukır veya sosis olabilir; ama golden ya da kangal değil.أو النيوفاوندلاند. لذا أعتقد أن كلباً من سلالة البيجل سيقي بالغرض!
Kukır veya sosis olabilir; ama golden ya da kangal değil.隠喩は通常の意味で その真偽を問うことはできません
Margaret yaslı mısın Goldengrove yüzünden yaprakları koparılmış, yavaş yavaş♫ Margareta ♫ ♫ jelești ♫ ♫ peste dumbrava de aur ♫ ♫ desfrunzidu-se, încetul cu încetul? ♫
Margaret yaslı mısın Goldengrove yüzünden yaprakları koparılmış, yavaş yavaş♫ Margaret, ben je in de rouw ♫ ♫ om Goldengrove die steeds meer bladeren verliest? ♫
Margaret yaslı mısın Goldengrove yüzünden yaprakları koparılmış, yavaş yavaş♫ Margaret, có phải em vẫn buồn thương ♫ ♫ vì Goldengrove đang dần rụng lá? ♫
Margaret yaslı mısın Goldengrove yüzünden yaprakları koparılmış, yavaş yavaş♫ Margaret ♫ ♫ czy opłakujesz ♫ ♫ nasze lasy ♫ ♫ zrzucające liście, jeden za drugim? ♫
Margaret yaslı mısın Goldengrove yüzünden yaprakları koparılmış, yavaş yavaş♫ Margaret ♫ ♫ ¿Estás de duelo ♫ ♫ porque Goldengrove ♫ ♫ en algún momento pierde sus hojas? ♫
Margaret yaslı mısın Goldengrove yüzünden yaprakları koparılmış, yavaş yavaş♫ Margaret ♫ ♫ faites-vous le deuil ♫ ♫ de Goldengrove ♫ ♫ perdant ses feuilles, petit à petit ? ♫
Margaret yaslı mısın Goldengrove yüzünden yaprakları koparılmış, yavaş yavaş♫ Margaret ♫ ♫ smútiš, ♫ ♫ že Zlatistý háj ♫ ♫ listy tratí, jeden po druhom?♫
Margaret yaslı mısın Goldengrove yüzünden yaprakları koparılmış, yavaş yavaş♫ Margaret ♫ ♫ ti senti afflitta ♫ ♫ per Goldengrove ♫ ♫ che perde le foglie, poco a poco? ♫
Margaret yaslı mısın Goldengrove yüzünden yaprakları koparılmış, yavaş yavaş♫ Margaret ♫ ♫ was bist du bekümmert ♫ ♫ über Goldengroves ♫ ♫ allmähliches Blätterfallen ? ♫
Margaret yaslı mısın Goldengrove yüzünden yaprakları koparılmış, yavaş yavaşМаргарет, скърбиш ли за Златната дъбрава, неотминаваща все така?
Margaret yaslı mısın Goldengrove yüzünden yaprakları koparılmış, yavaş yavaş♫ Маргарет, ♫ ♫ ты грустишь ♫ ♫ о Голденгроув,♫ ♫ об облетающих листьях? ♫
Tangles burada bir yerde. Gölde olmalı, dostum.Han fick vara på sjön, kompis.
"Vavv, sahiplerim, o kadar basitki bunları eğitmek. Golden Retrievers gibiler."Wow, mijn baasjes zijn ongelofelijk gemakkelijk te trainen, ze zijn als Golden Retrievers.
Ve insanlar millerce öteden bu gölde yüzmek için gelirlerdi.A lidé přicházeli z daleka, aby si v tom jezeru zaplavali.
Ve insanlar millerce öteden bu gölde yüzmek için gelirlerdi.Az emberek mérföldeket utaztak korábban azért, hogy úszhassanak a tóban.
Ve insanlar millerce öteden bu gölde yüzmek için gelirlerdi.Dan orang biasa datang dari sekitarnya untuk berenang di danau.
Ve insanlar millerce öteden bu gölde yüzmek için gelirlerdi.E as pessoas costumavam vir de todo o lado para nadar lá.
Ve insanlar millerce öteden bu gölde yüzmek için gelirlerdi.En mensen kwamen van ver om in dat meer te zwemmen.
Ve insanlar millerce öteden bu gölde yüzmek için gelirlerdi.Et les gens avaient l'habitude de faire des kilomètres pour nager dans ce lac.
Ve insanlar millerce öteden bu gölde yüzmek için gelirlerdi.E un tempo la gente guidava miglia, per andarci.
Ve insanlar millerce öteden bu gölde yüzmek için gelirlerdi.In ljudje so včasih prihajali kilometre daleč, da so lahko plavali v jezeru.
Ve insanlar millerce öteden bu gölde yüzmek için gelirlerdi.그리고 주변지역 사람들이 가끔씩 와서 호수에서 수영을 하고 가곤 합니다.
Ve insanlar millerce öteden bu gölde yüzmek için gelirlerdi.Ludzie przyjeżdżali tam z daleka, żeby sobie popływać.
Ve insanlar millerce öteden bu gölde yüzmek için gelirlerdi.Och folk brukade komma långväga för att bada i sjön.
Ve insanlar millerce öteden bu gölde yüzmek için gelirlerdi.Si oamenii veneau de la kilometri distanta, sa inoate in lac.
Ve insanlar millerce öteden bu gölde yüzmek için gelirlerdi.Und manche Leute sind schon immer meilenweit gefahren, um darin zu schwimmen.
Ve insanlar millerce öteden bu gölde yüzmek için gelirlerdi.Và mọi người từng đi xa hàng dặm để được bơi trong hồ.
Ve insanlar millerce öteden bu gölde yüzmek için gelirlerdi.Y las personas hacían miles de millas para nadar al lago.
Ve insanlar millerce öteden bu gölde yüzmek için gelirlerdi.Και οι άνθρωποι ερχόντουσαν από μίλια μακριά για να κολυμπήσουν.
Ve insanlar millerce öteden bu gölde yüzmek için gelirlerdi.И люди приезжали со всех окрестностей, чтобы искупаться в нём.
Ve insanlar millerce öteden bu gölde yüzmek için gelirlerdi.ואנשים נהגו לבוא ממרחק לשחות באגם הזה.
Ve insanlar millerce öteden bu gölde yüzmek için gelirlerdi.وقد أعتاد الناس على المجئ من أميال للسباحة في البحيرة.
Ve insanlar millerce öteden bu gölde yüzmek için gelirlerdi.もう誰もきません。そこで創立者が言いました。 「使えるお金はある --
Veya belkide bu imgeler daha keşfedilmemiş , Mars'ın yüzeyinin altındaki bir gölde yüzen balıklara aittir.아마 이 형상들은 누군가가 화성 표면 밑에 있을 호수에서 발견한 물고기처럼
Veya belkide bu imgeler daha keşfedilmemiş , Mars'ın yüzeyinin altındaki bir gölde yüzen balıklara aittir.ואולי זה סוג הצורות שנגלה מתחת לפני מאדים, שם כנראה יש אגמים
Veya belkide bu imgeler daha keşfedilmemiş , Mars'ın yüzeyinin altındaki bir gölde yüzen balıklara aittir.وربما أنواع الأشكال التي سوف يكتشف شخص ما تحت سطح المريخ ، حيث ربما تكون هناك البحيرات
Veya belkide bu imgeler daha keşfedilmemiş , Mars'ın yüzeyinin altındaki bir gölde yüzen balıklara aittir.火星表面の下で発見されるかもしれません 地下に湖があって 魚が泳いでいるかも
"Voo voo voo voo vooo." "Allah Allah" dedim, "Aynen bir Golden Retriever gibi çıkıyor sesim.""Hemel, nu klink ik zelf als als een Golden Retriever."
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod