göğsü ile cümle
göğsü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Daha fazla açıkta su olacağını biliyordum ve göğsümün üzerinde gizli bir silahım vardı.ידעתי שהיו יותר מים פתוחים והיה לי נשק סודי בשרוול
Daha fazla açıkta su olacağını biliyordum ve göğsümün üzerinde gizli bir silahım vardı.لقد كنت أعلم أن هناك مساحات مفتوحة إضافية من الماء. وكان لدي سلاح سرّي تحت ملابسي.
Daha fazla açıkta su olacağını biliyordum ve göğsümün üzerinde gizli bir silahım vardı.これは僕のちょっとした生物模倣です
Dedi ki, " Evet, göğsünün CT taramasını çekmemiz lazım."A on na to: "Tak, musimy zrobić tomografię klatki piersiowej."
Dedi ki, " Evet, göğsünün CT taramasını çekmemiz lazım."의사는, "네, 흉부 CT 스캔이 필요할 것 같습니다."라고 말했습니다.
Dedi ki, " Evet, göğsünün CT taramasını çekmemiz lazım."Dia menjawab, "Iya, kami harus melakukan pemindaian CT pada dadamu."
Dedi ki, " Evet, göğsünün CT taramasını çekmemiz lazım."El a spus, "Da, va trebui să facem o tomografie pentru pieptul tău."
Dedi ki, " Evet, göğsünün CT taramasını çekmemiz lazım."Ele disse, "Sim, vamos ter de fazer uma TAC ao seu tórax."
Dedi ki, " Evet, göğsünün CT taramasını çekmemiz lazım."Han sa, "Ja, vi kommer behöva göra en CT-röntgen av din bröstkorg."
Dedi ki, " Evet, göğsünün CT taramasını çekmemiz lazım."Hij zei: "Ja, we moeten nog een CT-scan van je borst maken."
Dedi ki, " Evet, göğsünün CT taramasını çekmemiz lazım."Il a dit, "Oui, on va devoir faire un scanner de votre poitrine."
Dedi ki, " Evet, göğsünün CT taramasını çekmemiz lazım.""Ja, wir müssen eine Computertomografie von Ihrer Brust machen." und zum Abschied fragte ich:
Dedi ki, " Evet, göğsünün CT taramasını çekmemiz lazım.""Jo, bude potřeba udělat CT hrudníku." Při loučení jsem řekl:
Dedi ki, " Evet, göğsünün CT taramasını çekmemiz lazım."Mi disse, "Sì, avremo bisogno di una TAC del torace."
Dedi ki, " Evet, göğsünün CT taramasını çekmemiz lazım."Y me contestó: "Si, vamos a necesitar un TAC del pecho".
Dedi ki, " Evet, göğsünün CT taramasını çekmemiz lazım."Он ответил: "Да, нам нужно сделать компьютерную томографию."
Dedi ki, " Evet, göğsünün CT taramasını çekmemiz lazım."Тай каза: "Да, има нужда да ти направим компютърна томография на гръдния кош."
Dedi ki, " Evet, göğsünün CT taramasını çekmemiz lazım."הוא אמר, "כן, אנחנו נצטרך לעשות סריקת CT של החזה שלך."
Dedi ki, " Evet, göğsünün CT taramasını çekmemiz lazım."فقال " نعم سنقوم بإجراء أشعة مقطعية على صدرك ".
Dedi ki, " Evet, göğsünün CT taramasını çekmemiz lazım."会話の終わり際に、「何かしておくべきことはありますか?」と尋ねました。
Deniz kulaklı yulaf lapası yerine tavuk göğsü olsun.À thay vì cháo yến mạch, tôi muốn đổi sang món lườn gà.
Deniz kulaklı yulaf lapası yerine tavuk göğsü olsun.In loc de terci de ovaz cu scoica abalone, mi-ar placea piept de pui.
Deniz kulaklı yulaf lapası yerine tavuk göğsü olsun.In plaats van zeeoren rijstepap, wil ik graag de kippenborst.
Deniz kulaklı yulaf lapası yerine tavuk göğsü olsun.Invece della zuppa di aliotide, vorrei il petto di pollo.
Deniz kulaklı yulaf lapası yerine tavuk göğsü olsun.Istället för abalone gröt, tar jag kyckling bröst.
Deniz kulaklı yulaf lapası yerine tavuk göğsü olsun.Plutôt que le porridge d'Abalone, je vais prendre de la poitrine de poulet.
Deniz kulaklı yulaf lapası yerine tavuk göğsü olsun.Statt Seeohrenbrei, hätte ich gerne Hühnerbrust.
Deniz kulaklı yulaf lapası yerine tavuk göğsü olsun.Untuk bubur abalon, aku ingin dada ayam.
Deniz kulaklı yulaf lapası yerine tavuk göğsü olsun.Zamiast owsianki ze ślimakami wezmę pierś kurczaka.
Deniz kulaklı yulaf lapası yerine tavuk göğsü olsun.Αντί για πόριτζ αβαλόνης, θα ήθελα στήθος κοτόπουλο.
Deniz kulaklı yulaf lapası yerine tavuk göğsü olsun.Вместо каши с моллюсками я хочу куриную грудку.
Deniz kulaklı yulaf lapası yerine tavuk göğsü olsun.بدلاً من عصيده اذن البحر أريد صدر دجاج
Deniz kulaklı yulaf lapası yerine tavuk göğsü olsun.ちょっと こう一度に言うと 分からないじゃないか
Doktorlar göğsünüze bir kateter yerleştiriyorlar ucunda da bir pompa var neredeyse 3 kilo ağırlığında.의사들이 여러분 가슴으로 4.5 파운드쯤 나가는 펌프에 부착된 카테터를 삽입합니다.
Doktorlar göğsünüze bir kateter yerleştiriyorlar ucunda da bir pompa var neredeyse 3 kilo ağırlığında.Ärzte legen eine Katheter in Ihre Brust, der mit einer Pumpe verbunden ist, die ungefähr zwei Kilo wiegt.
Doktorlar göğsünüze bir kateter yerleştiriyorlar ucunda da bir pompa var neredeyse 3 kilo ağırlığında.Các bác sĩ đặt ống thông vào trong ngực tôi, ống được gắn liền với một máy bơm nặng khoảng 4,5 pound.
Doktorlar göğsünüze bir kateter yerleştiriyorlar ucunda da bir pompa var neredeyse 3 kilo ağırlığında.Dokters plaatsen een catheter in je borst, die aan een pomp vastzit, die ongeveer twee kilo weegt.
Doktorlar göğsünüze bir kateter yerleştiriyorlar ucunda da bir pompa var neredeyse 3 kilo ağırlığında.Doktori vám do hrudníka zavedú katéter, ktorý je napojený na pumpu, ktorá váži asi 2 kg.
Doktorlar göğsünüze bir kateter yerleştiriyorlar ucunda da bir pompa var neredeyse 3 kilo ağırlığında.I medici ti inseriscono un catetere nel petto che viene attaccato ad una pompa del peso di circa due chili.
Doktorlar göğsünüze bir kateter yerleştiriyorlar ucunda da bir pompa var neredeyse 3 kilo ağırlığında.Lekarze wszczepiają cewnik w twoją klatkę piersiową który jest podłączony do pompki ważącej nieco ponad 2kg.
Doktorlar göğsünüze bir kateter yerleştiriyorlar ucunda da bir pompa var neredeyse 3 kilo ağırlığında.Les médecins insèrent un cathéter dans votre poitrine, et il est relié à une pompe qui pèse environ 2 kilos.
Doktorlar göğsünüze bir kateter yerleştiriyorlar ucunda da bir pompa var neredeyse 3 kilo ağırlığında.Los médicos insertan un catéter en el pecho que está conectado a una bomba que pesa cerca de unos dos kilos.
Doktorlar göğsünüze bir kateter yerleştiriyorlar ucunda da bir pompa var neredeyse 3 kilo ağırlığında.Medicii introduc un cateter în pieptul tău, îl conectează la o pompă care cântărește în jur de 2 de kg.
Doktorlar göğsünüze bir kateter yerleştiriyorlar ucunda da bir pompa var neredeyse 3 kilo ağırlığında.Orvosok katétert ültetnek a szívedbe, ami hozzá van csatlakoztatva egy kb. 2 kilós pumpához.
Doktorlar göğsünüze bir kateter yerleştiriyorlar ucunda da bir pompa var neredeyse 3 kilo ağırlığında.Os médicos inserem um cateter no peito, que está ligado a uma bomba que pesa cerca de dois quilogramas.
Doktorlar göğsünüze bir kateter yerleştiriyorlar ucunda da bir pompa var neredeyse 3 kilo ağırlığında.Oι γιατροί βάζουν έναν καθετήρα στο στήθος σου o οποίος συνδέεται με μία αντλία η οποία ζυγίζει περίπου 2 κιλά
Doktorlar göğsünüze bir kateter yerleştiriyorlar ucunda da bir pompa var neredeyse 3 kilo ağırlığında.Доктора вживляют в грудь катетер, прикреплённый к насосу, который весит около 2 кг.
Doktorlar göğsünüze bir kateter yerleştiriyorlar ucunda da bir pompa var neredeyse 3 kilo ağırlığında.הרופאים מכניסים קטטר לתוך החזה, הקטטר מחובר למשאבה ששוקלת בערך שני קילו.
Doktorlar göğsünüze bir kateter yerleştiriyorlar ucunda da bir pompa var neredeyse 3 kilo ağırlığında.فالاطباء يضعون " أنبوب قسطرة " في صدرك متصلة إلى مضخة تزن أربعة أرطال ونصف
Doktorlar göğsünüze bir kateter yerleştiriyorlar ucunda da bir pompa var neredeyse 3 kilo ağırlığında.それを2キロほどの重さの ポンプに繋ぎます 毎日24時間ポンプが横にあり
Elleri göğsüne kenetlenmiş.Má překřížené ruce, to je symbol úcty a modlitby.
Eve gittim, göğsüm çok sıkıştığı için, "Koşuya çıkayım" diye düşündüm.Andai a casa, e, dato che mi faceva così male il petto, pensai, "Vado a correre".
Eve gittim, göğsüm çok sıkıştığı için, "Koşuya çıkayım" diye düşündüm.A šla jsem domů a protože mě tak moc bolelo na hrudi, řekla jsem si, "jdu si zaběhat".
Eve gittim, göğsüm çok sıkıştığı için, "Koşuya çıkayım" diye düşündüm.E, porque a dor no meu peito era tão forte, eu pensei "Vou fazer uma corrida".
Eve gittim, göğsüm çok sıkıştığı için, "Koşuya çıkayım" diye düşündüm.És hazamentem, és mivel annyira fájt a mellkasom úgy gondoltam, elmegyek futni.
Eve gittim, göğsüm çok sıkıştığı için, "Koşuya çıkayım" diye düşündüm.Ich ging heim, und weil der Druck in meiner Brust so schmerzte, dachte ich: "Ich laufe eine Runde."
Eve gittim, göğsüm çok sıkıştığı için, "Koşuya çıkayım" diye düşündüm.Ik ging naar huis en, omdat mijn borst zo pijn deed, dacht ik: "Laat ik gaan hardlopen."
Eve gittim, göğsüm çok sıkıştığı için, "Koşuya çıkayım" diye düşündüm.그리곤 집으로 향했고, 가슴이 너무 답답해서 "나가서 좀 뛰어야겠어."라고 생각했어요.
Eve gittim, göğsüm çok sıkıştığı için, "Koşuya çıkayım" diye düşündüm.Och jag gick hem och eftersom värken i bröstet smärtade så mycket tänkte jag: "Jag springer ut en sväng."
Eve gittim, göğsüm çok sıkıştığı için, "Koşuya çıkayım" diye düşündüm.Saya pulang, dan, karena luka di dada saya sangat sakit, saya berpikir, "Saya akan pergi bersenang-senang."