(Müzik) Çok sarı ve renkli, çünkü birçok farklı frekans var.(Музыка) Очень жёлтой и красочной, потому что в ней много разных частот.
(Müzik) Çok sarı ve renkli, çünkü birçok farklı frekans var.(מוסיקה) מאד צהוב ומאד צבעוני, כי יש הרבה מאד תדירויות שונות.
(Müzik) Çok sarı ve renkli, çünkü birçok farklı frekans var.(موسيقى) صفراءٌ جداً وملونة جداً، لأن هناك العديد من الترددات المختلفة.
(Müzik) Çok sarı ve renkli, çünkü birçok farklı frekans var.いろんな周波数が混在しているからです (音楽)
Nota sabit olsa da frekansın durumu burada esas.Основният тон е стабилен. Чуйте какво се случва с честотите над него.
Okyanus düşük frekanslı seslerin öncelikli olarak küresel hareket etmesini sağlayan özelliklere sahiptir.Đại dương có những thứ cho phép âm thanh tần số thấp về cơ bản được truyền đi khắp nơi.
Okyanus düşük frekanslı seslerin öncelikli olarak küresel hareket etmesini sağlayan özelliklere sahiptir.De oceaan heeft eigenschappen waardoor laagfrequente geluiden de hele wereld over kunnen.
Okyanus düşük frekanslı seslerin öncelikli olarak küresel hareket etmesini sağlayan özelliklere sahiptir.Der Ozean verfügt über Eigenschaften, dank denen niederfrequenter Schall weltweit übertragen werden kann.
Okyanus düşük frekanslı seslerin öncelikli olarak küresel hareket etmesini sağlayan özelliklere sahiptir.바다는 저주파 사운드가 안에서 글로벌하게 이동할 수 있는 특성을 가지고 있습니다.
Okyanus düşük frekanslı seslerin öncelikli olarak küresel hareket etmesini sağlayan özelliklere sahiptir.L'océan a la propriété de permettre aux sons de basses fréquences de se déplacer globalement.
Okyanus düşük frekanslı seslerin öncelikli olarak küresel hareket etmesini sağlayan özelliklere sahiptir.L'oceano ha delle proprietà che permettono ai suoni a bassa frequenza di viaggiare praticamente ovunque.
Okyanus düşük frekanslı seslerin öncelikli olarak küresel hareket etmesini sağlayan özelliklere sahiptir.Oceán má vlastnosti, ktoré umožňujú nízkofrekvenčným zvukom šíriť sa prakticky globálne.
Okyanus düşük frekanslı seslerin öncelikli olarak küresel hareket etmesini sağlayan özelliklere sahiptir.Oceanul are proprietăţi care permit sunetelor de frecvențe joase să se transmită de fapt la nivel global.
Okyanus düşük frekanslı seslerin öncelikli olarak küresel hareket etmesini sağlayan özelliklere sahiptir.O oceano tem propriedades que possibilitam que sons a uma frequência baixa se transmitam globalmente.
Okyanus düşük frekanslı seslerin öncelikli olarak küresel hareket etmesini sağlayan özelliklere sahiptir.Океанът има свойства, които позволяват на нискочестотен звук по същество да се движи глобално.
Okyanus düşük frekanslı seslerin öncelikli olarak küresel hareket etmesini sağlayan özelliklere sahiptir.לאוקיינוס יש תכונות שמאפשרות לצליל בתדירות נמוכה לנוע באופן גלובאלי.
Okyanus düşük frekanslı seslerin öncelikli olarak küresel hareket etmesini sağlayan özelliklere sahiptir.ان المحيط الذي بقربنا يملك خصائص تجعله ينقل الاصوات ذات التردد المنخفض الى جميع الانحاء كالاتصال الدولي
Okyanus düşük frekanslı seslerin öncelikli olarak küresel hareket etmesini sağlayan özelliklere sahiptir.この海の性質には とても驚かされます それぞれの経路で音の伝わる時間は 約3時間です
Örneğin, bunlar İngilizce'nin harf frekansları.Bijvoorbeeld, zijn dit de frequenties van de letters van het Engels.
Örneğin, bunlar İngilizce'nin harf frekansları. Bu İngilizce'nin parmak izi gibi düşünülebilir.Например, ако З е най-често срещаната буква в кодираното съобщение, вместо да е Д
Örneğin, bunlar İngilizce'nin harf frekansları.Esimerkiksi tällainen on englannin kielen kirjainten jakauma
Örneğin, bunlar İngilizce'nin harf frekansları.Her er for eksempel bogstavernes frekvens i engelsk.
Örneğin, bunlar İngilizce'nin harf frekansları.예를들자면, 이 그래프는 영어 알파벳이 사용되는 빈도를 의미합니다
Örneğin, bunlar İngilizce'nin harf frekansları.Na przykład, to są częstotliwości występowania liter w języku angielskim.
Örneğin, bunlar İngilizce'nin harf frekansları.Par exemple, ce sont les fréquences de lettres de la langue anglaise.
Örneğin, bunlar İngilizce'nin harf frekansları.Por ejemplo, éstas son las frecuencias de las letras de Inglés.
Örneğin, bunlar İngilizce'nin harf frekansları.Por exemplo, estas são as freqüências das letras na lingua inglesa
Örneğin, bunlar İngilizce'nin harf frekansları.Questo può essere pensato come una impronta digitale di inglese.
Örneğin, bunlar İngilizce'nin harf frekansları.Thí dụ, dưới đây là mức độ xảy ra thường xuyên của những chữ trong Anh Văn
Örneğin, bunlar İngilizce'nin harf frekansları.Toto jsou například četnosti výskytu písmen v angličtině.
Örneğin, bunlar İngilizce'nin harf frekansları.Toto sú frekvencie výskytu písmen v angličtine.
Örneğin, bunlar İngilizce'nin harf frekansları.Για παράδειγμα, αυτές είναι οι συχνότητες γραμμάτων της Αγγλικής γλώσσας.
Örneğin, bunlar İngilizce'nin harf frekansları.Например, это частоты вхождения букв в английском языке.
Örneğin, bunlar İngilizce'nin harf frekansları.Це можна назвати "відбитком пальця" в англійській мові
Örneğin, bunlar İngilizce'nin harf frekansları.לדוגמא, אלה תדירויות האותיות של השפה האנגלית.
Örneğin, bunlar İngilizce'nin harf frekansları.على سبيل المثال , هذه هي ترددات الأحرف في اللغة الانجليزية
Örneğin, bunlar İngilizce'nin harf frekansları.これ英語の指紋として考えることができます。
Örneğin, sarı ışığın, sarı frekanslı gerçek sarı ışığın gözünüze geldiğini varsayalım.노랑색을 예로 들어 볼까요, 노랑색에 대응하는 주기의 빛이 눈에 비친다고 해보죠.
Örneğin, sarı ışığın, sarı frekanslı gerçek sarı ışığın gözünüze geldiğini varsayalım.Napríklad, ak žlté svetlo, skutočné žlté svetlo, so žltou frekvenciou, vám svieti do oka.
Örneğin, sarı ışığın, sarı frekanslı gerçek sarı ışığın gözünüze geldiğini varsayalım.Na przykład, załóżmy, że prawdziwe żółte światło, o żółtej częstotliwości, świeci nam w oczy.
Örneğin, sarı ışığın, sarı frekanslı gerçek sarı ışığın gözünüze geldiğini varsayalım.Ví dụ, giả sử ánh sáng màu vàng đó, là ánh sáng vàng thật sự, với tần số màu vàng, đang chiếu vào mắt bạn.
Örneğin, sarı ışığın, sarı frekanslı gerçek sarı ışığın gözünüze geldiğini varsayalım.Наприклад, жовте світло (справжнє жовте світло з жовтою частотою) сяє вам в око.
Örneğin, sarı ışığın, sarı frekanslı gerçek sarı ışığın gözünüze geldiğini varsayalım.Например, да предположим че жълта светлина, истинската жълта светлина, с жълта честота, осветява окото ви.
Örneğin, sarı ışığın, sarı frekanslı gerçek sarı ışığın gözünüze geldiğini varsayalım.Например, предположим, что жёлтый свет, настоящий жёлтый свет с жёлтой частотой, попадает в ваш глаз.
Örneğin, sarı ışığın, sarı frekanslı gerçek sarı ışığın gözünüze geldiğini varsayalım.לדוגמה, נניח שאור צהוב, שהוא באמת אור צהוב, בעל תדר צהוב, מאיר על עינכם.
Örneğin, sarı ışığın, sarı frekanslı gerçek sarı ışığın gözünüze geldiğini varsayalım.مثلاً، لنفترض أن هناك ضوء أصفر, إنه ضوء أصفر حقيقي، مع تردد أصفر، يسطع في عينك.
Örneğin, sarı ışığın, sarı frekanslı gerçek sarı ışığın gözünüze geldiğini varsayalım.黄色の周波数を持つ 真の黄色い光が 目に届いたとします 人間には黄色を感知する錐体はありませんが
Örnekleme frekansı:Abtastrate:
Örnekleme frekansı:Częstotliwość próbkowania:
Örnekleme frekansı:Frecuencia de muestreo:
Örnekleme frekansı:Frecvență eșantionare:
Örnekleme frekansı:Fréquence d'échantillonnage & #160;:
Örnekleme frekansı:Frequenza di campionamento:
Örnekleme frekansı:샘플링 주파수:
Örnekleme frekansı:Mintavételi frekvencia:
Örnekleme frekansı:Samplingfrequentie:
Örnekleme frekansı:Samplingsfrekvens:
Örnekleme frekansı:Samplingsfrekvens:
Örnekleme frekansı:Taxa de amostragem:
Örnekleme frekansı:Vzorkovací frekvence: