fransızca ile cümle

fransızca kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Ben sık sık Fransızca konuşmam.I don't often speak French.
Fransızcayı kimden öğrendiğini Tom'a sor.Ask Tom who he learned French from.
Tom ve ben ikimizde Fransızca bilmiyoruz.Tom and I both don't speak French.
Ben Fransızca öğretmeni değilim.I'm not a French teacher.
Fransızca da konuşuyor musun?Do you also speak French?
Tom oldukça iyi Fransızca konuşabilir.Tom can speak French fairly well.
Elbette, Tom Fransızca konuşabiliyor.Of course, Tom can speak French.
Tom'a Fransızcayı nerede öğrendiğini sor.Ask Tom where he learned French.
Tom Fransızca'da çok iyi değil.Tom is not very good at French.
Tom Fransızcada oldukça akıcı.Tom is quite fluent in French.
Ben nadiren Fransızca konuşuyorum.I seldom speak French.
Ben nadiren Fransızca konuşurum.I rarely speak French.
Kimin ona Fransızca öğrettiğini Tom'a sor.Ask Tom who taught him French.
İyi Fransızca yazamam.I can't write good French.
Tom iyi Fransızca yazamaz.Tom can't write good French.
"İyi Fransızca biliyorsun" "Senin kadar akıcı değilim.""You speak French well." "I'm not as fluent as you are."
Fransızca orta öğretim yararlı değildir.French-medium education isn't useful.
Fransızca orta öğretim gerekli değildir.French-medium education isn't necessary.
"Fransızca öğrenmek kolay mı?" "Şey, Keltçe'den daha kolay.""Is it easy to learn French?" "Well, it's easier than Gaelic."
Tom kadar iyi bir Fransızca öğretmeni değilim.I'm not as good a French teacher as Tom.
Tom, Mary'nin Fransızca konuşamadığının farkında değildi.Tom wasn't aware that Mary couldn't speak French.
Fransızca öğretmenim bana Fransızca olarak yazarken nadiren hata yaptığımı söyler.My French teacher tells me that I seldom make mistakes when writing in French.
Tom'a Fransızca anlayamadığımı söylemeliydim.I should've told Tom that I couldn't understand French.
Tom'a hiç Fransızca bilmediğimi söylemem gerekirdi.I should've told Tom that I didn't know any French.
Tom, Fransızca bilmiyor ve Mary de öyle.Tom doesn't speak French and Mary doesn't either.
Tom, Fransızca konuşmuyor ve Mary de öyle.Tom doesn't speak French and Mary doesn't either.
Aslında hiç Fransızca öğrenmek istiyor gibi görünmüyordun.You never seemed to really want to study French.
Aslında hiç Fransızca çalışmak istiyor gibi görünmüyordun.You never seemed to really want to study French.
Tom ve Mary, Fransızca testleri için ders çalışıyorlar.Tom and Mary are studying for their French test.
Tom, Fransızca'yı bekleyebileceğinizden daha iyi konuşur.Tom speaks French better than you might expect.
Fransızca konuşulan bir ülkede hiç yaşamadım.I've never lived in a French-speaking country.
Hiç Fransızca konuşan bir ülkeye gitmedim.I've never been to a French-speaking country.
Burada Fransızca konuşamayan tek kişiyim.I'm the only one here who can't speak French.
Biz Fransızca öğrenerek çok eğleniyoruz.We're having a lot of fun learning French.
Muhtemelen burada en iyi Fransızca konuşmacıyım.I'm probably the best French speaker here.
Burada Fransızca konuşmayı bilen var mı?Does anyone here know how to speak French?
Tom Mary'nin Fransızca bildiğini nasıl bildi?How did Tom know that Mary knew French?
Sanırım Fransızca öğrenmek faydalı olurdu.I think learning French would be useful.
Sanırım Fransızca öğrenmek çok eğlenceli.I think learning French is a lot of fun.
Hiç kimseyle Fransızca konuşmadım.I've never spoken to anyone in French.
Ben asla gerçekten Fransızca okumayı istemedim.I never really wanted to study French.
Hem Fransızca hem de İngilizce konuşabilirim.I can speak both French and English.
Tom Fransızca biliyor, Mary de öyle.Tom speaks French and so does Mary.
İlk Fransızca öğretmeniniz kimdi?Who was your first French teacher?
Fransızca konuşabilirim, ve Tom da öyle.I can speak French and so can Tom.
İngilizcenin birçok Fransızca sözcükleri var.English has many French words.
Fransızca ile çok ilgileniyorum.I'm very interested in French.
Fransızca öğretmenime saygı duyuyorum.I respect my French teacher.
Tom, Fransızca'da oldukça kötüdür.Tom is pretty bad at French.
Tom neredeyse hiç Fransızca konuşamıyor.Tom can hardly speak French.
Tom benim Fransızca öğretmenimdi.Tom was my French teacher.
Tom Fransızca'da berbattır.Tom is terrible at French.
Tom, Fransızca konuşmak zorunda.Tom has to speak French.
Tom, Fransızca öğrenmek zorundadır.Tom has to learn French.
Sık sık Fransızca konuşurum.I often speak French.
Benim Fransızcam yeterince iyi değil.My French isn't good enough.
Kimse beni anlamıyor çünkü iyi Fransızca bilmiyorum.Nobody understands me because I don't speak French well.
İyi Fransızca konuşmadığım için kimse beni anlamıyor.Nobody understands me because I don't speak French well.
Tom, Mary'ye Fransızca okumak istediğini söyledi.Tom told Mary that he wanted to study French.
Ben Fransızcada uzmanlaştım.I majored in French.

İlgili Sayfalar