fransızca ile cümle
fransızca kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Bu filmin Fransızca altyazısı var.This movie has French subtitles.
Dün gece izlediğimiz film İngilizce altyazılı Fransızca idi.The movie we saw last night was in French with English subtitles.
İzlediğimiz film İngilizce altyazılı Fransızca idi.The movie we watched was in French with English subtitles.
İspanyolca, Fransızca, İtalyanca ve Romence Latin dilleridir.Spanish, French, Italian and Romanian are latin languages.
İngilizce ve Fransızca, Hint-Avrupa dilleridir.English and French are Indo-European languages.
Fransızca konuşabilirim ama sadece birazcık.I can speak French, but only a little bit.
Fransızcadaki en uzun sözcük "anticonstitutionnellement"dır.The longest word in the French language is "anticonstitutionnellement".
Çok Fransızca kelime biliyorum ama cümle içinde bir araya getirmekte zorlanıyorum.I know a lot of French words, but it's difficult for me to combine them into sentences.
O Fransızca değil.That isn't French.
Tom akıcı Fransızca konuşmayı öğrenmek istiyor.Tom wants to learn to speak fluent French.
Burada Fransızca konuşulur.French is spoken here.
Tom seninle Fransızca konuştu mu?Did Tom speak French to you?
Fransızca konuşmuyorlardı.They weren't speaking French.
Onlar Fransızca konuşabilirler.They're able to speak French.
Çok hızlı bir şekilde Fransızca öğrendim.I learned French very quickly.
Bir Kanadalıdan Fransızca öğrendim.I learned French from a Canadian.
Fransızcayı oldukça akıcı konuşabilirim.I can speak French fairly fluently.
Ben her zaman Fransızca öğrenmek istedim.I've always wanted to learn French.
Tom Mary'nin Fransızca öğretmeni.Tom is Mary's French teacher.
Tom her gün iş yerinde Fransızca konuşmak zorunda.Tom has to speak French every day at work.
Gerçekten Fransızcayı iyi konuşuyorsun.You really speak French well.
Ben Fransızca konuşmayı seviyorum.I like speaking French.
Onlar Fransızca konuşmuyorlar.They don't speak French.
Onlar Fransızca konuşmaz.They don't speak French.
Tom Mary'nin Fransızca okuyarak zamanını boşa harcadığını düşündü.Tom thought that Mary was wasting her time studying French.
Tom Mary'nin Fransızca konuşmadığını biliyor.Tom knows that Mary doesn't speak French.
Tom çocuklarının Fransızca öğrenmesini istiyor.Tom wants his children to learn French.
İkimiz de Fransızca öğretmeniyiz.We're both French teachers.
Tom, Mary'nin çocuklarına Fransızca öğretti.Tom taught French to Mary's children.
Biz sadece evde Fransızca konuşuyoruz.We only speak French at home.
Üzgünüm ama ben Fransızca konuşmam.I'm sorry, but I don't speak French.
Tom genellikle Fransızca konuşmayacak.Tom usually won't speak French.
Tom bir süre Fransızca okudu.Tom studied French for a while.
Tom benim Fransızca öğrenmemi istedi.Tom wanted me to learn French.
Biz asla evde Fransızca konuşmayız.We never speak French at home.
Tom da Fransızca okuyor.Tom studies French as well.
Tom bozuk Fransızca konuşur.Tom speaks broken French.
Tom Fransızca öğrenmeli.Tom should learn French.
Tom'un Fransızca öğrenmesi gerekiyor.Tom should learn French.
Hem Tom hem de Mary Fransızca konuşamıyor.Both Tom and Mary can't speak French.
Arkadaşlarımdan hiçbiri Fransızca konuşmaz.None of my friends speak French.
Tom bir Fransızca öğretmeni mi?Is Tom a French teacher?
Bugün bir Fransızca ders alacağız.Today we are going to have a French lesson.
Fransızca konuştuğum dillerden biridir.French is one of the languages that I speak.
Tom ofiste Fransızca konuşabilen tek kişi.Tom is the only person in the office who can speak French.
Fransızcamı pratik yapmam gerkiyor.I need to practice my French.
Bana hiç Fransızca okumadığını mı söylüyorsun?Are you telling me you've never studied French?
Kütüphanede Fransızca olarak hiç kitap yok.There aren't any books in French in the library.
Kütüphanede Fransızca olarak herhangi bir kitap yok.There aren't any books in French in the library.
Fransızcayı iyi konuşabilen bir sürü arkadaşım var.I have a lot of friends that can speak French well.
Senin Fransızca konuşamadığını bilmiyordum.I didn't know you couldn't speak French.
Senin Fransızca anlamadığını bilmiyordum.I didn't know you didn't understand French.
Fransızcayı iyi konuşabilen birçok çalışanımız var.We have many employees who can speak French well.
Bizim takımda Fransızca konuşamayan bazı arkadaşlarımız var.We have some guys on our team who can't speak French.
Fransızca zor mu?Is French difficult?
Tom iyi Fransızca konuşamıyor.Tom can't speak French well.
Fransızca Tom'un ana dili.French is Tom's native language.
Tom'un Fransızca konuştuğundan oldukça eminim.I'm pretty sure Tom speaks French.
Tom Fransızcada çok iyi değil.Tom isn't very good at French.
Senin Fransızcada iyi olduğunu duyuyorum.I hear you're good at French.