fransızca ile cümle
fransızca kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Tom Mary'ye Fransızca öğretmeninin kim olduğunu sordu.Tom asked Mary who her French teacher was.
Tom senin onun olduğunu düşündüğün kadar Fransızca konuşmada iyi değil.Tom isn't as good at speaking French as you think he is.
Tom Fransızca dersini geçmeyecek.Tom isn't going to pass his French class.
Tom bizim için Fransızca bir şarkı söyledi.Tom sang a French song for us.
Seninle Fransızca çalışmak istediğimi sanmıyorum.I don't think I want to study French with you.
Tom otuz yaşında bir Fransızca öğretmeni oldu.Tom became a French teacher when he was thirty.
Neden Fransızca anlamıyor gibi davranıyorsun?Why are you pretending you can't understand French?
Tom neden Fransızca öğreniyor?Why is Tom studying French?
Tom neden Fransızca okuyor?Why is Tom studying French?
Tom neden Fransızca öğrenmeye karar verdi?Why did Tom decide to study French?
Fransızcanın sorunu açıklamak için yeterince iyi olduğunu düşünüyor musun?Do you think your French is good enough to explain the problem?
Üzgünüm ama ben çok iyi Fransızca konuşmam.I'm sorry, but I don't speak French very well.
Onların konuştuğu dil bana Fransızca gibi geldi.The language they were speaking sounded like French to me.
Hiç Fransızca şarkı biliyor musun?Do you know any French songs?
Fransızca konuştu.She spoke French.
Fransızca konuşmuş muydum?Had I spoken French?
Fransızca konuşmamıştı.She hadn't spoken French.
Bana Fransızca öğreten öğretmeni tanıyor musunuz?Do you know the teacher who taught me French?
Onu Fransızca söylemeye çalışacağım.I'll try to say it in French.
Bunu Fransızca olarak söylemeye çalışacağımI'll try to say it in French.
Çok kötü bir şekilde Fransızca konuşuyorum.I speak French very poorly.
Tom ne zaman Fransızca öğrenmeye başladı?When did Tom start studying French?
Fransızca konuşmayı daha sık pratik yapmalıyım.I need to practice speaking French more often.
Ben hiç Fransızca bilmiyorum.I never speak French.
Fransızca'nızdan çok etkilendim.I'm impressed with your French.
O, Fransızca konuşabilir ve yazabilir.He can speak and write in French.
Onun Fransızcası akıcı değil.Her French is not fluent.
15 yaşımdan beri Fransızca çalışıyorum.I have studied French since I was 15.
Fransızcayı akıcı bir şekilde konuşur.She speaks French fluently.
Hiçbirimiz Fransızca bilmiyoruz.None of us speaks French.
Hiçbirimiz Fransızca konuşmuyoruz.None of us speaks French.
Hiçbirimiz Fransızca konuşamıyoruz.None of us can speak French.
Tom, Fransızca öğrenmeye niyetli görünüyor.Tom seems intent on mastering French.
Tom Fransızcada ilerliyor.Tom is progressing in French.
Tom ve Mary yavaş yavaş Fransızca konuşuyordu.Tom and Mary were speaking softly in French.
Ben Tom'un hiç Fransızca bildiğinden şüpheliyim.I highly doubt Tom knows any French.
Fransızca okudum, hatırlıyor musun?I've studied French, remember?
Tom Fransızca çeviriyi okudu ve onun doğru göründüğünü düşündü.Tom read the French translation and thought it sounded OK.
Tom'un Fransızcası zaten oldukça iyi.Tom's French is already rather good.
Tom'un Fransızcası çok iyi.Tom's French is very good.
Tom üniversitede iken muhtemelen Fransızca öğrenmiş olabilir.Tom might possibly have studied French when he was in college.
Tom uzun süredir Fransızca çalışıyor.Tom has been studying French a long time.
Çok uzun süredir Fransızca çalışıyorum.I've been studying French for a very long time.
Lütfen artık Fransızca konuşma.Please don't speak French anymore.
Tom hiç Fransızca okumadı.Tom has never studied French.
Tom resmen Fransızca okumadığını söyledi.Tom said that he had never formally studied French.
Tom Fransızca anlamadığını söyledi.Tom said that he didn't understand French.
Tom Mary'nin Fransızca anlamadığının farkında değildi.Tom wasn't aware that Mary couldn't understand French.
Onlar Fransızca anlamıyorlar.They don't understand French.
Tom burada Fransızca anlamayan tek kişi.Tom is the only one here who doesn't understand French.
Tom'un Fransızca konuşma tarzından etkilendim.I was impressed by the way Tom spoke French.
Üç ay önce, tek kelime Fransızcanın nasıl söylenileceğini bile bilmiyordum.Three months ago, I didn't even know how to say one word of French.
Tom Fransızca konuşurken nadiren hatalar yapar.Tom seldom makes mistakes when he's speaking French.
Ben hâlâ Fransızca okuyorum.I'm still studying French.
Fransızca okuduğunu biliyorum.I know you've been studying French.
Tom zaten Fransızca okumaya başladı.Tom has already begun studying French.
Tom Mary'nin neden Fransızca okuduğunu biliyordu.Tom knew why Mary was studying French.
Tom'un Fransızca konuşabildiğini ben bile bilmiyordum.I didn't even know Tom could speak French.
Fransızca konuşabildiğini söylediğini sandım.I thought you said you could speak French.
Fransızca konuşabildiğini sandım.I thought that you could speak French.