fransızca ile cümle

fransızca kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Tom'un babası benim Fransızca öğretmenimdi.Tom's father was my French teacher.
Tom doktorlarla Fransızca konuştu.Tom spoke to the doctors in French.
Tom dün Fransızca dersini atladı.Tom skipped French class yesterday.
Tom Fransızcada asla çok iyi değildi.Tom never was very good at French.
Tom ve Mary Fransızca öğrenmek istiyor.Tom and Mary want to learn French.
Tom, Mary'nin Fransızcada iyi olduğunu söyledi.Tom said Mary was good at French.
Tom Mary'nin Fransızca bilmediğini biliyordu.Tom knew Mary didn't know French.
Sen Fransızca konuşabildiğini söyledin.You said you could speak French.
Tom ve ben birlikte Fransızca çalışıyoruz.Tom and I study French together.
Tom ve Mary'nin her ikisi de Fransızca öğretiyorlar.Tom and Mary both teach French.
Okulda Fransızca okuduk.We studied French in school.
Tom ve ben her ikimiz de Fransızca konuşuruz.Tom and I both speak French.
Tom biraz Fransızca konuşuyor.Tom speaks some French.
Bir potansiyel sorun Tom'un Fransızcayı çok iyi konuşamamasıdır.One potential problem is that Tom can't speak French very well.
Sorun Fransızca konuşamamdı.The problem was I couldn't speak French.
Tom'un üç Fransızca sözlüğü var.Tom has three French dictionaries.
Tom'un iki tane Fransızca sözlüğü var.Tom has two French dictionaries.
Tom Fransızca öğrenmeyi seviyor.Tom likes learning French.
Fransızcam acınacak hâlde.My French is pathetic.
Ben Fransızca gramer ile boğuşuyorum.I'm struggling with French grammar.
Hiç Fransızca şarkı bilmiyorum.I don't know any French songs.
Kitaplardan biri Fransızca ve diğeri Almancadır.One of the books is in French, and the other is in German.
Fransızca hangi dil grubuna aittir?What language group does French belong to?
Ben hiç Fransızca dil bilgisi okumadım.I've never studied French grammar.
Tom'un işi yapmak için yeterince iyi şekilde Fransızca konuşabilip konuşamadığı şüpheli.It's doubtful whether Tom can speak French well enough to do the job.
Tom Fransızcada sınıf arkadaşlarının çoğundan daha iyidir.Tom is better at French than most of his classmates.
Tom öncekinden daha iyi Fransızca konuşuyor gibi görünüyor.Tom seems to speak French better than before.
Fransızcada Tom'dan çok daha iyisin.You're much better at French than Tom is.
Tom, Mary'nin Fransızca konuşmakta iyi olmadığını düşündüğünü söyledi.Tom sits at his desk all night working.
Tom Mary ile yumuşakça Fransızca konuştu.Tom spoke softly to Mary in French.
Tom arkadaşlarına Fransızca öğretiyor.Tom teaches his friends French.
Fransızcayı çok iyi konuşamam.I can't speak French very well.
Fransızca konusunda uzmanlaşacağım.I'm going to major in French.
İngilizce, Fransızcadan sayısız sözcük ödünç aldı.English has borrowed numerous words from French.
Hâlâ biraz Fransızca hatırlayabiliyorum.I can still remember a little French.
Biri Fransa'da Fransızca konuşur.One speaks French in France.
Tom Fransızcayı oldukça iyi konuşabiliyor gibi görünüyor.Tom seems to be able to speak French fairly well.
Tom Mary'nin Fransızcayı nasıl bu kadar iyi öğrendiğini merak ediyordu.Tom wondered how Mary had learned to speak French so well.
Fransızca zordur.French is difficult.
Tom bana Fransızca öğretmek istediğini söylediTom told me he wanted to teach me French.
Tom bana Fransızca öğretmek istediğini ifade etti.Tom told me that he wanted to teach me French.
Tom bana Fransızca öğretmek istediğini söyledi.Tom said that he wanted to teach me French.
Burada Fransızca konuşmayı bilen tek kişi benmişim gibi görünüyor.It seems I'm the only one here who knows how to speak French.
Tom beklediğimden daha iyi Fransızca konuştu.Tom spoke French better than I expected.
Tom tezgahtarla Fransızca konuşmaya çalıştı.Tom tried to speak French to the saleslady.
Tom hiç Fransızca bilmiyor.Tom doesn't know French at all.
Tom hiç Fransızca mektuplar yazar mı?Does Tom ever write letters in French?
Tom hiç Fransızca bir mektup yazdı mı?Has Tom ever written a letter in French?
Tom bana Fransızca konuşup konuşamadığımı sordu.Tom asked me if I could speak French.
Tom bizlerden birinin Fransızca konuşup konuşamadığını sordu.Tom asked if any of us could speak French.
Tom Mary'nin Fransızca konuşup konuşamadığını merak etti.Tom wondered if Mary could speak French.
Tom neredeyse hiç Fransızca konuşmaz.Tom speaks almost no French.
Tom muhtemelen bize Fransızca öğretebilecek birini tanıyor.Tom probably knows someone who can teach us French.
Tom geçen yıl Fransızca öğrenmeye başladı.Tom started learning French last year.
Tom, Fransızca öğrenmeye geçen yıl başladıTom started learning French last year.
Ben sadece Fransızca ve İngilizce biliyorum.I know only French and English.
Elbette, Fransızca bilgim sınırlıdır.Certainly, my knowledge of French is limited.
Babam hem İngilizce hem de Fransızca konuşur.My father speaks both English and French.
"Wi-Fi"'yı Fransızcada nasıl telaffuz edersin?How do you pronounce "Wi-Fi" in French?
Fransızca anlayabilir misin?Can you understand French?

İlgili Sayfalar