fransızca ile cümle
fransızca kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Fransızca yerine Rusça öğrendik.We learned Russian instead of French.
Fransızca konuşmayı İngilizceden çok daha kolay buluyorum.I find it much easier to speak French than English.
Amcamın iyi Fransızca bilgisi var.My uncle has a good knowledge of French.
Benim deneyimlerime göre, Fransızca dil bilgisini öğrenmek bir yıl alır.According to my experience, it takes one year to master French grammar.
Babam hem İngilizce hem de Fransızca konuşabilir.My father can speak French as well as English.
Belirli bir dereceye kadar Fransızcayı anlayabilirim.I can understand French to a certain extent.
Şarkının Fransızca söylendiğini duydum.I heard the song sung in French.
Kızı işe alacağım çünkü Fransızca konuşabiliyor.I will employ the girl, because she can speak French.
Almanca yerine Fransızca öğrendim.I learned French instead of German.
Fransızcayı severim fakat iyi konuşamam.I like French, but I cannot speak it well.
Fransızcayı okuyamam.I cannot read French.
Fransızcayı bırak konuşmayı okuyamam bile.I can't read French, let alone speak it.
Konuşmak şöyle dursun, Fransızcayı okuyamam bile.I can't read French, let alone speak it.
Konuşmak şöyle dursun, Fransızca okuyamıyorum.I can't read French, let alone speak it.
Fransızca konuşamam.I can't speak French.
Kendimi Fransızca olarak ifade edemiyorum.I can't make myself understood in French.
Fransızcayla çok ilgilenirim.I am very interested in French.
Hiç Fransızca bilmiyorum.I don't know any French.
Ne Fransızca ne de Almanca konuşabilirim.I can speak neither French nor German.
Fransızca öğrenmek istiyorum.I want to learn French.
Ben Fransızcayı hiç konuşamam.I can't speak French at all.
Fransızcada uzmanlaşmaya karar verdim.I decided to major in French.
Fransızcayı asıl branş olarak alacağım.I am going to major in French.
Fransızca bilmiyorum.I don't know French.
Fransızca eğitimi yapmak istiyorum.I want to study French.
Fransızca çalışmak istiyorum.I want to study French.
Fransızca konuşabilirim.I can speak French.
İngilizceye ek olarak Fransızca eğitimi de alıyorum.I study French in addition to English.
Japonca, İngilizce, ve Fransızca konuşurum.I speak Japanese, English, and French.
Onun Fransızca söylediğini Japoncaya çevirdim.I interpreted what he said in French into Japanese.
Bu mektubu yarına kadar Fransızcaya çevirmeliyim.I must put this letter into French by tomorrow.
Öğretmenimiz İngilizcenin yanı sıra Fransızca da konuşur.Our teacher speaks French as well as English.
Fransızca'da uzman birisini arıyoruz.We are looking for someone who is proficient in French.
Çok boş zamanım olduğu için Fransızca çalışmaya karar verdim.Having lots of free time, I've decided to study French.
Haftada dört kez Fransızca dersimiz var.We have four French classes a week.
Bana Fransızcamda yardım etmek için bu hafta sonu biraz zamanın olacak mı?Will you have a little time this weekend to help me with my French?
Öğretmen tahtaya Fransızca kelime yazdı.The teacher wrote French words on the blackboard.
Eninde sonunda Fransızcayı iyice öğrenecek.Sooner or later, he will master French.
Onun Fransızca konuştuğunu duysan onu bir Fransız zannedersin.If you were to hear him speak French, you would take him for a Frenchman.
O İngilizce mi, Fransızca mı yoksa Almanca mı konuşur?Is he speaking English, French, or German?
O, İngilizce mi, Fransızca mı yoksa Almanca mı konuşuyor?Is he speaking English, French, or German?
Onun romanları İngilizce ve Fransızca olarak da yayınlanır.His novels also appear in English and French.
O İngilizcenin yanı sıra, Almanca ve Fransızca bilir.He knows German and French, not to mention English.
Sekiz yıldır Fransızca okuyor.He has been studying French for eight years.
Sekiz yıldır Fransızca çalışıyor.He has been studying French for eight years.
Fransızca romanın çevirisi onun üç aydan daha fazla süresini aldı.The translation of the French novel took him more than three months.
Kitabı Fransızcadan İngilizceye çevirdi.He translated the book from French into English.
O, Fransızcayı Almancaya tercih eder.He prefers French to German.
Fransızcayı Almancaya tercih eder.He prefers French to German.
Fransızca hakkında iyi bir okuma bilgisi var.He has a good reading knowledge of French.
O, Fransızca anlar.He understands French.
O Fransızcaya hakim.He has a good command of French.
O, Fransızcada akıcıdır.He is fluent in French.
Fransızca yazılan bir kitabı okuyabildi.He managed to read a book written in French.
O, Fransızcaya hakim olmaya çalıştı.He tried to master French.
O, hiç Fransızca bilmez.He doesn't know French at all.
Fransızca bilmediğini yanıtladı.He answered that he knew no French.
O ne Fransızca ne de Almanca bilir.He knows neither French nor German.
O Fransızca da konuşabilir.He can also speak French.
O, Fransızcayı iyi konuşamıyordu.He could not speak French well.