fransız ile cümle

fransız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Fransız Devrimi 1789 yılında başladı.The French Revolution began in 1789.
Tom çocuklarıma Fransızca öğretiyor.Tom teaches French to my children.
Tom patronu için bir mektubu Fransızcadan İngilizceye çevirdi.Tom translated a letter from French to English for his boss.
O, geçerli Fransızca konuşuyor ama o anlaşılır biçimde Almancada daha akıcı.He speaks passable French, but he is clearly more fluent in German.
Tom Fransızca okumaya ilgisini kaybetti.Tom has lost his interest in studying French.
Onun İngilizcesi, Fransızcasından daha iyidir.Her English is better than her French.
Tom Fransızcada geri kalanımızdan daha iyi.Tom is better at French than the rest of us.
Fransızcayı onu konuşabildiğimden daha iyi anlıyorum.I understand French better than I can speak it.
Ben Fransızcayı onu konuşabildiğimden daha iyi anlayabiliyorum.I can understand French better than I can speak it.
Fransızcada iyisin, değil mi?You're good at French, aren't you?
Ben Fransızca anlamadığım için sana yardım edemem.I can't help you because I don't understand French.
Tom Fransızca konuşmaz ve ben de.Tom doesn't speak French and I don't either.
Tom Fransızca konuşabiliyor ve ben de.Tom can speak French and so can I.
Tom Fransızca konuşamıyor ve ben de.Tom can't speak French and neither can I.
Babamla Fransızca, annemle de İngilizce konuşuyorum.I speak French to my father and English to my mother.
Babamın ana dili Fransızcadır ve annemin ana dili İngilizcedir.My father is a native French speaker and my mother is a native English speaker.
Tom üç yıl Fransızca okudu.Tom studied French for three years.
Fransızca konuşan bir yardımcıya ihtiyacım var.I need an assistant who speaks French.
Bir Fransız film izlemek istiyorsun, değil mi?You want to watch a French film, right?
Hiç Fransızca konuşan elemanınız var mı?Do you have any French-speaking employees?
Keşke senin kadar akıcı biçimde Fransızca konuşabilsem.I wish I could speak French as fluently as you.
Fransızcayı akıcı biçimde konuşurum.I speak French fluently.
Tom neden Fransızca çalışmaya başladı?Why did Tom start studying French?
Tom hâlâ çok Fransızca konuşmuyor.Tom still doesn't speak much French.
Tom hâlâ pek Fransızca bilmiyor.Tom still doesn't speak much French.
"Özgürlük, eşitlik, kardeşlik" bir Fransız sloganıdır."Liberty, equality, fraternity" is a French motto.
Bu yaygın bir Fransız ifadesidir.It's a common French expression.
"Je t'aime" Fransızcada "seni seviyorum" anlamına gelir."Je t'aime" means "I love you" in French.
O sadece İngilizce konuşmaz, o Fransızca da konuşur.He not only speaks English, he speaks French, too.
O sadece İngilizce konuşmaz, Fransızca da konuşur.He not only speaks English, he speaks French as well.
Hızlı konuşulduğunda Fransızcayı anlamam zor.It's difficult for me to understand French when it's spoken quickly.
Çabuk konuşulduğunda Fransızcayı anlamam zor.It's hard for me to understand French when it's spoken quickly.
Hızla konuşulduğunda Fransızcayı anlamayı zor buluyorum.I find it difficult to understand French when it's spoken quickly.
Kendi başıma Fransızca çalışıyorum.I am studying French by myself.
O zamanlar Fransızcada çok akıcı değildim.I wasn't very fluent in French back then.
Fransız Devrimi 16.Louis dönemi sırasında başladı.The French Revolution began during Louis XVI's reign.
Açık olmayan Fransızca değildir.What is not clear is not French.
Fransız Devrimi 1789 yılında gerçekleşti.The French Revolution took place in 1789.
Sanırım Tom iyi Fransızca konuşur.Tom speaks French well, I think.
Tom'un Fransızca konuşabildiğini bilmediğine şaşırdım.I'm surprised that you didn't know that Tom could speak French.
Tom'un Fransızca konuşamadığını bilmediğine şaşırdım.I'm surprised that you didn't know that Tom couldn't speak French.
Keşke Tom'un Fransızca konuşamadığını bilseydim.I wish I'd known that Tom couldn't speak French.
Keşke Tom'un Fransızca konuşabildiğini bilseydim.I wish I'd known that Tom could speak French.
Bu bir Fransız şarabı mı?Is it a French wine?
Tom bana babasının Fransızca konuşabildiğini söyledi.Tom told me his father could speak French.
Fransızcanın zor olduğunu düşünüyorum.I think French is difficult.
Birazcık Fransızca konuşabilirim.I can speak a tiny bit of French.
Belki Tom Fransızca konuşamaz.Maybe Tom can't speak French.
Nasıl Fransızca konuşacağımı bilmiyorum.I don't know how to speak French.
Fransızca öğrendiğim tek dil değil.French is not the only language that I learn.
Tom sadece İngilizce değil aynı zamanda Fransızca da konuşabildiğini söyledi.Tom said that he could speak not only English, but also French.
Tom'un Fransızca konuştuğunu bana söylemedin.You didn't tell me that Tom speaks French.
Tom'un çocukları Fransızcayı mükemmel şekilde konuşuyor.Tom's children speak French perfectly.
Fransızca senin ana dilin mi?Is French your native language?
O, Fransızca hakkında her şeyi biliyor.She knows everything about French.
Sana Fransızca okuyacağını düşündüren ne?What made you think that you would study French?
Quebec'te Fransızca bir milyondan fazla kişi tarafından konuşulmaktadır.In Quebec, French is spoken by over a million people.
Tom artık Fransızca okumuyor.Tom doesn't study French anymore.
Tom'un Fransızcası gelişti.Tom's French has improved.
Tom'un Fransızcası iyileşti.Tom's French has gotten better.

İlgili Sayfalar