fransız ile cümle

fransız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Fransızcam gerçekten o kadar kötü mü?Is my French really that bad?
Tom'un konuşabileceği tek dil Fransızca.The only language Tom can speak is French.
Ben yalnızca Fransızca konuşabilirim.I can only speak French.
Gelecek yıl Fransızca çalışmak istiyorum.I want to study French next year.
Tom'un gelecek yıl Fransızca çalışacağını sanmıyorumI don't think Tom is going to study French next year.
Sanırım çok iyi Fransızca konuşurum.I think I speak French very well.
Çok iyi Fransızca konuşurum.I speak French very well.
Sanırım oldukça iyi Fransızca konuşurum.I think I speak French fairly well.
Sanırım Fransızca'yı oldukça iyi konuşuyorum.I think I speak French fairly well.
Sadece üç hafta içinde yeterince Fransızca öğrenemeyeceğini biliyordum.I knew you wouldn't be able to learn enough French in just three weeks.
Sadece üç hafta içinde Tom'un yeterince Fransızca öğrenemeyeceğini biliyordum.I knew Tom wouldn't be able to learn enough French in just three weeks.
Tom bana Fransızca öğretmeninin kim olduğunu söylemedi.Tom didn't tell me who his French teacher was.
Bugün Fransızca çalışmaya başladım.I started studying French today.
O bizim Fransızca öğretmenimiz.That's our French teacher.
Tom'un Fransızcası Mary'ninkinden anlaması daha kolay.Tom's French is easier to understand than Mary's.
Tom ofisimizdeki başka bir kişiden daha iyi Fransızca konuşur.Tom speaks French better than any other person in our office.
Dün gece üç saat Fransızca çalıştım.I studied French for three hours last night.
Üç ay içinde akıcı şekilde Fransızca konuşmayı öğrenebileceğini gerçekten düşünüyor musun?Do you really think you can learn to speak French fluently in three months?
Üç ay sonra akıcı Fransızca konuşmayı öğrenebileceğini gerçekten düşünüyor musun?Do you really think you can learn to speak French fluently in three months?
Üç ay boyunca sadece Fransızca çalıştım.I've only studied French for three months.
Fransızcam çok sınırlı.My French is very limited.
Tom gerçekten onu öğrenmek istiyorsa her gün Fransızca çalışması gerektiğini biliyordu.Tom knew that he should study French every day if he really wanted to learn it.
Fransızcamın geliştiğine dair içimde bir his var.I have the feeling that my French is improving.
Fransızcan çok iyi.Your French is very good.
Hiç Fransızca biliyor musun?Do you know any French?
Bu belgeyi Fransızcaya tercüme edebilir misin?Could you translate this document into French?
Hem Tom hem de Mary Fransızca konuşabiliyor mu?Can both Tom and Mary speak French?
Fransızca konuşamadığın doğru mu?Is it true that you can't speak French?
Tom'un Fransızca konuşmayı bilmediğini nasıl bildin?How did you know that Tom didn't know how to speak French?
Hâlâ Fransızca çalışıyor musun?Are you still studying French?
Fransızca öğreniyor musun?Are you learning French?
Tom Fransızca okumak istemiyor.Tom doesn't want to study French.
Tom Fransızca okumak istemiyordu.Tom didn't want to study French.
Tom Fransızca okuyacağını söyledi.Tom said he was going to study French.
Fransızca okumak istiyordum.I wanted to study French.
Onlardan hiçbiri Fransızca bilmiyor.None of them know French.
Fransızcada daha iyi olmak istiyorum.I want to become better at French.
Tom aslında Fransızcada oldukça iyidir.Tom is actually pretty good at French.
Tom aslında Fransızca'da oldukça iyiTom is actually pretty good at French.
Tom Fransızcada iyi değildir.Tom isn't good at French.
Sanırım Tom Fransızca biliyor.I think Tom knows French.
Benim en sevdiğim ders Fransızca.My favorite subject is French.
Sanırım Fransızca öğrenmek zorunda kalacağım.I guess I'm going to have to learn French.
Tom Mary ile Fransızca konuştu.Tom talked to Mary in French.
Ben kendimi Fransızcada oldukça akıcı düşünüyorum.I consider myself fairly fluent in French.
Tom'un Fransızca söylediklerinin çoğunu anlayabiliyorum.I can understand most of what Tom says in French.
Fransızca konuşmalar yapmayı zor buluyorum.I find it difficult to give speeches in French.
Bunun çoğu Fransızca.Most of it's in French.
Bu Fransızca yazılmamış.It's not written in French.
Tom Fransızcada çok iyi yapıyor.Tom is doing very well in French.
Tom çocuklarına Fransızca öğretti.Tom taught his children French.
Tom Mary'nin çocuklarına Fransızca öğretti.Tom taught Mary's children French.
Tom Fransızca konuşmayı tercih etmediğini söyledi.Tom said he'd rather not speak French.
Sanırım Tom nasıl Fransızca konuşacağını bilmiyor.I think Tom doesn't know how to speak French.
Hepimiz nasıl Fransızca konuşacağımızı biliyoruz.We all know how to speak French.
Tom muhtemelen Fransızca konuşamadığımı düşünüyordu.Tom probably thought I wasn't able to speak French.
Fransızca konuşabilen birini tanıdığımı sanmıyorum.I don't think I know anyone who can speak French.
Tom'un arkadaşlarından hiçbiri Fransızca konuşamıyordu.None of Tom's friends could speak French.
Tom Fransızca konuşabilen birini tanımıyordu.Tom didn't know anyone who could speak French.
Tom Fransızca konuşabilen birini tanımadığını söyledi.Tom said he didn't know anyone who could speak French.

İlgili Sayfalar