frank ile cümle
frank kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
1
HECE
10
ORT. KELİME
1596 yılında Birstein´da (Frankfurt am Main) saray papazlığına getirilmiştir.1596 m. Pretorijus tapo Biršteino kunigaikščio (Frankfurtas prie Maino) pastoriumi.
Frank Gehry (İngilizce).Franciszek Gągor (anglų k.)
Frankfurt’ın eski başhahamıdır ve bugün Antwerpen, Belçika'da yaşamaktadır.Anksčiau jis ėjo Frankfurto prie Maino vyriausiojo rabino pareigas, dabar gyvena Antverpene, Belgijoje.
Katılmasından beş ay sonra Franklin de grubu terk etti.Franklin po penkių mėnesių paliko grupę, dėl neigiamos atmosferos grupėje.
Ancak frank sözcüğünün kökeniyle ilgili pek çok farklı iddia vardır.Yra įvairių teorijų apie frankų pavadinimo kilmę.
1752 - Benjamin Franklin, uçurtma deneyi ile yıldırımın elektrik akımı olduğunu ispatladı.Kovas Birželio 15 d. – Bendžaminas Franklinas eksperimentu įrodė, kad žaibas yra elektros išlydis.
O günlük, Anne'nin babası olan Otto Frank tarafından Miep Gies'e verildi.Anos Frank dienoraštį išleido jos tėtis Otas Frankas.
Araç ilk defa 2003 Frankfurt Otomobil Fuarı'nda bir konsept otomobil olarak tanıtılmıştır.Pirmą kartą automobilis buvo pristatytas kaip dizaino koncepcija 2003 metų Niujorko automobilių parodoje.
2002 yılında da 500 frank piyasaya sürüldü.2002 m. buvo auginama 17 500 kiaulių.
"Fransa" adı, Frankların yurdu anlamına gelen Francia sözcüğüne dayanır.Prancūzijos pavadinimas kilęs iš lotyniško žodžio Francia, kuris pažodžiui reiškia „frankų žemės“.
İlçenin adı ABD başkanı Franklin Pierce'den gelmektedir.Ameerika Ühendriikide presidendi Franklin Pierce'i järgi.
Ama ölümleri üzerine, Franklara göre, kral sık sık oğulları arasında bölünecektir.Pärast kuninga surma jagati Frangi kuningriiki sageli pärijate vahel.
1874 yılında Frankfurt Borsası Börsenplatz'a yeni binasına taşındı.1874 kolis Frankfurdi börs uude hoonesse Börsi väljakul (Börsenplatze).
Ortaçağ'dan beri Frankfurt, Almanya'nın en önemli kent merkezlerinden biri olmuştur.Keskajast alates on Frankfurt olnud Saksamaa vürstiriikide tähtsamaid linnu.
Max Ferdinand Scheler (22 Ağustos 1874, Münih - 19 Mayıs 1928, Frankfurt), Alman filozoftur.Max Ferdinand Scheler (22. august 1874 München – 19. mai 1928 Frankfurt) oli saksa filosoof.
1818'da Mary Shelley'in kitabı "Frankenstein" yayımlandı.Film põhineb Mary Shelley 1818. aasta romaanil "Frankenstein".
Oturum 18 Mayıs 1848'den 31 Mayıs 1849'a kadar Frankfurt'taki Aziz Pavlus Kilisesi'nde gerçekleştirildi.Selle töö toimus Frankfurdis Pauli kirikus 18. maist 1848 kuni 31. maini 1849.
Aynı yılın sonbaharında Anne Frank ve ablası Margot Bergen-Belsen kampına gönderilirler.Seitse kuud pärast arreteerimist surid Anne ja tema õde Margot Frank Bergen-Belseni koonduslaagris tüüfusse.
KRD'nin bu tahmini 1970'lerde David Politzer, Frank Wilczek ve David Gross tarafından keşfedilmiştir.Teooria tänapäeval tuntud kuju formuleerisid 1975 David Politzer, David Gross ja Frank Wilczek.
O günlük, Anne'nin babası olan Otto Frank tarafından Miep Gies'e verildi.Mõlemad fondid lõi Anne Franki isa Otto Frank.
Aretha Louise Franklin (25 Mart 1942 - 16 Ağustos 2018), Amerikalı şarkıcı ve müzisyen.Aretha Louise Franklin (25. märts 1942 Memphis – 16. august 2018 Detroit) oli USA laulja ja pianist.
8. yüzyıl boyunca Frankların yönetimini Karolenj İmparatorluğu devraldı.8. sajandil võtsid Frangi riigis võimu üle Karolingid.
1848 yılında ise Frankfurt Meclisi’nde vekil olmuştur.Oli 1848 Frankfurdi parlamendi saadik.
Kurgusunu Frank Morris yapmıştır.Tema matused maksis kinni Frank Sinatra.
Ayrıca Franko'yu çıkardığı idam hükümleri için tebrik etmiştir.Ühtlasi vabastas ta ekskommunikatsioonist need, kellele Nestorius oli seda määranud.
Benjamin Franklin'den adını almıştır.Maakond sai nime Benjamin Franklini järgi.
Aynı zamanda Frank öldü sanılır.On oletatud ka seda, et ta tapeti.
Victor Frankenstein Mary Shelley'in Frankenstein ya da Modern Prometheus isimli romanının baş karakteri.Tema tütar oli Mary Shelley, kes on romaani "Frankenstein ehk tänapäeva Prometheus" autor.
Horst Ludwig Störmer (6 Nisan 1949, Frankfurt), Alman fizikçi.Horst Ludwig Störmer (sündinud 6. aprill 1949) on saksa päritolu Ameerika Ühendriikide füüsik.
1 Haziran 1998 tarihinde Almanya, Frankfurt genel merkez olmak üzere kurulmuştur.1. juunil 1998 asutati Frankfurdis ametlikult Euroopa Keskpank.
Tüm polisler bu kaçış planının arkasında Franklin'in olduğunu düşünmektedirler.Need olid isikud, kes pöörasid Frankli arvates oma tragöödia triumfiks.
Merkezi Frankfurt'tadır.Selle peakorter asub Frankfurdis.
O zamanlar, Frankfurt Avrupa’nın en büyük ticari merkezi haline gelmiştir.Sellest hoolimata kasvas Frankfurt üheks suurimaks kaubandus- ja rahanduskeskuseks Euroopas.
Sonra şehir Lombardlar ve Franklar tarafından işgal edildi.Alates 7. sajandist käis Monaco lombardlaste ja frankide käest kätte.
Daha sonra Eintracht Frankfurt kulübüne transfer oldu.See ilmus Frankfurdi raamatulaada puhul.
1949 da Frank Lloyd Wright ile beraber çalıştı.Ta tegi koostööd teiste hulgas ka Frank Lloyd Wrightiga.
Frankfurt Büyük Dükalığı, Napolyon Bonapart tarafından kurulan Alman devleti.Frankfurdi suurhertsogkond oli Napoleoni loodud Saksa satelliitriik.
Enies Lobby'de Franky'ye yenilir.Ise kaldus ta Franzi konservatiivsusesse.
25 sent, 50 sent ve 1 franklık madeni paralar basıldı.25 ja 50 piastri ja 1 naela väärtusega paberrahad on käibelt kõrvaldatud.
John Franklin Candy (31 Ekim 1950 - 4 Mart 1994) Kanadalı bir komedyen ve aktördü.John Candy (31. oktoober 1950 Toronto – 4. märts 1994) oli Kanada filminäitleja ja koomik.
1998'de Frankfurt'ta ikinci CD kaydını yaptı.Aprillis 1998 salvestati Luxembourgis ühine CD.
19 Mart 2017 tarihinden beri Federal Cumhurbaşkanlığı görevini Frank-Walter Steinmeier yürütmektedir.12. veebruaril 2017 valiti Frank-Walter Steinmeier Saksamaa Liitvabariigi presidendiks.
Sonra Amerika’ya giderek, başkan Franklin D. Roosevelt’le görüştü.Samal päeval lennati edasi Washingtoni, kus delegatsioon kohtus president Franklin Rooseveltiga.
Franklin ödül ilanından evvel ölmüştür.Collard suri paar päeva enne auhindade kätteandmistseremooniat.
Dindar Ludwig Frankların büyük imparatoru Şarlman'ın oğluydu.Ludwig Vaga oli Frangi riik kuninga Karl Suure poeg.
Frank, Jenifer'i barınaktan alıp evine götürür ve ona yatacak bir yer hazırlar.Näiteks tungib keegi Caesari koju ja viib minema tema voodi.
1961'de Frank Drake meşhur formülünü öne sürdü, ama bence yanlışi bir şeye konsantre oldu.1961-ben Frank Drake megfogalmazta a híres egyenletét, de szerintem nem a megfelelő dolgokra koncentrált.
1961'de Frank Drake meşhur formülünü öne sürdü, ama bence yanlışi bir şeye konsantre oldu.1961년 프랭크 드레이크는 유명한 방정식을 만들었지만 저는 그가 잘못된 것들에 집중하고 있었다고 생각합니다.
1961'de Frank Drake meşhur formülünü öne sürdü, ama bence yanlışi bir şeye konsantre oldu.En 1961, Frank Drake hizo su famosa ecuación, pero creo que se concentró en las cosas equivocadas.
1961'de Frank Drake meşhur formülünü öne sürdü, ama bence yanlışi bir şeye konsantre oldu.În 1961, Frank Drake a realizat ecuaţia sa celebră, dar cred că s-a concentrat pe lucruri greşite.
1961'de Frank Drake meşhur formülünü öne sürdü, ama bence yanlışi bir şeye konsantre oldu.V roce 1961 Frank Drake vytvořil svou slavnou rovnici, ale já myslím, že se soustředil na špatné věci.
1961'de Frank Drake meşhur formülünü öne sürdü, ama bence yanlışi bir şeye konsantre oldu.W 1961 r. Frank Drake stworzył słynne równanie, ale myślę, że skupił się na niewłaściwych rzeczach.
1961'de Frank Drake meşhur formülünü öne sürdü, ama bence yanlışi bir şeye konsantre oldu.Το 1961 ο Φρανκ Ντρέηκ επινόησε την διάσημη εξίσωσή του, όμως νομίζω πως επικεντρωνόμαστε σε λάθος πράγματα.
1961'de Frank Drake meşhur formülünü öne sürdü, ama bence yanlışi bir şeye konsantre oldu.ב-1961 הציג פרנק דרייק את המשוואה הידועה שלו, אך לדעתי הוא התרכז בדברים הלא-נכונים.
1961'de Frank Drake meşhur formülünü öne sürdü, ama bence yanlışi bir şeye konsantre oldu.في عام 1961 فرانك درايك وضع معادلته الشهيرة لكنني اعتقد انه ركز على الأشياء الخطأ
1961'de Frank Drake meşhur formülünü öne sürdü, ama bence yanlışi bir şeye konsantre oldu.私は間違った方向に偏っていると思います この方程式はとても有益でした
(Alkışlar) Frank, bu çok güzeldi, ve çok dokunaklı.Frank, det var jättefint, så rörande.
Ama yine de bu sorun için milyarlarca İsveç frankı harcıyoruz.하지만 우리는 이 문제에 대해 몇 10억 스위스 프랑을 쓰고 있습니다.
Ama yine de bu sorun için milyarlarca İsveç frankı harcıyoruz.A aj tak sa míňajú milióny švajčiarskych frankov na riešenie tohto problému.
Ama yine de bu sorun için milyarlarca İsveç frankı harcıyoruz.A wydajemy ich miliardy na to zagadnienie.