Fransızcanın sorunu açıklamak için yeterince iyi olduğunu düşünüyor musun?Do you think your French is good enough to explain the problem?
Üzgünüm ama ben çok iyi Fransızca konuşmam.I'm sorry, but I don't speak French very well.
Onların konuştuğu dil bana Fransızca gibi geldi.The language they were speaking sounded like French to me.
Hiç Fransızca şarkı biliyor musun?Do you know any French songs?
Profesör, Fransa tarihi üzerine bir sunum yaptı.The professor gave a presentation on the history of France.
Öğretmen, Fransa tarihi üzerine bir sunum yaptı.The teacher gave a presentation on the history of France.
Bugünlerde yediğiniz hemen her şey yüksek fruktozlu mısır şurubu içeriyor.High fructose corn syrup is found in about everything you eat these days.
Fransızca konuştu.She spoke French.
Fransızca konuşmuş muydum?Had I spoken French?
Fransızca konuşmamıştı.She hadn't spoken French.
Bugün gelmiş olsaydın sana bin frank verecektim.If you had come today, I would have given you a thousand francs.
Bana Fransızca öğreten öğretmeni tanıyor musunuz?Do you know the teacher who taught me French?
Öfkemi frenleyemedim.I couldn't contain my anger.
Onu Fransızca söylemeye çalışacağım.I'll try to say it in French.
Bunu Fransızca olarak söylemeye çalışacağımI'll try to say it in French.
Çok kötü bir şekilde Fransızca konuşuyorum.I speak French very poorly.
Tom ne zaman Fransızca öğrenmeye başladı?When did Tom start studying French?
Fransızca konuşmayı daha sık pratik yapmalıyım.I need to practice speaking French more often.
Ben hiç Fransızca bilmiyorum.I never speak French.
Fransızca'nızdan çok etkilendim.I'm impressed with your French.
Fransa'ya taşınmadan önce, İsveç'te yaşıyordu.Before she moved to France, she lived in Sweden.
O, Fransızca konuşabilir ve yazabilir.He can speak and write in French.
Onun Fransızcası akıcı değil.Her French is not fluent.
15 yaşımdan beri Fransızca çalışıyorum.I have studied French since I was 15.
Onlar Fransız değil.They're not French.
Fransızcayı akıcı bir şekilde konuşur.She speaks French fluently.
Hiçbirimiz Fransızca bilmiyoruz.None of us speaks French.
Hiçbirimiz Fransızca konuşmuyoruz.None of us speaks French.
Hiçbirimiz Fransızca konuşamıyoruz.None of us can speak French.
Tom, Fransızca öğrenmeye niyetli görünüyor.Tom seems intent on mastering French.
Tom Fransızcada ilerliyor.Tom is progressing in French.
Tom ve Mary yavaş yavaş Fransızca konuşuyordu.Tom and Mary were speaking softly in French.
Ben Tom'un hiç Fransızca bildiğinden şüpheliyim.I highly doubt Tom knows any French.
Ayağını frenden çek Tom.Don't ride the brake, Tom.
Ayağını frende tutma Tom.Don't ride the brake, Tom.
Tom frenlerine bastı.Tom slammed on his brakes.
Fransızca okudum, hatırlıyor musun?I've studied French, remember?
Tom Fransızca çeviriyi okudu ve onun doğru göründüğünü düşündü.Tom read the French translation and thought it sounded OK.
Tom'un Fransızcası zaten oldukça iyi.Tom's French is already rather good.
Tom'un Fransızcası çok iyi.Tom's French is very good.
Tom üniversitede iken muhtemelen Fransızca öğrenmiş olabilir.Tom might possibly have studied French when he was in college.
Tom uzun süredir Fransızca çalışıyor.Tom has been studying French a long time.
Çok uzun süredir Fransızca çalışıyorum.I've been studying French for a very long time.
Lütfen artık Fransızca konuşma.Please don't speak French anymore.
Tom hiç Fransızca okumadı.Tom has never studied French.
Tom resmen Fransızca okumadığını söyledi.Tom said that he had never formally studied French.
Tom Fransızca anlamadığını söyledi.Tom said that he didn't understand French.
Tom Mary'nin Fransızca anlamadığının farkında değildi.Tom wasn't aware that Mary couldn't understand French.
Onlar Fransızca anlamıyorlar.They don't understand French.
Tom burada Fransızca anlamayan tek kişi.Tom is the only one here who doesn't understand French.
Tom'un Fransızca konuşma tarzından etkilendim.I was impressed by the way Tom spoke French.
Üç ay önce, tek kelime Fransızcanın nasıl söylenileceğini bile bilmiyordum.Three months ago, I didn't even know how to say one word of French.
Tom Fransızca konuşurken nadiren hatalar yapar.Tom seldom makes mistakes when he's speaking French.
Ben hâlâ Fransızca okuyorum.I'm still studying French.
Fransızca okuduğunu biliyorum.I know you've been studying French.
Tom zaten Fransızca okumaya başladı.Tom has already begun studying French.
Tom Mary'nin neden Fransızca okuduğunu biliyordu.Tom knew why Mary was studying French.
Tom'un Fransızca konuşabildiğini ben bile bilmiyordum.I didn't even know Tom could speak French.
Fransızca konuşabildiğini söylediğini sandım.I thought you said you could speak French.
Fransızca konuşabildiğini sandım.I thought that you could speak French.