O Fransız olabilirdi.She could be French.
Ben Freud okumaktan hoşlanmıyorum.I don't like to read Freud.
Bu Fransız peynirimiz var. O çok iyi fakat biraz pahalı.We have this Camembert. It's very good, but a little more expensive.
İki yıl önce Fransa'ya gittim.I went to France two years ago.
İngiltere ve Fransa, Manş deniziyle ayrılır.England and France are separated by the English Channel.
İngiltere ve Fransa, Manş denizi tarafından ayrılır.England and France are separated by the English Channel.
Ordu, Fransa ve İspanya arasındaki sınırı koruyor.The army is protecting the border between France and Spain.
Fransa'da çok iyi karayolları var.In France there are very good highways.
Önümüzdeki cuma günü French House'la dans var.There is a dance at the French House next Friday.
Kasiyer, yüz franklık banknotu alacak.The cashier will take the one-hundred-franc bill.
Ben demiryolu ile İtalya'dan Fransa'ya gideceğim.I shall go from Italy to France by railroad.
Fransa'nın güneyindeki iklim ideal.The climate in the south of France is ideal.
Çoğu Fransız, idam cezasına karşıdır.Most French people are against capital punishment.
Biz Fransızcada vücudun parçalarını öğreneceğiz.We will learn the parts of the body in French.
Futbolda dünya kupasını 1998'de Fransa kazandı.France won the World Cup in soccer in 1998.
Victor Hugo çok ünlü bir Fransız yazardır.Victor Hugo is a very famous French writer.
Fransız Rivierası kıyısının çok güzel plajları vardır.The coast of the French Riviera has very beautiful beaches.
Fransa'da öğle yemeği iki civarında yenir.In France, lunch is eaten at around two.
Fransa'da, maden suyu genellikle restoranlarda içilir.In France, mineral water usually is drunk in restaurants.
Air France çalışanları geçen yaz grevdeydiler.The employees of Air France were on strike last summer.
Pireneleri geçerek Fransa'dan İspanya'ya gittik.We went from France to Spain by crossing the Pyrenees.
İsviçre, Fransa'nın doğusundaki ülkedir.Switzerland is the country to the east of France.
Bu Fransızca alıştırmalar kolay değil.These French exercises are not easy.
O, her yaz Fransa'da ailesinin evine gider.She goes to her family's home in France every summer.
Loire, Fransa'daki en uzun nehirdir.The Loire is the longest river in France.
Futbol, Fransızların favori sporudur.Soccer is the favorite sport of the French.
Fransa İtalya'dan, Alplerle ayrılmıştır.France is separated from Italy by the Alps.
O, New York'ta Fransızca dersi verir.He teaches French in New York.
O, New York'ta Fransızca öğretir.He teaches French in New York.
Biraz Fransız kızartması lütfen.Some french fries, please.
Başbakan, Fransa'nın hükümetinin başıdır.The prime minister is the head of the government of France.
Air France pilotları greve gittiler.The pilots of Air France went on strike.
Fransa ve İngiltere arasındaki savaş yüz yıl sürdü.The war between France and England lasted one hundred years.
Fransız parfümleri üzerindeki vergiler, ABD'de arttırılmıştır.Taxes on French perfumes have been increased in the United States.
Banque de France'ın nerede bulunduğunu bana gösterir misiniz?Would you please show me where the Banque de France is located?
O uzun bir süredir Fransa'da yaşayan bir İtalyan Yahudisidir.He is an Italian Jew who has lived in France for a long time.
Muhteşem kazaklar, Fransız koyunlarının yününden yapılmış.Magnificent sweaters are made from the wool of French sheep.
Sonunda Fransa'daki arkadaşımdan bir mektup aldım.I have finally received a letter from my friend in France.
Fransa'da iyi ye.You eat well in France.
Fransa'da pek çok genç insanın motosikleti var.In France, many young people have motorcycles.
Atlantik Okyanusu, Fransa'yı Amerika Birleşik Devletlerinden ayırır.The Atlantic Ocean divides France from the United States.
Fransa'nın batısında Atlantik Okyanusu vardır.To the west of France is the Atlantic Ocean.
Bir Fransız için iyi İngilizce konuşuyor.He speaks English well for a Frenchman.
İki ülke Fransa ve İtalya, Alpler tarafından ayrılır.The two countries of France and Italy are divided by the Alps.
Fransız Rivierasının plajları çok güzeldir.The beaches of the French Riviera are very beautiful.
Fransa'da benzin Amerika Birleşik Devletleri'nden daha pahalıdır.Gasoline costs more in France than in the United States.
Fransa'da çocuklar yaşlı insanlara karşı her zaman nazik olmalıdırlar.Children must always be polite to older people in France.
Marsilya, Fransa'nın çok önemli bir limanıdır.Marseille is a very important port of France.
Fransa'nın Kültür Bakanı ile bir iş arıyorum.I am looking for a job with the Cultural Minister of France.
Fransa'ya dönmeyi umuyorum.I hope to return to France.
Ben sadece eski Fransızca öğretmenimi görmek için üniversiteye gittim.I went to the university only to see my former French teacher again.
Fransa'da 17.yüzyıl klasik edebiyat dönemidir.In France, the seventeenth century is the period of classical literature.
İnsanlar Fransa'da sekiz otuz civarında akşam yemeği yerler.People have supper around eight-thirty in France.
Fransızların favori sporu futboldur.The favorite sport of the French is soccer.
Manş denizi Fransa'yı İngiltere'den ayırır.The English Channel separates France from England.
Comédie Française, Molière'in oyunlarını gösteren tiyatrodur.The Comédie Française is the theater that shows Molière's plays.
Bu el yazısı eseri Fransızcadan İngilizceye çevirebilir misin?Can you translate this manuscript from French to English?
O on yıldır Banque de France için çalışıyor.He has been working for the Banque de France for ten years.
Onun Fransızca profesörünün öldüğünü ona söyledim zaman onu üzmüş olmalıydım.I must have made him sad when I told him that his French professor had died.
Teksas eyaleti, Fransa ile hemen hemen aynı boyuttadır.The State of Texas is almost the same size as France.