Ana içeriğe geç
Sözlük

fr ile cümle

fr kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Bunu Fransızca söylemenin en iyi yolu nedir?What's the best way to say this in French?
Seninle tekrar Fransızca konuşmayacağım.I will not speak French with you again.
Martin Francesca kadar uzun.Martin is as tall as Francesca.
Francesco'nun dolma kalemi benimkinden çok daha iyi.Francesco's pen is much better than mine.
Onların Fransızcada Fransız kornosuna ne dediklerini biliyor musun?Do you know what they call a French horn in French?
Fransızca testinden başarısız olduğumu nasıl bildin?How did you know I failed my French test?
Fransızca öğrenmek istemediğimi sana söylemeyi sürdürüyorum.I keep telling you I don't want to study French.
Rus pasaportum var ama ben Fransızım.I have a Russian passport, but I'm French.
Bize Fransızca bir şarkı söyle.Sing us a song in French.
Seyirci Fransızca çevirisini duymadan önce güldü.The audience laughed before they even heard the translation in French.
Tom hem Fransızca hem de İngilizce okudu.Tom has studied both French and English.
Tom'un Fransızcası o, Fransa'ya taşındığından beri gelişti.Tom's French has improved since he moved to France.
Fransızca çalışmanı öneriyorum.I suggest you study French.
Fransızcan gerçekten iyi. Nerede okudun?Your French is really good. Where did you study?
Tom Fransızcada çok iyidir.Tom happens to be very good at French.
Neden Tom Fransızca öğreniyor?Why is Tom learning French?
John ve Fred bir bandoda çalmıyor.John and Fred don't play in a band.
Franklin Amerikalılara yardım etmesi için Fransa'yı ikna ediyor.Franklin convinces France to help Americans.
Franklin'in fikirleri Pennsylvania Üniversitesinin temelini oluşturmuştur.Franklin's ideas formed the basis of the University of Pennsylvania.
Franklin ekolojik bir soba yarattı.Franklin created an ecological stove.
Tom burada nasıl Fransızca konuşacağını bilen tek kişidir.Tom is the only one here who knows how to speak French.
Tom burada Fransızca konuşmayan tek kişi.Tom is the only one here who doesn't speak French.
Tom sınıfımızda Fransızca çalışmak isteyen tek kişi.Tom is the only one in our class who really wants to study French.
Tom Fransızca ders kitabını kaybetti.Tom lost his French textbook.
Tom Fransızca öğrenmeye başlama kararı verdi.Tom has decided to start studying French.
Tom Fransızca anlamak konusunda zor zaman geçiriyordu.Tom had a hard time making himself understood in French.
Tom derdini Fransızca anlatmakta zorluk çekiyordu.Tom had a hard time making himself understood in French.
Tom oğlunu Fransızca öğrenmesi için yüreklendirdi.Tom encouraged his son to study French.
Tom gerçekten Fransızca konuşmuyor.Tom doesn't really speak French.
Tom nasıl Fransızca konuşacağını bilmiyor.Tom doesn't know how to speak French.
Oradaki şu insanlar Fransızca konuşuyorlar.Those people over there are speaking French.
Tom Fransızcada akıcıydı.Tom was fluent in French.
Tom patronu için Fransızca mektubu İngilizceye çevirdi.Tom translated the French letter into English for his boss.
Tom Fransızca konuşmamı söyledi.Tom told me you speak French.
Tom seninle Fransızca konuşmamı söyledi.Tom told me to speak to you in French.
Tom kendisine Fransızca öğretti.Tom taught himself French.
Tom her sabah işe gitmeden önce Fransızca çalışır.Tom studies French every morning before he goes to work.
Tom çok akıcı Fransızca konuşur.Tom speaks French very fluently.
Tom İngilizcenin yanı sıra Fransızca da konuşur.Tom speaks French as well as English.
Tom neredeyse Mary kadar iyi Fransızca konuşuyor.Tom speaks French about as well as Mary does.
Tom gerçekten iyi Fransızca konuşur.Tom really speaks French well.
Tom neredeyse hiç Fransızca konuşmuyor.Tom hardly speaks any French.
Neden Fransızca bu kadar zordur?Why is French so difficult?
Tom sadece Fransızca konuştu.Tom only spoke French.
Tom Fransızcayı iyi konuştu.Tom spoke French well.
Tom sadece Fransızca biliyor.Tom only speaks French.
Konuştuğun Fransızca mıydı?Was that French you were just speaking?
Onların hepsi Fransızca konuşuyor.They all speak French.
Hiç birimiz Fransızca bilmiyor.None of us speak French.
Onların hepsi Fransızca konuşur.All of them speak French.
Onların hiçbiri Fransızca konuşmaz.None of them speak French.
Tom Fransızca konuştuğunu söyledi.Tom said you speak French.
Fransızca konuşamıyorum.I still can't speak French.
Fransızca konuşmak zorundasın.You've got to speak French.
Tom çok az Fransızca konuşabildi.Tom could barely speak French.
Siz hepiniz Fransızca konuşuyorsunuz, değil mi?All of you speak French, right?
Fransızca konuşuyorsun, değil mi?You do speak French, don't you?
Çoğunuz Fransızca konuşuyor değil mi?Many of you speak French, right?
Neredeyse hepimiz Fransızca konuşabiliriz.Almost all of us can speak French.
Hemen hemen hepimiz Fransızca konuşabiliriz.Almost all of us can speak French.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod