Ana içeriğe geç
Sözlük

fr ile cümle

fr kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Yurt dışında okuduğu yıl, Tom'un Fransızcası hızla ilerledi.During his year of study abroad, Tom's French improved rapidly.
Fransa'nın İtalya'yla ortak bir sınırı vardır.France has a common border with Italy.
Fransızcayı kimden öğrendin?Who did you learn French from?
Yapacağım şey Fransızca çalışmak.What I'm going to do is study French.
Yapmayı planladığım şey Fransızca çalışmak.The thing I'm planning to do is study French.
O güvercin, San Francisco'dan New York'a uçtu.That pigeon flew from San Francisco to New York.
Bu bayanlar Fransızca konuşuyor mu?Do these ladies speak French?
Akıcı bir şekilde Fransızca konuşabilirim.I can speak French fluently.
Bu operanın Fransızca versiyonunu hiç dinledin mi?Have you ever listened to the French version of this opera?
Jean-Paul Sartre ünlü Fransız filozoftu.Jean-Paul Sartre was a famous French philosopher.
Tom ve Mary bütün öğleden sonra birlikte Fransızca çalışıyor.Tom and Mary have been studying French together all afternoon.
Tom'un hiç Fransızca anlayamadığını mı söylüyorsun?Are you saying that Tom can't understand French at all?
Unutma Tom Fransızcayı çok iyi konuşmaz.Keep in mind that Tom doesn't speak French very well.
Burada Fransızca konuşabilen tek kişi sen değilsin.You're not the only one here who can speak French.
Tom burada Fransızca konuşabilen tek kişi değil.Tom isn't the only one here that can speak French.
Tom ve Mary nadiren birbirleriyle Fransızca konuşurlar.Tom and Mary seldom speak to each other in French.
Tom sana Fransızcayla ilgili bazı sorular sormak istiyor.Tom wants to ask you some questions about French.
Tom ve Mary her ikisi de hiç Fransızca anlamaz.Tom and Mary both don't understand French at all.
Hem Tom hem de Mary hiç Fransızca anlamıyor.Tom and Mary both don't understand French at all.
Tom burada Fransızca konuşabilen tek kişi.Tom is the only one here that can speak French.
Tom Mary'nin Fransızca konuşmayı bilmediğini söyledi.Tom said Mary didn't know how to speak French.
Burada Fransızca bilen sadece biz değiliz.We're not the only ones here who know French.
Tom Fransızcayı nasıl konuşacağını bilmediğini söyledi.Tom said he doesn't know how to speak French.
Tom Mary'nin oldukça iyi Fransızca konuşabildiğini biliyordu.Tom knew Mary could speak French fairly well.
Fransızcayı çok iyi konuşabildiğin konusunda herhangi bir fikrim yoktu.I had no idea you could speak French so well.
Fransızca konuşabilen kişi Tom, ben değil.Tom is the one who can speak French, not me.
Sen her zaman Fransızca öğrenmek istediğini söyledin.You always said you wanted to learn French.
Tom Mary'yi Fransızca öğretmeniyle konuşurken gördü.Tom saw Mary talking to the French teacher.
Tom ve Marry genellikle birlikte Fransızca konuşurlar.Tom and Mary usually speak French together.
Tom çok iyi Fransızca konuşmadığını söyledi.Tom said he didn't speak French very well.
Burada Fransızca bilen tek kişi biziz.We're the only ones here who know French.
Tom hâlâ Fransızcayı çok iyi konuşmuyor.Tom still doesn't speak French very well.
Ben sadece Fransızca çalışmaya başladım.I've only just started studying French.
Tom geçen yıl Fransızca okumaya başladı.Tom started studying French last year.
Tom asla Fransızcada tamamen iyi değildi.Tom never was all that good at French.
Ne Tom ne de Mary Fransızca konuşabilir.Neither Tom nor Mary can speak French.
Tom Mary'ye Fransızca bir şey söyledi.Tom said something to Mary in French.
Tom son Fransızca testinde bir A aldı.Tom got an A on his last French test.
Tom masasında Fransızca çalışıyor.Tom is at his desk, studying French.
Tom'un babası benim Fransızca öğretmenimdi.Tom's father was my French teacher.
Tom doktorlarla Fransızca konuştu.Tom spoke to the doctors in French.
Tom dün Fransızca dersini atladı.Tom skipped French class yesterday.
Tom Fransızcada asla çok iyi değildi.Tom never was very good at French.
Tom ve Mary Fransızca öğrenmek istiyor.Tom and Mary want to learn French.
Tom, Mary'nin Fransızcada iyi olduğunu söyledi.Tom said Mary was good at French.
Tom Mary'nin Fransızca bilmediğini biliyordu.Tom knew Mary didn't know French.
Sen Fransızca konuşabildiğini söyledin.You said you could speak French.
Tom ve ben birlikte Fransızca çalışıyoruz.Tom and I study French together.
Tom ve Mary'nin her ikisi de Fransızca öğretiyorlar.Tom and Mary both teach French.
Okulda Fransızca okuduk.We studied French in school.
Tom ve ben her ikimiz de Fransızca konuşuruz.Tom and I both speak French.
Tom biraz Fransızca konuşuyor.Tom speaks some French.
Bir potansiyel sorun Tom'un Fransızcayı çok iyi konuşamamasıdır.One potential problem is that Tom can't speak French very well.
Sorun Fransızca konuşamamdı.The problem was I couldn't speak French.
Tom'un üç Fransızca sözlüğü var.Tom has three French dictionaries.
Tom'un iki tane Fransızca sözlüğü var.Tom has two French dictionaries.
Tom Fransızca öğrenmeyi seviyor.Tom likes learning French.
Fransız turistler de var.There are also French tourists.
Fransızcam acınacak hâlde.My French is pathetic.
Ben Fransızca gramer ile boğuşuyorum.I'm struggling with French grammar.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod