fotoğraflar ile cümle

fotoğraflar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
"ben sadece bu çocukların fotograflarını çektim"하지만 저는 이런 아이들의 사진은 많이 찍어왔습니다."
"ben sadece bu çocukların fotograflarını çektim"Maar ik heb een hoop van deze kinderen gefotografeerd.
"ben sadece bu çocukların fotograflarını çektim"Todo lo que sé es que he fotografiado a muchos de estos niños."
"ben sadece bu çocukların fotograflarını çektim"Tôi chỉ biết là, tôi đã chụp ảnh rất nhiều trẻ em như vậy.
"ben sadece bu çocukların fotograflarını çektim""Você tem toda a razão.
"ben sadece bu çocukların fotograflarını çektim"Wiem tylko tyle, że robiłem zdjęcia wielu takich dzieci.
"ben sadece bu çocukların fotograflarını çektim""Αυτό που ξέρω είναι πως έχω φωτογραφίσει πολλά από αυτά τα παιδιά".
"ben sadece bu çocukların fotograflarını çektim""Само знам, че съм снимал много от тези деца."
"ben sadece bu çocukların fotograflarını çektim"Я знаю одно: я фотографировал многих из таких детей.
"ben sadece bu çocukların fotograflarını çektim"אמרתי, "כל מה שאני יודע הוא שצילמתי הרבה מהילדים האלו,
"ben sadece bu çocukların fotograflarını çektim"و قلت: " كل ما أعرفه أنني كنت و مازلت أصورالكثيرمن هؤلاء الأطفال"
"ben sadece bu çocukların fotograflarını çektim"私もあなたの姪を愛しています
Bense sadece spesifik fotoğraflar görürüm.Én csak konkrét képeket látok.
Bense sadece spesifik fotoğraflar görürüm.Eu só vejo imagens específicas
Bense sadece spesifik fotoğraflar görürüm.Eu vad doar imagini specifice.
Bense sadece spesifik fotoğraflar görürüm. Hafızamda ortaya çıkarlar, tam olarak google görseller gibi.Jag ser bara specifika bilder som dyker upp i mitt minne, precis som Google för bilder.
Bense sadece spesifik fotoğraflar görürüm. Hafızamda ortaya çıkarlar, tam olarak google görseller gibi.Yo veo sólo imágenes específicas que irrumpen en mi memoria, justo como Google con las imágenes.
Bense sadece spesifik fotoğraflar görürüm.Ich sehe nur spezifische Bilder.
Bense sadece spesifik fotoğraflar görürüm.Ik zie alleen specifieke beelden.
Bense sadece spesifik fotoğraflar görürüm.Io vedo solo immagini specifiche.
Bense sadece spesifik fotoğraflar görürüm.Já vidím pouze specifické obrazy.
Bense sadece spesifik fotoğraflar görürüm.Ja widzę tylko obrazy konkretne.
Bense sadece spesifik fotoğraflar görürüm.Jeg ser kun specifikke billeder.
Bense sadece spesifik fotoğraflar görürüm.Je ne vois que des images spécifiques.
Bense sadece spesifik fotoğraflar görürüm.저는 단지 구체적인 그림만 봅니다.
Bense sadece spesifik fotoğraflar görürüm.Minä näen vain erityisiä kuvia.
Bense sadece spesifik fotoğraflar görürüm.Saya melihat hanya gambar-gambar spesifik
Bense sadece spesifik fotoğraflar görürüm.Tôi chỉ thấy những hình ảnh cụ thể.
Bense sadece spesifik fotoğraflar görürüm.Εγώ βλέπω μόνο συγκεκριμένες εικόνες.
Bense sadece spesifik fotoğraflar görürüm.Аз виждам само специфични картини.
Bense sadece spesifik fotoğraflar görürüm.Я бачу лише конкретні образи.
Bense sadece spesifik fotoğraflar görürüm.Я вижу только конкретные образы.
Bense sadece spesifik fotoğraflar görürüm.אני רואה רק תמונות ספציפיות
Bense sadece spesifik fotoğraflar görürüm.أنا أرى صور محددة فقط
Bense sadece spesifik fotoğraflar görürüm.具体的な画像が次々と浮かんでくるんです
Bense tüm bu fotoğrafların, bizlerin kendimizden daha büyük bir şeylere inandığımızı gösterdiğine inanıyorum.A mio avviso, queste immagini dimostrano che crediamo in qualcosa che e' più grande di noi stessi.
Bense tüm bu fotoğrafların, bizlerin kendimizden daha büyük bir şeylere inandığımızı gösterdiğine inanıyorum.Azt gondolom, hogy ezek a képek megmutatják, hogy igenis hiszünk valamiben, ami nagyobb, mint saját magunk.
Bense tüm bu fotoğrafların, bizlerin kendimizden daha büyük bir şeylere inandığımızı gösterdiğine inanıyorum.Ce que je pense que ces images montrent c'est que nous croyons à quelque chose de plus grand que nous.
Bense tüm bu fotoğrafların, bizlerin kendimizden daha büyük bir şeylere inandığımızı gösterdiğine inanıyorum.Cred că aceste fotografii demonstrează că noi credem în ceva mai mare decât noi.
Bense tüm bu fotoğrafların, bizlerin kendimizden daha büyük bir şeylere inandığımızı gösterdiğine inanıyorum.Ich glaube, diese Bilder zeigen, dass wir in der Tat an etwas glauben, das größer ist als wir selbst.
Bense tüm bu fotoğrafların, bizlerin kendimizden daha büyük bir şeylere inandığımızı gösterdiğine inanıyorum.Ik denk dat deze foto's laten zien dat we in iets groters dan onszelf geloven.
Bense tüm bu fotoğrafların, bizlerin kendimizden daha büyük bir şeylere inandığımızı gösterdiğine inanıyorum.이 사진들이 증명하는 것은 우리가 우리 자신보다 더 큰 무언가를 믿고 있다는 것입니다.
Bense tüm bu fotoğrafların, bizlerin kendimizden daha büyük bir şeylere inandığımızı gösterdiğine inanıyorum.Lo que pienso que estas fotos demuestran es que sí creemos en algo mucho más grande que nosotros mismos.
Bense tüm bu fotoğrafların, bizlerin kendimizden daha büyük bir şeylere inandığımızı gösterdiğine inanıyorum.O que eu acho que estas imagens demonstram é que nós acreditamos em algo maior do que nós mesmos.
Bense tüm bu fotoğrafların, bizlerin kendimizden daha büyük bir şeylere inandığımızı gösterdiğine inanıyorum.Pokazują też jasno, że wierzymy w coś więcej.
Bense tüm bu fotoğrafların, bizlerin kendimizden daha büyük bir şeylere inandığımızı gösterdiğine inanıyorum.Tôi nghĩ điều mà những bức ảnh này nói lên là chúng ta luôn tin vào một điều gì đó lớn hơn chính bản thân ta.
Bense tüm bu fotoğrafların, bizlerin kendimizden daha büyük bir şeylere inandığımızı gösterdiğine inanıyorum.Αυτό που δείχνουν αυτές οι εικόνες είναι, νομίζω, ότι πιστεύουμε σε κάτι μεγαλύτερο από τους εαυτούς μας.
Bense tüm bu fotoğrafların, bizlerin kendimizden daha büyük bir şeylere inandığımızı gösterdiğine inanıyorum.Това, което показват тези снимки е, че ние вярваме в нещо по-възвишено от нас.
Bense tüm bu fotoğrafların, bizlerin kendimizden daha büyük bir şeylere inandığımızı gösterdiğine inanıyorum.Я полагаю, эти фото демонстрируют следующее: мы действительно верим во что-то большее, чем мы сами.
Bense tüm bu fotoğrafların, bizlerin kendimizden daha büyük bir şeylere inandığımızı gösterdiğine inanıyorum.מה שאני סבור שהתמונות ממחישות הוא שאנו מאמינים במשהו הגדול מאיתנו.
Bense tüm bu fotoğrafların, bizlerin kendimizden daha büyük bir şeylere inandığımızı gösterdiğine inanıyorum.ما أعتقد أن هذه الصور تثبته أننا نعتقد في شئ أكبر من أنفسنا.
Bense tüm bu fotoğrafların, bizlerin kendimizden daha büyük bir şeylere inandığımızı gösterdiğine inanıyorum.我々自身よりも大きな何かの存在を信じること これらの写真が映し出すのは
Ben, yani o, biz birlikte fotograflara baktık.Adica, ea -- ne-am uitat împreună la poze.
Ben, yani o, biz birlikte fotograflara baktık.Ik bedoel, ze -- we hebben samen naar de foto's gekeken.
Ben, yani o, biz birlikte fotograflara baktık.Je veux dire, elle - vous savez, nous avons regardé les photos ensemble.
Ben, yani o, biz birlikte fotograflara baktık.그냥 사진이나 같이 봤었거든요.
Ben, yani o, biz birlikte fotograflara baktık.Quer dizer, nós já vimos as fotografias juntos.
Ben, yani o, biz birlikte fotograflara baktık.Quiero decir, hemos visto las fotos juntos.
Ben, yani o, biz birlikte fotograflara baktık.To znaczy, oglądaliśmy razem zdjęcia.
Ben, yani o, biz birlikte fotograflara baktık.Voglio dire, lei... lo sapete... abbiamo visto insieme le foto.
İlgili Sayfalar