fotoğrafın ile cümle
fotoğrafın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Ve bu fotoğrafın sıradışı olmasının nedeni bir insanın hayatının en son dakikasını yakalıyor olması.Và lý do bức ảnh này đặc biệt là vì nó chụp khoảnh khắc cuối cùng của một đời người
Ve bu fotoğrafın sıradışı olmasının nedeni bir insanın hayatının en son dakikasını yakalıyor olması.І причина, чому цей знімок такий визначний, в тому, що він спіймав момент в останню хвилину життя людини.
Ve bu fotoğrafın sıradışı olmasının nedeni bir insanın hayatının en son dakikasını yakalıyor olması.והסיבה שהתמונה הזאת יוצאת דופן היא שהתמונה תופסת את הרגעים האחרונים בחיים של בן אדם.
Ve bu fotoğrafın sıradışı olmasının nedeni bir insanın hayatının en son dakikasını yakalıyor olması.والسبب أن هذه الصورة غير عادية هو أنها تلتقط اللحظة الأخيرة من حياة الشخص.
Ve bu fotoğrafın sıradışı olmasının nedeni bir insanın hayatının en son dakikasını yakalıyor olması.人の命の最後の瞬間をとらえた ものだからです 写真が撮られて1分もしないうちに この男は死にました
Ve bunu yapmamızdaki sebep, bu fotoğrafın merkezindeki kişi,A powodem postawienia tego pytania jest, pośrodku fotografii,
Ve bunu yapmamızdaki sebep, bu fotoğrafın merkezindeki kişi,Důvodem, proč jsme to dělali, byl tady uprostřed na fotografii
Ve bunu yapmamızdaki sebep, bu fotoğrafın merkezindeki kişi,E la ragione per chiederselo, al centro della foto, è Linus Pauling.
Ve bunu yapmamızdaki sebep, bu fotoğrafın merkezindeki kişi,이 사진의 중앙에는 라이너스 폴링이 있습니다.
Ve bunu yapmamızdaki sebep, bu fotoğrafın merkezindeki kişi, Linus Pauling'dir.Dan alasan mengapa kami melakukan ini pada bagian pusat fotografi ini, adalah Linus Pauling.
Ve bunu yapmamızdaki sebep, bu fotoğrafın merkezindeki kişi, Linus Pauling'dir.De reden daartoe, centraal op deze foto, is Linus Pauling.
Ve bunu yapmamızdaki sebep, bu fotoğrafın merkezindeki kişi, Linus Pauling'dir.Der Grund dafür ist, in der Mitte dieses Bildes, ist Linus Pauling.
Ve bunu yapmamızdaki sebep, bu fotoğrafın merkezindeki kişi, Linus Pauling'dir.Éppen ezért, akit ennek a képnek a közepén látnak, az Linus Pauling.
Ve bunu yapmamızdaki sebep, bu fotoğrafın merkezindeki kişi, Linus Pauling'dir.În centrul acestei fotografii este Linus Pauling.
Ve bunu yapmamızdaki sebep, bu fotoğrafın merkezindeki kişi, Linus Pauling'dir.No centro desta fotografia, é Linus Pauling.
Ve bunu yapmamızdaki sebep, bu fotoğrafın merkezindeki kişi, Linus Pauling'dir.Og grunden til at gøre det på den måde, i midten af billedet, er Linus Pauling.
Ve bunu yapmamızdaki sebep, bu fotoğrafın merkezindeki kişi, Linus Pauling'dir.Y la razón para hacerlo, al centro de esta fotografía, es Linus Pauling.
Ve bunu yapmamızdaki sebep, bu fotoğrafın merkezindeki kişi, Linus Pauling'dir.Και ο λόγος για τον οποίο έγινε αυτό, στο κέντρο αυτής της φωτογραφίας, είναι ο Λίνους Παουλί.
Ve bunu yapmamızdaki sebep, bu fotoğrafın merkezindeki kişi, Linus Pauling'dir.И причината да се напрви това, в центъра на тази снимка, е Лайнъс Поулинг.
Ve bunu yapmamızdaki sebep, bu fotoğrafın merkezindeki kişi,Poser des questions sur la molécule - comment doit-elle se replier ?
Ve bunu yapmamızdaki sebep, bu fotoğrafın merkezindeki kişi,Và lý do của việc này là người ở giữa trong tấm hình này, đó là Linus Pauling
Ve bunu yapmamızdaki sebep, bu fotoğrafın merkezindeki kişi,Сделать так надо было потому, что... Человек в центре этой фотографии -
Ve bunu yapmamızdaki sebep, bu fotoğrafın merkezindeki kişi,והסיבה לכך, נמצאת במרכז התמונה
Ve bunu yapmamızdaki sebep, bu fotoğrafın merkezindeki kişi,وسبب القيام بذلك، في وسط هذه الصورة،
Ve bunu yapmamızdaki sebep, bu fotoğrafın merkezindeki kişi,ライナス ポーリングでした。6ヶ月ほど前に彼は
Ve dışarıya çıkıp plastik bir çerçeve alıp fotoğrafını içine yerleştirmiş.Așa că a ieșit și a cumpărat o ramă de plastic în care să pună poza.
Ve dışarıya çıkıp plastik bir çerçeve alıp fotoğrafını içine yerleştirmiş.Así que fue y compró un marco de plástico para enmarcar la fotografía.
Ve dışarıya çıkıp plastik bir çerçeve alıp fotoğrafını içine yerleştirmiş.Então, ele saiu e foi comprar uma moldura de plástico, para colocar a fotografia.
Ve dışarıya çıkıp plastik bir çerçeve alıp fotoğrafını içine yerleştirmiş.Er ging also hinaus und kaufte einen Plastikrahmen, um das Foto hineinzustecken.
Ve dışarıya çıkıp plastik bir çerçeve alıp fotoğrafını içine yerleştirmiş.Hij kocht een plastic frame om de foto in te zetten.
Ve dışarıya çıkıp plastik bir çerçeve alıp fotoğrafını içine yerleştirmiş.Il est donc allé acheter un cadre en plastique mettre pour la photo.
Ve dışarıya çıkıp plastik bir çerçeve alıp fotoğrafını içine yerleştirmiş.그래서 그는 사진을 넣을 플라스틱 액자를 사왔습니다.
Ve dışarıya çıkıp plastik bir çerçeve alıp fotoğrafını içine yerleştirmiş.Ông ta mua một cái khung hình và lồng tấm hình vào.
Ve dışarıya çıkıp plastik bir çerçeve alıp fotoğrafını içine yerleştirmiş.Šel je in kupil plastičen okvir, v katerega je vstavil fotografijo.
Ve dışarıya çıkıp plastik bir çerçeve alıp fotoğrafını içine yerleştirmiş.Tehát fogta magát, és vásárolt egy műanyag keretet, amibe beletette a fényképet.
Ve dışarıya çıkıp plastik bir çerçeve alıp fotoğrafını içine yerleştirmiş.Wyszedł więc i kupił plastikową ramkę na fotografię.
Ve dışarıya çıkıp plastik bir çerçeve alıp fotoğrafını içine yerleştirmiş.Οπότε πήγε και αγόρασε ένα πλαστικό κάδρο για να βάλει μέσα τη φωτογραφία.
Ve dışarıya çıkıp plastik bir çerçeve alıp fotoğrafını içine yerleştirmiş.Затова той купил пластмасова рамка, в която да сложи снимката.
Ve dışarıya çıkıp plastik bir çerçeve alıp fotoğrafını içine yerleştirmiş.И он пошел и купил пластиковую рамку для фотографий.
Ve dışarıya çıkıp plastik bir çerçeve alıp fotoğrafını içine yerleştirmiş.אז הוא יצא וקנה מסגרת פלסטיק ושם בה את התמונה.
Ve dışarıya çıkıp plastik bir çerçeve alıp fotoğrafını içine yerleştirmiş.فخرج وإشتري إطار بلاستيك للصورة.
Ve dışarıya çıkıp plastik bir çerçeve alıp fotoğrafını içine yerleştirmiş.写真に美しい字で「感謝をこめて
Ve her bir diktatör fotoğrafının üzerine kendi fotoğraflarını yapıştırıldılar.A prekryli každý portrét diktátora v zemi vlastnými fotografiami.
Ve her bir diktatör fotoğrafının üzerine kendi fotoğraflarını yapıştırıldılar.Au lipit peste fiecare portret al dictatorului propriile fotografii.
Ve her bir diktatör fotoğrafının üzerine kendi fotoğraflarını yapıştırıldılar.Ci ludzie zakleili każdy portret ich dyktatora swoimi własnymi zdjęciami.
Ve her bir diktatör fotoğrafının üzerine kendi fotoğraflarını yapıştırıldılar.Dan mereka menempelkan setiap foto diktator dengan foto mereka sendiri.
Ve her bir diktatör fotoğrafının üzerine kendi fotoğraflarını yapıştırıldılar.E eles colaram sobre todos os retratos do ditador suas próprias fotos.
Ve her bir diktatör fotoğrafının üzerine kendi fotoğraflarını yapıştırıldılar.E hanno affisso le loro fotografie su ogni singolo ritratto del dittatore.
Ve her bir diktatör fotoğrafının üzerine kendi fotoğraflarını yapıştırıldılar.És a diktátor portréinak helyére a saját fotóikat ragasztották.
Ve her bir diktatör fotoğrafının üzerine kendi fotoğraflarını yapıştırıldılar.Et ils collèrent par-dessus les portraits du dictateur chacun leurs portraits.
Ve her bir diktatör fotoğrafının üzerine kendi fotoğraflarını yapıştırıldılar.그리고 그 사진들을 붙여서 독재자의 초상화를 만들어냈습니다.
Ve her bir diktatör fotoğrafının üzerine kendi fotoğraflarını yapıştırıldılar.Přelepili všechny fotografie diktátora svými vlastními fotkami.
Ve her bir diktatör fotoğrafının üzerine kendi fotoğraflarını yapıştırıldılar.Und über jedes einzelne Portrait des Diktators wurden ihre eigenen Fotos geklebt.
Ve her bir diktatör fotoğrafının üzerine kendi fotoğraflarını yapıştırıldılar.Và họ dán trên mỗi chân dung của nhà độc tài hình ảnh của họ.
Ve her bir diktatör fotoğrafının üzerine kendi fotoğraflarını yapıştırıldılar.Y cubrieron todos y cada uno de los retratos del dictador con sus propias fotos.
Ve her bir diktatör fotoğrafının üzerine kendi fotoğraflarını yapıştırıldılar.Ze overplakten letterlijk elk portret van de dictator met hun eigen foto's.
Ve her bir diktatör fotoğrafının üzerine kendi fotoğraflarını yapıştırıldılar.Και κόλλησαν πάνω από κάθε αφίσα του δικτάτορα τις δικές τους φωτογραφίες.
Ve her bir diktatör fotoğrafının üzerine kendi fotoğraflarını yapıştırıldılar.Все фотографии диктатора были заклеены их фотографиями.
Ve her bir diktatör fotoğrafının üzerine kendi fotoğraflarını yapıştırıldılar.І над кожним портретом диктатора вони розмістили свої власні фото.
Ve her bir diktatör fotoğrafının üzerine kendi fotoğraflarını yapıştırıldılar.Те поставиха [върху] всеки един портрет на диктатора [с] собствените им снимки.