Fosiller biriktiren bir paleontologum.Ich bin ein Paläontologe der Fossilien sammelt.
Fosiller biriktiren bir paleontologum.Ik ben een paleontoloog die fossielen verzamelt.
Fosiller biriktiren bir paleontologum.Io sono un paleontologo che colleziona fossili.
Fosiller biriktiren bir paleontologum.Jeg er en palæontolog, der indsamler fossiler.
Fosiller biriktiren bir paleontologum.Je suis un paléontologiste qui ramasse des fossiles.
Fosiller biriktiren bir paleontologum.고생물학자입니다. 화석을 모으죠.
Fosiller biriktiren bir paleontologum.Olen paleontologi, joka kerää fossiileja.
Fosiller biriktiren bir paleontologum.Sunt paleontolog care colectează fosile.
Fosiller biriktiren bir paleontologum.Είμαι ένας παλαιοντολόγος που συλλέγει απολιθώματα.
Fosiller biriktiren bir paleontologum.אני פליאונטולוג שאוסף מאובנים.
Fosiller biriktiren bir paleontologum.أنا عالم أحفوريات يجمع أحافير.
Fosiller biriktiren bir paleontologum.しかし私の学院生など新種の古生物学者は
Fosillerin kompleks yapısında bulundu ki çoğu sefer çok şeyin çabucak olduğu görüldü buna baba geologistler화석이 알려주는 복잡한 정보로부터, 많은 것들이 매우 빠르게 죽어나가는 시대가 있었음을 알 수 있었습니다.
Fosillerin kompleks yapısında bulundu ki çoğu sefer çok şeyin çabucak olduğu görüldü buna baba geologistlerW tym złożonym zapisie kopalnym zauważono okresy, w których dużo organizmów umierało bardzo szybko.
Fosillerin kompleks yapısında bulundu ki çoğu sefer çok şeyin çabucak olduğu görüldü buna baba geologistlerבתעוד המורכב הזה של מאובנים, היו זמנים שבהם הרבה דברים מתו לכאורה מאוד מהר,
Fosillerin kompleks yapısında bulundu ki çoğu sefer çok şeyin çabucak olduğu görüldü buna baba geologistlerفي ذلك السجل الأحفوري المعقد كانت هناك مرات عندما بدت الكثير من الأشياء تموت بسرعة كبيرة
Fosillerin kompleks yapısında bulundu ki çoğu sefer çok şeyin çabucak olduğu görüldü buna baba geologistlerとても多くの生命体が突然死滅したと 思える時期がありました それを見た先代の地質学者は
Fosiller, mağara çizimleri...vb'lerinden bahsediyorum.Chodzi o skamieliny, rysunki na ścianach jaskiń.
Fosiller, mağara çizimleri...vb'lerinden bahsediyorum.Digo, fósiles, pinturas en cavernas y demás.
Fosiller, mağara çizimleri...vb'lerinden bahsediyorum.Ich meine Fossilien, Höhlenmalerei undsoweiter.
Fosiller, mağara çizimleri...vb'lerinden bahsediyorum.Ik bedoel fossielen, grotschilderingen enzovoort.
Fosiller, mağara çizimleri...vb'lerinden bahsediyorum.Ilyenek a kövületek, barlangrajzok, stb.
Fosiller, mağara çizimleri...vb'lerinden bahsediyorum.Intendo i fossili, i disegni nelle caverne e così via.
Fosiller, mağara çizimleri...vb'lerinden bahsediyorum.Je veux dire, les fossiles, les peintures rupestres et ainsi de suite.
Fosiller, mağara çizimleri...vb'lerinden bahsediyorum.제 말은 화석, 벽화 등을 말하는 것입니다.
Fosiller, mağara çizimleri...vb'lerinden bahsediyorum.Maksud saya adalah fosil, lukisan di gua, dan sebagainya.
Fosiller, mağara çizimleri...vb'lerinden bahsediyorum.Mă refer la fosile, picturi rupeste, şi aşa mai departe.
Fosiller, mağara çizimleri...vb'lerinden bahsediyorum.Myslím tím zkameněliny, jeskynní malby a tak dále.
Fosiller, mağara çizimleri...vb'lerinden bahsediyorum.Myslím tým fosílie, maľby na stenách a podobne.
Fosiller, mağara çizimleri...vb'lerinden bahsediyorum.Tôi muốn nói đến các hóa thạch, tranh vẽ hang động và vân vân
Fosiller, mağara çizimleri...vb'lerinden bahsediyorum.Εννοώ τα απολιθώματα, τις ζωγραφιές των σπηλαίων κ.ο.κ.
Fosiller, mağara çizimleri...vb'lerinden bahsediyorum.Тобто скам'янілі рештки, печерні малюнки тощо.
Fosiller, mağara çizimleri...vb'lerinden bahsediyorum.Това са фосили, пещерни рисунки...
Fosiller, mağara çizimleri...vb'lerinden bahsediyorum.Я имею в виду окаменелости, наскальную живопись и так далее.
Fosiller, mağara çizimleri...vb'lerinden bahsediyorum.אני מתכוון למאובנים, ציורי מערות וכדומה.
Fosiller, mağara çizimleri...vb'lerinden bahsediyorum.أعني بذلك الحفريات، رسومات الكهوف وهكذا دواليك.
Fosiller, mağara çizimleri...vb'lerinden bahsediyorum.それに19世紀から20世紀まで
Fosiller olağanüstüydü.De fossielen waren buitengewoon.
Fosiller olağanüstüydü.E i fossili sono straordinari.
Fosiller olağanüstüydü.Et les fossiles sont extraordinaires.
Fosiller olağanüstüydü.Fosilele sunt extraordinare.
Fosiller olağanüstüydü.Fossiilit ovat epätavanomaisia.
Fosiller olağanüstüydü.Fossiler er noget ekstraordinært.
Fosiller olağanüstüydü.화석들은 매우 대단했습니다.
Fosiller olağanüstüydü.Los fósiles son extraordinarios.
Fosiller olağanüstüydü.Tutejsze skamieniałości są niezwykłe.
Fosiller olağanüstüydü.Und die Fossilien sind außergewöhnlich.
Fosiller olağanüstüydü.Và những hóa thạch thật phi thường.
Fosiller olağanüstüydü.Και τα απολιθώματα είναι εξαιρετικά.
Fosiller olağanüstüydü.А ископаемые были исключительные.
Fosiller olağanüstüydü.Фосилите са изключителни.
Fosiller olağanüstüydü.והמאובנים הם יוצאי דופן.
Fosiller olağanüstüydü.وكانت الأحافير مدهشة.
Fosiller olağanüstüydü.遠い祖先を見ているのです
Fosil örümcekler bile ağ örebilir bu fosil örümceği üzerindeki lif memeciği izlerinden görebileceğimiz gibi.Incluso las arañas fósiles producían seda, como podemos ver en esta imagen de una hilera de esta araña fósil.
Fosil örümcekler bile ağ örebilir bu fosil örümceği üzerindeki lif memeciği izlerinden görebileceğimiz gibi.Jopa hämähäkkifossiilit voivat tehdä seittiä, mikä näkyy tästä fossiilihämähäkin kehruunystyn jäljestä.
Fosil örümcekler bile ağ örebilir bu fosil örümceği üzerindeki lif memeciği izlerinden görebileceğimiz gibi.화석으로 남은 거미도 거미줄을 만들었습니다. 보시다시피 화석이 된 거미의 방적돌기가 보이시죠.
Fosil örümcekler bile ağ örebilir bu fosil örümceği üzerindeki lif memeciği izlerinden görebileceğimiz gibi.Már az őspókok is szőttek pókselymet. Ezen a kövületen jól látszódnak a kitüremkedő fonószemölcsök.
Fosil örümcekler bile ağ örebilir bu fosil örümceği üzerindeki lif memeciği izlerinden görebileceğimiz gibi.Ne producevano anche anticamente, come possiamo vedere dalle ghiandole sericigene di questo fossile.
Fosil örümcekler bile ağ örebilir bu fosil örümceği üzerindeki lif memeciği izlerinden görebileceğimiz gibi.حتى أُحفورات العناكب تستطيع عمل الخيوط كما يمكننا ان نرى من مظهر عضو الغزل في احفورة العنكبوت هذه