23 milyon sene öncesine ait fosil kayıtlarda görülüyor.לפי 23 מיליון שנה הם הופיעו בתיעוד המאובנים.
23 milyon sene öncesine ait fosil kayıtlarda görülüyor.منذ قرابة ٢٣ مليون سنة ظهر لهم أثر في سجل الأحافير
23 milyon sene öncesine ait fosil kayıtlarda görülüyor.当時アフリカ大陸は 他の大陸から分断されていました
Aklınıza egzotik örnekler ya da fosillerin gelmesi gerekmez.Anda tidak perlu berpikir contoh-contoh yang eksotik, atau fosil.
Aklınıza egzotik örnekler ya da fosillerin gelmesi gerekmez.Bạn không cần nghĩ đến những ví dụ xa vời, hay những bằng chứng hóa thạch.
Aklınıza egzotik örnekler ya da fosillerin gelmesi gerekmez."Jaki jest dowód ewolucji?", nie musisz rozważać jakichś egzotycznych przykładów, czy skamieniałości.
Aklınıza egzotik örnekler ya da fosillerin gelmesi gerekmez.여러분은 어떤 색다른 예나 화석을 생각할 필요 없습니다.
Aklınıza egzotik örnekler ya da fosillerin gelmesi gerekmez.Nem kell egzotikus példákra gondolniuk, vagy fosszíliákra.
Aklınıza egzotik örnekler ya da fosillerin gelmesi gerekmez.Nemusíte vzpomínat na nějaké exotické příklady, nebo fosilie.
Aklınıza egzotik örnekler ya da fosillerin gelmesi gerekmez.No es necesaio pensar en ejemplos exóticos, o fósiles.
Aklınıza egzotik örnekler ya da fosillerin gelmesi gerekmez.Non dovete pensare ad esempi strani, o ai fossili.
Aklınıza egzotik örnekler ya da fosillerin gelmesi gerekmez.Vocês não têm de pensar em exóticos exemplos, ou em fósseis.
Aklınıza egzotik örnekler ya da fosillerin gelmesi gerekmez.Vous n'avez pas besoin de penser à des exemples exotiques, ou aux fossiles.
Aklınıza egzotik örnekler ya da fosillerin gelmesi gerekmez.Не се налага да измислята някакви екзотични примери или фосили.
Aklınıza egzotik örnekler ya da fosillerin gelmesi gerekmez."Что является доказательством эволюции?" -- вам не нужно думать о каких-то экзотических примерах или находках.
Aklınıza egzotik örnekler ya da fosillerin gelmesi gerekmez.לא צריך לחשוב על דוגמה אקזוטית, או מאובנים
Aklınıza egzotik örnekler ya da fosillerin gelmesi gerekmez.لا تحتاج للتفكير ببعض الأمثلة الغريبة ، أو الحفريات.
Aklınıza egzotik örnekler ya da fosillerin gelmesi gerekmez.自分の肌を見て下さい
Alternatif enerji kaynakları önemli. ama hiçbiri fosil yakıtların yerini bu kadar çabuk dolduramaz.대안 에너지원은 중요하지만 짧은 기간에 화석 연료를 완전히 대체할 수는 없습니다.
Ama enerji politikaları daha fazla fosil yakıt bulunmasına odaklanmaya devam etti.Aber die Energiepolitik konzentrierte sich weiter darauf, fossile Energien zu finden.
Ama enerji politikaları daha fazla fosil yakıt bulunmasına odaklanmaya devam etti.A la sazón ya teníamos dos nietos,
Ama enerji politikaları daha fazla fosil yakıt bulunmasına odaklanmaya devam etti.하지만 에너지 정책은 지속적으로 더 많은 화석연료를 찾는 방법에 집중하고 있었습니다.
Ama enerji politikaları daha fazla fosil yakıt bulunmasına odaklanmaya devam etti.Ma le politiche energetiche continuarono a concentrarsi sulla ricerca di più combustibili fossili.
Ama enerji politikaları daha fazla fosil yakıt bulunmasına odaklanmaya devam etti.Mutta energiapolitiikassa keskityttiin edelleen löytämään lisää fossiilisia polttoaineita.
Ama enerji politikaları daha fazla fosil yakıt bulunmasına odaklanmaya devam etti.Nhưng các chính sách về năng lượng tiếp tục tập trung vào việc tìm kiếm thêm nhiên liệu hóa thạch.
Ama enerji politikaları daha fazla fosil yakıt bulunmasına odaklanmaya devam etti.Polityka energetyczna nadal jednak skupiała się na paliwach kopalnych.
Ama enerji politikaları daha fazla fosil yakıt bulunmasına odaklanmaya devam etti.V té době jsme měli dvě vnoučata,
Ama enerji politikaları daha fazla fosil yakıt bulunmasına odaklanmaya devam etti.Αλλά οι ενεργειακές πολιτικές συνέχιζαν να επικεντρώνονται στην εύρεση περισσότερων ορυκτών καυσίμων.
Ama enerji politikaları daha fazla fosil yakıt bulunmasına odaklanmaya devam etti.До тогава имахме две внучета,
Ama enerji politikaları daha fazla fosil yakıt bulunmasına odaklanmaya devam etti.אבל מדיניות האנרגיה המשיכה להתמקד על מציאת עוד דלק פוסילי.
Ama enerji politikaları daha fazla fosil yakıt bulunmasına odaklanmaya devam etti.لكن سياسات الطاقة استمرت في التركيز على إيجاد المزيد من الوقود الأحفوري.
Ama enerji politikaları daha fazla fosil yakıt bulunmasına odaklanmaya devam etti.発見することに力を注ぎ続けました その頃には 私には2人の孫ができました
Ama işin güzel kısmına ise, Fosil yakıt tüketimine de başlayacaklardır.Ma è questo il bello dell'affare: ne approfitterano per scambiarli con crediti di carbonio.
Ama işin güzel kısmına ise, Fosil yakıt tüketimine de başlayacaklardır.Mais la cerise sur le gâteau dans cette affaire. est qu'ils vont profiter de crédits carbone.
Ama işin güzel kısmına ise, Fosil yakıt tüketimine de başlayacaklardır.Αλλά εδώ είναι το καλύτερο: θα είναι μονάδες άνθρακα.
Amerikan elektriğinin büyük bir bölümü fosil yakıtların yanmasından geliyor.A maioria da eletricidade americana vem da queima de combustíveis fósseis.
Amerikan elektriğinin büyük bir bölümü fosil yakıtların yanmasından geliyor.Amerika elektromosságának nagy része a szilárd tüzelőanyagok égetéséből származik.
Amerikan elektriğinin büyük bir bölümü fosil yakıtların yanmasından geliyor.Der größte Anteil des elektrischen Stromes stammt aus der Verbrennung fossiler Brennstoffe.
Amerikan elektriğinin büyük bir bölümü fosil yakıtların yanmasından geliyor.Det meste af den amerikanske elektricitet kommer fra at brænde fossile brændstoffer.
Amerikan elektriğinin büyük bir bölümü fosil yakıtların yanmasından geliyor.Elektryczność w Ameryce głównie pochodzi ze spalania paliw kopalnianych.
Amerikan elektriğinin büyük bir bölümü fosil yakıtların yanmasından geliyor.Hầu hết điện năng của nước Mỹ là từ việc đốt nhiên liệu hóa thạch mà ra.
Amerikan elektriğinin büyük bir bölümü fosil yakıtların yanmasından geliyor.La maggior parte dell'elettricità negli Stati Uniti viene da carburanti fossili.
Amerikan elektriğinin büyük bir bölümü fosil yakıtların yanmasından geliyor.La mayoría de la electricidad de EEUU proviene de la quema de combustibles fósiles.
Amerikan elektriğinin büyük bir bölümü fosil yakıtların yanmasından geliyor.La plupart de l'électricité aux Etats-Unis provient de combustibles fossiles.
Amerikan elektriğinin büyük bir bölümü fosil yakıtların yanmasından geliyor.Majoritatea electricității din America provine din arderea combustibililor fosili.
Amerikan elektriğinin büyük bir bölümü fosil yakıtların yanmasından geliyor.Suurin osa Amerikan sähköstä tulee fossiilisista polttoaineista.
Amerikan elektriğinin büyük bir bölümü fosil yakıtların yanmasından geliyor.Většina americké elektřiny pochází ze spalování fosilních paliv.
Amerikan elektriğinin büyük bir bölümü fosil yakıtların yanmasından geliyor.Σχεδόν όλος ο αμερικάνικος ηλεκτρισμός παράγεται από την κατανάλωση ορυκτών καυσίμων.
Amerikan elektriğinin büyük bir bölümü fosil yakıtların yanmasından geliyor.Большая часть электричества в США производится путём сжиганияископаемого топлива.
Amerikan elektriğinin büyük bir bölümü fosil yakıtların yanmasından geliyor.По-голямата част от американското електричество идва от горенето на изкопаеми горива.
Ancak dil fosil şiir olmadan önce fosil metafordu.Aber noch bevor sie versteinerte Dichtkunst war, war Sprache eine versteinerte Metapher.
Ancak dil fosil şiir olmadan önce fosil metafordu.Ale předtím, než byl zkamenělou poezií, jazyk byl zkamenělou metaforou.
Ancak dil fosil şiir olmadan önce fosil metafordu.Ale zanim był taką pezją język był skamieniałą metaforą.
Ancak dil fosil şiir olmadan önce fosil metafordu.Dar înainte de a fi "o fosilă a poeziei" limbajul este o fosilă a metaforei.
Ancak dil fosil şiir olmadan önce fosil metafordu.De mielőtt ez a megkövült költészet létrejött a nyelv maga volt a megkövült metafora.
Ancak dil fosil şiir olmadan önce fosil metafordu.그러나 시의 화석이기 이전에 언어는 은유의 화석이었습니다.
Ancak dil fosil şiir olmadan önce fosil metafordu.Maar voor het fossiele poëzie was, was taal fossiele metafoor.
Ancak dil fosil şiir olmadan önce fosil metafordu.Mais avant d'être de la poésie fossile la langue était une métaphore fossile.
Ancak dil fosil şiir olmadan önce fosil metafordu.Mas antes de ser poesia fóssil, a linguagem era metáfora fóssil.
Ancak dil fosil şiir olmadan önce fosil metafordu.Men innan det var fossil poesi var språk en fossil metafor.