fosfor ile cümle
fosfor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu radyoizotopların bazıları Trityum, Karbon-14, Fosfor-32’dir.Exemplos de tais isótopos incluem o carbono-14, o fósforo-32 e o trítio.
Not: Beyaz fosforun tersine, kırmızı fosfor zehirli değildir.Rode fosfor is in tegenstelling tot witte fosfor niet giftig.
Fosfor eksikliğinde, yerine arsenik kullanabilmektedir.Soms komt een fosfaation voor in plaats van een arsenaat.
Fosforik asidin (H3PO4) diesteridirler.Fosfaten zijn zuurresten van fosforzuur (H3PO4).
Bu yöntemle daha evvelden bilinmeyen binlerce fosforilasyon yeri tespit edilmiştir.Vroegere fossiele vormen zijn nog onbekend.
Pitayalar lif ve mineral yönünden zengindir, örneğin fosfor ve kalsiyum.De groene steeltjes zijn rijk aan vitaminen en mineralen zoals calcium en ijzer.
Oksidatif fosforilasyonun bir parçasıdır.Het een van de stikstofoxiden.
31P, fosforun doğada bulunabilinen tek izotopudur.Jedynym stabilnym izotopem fosforu jest 31P.
Bunun yanında başka radyoaktif fosfor izotoplarıda üretilmiştir.Oprócz badań produkuje się tam izotopy promieniotwórcze.
Fosfor eksikliğinde, yerine arsenik kullanabilmektedir.Zamiast azotu może zostać użyty amoniak.
Bacaklarını da görünce ‘Fosforlu bu’ dedim, Milliyet gazetesi, 08.11.2008The only debate left on carbon emissions is political. „The Times”, 31 października 2006.
Bu radyoizotopların bazıları Trityum, Karbon-14, Fosfor-32’dir.Några av de radioaktiva isotoperna är tritium, kol-14 och fosfor-32.
GFAJ-1, çok az veya hiç fosfor bulunmayan ortamlarda yaşamını sürdürebildiği bilinen ilk canlı formu olmuştur.Detta är den första livsform man känner till som kan växa i miljöer med lite eller ingen fosfor.
Bu olgu floresans, fosforesans veya ışıgın geri yansıtılması ile karıştırılmamalıdır.Det skall inte förväxlas med fluorescens, fosforescens eller ljusbrytning.
(P ise fosforun simgesidir) Anyonik yapıdadır.I form för livet (fi.
Sinyalizasyon yolu fosforilasyon olaylarını açığa kavuşturmak zor olabilir.Möjliga spår av fossil.
Fosfor, azot ve diğer besin maddeleri yaşlı su ekosistemlerinde yavaş yavaş artar.Reningen av fosfor och kväve är undermålig i äldre reningsanläggningar.
Fosforesans, floresansla ilişkili bir çeşit ışıldama şeklidir.Творчість Пезелліно тісно пов'язана з Флоренцією.
Protein fosforilasyonu, bir proteine bir fosfat grubu (PO4) eklenmesidir.Фосфорилюва́ння — процес приєднання фосфатної групи (PO4) до якого-небудь субстрату.
Fosforun atom numarası 15'tir.Atomové číslo fosforu je 15.
Protein fosforilasyonu pek çok hücresel süreçte önemli bir rol oynar.Fosforylace proteinů hraje významnou roli v celé řadě buněčných procesů.
Ama başka bir sinyalizasyon yolunda, protein D, protein A'yı veya protein C'yi fosforile eder.Nicméně, v jiných signálních drahách protein D fosforyluje protein A, nebo fosforyluje protein C.
Sinyalizasyon yolu fosforilasyon olaylarını açığa kavuşturmak zor olabilir.Objasnění komplexní signální dráhy fosforylace může být obtížné.
Her bir piksel ekranın baz rengini yansıtan fosfora sahiptir.Každý reflektor má filtr odpovídající základní barvě.
Bir proteinde fosforilasyon birkaç farklı amino asitte meydana gelebilir.Uvnitř bílkoviny může dojít k fosforylaci na několika aminokyselinách.
Fosforsuz deterjanların kullanıldığı ülkelerde sudaki fosfor miktarı çok düşüktür.Ve většině našich půdních systémů je fosfor v dostatečném množství.
Not: Beyaz fosforun tersine, kırmızı fosfor zehirli değildir.Din cauza solubilității în grăsimi, fosforul alb este toxic, spre deosebire de fosforul roșu.
Oksidatif fosforilasyonun bir parçasıdır.El face parte din categoria oxizilor.
Yani, eğer fosforilasyon olursa O-GlcNAc eklenmez, O-GlcNAc eklenirse forforilasyon olmaz.Aceasta pentru că, deși de exemplu grupa 0 nu are aglutinogene, are totuși aglutinine.
Bana fosforlu kalem lazım.Am nevoie de un marker.
Fosforile edilmiş haline fosfotreonin de denilmektedir.Foszforilált formájában foszfotreoninnak is nevezik.
Oksidatif fosforilasyonun bir parçasıdır.Ez az oxidatív foszforiláció folyamata.
Kırmızı fosfor kibrit yapımında kullanılır.Punaista fosforia käytetään pääasiassa tulitikkuteollisuudessa.
İsrail, fosfor bombalarıyla Gazze'yi bombalamıştır.Israel tuhosi myös YK:n elintarvikevaraston Gazassa fosforiammuksin.
Beyaz fosforun aksine kolayca tutuşmaz, ışıldamaz ve zehirli değildir.Toisin kuin valkoinen fosfori, se ei syty itsestään eikä ole läheskään yhtä myrkyllistä.
Nükleer silah geçmez, fosfor bombaları geçmez.Food Not Bombs Ruokaa ei aseita
Beyaz fosfor, fosfor elementinin bir alotropudur.Valkoinen fosfori on fosforin eräs allotrooppinen muoto.
Doğada fosfor üç farklı formda bulunur.Τα φωσφορικά στο νερό βρίσκονται σε τέσσερις μορφές.
Örneğin, glukoz ATP ile tepkiyerek bir veya daha çok karbon otumundan fosforlanabilir.Glukose for eksempel kan reagere direkte med ATP og blive fosforyleret på ét eller flere af dets carbonatomer.
Bunun yanında başka radyoaktif fosfor izotoplarıda üretilmiştir.Visse radioaktive isotoper afsløres ligeledes.
Bunlar beyaz fosfor, kırmızı fosfor ve siyah fosfordur.De vanligste er hvit fosfor og rød fosfor.
Sinyalizasyon yolu fosforilasyon olaylarını açığa kavuşturmak zor olabilir.Det kan være vanskelig å få tak på akkurat hva kontekstualiseringssignaler er.
İsrail, fosfor bombalarıyla Gazze'yi bombalamıştır.Unser krigen kom det flere rapporter om at Israel trolig benyttet fosforbomber.
Olaydan sonra yazılan bir makalede özetle şöyle yazıyordu: "Fosforlu yelekler giyin.Dagbladet skrev: «Ta med varmt tøy.
Fosforilasyona uğramış nükleozitler nükleotit olarak adlandırılır.Slike reaksjoner med oksygen kalles forbrenning.
Kırmızı fosfor kibrit yapımında kullanılır.Fem år senere ble Rødfos Tændstikfabrik (fyrstikkfabrikken) opprettet.
İngiliz kimyacı John Walker, içinde fosfor sülfat bulunan ve sürtülünce yanan kibriti 1827'de icat etti.Det var den engelske kjemikeren John Walker som lagde de første fyrstikkene som ble tent ved friksjon i 1827.
Siyah fosfor, beyaz fosforun havasız ortamda ve basınç altında ısıtılmasıyla elde edilir.En fjerde variant er svart fosfor som fremstilles ved å varme opp hvit fosfor under høyt trykk.
Sonradan aynı yerde artık yanmayana kadar fosfor yaktı.Nedre Holmegate ble ikke anlagt før etter brannen.
Sonradan aynı yerde artık yanmayana kadar fosfor yaktı.Setelah itu, ia membakar fosfor di dalamnya, sampai tidak terbakar.
Fosforun keşfi, bir maddenin element olmasının ne anlama geldiği sorusunun açığa çıkmasına yardımcı olmuştur.Penemuan fosfor memicu munculnya pertanyaan bahaimana suatu zat disebut unsur.
Fosforile edilmiş haline fosfotreonin de denilmektedir.Dạng phosphoryl hóa của nó còn được gọi là phosphothreonin.
1 fosfor, 4 oksijen atomundan oluşur.化学式はN4で、4つの窒素原子から構成される。
(P ise fosforun simgesidir) Anyonik yapıdadır.創建時のものである。
Yani, eğer fosforilasyon olursa O-GlcNAc eklenmez, O-GlcNAc eklenirse forforilasyon olmaz.つまり、もしセリン/トレオニンにリン酸化が起こるとO-GlcNAc修飾は生じず、逆にO-GlcNAcが現れるとリン酸化は起こらない。
GFAJ-1, çok az veya hiç fosfor bulunmayan ortamlarda yaşamını sürdürebildiği bilinen ilk canlı formu olmuştur.GFAJ-1是现已知的生命中首个可以在磷含量极少乃至无磷环境中生长的物种。
NTP'ler genelde fosforilasyon için enerji ve fosfat grubu sağlar.NTP는 일반적으로 에너지나 인산화반응을 위한 인산기를 제공한다.
Kalsiyum ve fosfor gibi mineralleri depolar.칼슘과 마그네슘 같은 미네랄 또한 풍부하다.
Doğada fosfor üç farklı formda bulunur.הכריזוטיל מופיע בטבע בשלוש צורות.
Kırmızı fosfor kibrit yapımında kullanılır.זרחן אדום הוא חומר הכרחי בייצור גפרורים.