Kıyıda bir fok balığı vardı.There was a seal on the shore.
Atuqtuaq fok balığını çiğ yer.Atuqtuaq eats the seal blubber uncooked.
Bu ada Amerikan ve İngiliz fok balığı avcıları tarafından en erken 1820 yıllarından beri bilinmektedir.Die Bucht ist US-amerikanischen und britischen Robbenjäger mindestens seit 1821 bekannt.
2 km ötede karda saklanmış bir fok balığının kokusunu alabilirler.Впадает в Пахру в 2 км западнее села Красная Пахра.
Alçak Ada fok balığı avcılarıyla 1820 yıllarıyla tanınır.A ilha Baixa foi muito conhecida por caçadores de foca em idos de 1820.
Bu ada Amerikan ve İngiliz fok balığı avcıları tarafından en erken 1820 yıllarından beri bilinmektedir.Snow Island jest znana amerykańskim i brytyjskim łowcom fok od 1820 roku.
4 Eylül 1945'te askerler Norveç'li bir fok balığı avcı grubuna teslim oldu.A négyfős csapat 1945. augusztus 5-én megadta magát a Skandfer norvég hajó legénységének.
Çaça balığı morina yumurtası, fok balığı da morina avlar.Aceste nivele de pescuit au fost stabilite la nivel ministerial.
Çaça balığı morina yumurtası, fok balığı da morina avlar.Brislingen æder torskeæg, og sælerne æder torsk.
Çaça balığı morina yumurtası, fok balığı da morina avlar.Diese Fangmengen wurden auf Ministerebene vereinbart.
Çaça balığı morina yumurtası, fok balığı da morina avlar.Les poissons respirent l'oxygène dissous dans l'eau
Çaça balığı morina yumurtası, fok balığı da morina avlar.Los peces respiran oxígeno disuelto en agua
Çaça balığı morina yumurtası, fok balığı da morina avlar.Ryby oddychają tlenem rozpuszczonym w wodzie
Çaça balığı morina yumurtası, fok balığı da morina avlar.Slutligen rådde brist på predatorer som skarpsill och sälar.
Çaça balığı morina yumurtası, fok balığı da morina avlar.Sprati prežijo na jajčeca polenovk, tjulnji pa kot plen lovijo polenovke.
Çaça balığı morina yumurtası, fok balığı da morina avlar.Vissen ademen in water opgeloste zuurstof in
Ve bir gün oraya gittiğimde çocuğunu kaybetmiş bir kadın yavru fok balığı şeklindeki bir robotla konuşuyordu.A jedného dňa som prišla a žena, ktorá stratila svoje dieťa, rozprávala niečo robotu v tvare mladého tuleňa.
Ve bir gün oraya gittiğimde çocuğunu kaybetmiş bir kadın yavru fok balığı şeklindeki bir robotla konuşuyordu.Jeden den jsem přišla a žena, které zemřelo dítě, mluvila s robotem, který vypadal jako dítě.
Ve bir gün oraya gittiğimde çocuğunu kaybetmiş bir kadın yavru fok balığı şeklindeki bir robotla konuşuyordu.하루는 제가 갔더니 아이를 잃어버린 한 여성이 어린 바다표범 같이생긴
Ve bir gün oraya gittiğimde çocuğunu kaybetmiş bir kadın yavru fok balığı şeklindeki bir robotla konuşuyordu.Một ngày tôi bước vào và một người phụ nữ mất con đang nói chuyện với một robot trong hình dạng một đứa bé.
Ve bir gün oraya gittiğimde çocuğunu kaybetmiş bir kadın yavru fok balığı şeklindeki bir robotla konuşuyordu.Pewnego dnia przyszłam tam, a kobieta, która straciła dziecko rozmawiała z robotem w kształcie foczki.
Ve bir gün oraya gittiğimde çocuğunu kaybetmiş bir kadın yavru fok balığı şeklindeki bir robotla konuşuyordu.Един ден, видях една жена, която беше загубила дете да говори на един робот с формата на бебе тюлен.
Ve bir gün oraya gittiğimde çocuğunu kaybetmiş bir kadın yavru fok balığı şeklindeki bir robotla konuşuyordu.Однажды я пришла и увидела, как женщина, потерявшая ребёнка, разговаривала с роботом в виде детёныша тюленя.
Ve bir gün oraya gittiğimde çocuğunu kaybetmiş bir kadın yavru fok balığı şeklindeki bir robotla konuşuyordu.Одного дня я зайшла і побачила жінку, яка втратила дитину. Вона розмовляла з роботом у вигляді малюка тюленя.
Ve bir gün oraya gittiğimde çocuğunu kaybetmiş bir kadın yavru fok balığı şeklindeki bir robotla konuşuyordu.ויום אחד הגעתי ואישה שאיבדה ילד דיברה עם רובוט
Ve bir gün oraya gittiğimde çocuğunu kaybetmiş bir kadın yavru fok balığı şeklindeki bir robotla konuşuyordu.وفي يوم ما أتيت و كانت هناك امرأة فقدت ابنها تتكلم إلى إنسان آلي
Ve bir gün oraya gittiğimde çocuğunu kaybetmiş bir kadın yavru fok balığı şeklindeki bir robotla konuşuyordu.子供を失った女性が アザラシの赤ちゃんの形をした ロボットと話をしていました