Floresan lambayı değiştirmeliyim.I must replace that fluorescent lamp.
Bu floresan lamba titreşmeye başlıyor. Onu değiştirmemiz gerekecek.This fluorescent lamp is starting to flicker. We'll have to replace it.
Floresan lambalardan nefret ediyorum.I hate fluorescent lights.
Floresan lambalar UVA/UVB spektrumu içerisinde ışınlar üretebilmektedir.Fluorescent lamps can be created that produce ultraviolet anywhere within the UVA/UVB spectrum.
UV kurutma için özel olarak yapılmış floresan lambalarda bulunmaktadır.Fluorescent lamps made specifically for UV curing are also available.
Düzgün floresan lamba.That's a fluorescent tube refined."
Ve tabi ki, metal projektörler ve floresan lambalarımız ve bunun gibi şeyler vardı.And of course, we had the metal-halide lamps and fluorescent lamps and things like that.
Size söylüyorum, floresan lambalar.You fluorescent lights.
Modern küçük floresan lamba form faktöründeki 9W antiseptik lambaA 9W germicidal lamp in a modern compact fluorescent lamp form factor
Yüksek basınçlı lambalar floresan lambalardan çok HID lambalara benzer.High-pressure lamps are much more similar to HID lamps than fluorescent lamps.
Bu aynı zamanda floresan lambalar (bkz.Es sind ferner Veränderungen von Entzündungsmarkern (bspw.
Floresan lambalar UV kurutmanın birçok alanında kullanılmaktadır.Die Oberfläche vieler Früchte reflektiert UV-Licht.
Floresan lambayı değiştirmeliyim.Я должен заменить флуоресцентную лампу.
Çoğu floresan lambalar ayarlanamazlar.A legtöbb energiatakarékos lámpa fényerejét nem lehet szabályozni.
Bu aynı zamanda floresan lambalar (bkz.Walikotanya adalah Özcan Işıklar (CHP).
Floresan lamba ile karşılaştırıldığında, LED lambaların daha avantajlı olduğu görülür.Karena dibandingkan dengan bohlam biasa lampu LED memiliki harga yang lebih mahal.
Yakamoz oluştuğunda denizde uzun floresan lambalar yanıyormuş gibi gözükür.Merel süütavad nad kogemata puuvilla põlema.
Ben buradayım. Size söylüyorum, floresan lambalar.Je suis là, mes amis les néons !
Düzgün floresan lamba.1.3億円(150万ドル)で売りました、現金で。
Düzgün floresan lamba.C'est un tube fluorescent raffiné. "
Düzgün floresan lamba.Das ist eine verfeinerte Leuchtstoffröhre."
Düzgün floresan lamba.Dat is een verfijnde TL-buis."
Düzgün floresan lamba.Det er et forbedret lysstofrør."
Düzgün floresan lamba.Đó là một cái ống huỳnh quang tinh lọc."
Düzgün floresan lamba.Ese es un tubo flurescente refinado"
Düzgün floresan lamba.E vorba de-un tub fluorescent mai delicat."
Düzgün floresan lamba.Itulah tabung pendar yang diperhalus."
Düzgün floresan lamba.그건 형광등을 개량한 것입니다.
Düzgün floresan lamba.Questo è un tubo fluorescente rifinito."
Düzgün floresan lamba.To redefinicja rurki fluoroscencyjnej."
Düzgün floresan lamba.Считайте, что флуоресцентная трубка, просто усовершенствованная".
Düzgün floresan lamba.Това е усъвършенствана флуоресцентна тръба."
Düzgün floresan lamba.שהיא נורת ניאון משודרגת."
Düzgün floresan lamba.هذا أحد الأنابيب المشعة المكررة
EVET: floresan lambalar, enerji tasarruflu ampuller, ambalajlarında uyarı işareti bulunan kimyasal maddelerJA: lysrör, energibesparingslampor, kemikalier med ett varningsmärke på förpackningen
EVET: floresan lambalar, enerji tasarruflu ampuller, ambalajlarında uyarı işareti bulunan kimyasal maddelerKYLLÄ: loisteputket, energiansäästölamput, kemikaalit joiden pakkauksessa on varoitusmerkki
EVET: floresan lambalar, enerji tasarruflu ampuller, ambalajlarında uyarı işareti bulunan kimyasal maddelerنعم: لمبات النيون، اللمبات الموفرة للطاقة، المواد الكيمياوية التي يوجد على غلافها علامة تحذير.
EVET: floresan lambalar, enerji tasarruflu ampuller, ambalajlarında uyarı işareti bulunan kimyasal maddeler是:点灯管、节能灯泡、有警示标志的化工原料
Size söylüyorum, floresan lambalar.Luminile tale fluorescente...
Size söylüyorum, floresan lambalar.Ty światło fluorescencyjne.
Size söylüyorum, floresan lambalar.Φθοριούχες λάμπες.
Ve tabi ki, metal projektörler ve floresan lambalarımız ve bunun gibi şeyler vardı.A samozrejme, mali sme halogenidové a fluorescentné lampy a také veci.
Ve tabi ki, metal projektörler ve floresan lambalarımız ve bunun gibi şeyler vardı.E certo, abbiamo le lampade di metallo alogenuro e lampade fluorescenti e cose del genere.
Ve tabi ki, metal projektörler ve floresan lambalarımız ve bunun gibi şeyler vardı.Et bien sûr, il y avait les lampes halogènes, et les lampes fluorescentes, et tout ça.
Ve tabi ki, metal projektörler ve floresan lambalarımız ve bunun gibi şeyler vardı.Ja tietysti meillä oli halogeenilamppuja ja loisteputkia ja sen sellaisia.
Ve tabi ki, metal projektörler ve floresan lambalarımız ve bunun gibi şeyler vardı.물론, 우리는 금속 할로겐 조명이나 형광등 같은 것도 있었지요.
Ve tabi ki, metal projektörler ve floresan lambalarımız ve bunun gibi şeyler vardı.Oczywiście mieliśmy lampy halogenowe i świetlówki i podobne.
Ve tabi ki, metal projektörler ve floresan lambalarımız ve bunun gibi şeyler vardı.Persze voltak a fémhalogén lámpák, a fénycsövek és hasonló dolgok is.
Ve tabi ki, metal projektörler ve floresan lambalarımız ve bunun gibi şeyler vardı.Por supuesto, teníamos lámparas fluorescentes y de halogenuros metálicos y cosas por el estilo.
Ve tabi ki, metal projektörler ve floresan lambalarımız ve bunun gibi şeyler vardı.Samozřejmě ještě byly halogenové lampy, zářivky a další.
Ve tabi ki, metal projektörler ve floresan lambalarımız ve bunun gibi şeyler vardı.Şi bineînțeles, aveam lămpile cu halogenuri metalice şi lămpile fluorescente şi altele de acest gen.
Ve tabi ki, metal projektörler ve floresan lambalarımız ve bunun gibi şeyler vardı.Und selbstverständlich hatten wir die Metallhalogenidlampen und Leuchtstofflampen usw.
Ve tabi ki, metal projektörler ve floresan lambalarımız ve bunun gibi şeyler vardı.We hadden natuurlijk halogeenlampen en fluorescerende lampen en dat soort dingen.
Ve tabi ki, metal projektörler ve floresan lambalarımız ve bunun gibi şeyler vardı.Φυσικά υπήρχαν και λαμπτήρες αλογόνου, φθορισμού και διάφορα άλλα τέτοια.
Ve tabi ki, metal projektörler ve floresan lambalarımız ve bunun gibi şeyler vardı.И конечно, у нас были металлогалогенные и флюоресцентные лампы, и так далее.
Ve tabi ki, metal projektörler ve floresan lambalarımız ve bunun gibi şeyler vardı.Ну і, звісно, в нас були металогалогенні і флюоресцентні лампи і так далі.
Ve tabi ki, metal projektörler ve floresan lambalarımız ve bunun gibi şeyler vardı.Разбира се, имахме металхалогенни и флуоресцентни лампи и подобни неща.
Ve tabi ki, metal projektörler ve floresan lambalarımız ve bunun gibi şeyler vardı.וכמובן, היו לנו נורות הלוגן ונורות פלורסנט ודברים דומים.
Ve tabi ki, metal projektörler ve floresan lambalarımız ve bunun gibi şeyler vardı.وبطبيعة الحال ، كان لدينا مصابيح اليد المعدنية ومصابيح الفلورسنت وأشياء من هذا القبيل.
Ve tabi ki, metal projektörler ve floresan lambalarımız ve bunun gibi şeyler vardı.違いはありましたけどね 今はLEDがあります