Ana içeriğe geç
Sözlük

flor ile cümle

flor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
4
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Floransa, İtalya'daki en güzel şehir.Florence is the most beautiful city in Italy.
Onunla flört etmesen iyi olur.You had better not keep company with him.
Florida'daki hava genellikle ılımlıdır.The weather in Florida is generally moderate.
Mike'ın Florida'da birkaç arkadaşı var.Mike has a few friends in Florida.
Florence Nightingale, profesyonel hemşireliğe başlayan kadın olarak ünlüdür.Florence Nightingale is famous as the woman who began professional nursing.
Bill Florida'dan bütün yolu geldi.Bill came all the way from Florida.
Tom şimdi yaklaşık bir yıldır Jane ile flört ediyor.Tom has been going with Jane for almost a year now.
Floresan lambayı değiştirmeliyim.I must replace that fluorescent lamp.
John Floridalı, karısı ise Kaliforniyalı.John comes from Florida and his wife from California.
Ne kadar süredir flört ediyorsunuz?How long have you been dating?
Bu floresan lamba titreşmeye başlıyor. Onu değiştirmemiz gerekecek.This fluorescent lamp is starting to flicker. We'll have to replace it.
Florida'ya hiç gitmedim.I have never gone to Florida.
Oğluma florür tedavileri için bir randevu almak istiyorum.I'd like to make an appointment for fluoride treatments for my son.
Kuğular buradan Florida'ya göç ederler.The swans migrate from here to Florida.
Tanıştığı her kadınla flört eder.He flirts with every woman he meets.
Onunla flört ediyor musun?Do you ever date her?
Onu başarılı bir şekilde ikna ettim ve flört ettik.I successfully persuaded her and we went on a date.
Peki, işte flört etmeye ne dersin?So, what about flirting at work?
Lucy Floransa'nın ana caddesindeki bir cinayete tanık oldu.Lucy witnessed a murder in the main square of Florence.
Florence Foster Jenkins dünyanın en büyük sopranolarından biriydi.Florence Foster Jenkins was one of the greatest sopranos of the world.
Onlar kısa bir flört yaşadılar.They had a brief date.
Tom Mary'nin onun en iyi arkadaşıyla flört ettiğini keşfetti.Tom discovered that Mary had dated his best friend.
Ben kuzeyde doğdum ama şimdi Florida'da yaşıyorum.I was born in the north, but now I live in Florida.
Ben onların birbirleriyle flört etmelerini onaylamıyorum.I don't approve of them dating each other.
Amerika Birleşik Devletleri'nde içme suyuna florür ilave edilir.In the United States, fluoride is added to the drinking water.
Bu, Florida'nın oyları tekrar sayması gerektiği anlamına geliyordu.This meant Florida had to count the votes again.
1819 yılının Şubat ayında Florida antlaşması imzalandı.The Florida treaty was signed in February 1819.
İspanya Florida'yı kontrol altında tuttu.Spain controlled Florida.
Bandy ve florbal arasındaki en büyük fark, bandynin buzda oynanmasıdır.The biggest difference between bandy and floorball is that bandy is played on ice.
Tom garsonla flört etti.Tom flirted with the waitress.
Sanırım Tom flört etmek için çok genç.I think Tom is too young to be dating.
Sanırım Tom flört edemeyecek kadar çok genç.I think Tom is too young to be dating.
Tom'un kızımla flört edemeyecek kadar çok yaşlı olduğunu düşünüyorum.I think Tom is too old to be dating my daughter.
Tom Mary ile flört ederdi.Tom used to go out with Mary.
Tom altı aydır sadece Mary ile flört ediyor.Tom has been going steady with Mary for six months.
Tom yaklaşık üç yıldır Mary ile flört ediyor.Tom has been dating Mary for about three years.
Tom Mary ile flört etti.Tom flirted with Mary.
Tom ve Mary her zaman birbirleriyle flört ediyorlar.Tom and Mary are always flirting with each other.
Hala Florida'da mısın?Are you still in Florida?
Tom'un şimdiye kadar flört ettiği tek kız Mary'dir.The only girl Tom has ever dated is Mary.
Tom Mary'nin kimle flört ettiğini bilmek istedi.Tom wanted to know who Mary had been dating.
Tom'un Mary ve John'un birbirleriyle flört ettikleri konusunda hiçbir kuşkusu yok.Tom never had an inkling that Mary and John were dating each other.
Onlar şarkı söylemiyorlar, birbirleri ile flört ediyorlar.They are not singing, they are flirting with each other.
Florencia Şili'dendir. O, Şililidir.Florencia is from Chile. She is Chilean.
Onunla hiç flört etmedim!I've never dated her!
Kız kardeşimle flört etmene izin vermeyeceğim.I won't allow you to date my sister.
O, dünyadaki tek kız olsa bile onunla flört etmem.I wouldn't go out with her even if she's the only girl in the world!
Mary, Tom ve Conchita'nın birlikte flört ettiğini gördü.Mary spotted Tom and Conchita flirting together.
Benimle flört etmek ister misin?Would you like to go out with me?
Tom ve Mary'nin flört ettiklerini düşünüyorum.I think Tom and Mary are dating.
Annem ve babam benim oğlanlarla flört etmeme izin vermez.My parents won't let me go out with boys.
Tom'un eşimle flört ettiğini gördüm.I saw Tom flirt with my wife.
Flor, klor, brom, iyot ve astatin; halojenlerdir.Fluorine, chlorine, bromine, iodine and astatine are halogens.
Flört etme zahmetlidir.Dating is exhausting.
Benim erkek arkadaşım bazen diğer kızlarla flört eder.My boyfriend sometimes flirts with other girls.
Benim kız arkadaşım bazen diğer oğlanlarla flört eder.My girlfriend sometimes flirts with other boys.
Floransa müzeleri için bir rehber kitap satın aldım.I bought a guidebook for the museums of Florence.
Florence'nın kim olduğunu bilen var mı?Anybody knows who Florence is?
Seni Mary'yle flört ederken gördüm.I saw you flirting with Mary.
Kaybedenlerle flört etmeyi bırak.Stop dating losers!
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod