fizyoterapi ile cümle
fizyoterapi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
11
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Fizyoterapistlerle birlikte işine geri döndü.He went back to work with physiotherapists.
Tom bir fizyoterapist olarak çalıştı.Tom worked as a physical therapist.
Sen bir fizyoterapisttin, değil mi?You used to be a physical therapist, didn't you?
Tom bir fizyoterapisttir.Tom is a physiotherapist.
Pnömonide göğüs fizyoterapisinin faydası henüz belirlenmemiştir.The utility of chest physiotherapy in pneumonia has not yet been determined.
University College Dublin'de yarı zamanlı fizyoterapi eğitimi görüyor.He is attending University College Dublin where he studies physiotherapy part-time.
Bir kızkardeşi daha vardır ve fizyoterapisttir.There is a hairdresser and a physiotherapist.
Kızılhaç için çalışıyorum ve fizyoterapistim.I work for the Red Cross and I'm a physical therapist.
Fizyoterapistim şunu söylemeyi sever :As my physical therapist likes to say,
Tutuklandığı sırada, Belgrad'da fizyoterapist olarak çalışıyordu.At the time of his arrest, he was working as physiotherapist in Belgrade.
Fizyoterapi ve Rehabilitasyon (M.S.)Therapie- und Entspannungsverfahren, s. u.)
Fizyoterapi ve Rehabilitasyon (M.S.)Restauración & rehabilitación (53).
Gerçeküstücü bir ressam olan Edgar Ende ile fizyoterapist Louise Bartholomew Ende'nin tek çocuğuydu.Hijo único del pintor surrealista Edgar Ende y de Luise Bartholomä, una fisioterapeuta.
Pnömonide göğüs fizyoterapisinin faydası henüz belirlenmemiştir.L'utilità della fisioterapia respiratoria nella polmonite non è ancora stata determinata.
Pek çok fizyoterapi şekli vardır.Dovrà per questo fare molta fisioterapia.
Fizyoterapi ve Rehabilitasyon (M.S.)Edukacja zdrowotna z rehabilitacją (I st.)
Pnömonide göğüs fizyoterapisinin faydası henüz belirlenmemiştir.Skuteczność fizjoterapii klatki piersiowej w leczeniu zapalenia płuc jak dotąd nie została określona.
Fizyoterapi ve Rehabilitasyon (M.S.)Pediatrisk vård och specifik omvårdnad (ss.
Kişiye özel sağaltım uygulanacağından, fizyoterapi yöntemine de başvurulabilir.Förutom den medicinska behandlingen kan även fysioterapi ges.
Pnömonide göğüs fizyoterapisinin faydası henüz belirlenmemiştir.Користь фізіотерапії грудної клітки під час пневмонії досі не визначена.
Pnömonide göğüs fizyoterapisinin faydası henüz belirlenmemiştir.Prospěšnost fyzioterapie hrudníku v případě onemocnění pneumonií zatím nebyla prokázána.
Pnömonide göğüs fizyoterapisinin faydası henüz belirlenmemiştir.Utilitatea fizioterapiei respiratorii nu a fost încă stabilită.
Fizyoterapist Paul Edward Hospenthal ile evlidir.Házas, férje Paul Hospenthal fizikoterapeuta.
Pnömonide göğüs fizyoterapisinin faydası henüz belirlenmemiştir.A légzési fizioterápia hasznossága a tüdőgyulladás kezelésében még nem bizonyított.
Pnömonide göğüs fizyoterapisinin faydası henüz belirlenmemiştir.Manfaat fisioterapi dada dalam pneumonia belum ditentukan.
Fizyoterapist Paul Edward Hospenthal ile evlidir.Patrick menikah dengan Paul Edward Hospenthal pada tahun 2005.
Pek çok fizyoterapi şekli vardır.Namun ada pula bentuk-bentuk adaptasi fisiologis.
Gerçeküstücü bir ressam olan Edgar Ende ile fizyoterapist Louise Bartholomew Ende'nin tek çocuğuydu.Dia merupakan anak tunggal dari pasangan pelukis surealis Edgar Ende dan Luise Bartholomä Ende.
1992'de "Crewe ve Alsager Yüksek Eğitim Koleji" ve "Manchester Fizyoterapi Okulu" üniversiteye bağlanmıştır.1992년에 대학교의 지위를 얻게 되었으며, 같은 해 남부 체셔의 크루어 & 알사저 대학(Crewe and Alsager College of Higher Education)을 흡수하였다.
Pnömonide göğüs fizyoterapisinin faydası henüz belirlenmemiştir.Все още не е определена ползата от физиотерапия на гръдния кош при пневмония.
Annesi Sarie Kessler bir fizyoterapisttir, babası Doug Robbie'nin ise eskiden bir çiftliği bulunmaktaydı.Родителите ѝ са Сарий Кеслер, физиотерапевт, и Дъг Роби, бивш собственик на ферма.
Pnömonide göğüs fizyoterapisinin faydası henüz belirlenmemiştir.Korist od fizikalne terapije prsnog koša kod pneumonije nije još potvrđena.
Pek çok fizyoterapi şekli vardır.Poznanih je veliko vrst fizioterapije.
Pnömonide göğüs fizyoterapisinin faydası henüz belirlenmemiştir.Koliko je pljučna fizioterapija pri pljučnici koristna, še ni jasno.
1913'te Yeni Zelanda'da Otago Üniversitesi'nde Fizyoterapi Okulu açıldı.1903 asutati Fukuokas Kyoto Keiserliku Ülikooli osakond Fukuoka meditsiinikolledž.
Böylece biraz tamir yapmaya başladık. Diğer bir yandan, fizyoterapistlerden birisiCominciammo a fare alcune riparazioni, e uno dei fisioterapisti disse che potevamo dare
Bu yüzden bir fizyoterapiste gittim ve doktor bana koşmayı bırakmamı sadece esneme hareketi yapmamı söyledi.Entonces acudí a un fisioterapeuta y me dijo que tenía que dejar de correr y hacer estiramientos en su lugar.
Bu yüzden bir fizyoterapiste gittim ve doktor bana koşmayı bırakmamı sadece esneme hareketi yapmamı söyledi.Felkerestem egy fizikoterapeutát, és ott azt mondták, hogy abba kell hagynom a futást, helyette csak nyújtsak.
Bu yüzden bir fizyoterapiste gittim ve doktor bana koşmayı bırakmamı sadece esneme hareketi yapmamı söyledi.Ich ging zur Physiotherapie, man empfahl mir, mit dem Laufen aufzuhören und nur noch zu dehnen.
Bu yüzden bir fizyoterapiste gittim ve doktor bana koşmayı bırakmamı sadece esneme hareketi yapmamı söyledi.Joten menin fysioterapeutille, joka käski minun lopettaa juoksemisen ja sen sijaan vain venytellä.
Bu yüzden bir fizyoterapiste gittim ve doktor bana koşmayı bırakmamı sadece esneme hareketi yapmamı söyledi.그래서 물리치료사를 만나러 갔죠. 저한테 달리기를 그만두고 스트레칭을 하라고 하더군요.
Bu yüzden bir fizyoterapiste gittim ve doktor bana koşmayı bırakmamı sadece esneme hareketi yapmamı söyledi.Navštívila jsem fyzioterapeuta a ten mi řekl, že musím s běháním přestat a místo toho se jen protahovat.
Bu yüzden bir fizyoterapiste gittim ve doktor bana koşmayı bırakmamı sadece esneme hareketi yapmamı söyledi.Poszłam do fizjoterapeutów. Kazali mi przestać biegać, a w zamian robić ćwiczenia rozciągające.
Bu yüzden bir fizyoterapiste gittim ve doktor bana koşmayı bırakmamı sadece esneme hareketi yapmamı söyledi.Šla sem k fizioterapevtu in rekli so mi, naj preneham s tekom in se namesto tega samo raztegujem.
Bu yüzden bir fizyoterapiste gittim ve doktor bana koşmayı bırakmamı sadece esneme hareketi yapmamı söyledi.אז הלכתי לראות פיזיוטרפיסט, והם אמרו לי שעלי להפסיק לרוץ ובמקום רצוי שאעשה רק מתיחות.
Bu yüzden bir fizyoterapiste gittim ve doktor bana koşmayı bırakmamı sadece esneme hareketi yapmamı söyledi.وذهبت لأخصائي العلاج الطبيعي وقالوا لي هناك أن عليّ بالتوقف عن الجري وأقوم فقط بتمرينات شد بسيطة
Bu yüzden bir fizyoterapiste gittim ve doktor bana koşmayı bırakmamı sadece esneme hareketi yapmamı söyledi.もう走ってはいけないと言われ 代わりにストレッチを勧められました 診察室を出たところに
Diğer bir yandan, fizyoterapistlerden birisi그리고 물리 치료사들중의 한 명은
Diğer bir yandan, fizyoterapistlerden birisi Mahmut'a bir bacak verilebileceğini söyledi, fakat hemen değil.Een van de fysiotherapeuten meldde dat Mahmoud een kunstbeen kon krijgen, maar niet onmiddellijk.
Diğer bir yandan, fizyoterapistlerden birisi Mahmut'a bir bacak verilebileceğini söyledi, fakat hemen değil.És egyike a terapeutáknak jelentette, hogy Mahmoud kaphat új lábat, de nem azonnal.
Diğer bir yandan, fizyoterapistlerden birisi Mahmut'a bir bacak verilebileceğini söyledi, fakat hemen değil.Jeden fyzioterapeut oznámil, že Mahmúdovi bude možné dať nohu, ale nie okamžite.
Diğer bir yandan, fizyoterapistlerden birisi Mahmut'a bir bacak verilebileceğini söyledi, fakat hemen değil.Również jeden z terapeutów zauważył, że Mahmoud może otrzymać nogę, ale nie od razu.
Diğer bir yandan, fizyoterapistlerden birisi Mahmut'a bir bacak verilebileceğini söyledi, fakat hemen değil.Také jeden z fyzioterapeutů oznámil, že Mahmoudovi můžeme dát nohu, ale ne hned.
Diğer bir yandan, fizyoterapistlerden birisi Mahmut'a bir bacak verilebileceğini söyledi, fakat hemen değil.Um dos fisioterapeutas também informou que o Mahmoud podia receber uma perna, mas não imediatamente.
Diğer bir yandan, fizyoterapistlerden birisi Mahmut'a bir bacak verilebileceğini söyledi, fakat hemen değil.Und einer der Physiotherapeuten berichtete, dass Mahmoud ein Bein bekommen könne, aber nicht sofort.
Diğer bir yandan, fizyoterapistlerden birisi Mahmut'a bir bacak verilebileceğini söyledi, fakat hemen değil.Uno de los fisioterapeutas informó que Mahmoud podría recibir una pierna ortopédica, pero no inmediatamente.
Diğer bir yandan, fizyoterapistlerden birisi Mahmut'a bir bacak verilebileceğini söyledi, fakat hemen değil.Unul dintre fizioterapeuți a spus că Mahmoud ar putea primi o proteză, dar nu imediat.
Diğer bir yandan, fizyoterapistlerden birisi Mahmut'a bir bacak verilebileceğini söyledi, fakat hemen değil.И один из наших врачей-терапевтов сообщил, что Махмуд сможет использовать протез, но не сразу.
Diğer bir yandan, fizyoterapistlerden birisiאחד מהפיזיוטרפיסטים
Diğer bir yandan, fizyoterapistlerden birisiأيضا أحد المؤهلين البدنيين