-böylelikle mahkemede uyuyakalıyorsun ve fiziksel olarak kendini savunamayacak hale düşüyorsun.-Так ты засыпаешь в суд и стали undable физически защитить себя.
-böylelikle mahkemede uyuyakalıyorsun ve fiziksel olarak kendini savunamayacak hale düşüyorsun.כדי להרדים אותך בבית המשפט - .עד שלא תוכל, פיזית, להגן על עצמך
-böylelikle mahkemede uyuyakalıyorsun ve fiziksel olarak kendini savunamayacak hale düşüyorsun.لذلك ينتابك الإحساس بالنوم في المحكمة و تصبح غير قادر على الدفاع عن نفسك
-böylelikle mahkemede uyuyakalıyorsun ve fiziksel olarak kendini savunamayacak hale düşüyorsun.違法ファイルで 巨額の富を得ましたか?
Bu bir duyma sorunu ya da fiziksel bir sorun olabilir.Czy to problem ze słuchem czy z fizycznościa?
Bu bir duyma sorunu ya da fiziksel bir sorun olabilir.Est-ce un problème auditif ou un problème physique ?
Bu bir duyma sorunu ya da fiziksel bir sorun olabilir.Este o problemă legată de auz sau o problemă fizică?
Bu bir duyma sorunu ya da fiziksel bir sorun olabilir.¿Es un problema auditivo o físico?
Bu bir duyma sorunu ya da fiziksel bir sorun olabilir.Is het een gehoorprobleem of is het een fysiek probleem?
Bu bir duyma sorunu ya da fiziksel bir sorun olabilir.Ist es ein Problem mit dem Gehör oder ein körperliches?
Bu bir duyma sorunu ya da fiziksel bir sorun olabilir.청력 문제 또는 신체적 문제가 있는가?
Bu bir duyma sorunu ya da fiziksel bir sorun olabilir.Si tratta di un problema di udito o di un problema fisico?
Bu bir duyma sorunu ya da fiziksel bir sorun olabilir.Πρόκειται για πρόβλημα ακοής ή σωματικό;
Bu bir duyma sorunu ya da fiziksel bir sorun olabilir.Дали е проблем със слуха, или проблем с физическото състояние?
Bu bir duyma sorunu ya da fiziksel bir sorun olabilir.Зависит ли это от проблем со слухом или с движением?
Bu bir duyma sorunu ya da fiziksel bir sorun olabilir.יותר מכל מה שמופיע קלינית כיום.
Bu bir duyma sorunu ya da fiziksel bir sorun olabilir.هل هي مشكلة في حاسة السمع, أم هي مشكلة عضوية؟
Bu bir duyma sorunu ya da fiziksel bir sorun olabilir.声が以前より小さいか
Bu bir zeka Turing testi değil, ama yine de fiziksel bir turing testine en yaklaşabileceğiniz durumdur.Acesta nu-i un test Turing de inteligenţă, dar e cât se poate de apropiat de un test Turing fizic.
Bu bir zeka Turing testi değil, ama yine de fiziksel bir turing testine en yaklaşabileceğiniz durumdur.Ceci n'est pas un test de Turing d'intelligence, mais c'est très proche d'un test de Turing physique.
Bu bir zeka Turing testi değil, ama yine de fiziksel bir turing testine en yaklaşabileceğiniz durumdur.Dies ist jedoch kein Intelligenz Turingtest, sondern so nah wie möglich an einen physischen Turingtest.
Bu bir zeka Turing testi değil, ama yine de fiziksel bir turing testine en yaklaşabileceğiniz durumdur.Dit is geen Turing-intelligentietest, maar de best mogelijke benadering van een fysieke Turing-test.
Bu bir zeka Turing testi değil, ama yine de fiziksel bir turing testine en yaklaşabileceğiniz durumdur.Esta no es una prueba Turing de inteligencia, pero es lo más cercano a una prueba Turing física.
Bu bir zeka Turing testi değil, ama yine de fiziksel bir turing testine en yaklaşabileceğiniz durumdur.이걸 딱히 스마트한 튜링 테스트라 하긴 힘들지만 어쨌든 물리적 튜링 테스트에 최대한 근접한 결과입니다.
Bu bir zeka Turing testi değil, ama yine de fiziksel bir turing testine en yaklaşabileceğiniz durumdur.Това не е Тюрингов тест за интелигентност, но е възможно най-близкото до физически Тюрингов тест.
Bu bir zeka Turing testi değil, ama yine de fiziksel bir turing testine en yaklaşabileceğiniz durumdur.Это не интеллектуальный тест Тьюринга но это его максимальное приближение в физике
Bu bir zeka Turing testi değil, ama yine de fiziksel bir turing testine en yaklaşabileceğiniz durumdur.זה לא מבחן טיורינג לאינטיליגנציה, אבל זה הכי קרוב שאפשר להגיע למבחן טיורינג פיזי.
Bu bir zeka Turing testi değil, ama yine de fiziksel bir turing testine en yaklaşabileceğiniz durumdur.しかし物理的なチューリングテストを追求したものです このロボットは非常に早く動いていますし
Bu bizim A noktasından B noktasına gitmemizi veye birşeyler göndermemize izin veren fiziksel bir ağ.É uma infraestrutura física que nos permite ir do ponto A ao ponto B e movimentar coisas.
Bu bizim A noktasından B noktasına gitmemizi veye birşeyler göndermemize izin veren fiziksel bir ağ.Het is een fysieke infrastructuur waarmee we van A naar B kunnen en op die manier spullen kunnen verplaatsen.
Bu bizim A noktasından B noktasına gitmemizi veye birşeyler göndermemize izin veren fiziksel bir ağ.To infrastruktura, która pozwala nam dostać się z A do B i przemieszczać tak towary.
Bu bizim A noktasından B noktasına gitmemizi veye birşeyler göndermemize izin veren fiziksel bir ağ.Я говорю о физической инфраструктуре, позволяющей нам добраться из пункта А в пункт Б и переместить что-то.
Bu Boston Dynamics şirketinin BigDog'u ve bu fiziksel bir Turing testine gelebileceğiniz en yakın noktadır.보스톤 다이내믹스가 만든 "빅독(Big Dog)"입니다. 튜링테스트를 물리공간에서 거의 궁극의 단계로까지 몰아간 결과물이죠.
Bu Boston Dynamics şirketinin BigDog'u ve bu fiziksel bir Turing testine gelebileceğiniz en yakın noktadır.Das ist Bosten Dynamics "BigDog." Das ist so nah wie nur möglich an einem physischen Turingtest.
Bu Boston Dynamics şirketinin BigDog'u ve bu fiziksel bir Turing testine gelebileceğiniz en yakın noktadır.Dit is BigDog van Boston Dynamics. Dat is de best mogelijke benadering van een fysieke Turing-test.
Bu Boston Dynamics şirketinin BigDog'u ve bu fiziksel bir Turing testine gelebileceğiniz en yakın noktadır.Ez a Boston Dynamics "BigDog" nevű robotja. Nagyon közel van ahhoz, hogy kiállja a Turing teszt próbáját.
Bu Boston Dynamics şirketinin BigDog'u ve bu fiziksel bir Turing testine gelebileceğiniz en yakın noktadır.Questo é "BigDog", della Boston Dynamics. E' la cosa più vicina possibile ad un Turing Test fisico.
Bu Boston Dynamics şirketinin BigDog'u ve bu fiziksel bir Turing testine gelebileceğiniz en yakın noktadır.To "DużyPies" z Boston Dynamics. I to już naprawdę bardzo blisko do fizycznego testu Turinga.
Bu Boston Dynamics şirketinin BigDog'u ve bu fiziksel bir Turing testine gelebileceğiniz en yakın noktadır.Voici le "BigDog" (GrosChien) de Boston Dynamics. C'est très proche d'un test de Turing physique.
Bu Boston Dynamics şirketinin BigDog'u ve bu fiziksel bir Turing testine gelebileceğiniz en yakın noktadır.Това е "Голямото куче" на "Бостън Дайнамикс". И е възможно най-близкото до физически Тюрингов тест.
Bu Boston Dynamics şirketinin BigDog'u ve bu fiziksel bir Turing testine gelebileceğiniz en yakın noktadır.זה "כלב-גדול" של בוסטון-דינמיקס. וזה כמעט הכי קרוב שניתן להגיע למבחן טיורינג פיזי.
Bu Boston Dynamics şirketinin BigDog'u ve bu fiziksel bir Turing testine gelebileceğiniz en yakın noktadır.これは 物理的な「チューリングテスト」を徹底的に意識したものです 思い出していただきたいのですが「チューリングテスト」では
Bu da sana acı veriyor. Eğer gerçeklik anlayışın fiziksel dünyayla örtüşmüyorsa acı çekebilirsin.Tu concepto de realidad puede herirte, si no se corresponde con el mundo físico
Bu dijitalin fiziksel hayatla buluşması.C'est la rencontre du numérique et du physique.
Bu dijitalin fiziksel hayatla buluşması.Đây chính là cách công nghệ tiếp cận với đời sống thực.
Bu dijitalin fiziksel hayatla buluşması.De digitale wereld ontmoet de fysieke.
Bu dijitalin fiziksel hayatla buluşması.Digitálne sa snúbi s hmotným.
Bu dijitalin fiziksel hayatla buluşması.Es la confluencia de lo digital y lo físico.
Bu dijitalin fiziksel hayatla buluşması.Ez a digitális és a fizikai találkozása.
Bu dijitalin fiziksel hayatla buluşması.Hier trifft das digitale das physische.
Bu dijitalin fiziksel hayatla buluşması.Il digitale che incontra il materiale.
Bu dijitalin fiziksel hayatla buluşması.Isto é o digital ao encontro do físico.
Bu dijitalin fiziksel hayatla buluşması.Tady se potkává digitální svět s tím fyzickým.
Bu dijitalin fiziksel hayatla buluşması.Αυτό είναι η συνάντηση του ψηφιακού με το χειροπιαστό.
Bu dijitalin fiziksel hayatla buluşması.По такъв начин виртуалното среща реалното.
Bu dijitalin fiziksel hayatla buluşması.Цифровий світ поєднується з фізичним.
Bu dijitalin fiziksel hayatla buluşması.Это смесь цифрового и реального.
Bu durum bilhassa ‘fiziksel kavgalar’ ve ‘polisle başın derde girmesi’ sorunlarında söz konusudur.Detta är tydligast när det gäller ”slagsmål” och ”problem med polisen”.
Bu durum bilhassa ‘fiziksel kavgalar’ ve ‘polisle başın derde girmesi’ sorunlarında söz konusudur.Keskimäärin 15 prosenttia koululaisista kertoi kokeneensa vakavia ongelmia vanhempiensa kanssa.
Bu durum bilhassa ‘fiziksel kavgalar’ ve ‘polisle başın derde girmesi’ sorunlarında söz konusudur.To je nejzřetelnější v případě „rvaček“ a „nesnází s policií“.