fizikçi ile cümle
fizikçi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bunu yapan kişi bir fizikçi.De achtergrond is dat de maker een fysicus is.
Bunu yapan kişi bir fizikçi.En el fondo está el hombre que lo hizo: un físico.
Bunu yapan kişi bir fizikçi.Il retroscena è che il tipo che ha fatto tutto questo è un fisico.
Bunu yapan kişi bir fizikçi.În fundalul e tipul care a făcut asta, e un fizician.
Bunu yapan kişi bir fizikçi.이 작업을 한 배경에 있는 남자는 물리학자입니다.
Bunu yapan kişi bir fizikçi.Latar belakangnya, pria yang mengerjakan ini seorang fisikawan.
Bunu yapan kişi bir fizikçi.Maintenant, pour vous planter le décor, le type est un physicien.
Bunu yapan kişi bir fizikçi.Najlepsze jest to, że gość, który to robi jest fizykiem.
Bunu yapan kişi bir fizikçi.Nun im Hintergrund der Typ der das gemacht hat ist ein Physiker.
Bunu yapan kişi bir fizikçi.O sujeito que fez isto é físico. E vai explicar um pouco o que aquilo faz.
Bunu yapan kişi bir fizikçi.To pozadí je -- chlápek, co tohle vyrobil je fyzik.
Bunu yapan kişi bir fizikçi.Trên màn hình là chàng trai đã làm ra thứ này, nhà vật lý
Bunu yapan kişi bir fizikçi.Η φάση είναι ότι αυτός που το έφτιαξε είναι φυσικός.
Bunu yapan kişi bir fizikçi.Сега на фона е човекът, който направи това е физик.
Bunu yapan kişi bir fizikçi.Человек, который сделал это, по профессии физик.
Bunu yapan kişi bir fizikçi.סיפור הרקע לזה הוא שהאדם שיצר את זה הוא פיזיקאי.
Bunu yapan kişi bir fizikçi.ان الرجل الذي صمم هذه .. فيزيائي
Bunu yapan kişi bir fizikçi.彼の説明を聞いてみましょう。
Çıkıp bir deney yaptı. İyi birer fizikçi olduğunu düşündüğü tüm arkadaşlarına sordu.Він вийшов і провів експеримент. він опитав всіх своїх друзів, кого вважав хорошими фізиками
Çoktan süremi doldurmum fakat bu Michael Wigler, çok çok zeki matematikçi sonradan fizikçi oldu.여기 마이클 위글러가 있습니다. 매우 똑똑한 수학자가 된 물리학자였죠. 그는 DNA 샘플과 그것을 따라 100만 개 정도의 지점을
Çoktan süremi doldurmum fakat bu Michael Wigler, çok çok zeki matematikçi sonradan fizikçi oldu.Ik ben al over tijd. Dit is Michael Wigler, een erg, erg slimme wiskundige die fysicus werd.
Çoktan süremi doldurmum fakat bu Michael Wigler, çok çok zeki matematikçi sonradan fizikçi oldu.Já estou a ficar sem tempo. Este é Michael Wigler, um matemático muito inteligente que se tornou físico.
Çoktan süremi doldurmum fakat bu Michael Wigler, çok çok zeki matematikçi sonradan fizikçi oldu.Mert fogy az idő, de ez itt Michael Wigler, egy nagyon, nagyon okos matematikus, akiből fizikus lett.
Çoktan süremi doldurmum fakat bu Michael Wigler, çok çok zeki matematikçi sonradan fizikçi oldu.Sono già fuori tempo. Questo è Michael Wigler, un matematico molto molto intelligente diventato fisico.
Çoktan süremi doldurmum fakat bu Michael Wigler, çok çok zeki matematikçi sonradan fizikçi oldu.Už sice přetahuju, ale tohle je Michael Wigler, velmi chytrý matematik, později fyzik.
Çoktan süremi doldurmum fakat bu Michael Wigler, çok çok zeki matematikçi sonradan fizikçi oldu.Ya se me acabó el tiempo, pero este es Michael Wigler, un matemático muy muy listo que se volvió físico.
Çoktan süremi doldurmum fakat bu Michael Wigler, çok çok zeki matematikçi sonradan fizikçi oldu.Είμαι ήδη εκτός χρόνου, αυτός είναι ο Μάικλ Γουίγκλερ, ένας πολύ, πολύ έξυπνος μαθηματικός που έγινε φυσικός.
Çoktan süremi doldurmum fakat bu Michael Wigler, çok çok zeki matematikçi sonradan fizikçi oldu.Вот Майкл Виглер - очень и очень умный математик, который затем стал физиком.
Çoktan süremi doldurmum fakat bu Michael Wigler, çok çok zeki matematikçi sonradan fizikçi oldu.Почти ми свърши времето, но това е Майкъл Уиглър, един много, много умен математик, който стана физик.
Çoktan süremi doldurmum fakat bu Michael Wigler, çok çok zeki matematikçi sonradan fizikçi oldu.בתמונה: מייקל וויגלר, מתמטיקאי מוכשר מאוד שהפך לפיסיקאי, ופיתח טכניקה
Çoktan süremi doldurmum fakat bu Michael Wigler, çok çok zeki matematikçi sonradan fizikçi oldu.لكن هذا هو ميكل وغلر، عالم رياضيات ذكي جداً جداً والذي تحول إلى الفيزياء. وقام بتطوير طريقة
Çoktan süremi doldurmum fakat bu Michael Wigler, çok çok zeki matematikçi sonradan fizikçi oldu.元数学者の物理学者です DNAのサンプルについて、その上の膨大な点を調べられる
Cold Spring Harbor'da yapıyordum. Fizikçi, Leo Szilard, bana baktı ve dedi ki, "Bunun patentini alacak mısın?"Nhà vật lý Leo Szilard đã nhìn tôi và hỏi " Ông sẽ đăng kí sáng chế phát hiện này chứ?"
Çünkü, aslında, Ben bir teorik fizikçi olarak çalışıyorum.Bo, właściwie, jestem fizykiem teoretykiem.
Çünkü, aslında, Ben bir teorik fizikçi olarak çalışıyorum.Denn eigentlich arbeite ich als Physik-Theoretiker.
Çünkü, aslında, Ben bir teorik fizikçi olarak çalışıyorum.Fordi, dybest set, arbejder jeg som teoretisk fysiker.
Çünkü, aslında, Ben bir teorik fizikçi olarak çalışıyorum.Parce que, voilà, je travaille en tant que physicien théorique.
Çünkü, aslında, Ben bir teorik fizikçi olarak çalışıyorum.Pentru că, de fapt, eu lucrez ca fizician teoretic.
Çünkü, aslında, Ben bir teorik fizikçi olarak çalışıyorum.Perché, essenzialmente, sono un fisico teorico.
Çünkü, aslında, Ben bir teorik fizikçi olarak çalışıyorum.Porque, básicamente, yo trabajo como un físico teórico.
Çünkü, aslında, Ben bir teorik fizikçi olarak çalışıyorum.Szakmám szerint elméleti fizikus vagyok.
Çünkü, aslında, Ben bir teorik fizikçi olarak çalışıyorum.Want ik werk als theoretisch fysicus.
Çünkü, aslında, Ben bir teorik fizikçi olarak çalışıyorum.Защото по принцип работя в сферата на теоритичната физика.
Çünkü, aslında, Ben bir teorik fizikçi olarak çalışıyorum.Потому что, в основном, я работаю физиком-теоретиком.
Danimarkalı bir fizikçiyle birlikte çalışmakEs führte mich also zum Werk eines dänischen Physikers namens Tor Nørretranders.
Danimarkalı bir fizikçiyle birlikte çalışmak덴마크의 물리학자인 토르 노레트란더스의
Danimarkalı bir fizikçiyle birlikte çalışmakלעבודה של רופא דני
Danimarkalı bir fizikçiyle birlikte çalışmakإلى أعمال عالم الفيزياء الدنماركي
Danimarkalı bir fizikçiyle birlikte çalışmakノーレットランダーシュの仕事に 辿り着きました
Dedi ki, genç bir fizikçi yetiştirmek için bu durumun kesinlikle şart olduğuna inanmış.Azt mondta, teljesen meggyőződött, hogy ez szükséges -- szükséges ahhoz, hogy felnőjön egy fiatal fizikus.
Dedi ki, genç bir fizikçi yetiştirmek için bu durumun kesinlikle şart olduğuna inanmış.그 친구가 말하길, 자기는 신예 물리학자로 성장해야 겠다는 걸 그때부터 굳게 믿기 시작했다고 하더군요.
Dedi ki, genç bir fizikçi yetiştirmek için bu durumun kesinlikle şart olduğuna inanmış.Είπε πως είχε πειστεί απολύτως πως ήταν αναγκαίο -- το αναγκαίο κομμάτι της ανατροφής ενός νεαρού φυσικού.
Dedi ki, genç bir fizikçi yetiştirmek için bu durumun kesinlikle şart olduğuna inanmış.Він стверджував, був абсолютно переконаним, що це було необхідною складовою виховання молодого фізика.
Dedi ki, genç bir fizikçi yetiştirmek için bu durumun kesinlikle şart olduğuna inanmış.Он сказал, что по его мнению это необходимая составляющая — необходимая составляющая воспитания юного физика.
Dedi ki, genç bir fizikçi yetiştirmek için bu durumun kesinlikle şart olduğuna inanmış.הוא אמר שהוא ממש משוכנע שזה היה הכרחי -- החלק ההכרחי של לגדול להיות פיזיקאי צעיר.
Dedi ki, genç bir fizikçi yetiştirmek için bu durumun kesinlikle şart olduğuna inanmış.لقد قال لي انه مقتنع تماما بتلك النظرية وان وجود اب مميز عامل اساسي لتنشئة الفيزيائي
Dedi ki, genç bir fizikçi yetiştirmek için bu durumun kesinlikle şart olduğuna inanmış.信じて疑わなかったことがあるらしいのです もちろんディックのことですから 確かめたくて
Demek istediğim, şu grafiğe bakın. Fizikçi Cesar Hidalgo tarafından hazırlandı. Kendisi MIT'de.Miren esta gráfica producida por el físico César Hidalgo del MIT.
Erkekler için fizikçi, kadınlar için ise fizikçi [Fransızca'da farklı bir sözcük] sözcüklerini kullanıyoruz.보통 물리학자라고 하면 남자, 혹은 여자 이죠. 뭐 여자인 경우엔 '물리학자'라고 하겠고요.
Erkekler için fizikçi, kadınlar için ise fizikçi [Fransızca'da farklı bir sözcük] sözcüklerini kullanıyoruz.Un fizician poate fi un bărbat sau o femeie, deși când e femeie îi spunem mai degrabă fiziciană.