fizikçi ile cümle

fizikçi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Bu bir krizdi. Astronomlar ve fizikçiler hesaplamalarda bir yanlış bulmaya çabaladı.Era un impas, astronomii și fizicienii s-au chinut să găsească greșeala în calculele lor.
Bu bir krizdi. Astronomlar ve fizikçiler hesaplamalarda bir yanlış bulmaya çabaladı.Fu una crisi e gli astronomi e i fisici si azzuffarono per trovare l'errore nei loro calcoli.
Bu bir krizdi. Astronomlar ve fizikçiler hesaplamalarda bir yanlış bulmaya çabaladı.그건 위기였고, 천문학자들과 물리학자들이 자신들의 계산에서 실수를 찾아내려고 모였습니다.
Bu bir krizdi. Astronomlar ve fizikçiler hesaplamalarda bir yanlış bulmaya çabaladı.Nastąpił kryzys,a astronomowie i fizycy prześcigali się, by znaleźć błąd w obliczeniach.
Bu bir krizdi. Astronomlar ve fizikçiler hesaplamalarda bir yanlış bulmaya çabaladı.Se originó una crisis, y los astrónomos y físicos se afanaron en buscar algún error en sus cálculos.
Bu bir krizdi. Astronomlar ve fizikçiler hesaplamalarda bir yanlış bulmaya çabaladı.Ήταν μια κρίση, και οι αστρονόμοι και οι φυσικοί πάσχισαν να βρουν το λάθος στον υπολογισμό τους.
Bu bir krizdi. Astronomlar ve fizikçiler hesaplamalarda bir yanlış bulmaya çabaladı.Настъпила криза, и астрономите и физиците се блъскали за да намерят грешка в своите изчисления.
Bu bir krizdi. Astronomlar ve fizikçiler hesaplamalarda bir yanlış bulmaya çabaladı.Это был кризис, и астрономы и физики бросились искать ошибку в своих расчётах.
Bu bir krizdi. Astronomlar ve fizikçiler hesaplamalarda bir yanlış bulmaya çabaladı.זה היה משבר, והאסטרונומים והפיזיקאים חיפשו נואשות טעות בחישובים שלהם.
Bu bir krizdi. Astronomlar ve fizikçiler hesaplamalarda bir yanlış bulmaya çabaladı.كان مأزقا، حيث حاول الفلكيون والفزيائيون إيجاد الخطاء بحساباتهم.
Bu bir krizdi. Astronomlar ve fizikçiler hesaplamalarda bir yanlış bulmaya çabaladı.ニュートンの重力論が間違っていたのか?
Bu dünya için büyük bir kavramsal model, tabii eğer bir parçacık fizikçisi değilseniz.Acesta este un excelent model conceptual pentru lume, afară de cazul când eşti un fizician al particulelor.
Bu dünya için büyük bir kavramsal model, tabii eğer bir parçacık fizikçisi değilseniz.Dan ini adalah model konseptual yang dimiliki tentang dunia, kecuali Anda adalah seoarang fisikawan partikel.
Bu dünya için büyük bir kavramsal model, tabii eğer bir parçacık fizikçisi değilseniz.Dit is dus een goed conceptueel model om van de wereld te hebben, tenzij je een deeltjesfysicus bent.
Bu dünya için büyük bir kavramsal model, tabii eğer bir parçacık fizikçisi değilseniz.Éste es un gran modelo conceptual que se puede tener del mundo, salvo que seas un físico de partículas.
Bu dünya için büyük bir kavramsal model, tabii eğer bir parçacık fizikçisi değilseniz.Este é um ótimo modelo conceptual do mundo, a menos que se seja um físico de partículas.
Bu dünya için büyük bir kavramsal model, tabii eğer bir parçacık fizikçisi değilseniz.Et ainsi, c'est un modèle conceptuel génial du monde, du moment que vous n'êtes pas un physicien particulaire.
Bu dünya için büyük bir kavramsal model, tabii eğer bir parçacık fizikçisi değilseniz.Így ez egy komoly elméleti modell a világ felépítésére, kivéve persze, ha részecskefizikusok vagyunk.
Bu dünya için büyük bir kavramsal model, tabii eğer bir parçacık fizikçisi değilseniz.Jest to świetny pojęciowy model, aby zdobyć świat, chyba, że jesteś fizykiem cząsteczkowym.
Bu dünya için büyük bir kavramsal model, tabii eğer bir parçacık fizikçisi değilseniz.그래서 이런 게 세상을 이해하는 중대한 관념적 모델입니다 여러분이 입자물리학자가 아닌 이상 말입니다
Bu dünya için büyük bir kavramsal model, tabii eğer bir parçacık fizikçisi değilseniz.To je dobré obecné pravidlo pro život na tomto světe, tedy pokud nejste vědcem zabývajícím se částicemi.
Bu dünya için büyük bir kavramsal model, tabii eğer bir parçacık fizikçisi değilseniz.To je krasen pojmovni model sveta, razen če preučujete fiziko osnovnih delcev.
Bu dünya için büyük bir kavramsal model, tabii eğer bir parçacık fizikçisi değilseniz.Und das ist ein großartiges konzeptionelles Modell der Welt, so lange Sie kein Teilchenphysiker sind.
Bu dünya için büyük bir kavramsal model, tabii eğer bir parçacık fizikçisi değilseniz.Và vì thế đây là một hình mẫu cơ sở về thế giới, trừ khi bạn là một nhà vật lý nguyên tử,
Bu dünya için büyük bir kavramsal model, tabii eğer bir parçacık fizikçisi değilseniz.И така, това е страхотен концептуален модел за света, освен ако не сте физик на елементарните частици.
Bu dünya için büyük bir kavramsal model, tabii eğer bir parçacık fizikçisi değilseniz.Це прекрасна концептуальна модель світу, але не для фізиків, що вивчають елементарні частинки.
Bu dünya için büyük bir kavramsal model, tabii eğer bir parçacık fizikçisi değilseniz.Эта отличная концептуальная модель мира, но не для физиков, изучающих элементарные частицы.
Bu dünya için büyük bir kavramsal model, tabii eğer bir parçacık fizikçisi değilseniz.וזהו מודל תפיסתי חשוב על העולם, אלא אם אתה פיזיקאי חלקיקים.
Bu dünya için büyük bir kavramsal model, tabii eğer bir parçacık fizikçisi değilseniz.وهذا مفهوم رائع للحياة إلا اذا كنت فيزيائي جزيئات
Bu dünya için büyük bir kavramsal model, tabii eğer bir parçacık fizikçisi değilseniz.でも素粒子物理学者の観点では ひどいモデルです
Bu fikir aklıma MIT'deki fizikçi bir arkadaşımla konuşurken geldi.Cette idée m'est venue alors que je discutais avec un ami physicien du MIT
Bu fikir aklıma MIT'deki fizikçi bir arkadaşımla konuşurken geldi.Diese Idee kam mir während eines Gesprächs mit einem Freund, der Physiker am MIT ist.
Bu fikir aklıma MIT'deki fizikçi bir arkadaşımla konuşurken geldi.Esta idea se me ocurrió hablando con un físico amigo mío del MIT.
Bu fikir aklıma MIT'deki fizikçi bir arkadaşımla konuşurken geldi.Ideea mi-a venit în timp ce discutam cu un prieten fizician la MIT.
Bu fikir aklıma MIT'deki fizikçi bir arkadaşımla konuşurken geldi.Ik kreeg dit idee tijdens een gesprek met een vriend van mij die fysicus is aan MIT.
Bu fikir aklıma MIT'deki fizikçi bir arkadaşımla konuşurken geldi.Jag fick den här idén när jag talade med en fysiker jag känner på MIT.
Bu fikir aklıma MIT'deki fizikçi bir arkadaşımla konuşurken geldi.L'idea mi è venuta parlando con un mio amico, un fisico del MIT.
Bu fikir aklıma MIT'deki fizikçi bir arkadaşımla konuşurken geldi.이 아이디어는 어느 날 MIT에서 물리학자 친구와 이야기를 하던 중에 시작되었습니다.
Bu fikir aklıma MIT'deki fizikçi bir arkadaşımla konuşurken geldi.MITにいる 友人の 物理学者と話していた時です 彼が一生懸命 説明していたのは
Bu fikir aklıma MIT'deki fizikçi bir arkadaşımla konuşurken geldi.Napadlo mě to, když jsem mluvil se svým kamarádem fyzikem na vysoké škole MIT.
Bu fikir aklıma MIT'deki fizikçi bir arkadaşımla konuşurken geldi.Pomysł przyszedł mi do głowy, gdy rozmawiałem z moim przyjacielem, fizykiem z MIT.
Bu fikir aklıma MIT'deki fizikçi bir arkadaşımla konuşurken geldi.Ý tưởng này xuất hiện khi tôi trò chuyện cùng một người bạn của tôi là một nhà vật lý học ở trường MIT.
Bu fikir aklıma MIT'deki fizikçi bir arkadaşımla konuşurken geldi.Η ιδέα αυτή μου ήλθε καθώς μιλούσα με έναν φίλο μου, φυσικό στο ΜΙΤ.
Bu fikir aklıma MIT'deki fizikçi bir arkadaşımla konuşurken geldi.Тази идея дойде при мен, докато говорих с мой приятел физик в Масачузетския технологичен институт.
Bu fikir aklıma MIT'deki fizikçi bir arkadaşımla konuşurken geldi.Эта идея пришла ко мне во время разговора с другом-физиком из Массачусетского технологического института.
Bu fikir aklıma MIT'deki fizikçi bir arkadaşımla konuşurken geldi.רעיון זה עלה בדעתי כששוחחתי עם חברי, פיזיקאי בטכניון של מסצ'וסטס.
Bu fikir aklıma MIT'deki fizikçi bir arkadaşımla konuşurken geldi.وقد خطرت لي هذه الفكرة خلال الحديث مع صديقٍ لي فيزيائي في معهد MIT
Bu konuda çok meraklıydım, o yüzden şu sonuca vardım Danimarkalı bir fizikçiyle birlikte çalışmakByłem tego ciekaw, więc zaprowadziło mnie to do pracy duńskiego fizyka
Bu konuda çok meraklıydım, o yüzden şu sonuca vardım Danimarkalı bir fizikçiyle birlikte çalışmakÉs ez engem nagyon kíváncsivá tett, és elvezetett egy dán fizikus,
Bu konuda çok meraklıydım, o yüzden şu sonuca vardım Danimarkalı bir fizikçiyle birlikte çalışmakIk was hier nieuwsgierig naar, en dat leidde mij naar het werk van een Deense fysicus,
Bu konuda çok meraklıydım, o yüzden şu sonuca vardım Danimarkalı bir fizikçiyle birlikte çalışmakY esto me despertaba curiosidad, lo que me llevó a la obra de un físico danés,
Bu konuda çok meraklıydım, o yüzden şu sonuca vardım Danimarkalı bir fizikçiyle birlikte çalışmakЭтот интерес привёл меня к работе датского физика
Bunlar teorik fizikçiler değildi, ellerine lehim aletini alıp bu şeyi birleştirdiler.그들은 이론 물리학자들이 아니었습니다. 그들은 납땜을 실제로 해대는 그런 류의 사람들로, 컴퓨터를 진짜로 만들었습니다.
Bunlar teorik fizikçiler değildi, ellerine lehim aletini alıp bu şeyi birleştirdiler.No eran físicos teóricos. Eran hombres con pistolas de soldadura, y realmente construyeron esto.
Bunlar teorik fizikçiler değildi, ellerine lehim aletini alıp bu şeyi birleştirdiler.Questi non erano fisici teoretici. Erano veri uomini da battaglia, che davvero costruirono questa cosa.
Bunlar teorik fizikçiler değildi, ellerine lehim aletini alıp bu şeyi birleştirdiler.Sie waren keine Theoretiker, sondern richtige Tüftler. Sie bauten tatsächlich diese Rechenmaschine.
Bunlar teorik fizikçiler değildi, ellerine lehim aletini alıp bu şeyi birleştirdiler.Това не били теоритични физици. Те били истински тип полеви войници, и те наистина построили това нещо.
Bunlar teorik fizikçiler değildi, ellerine lehim aletini alıp bu şeyi birleştirdiler.Це були не фізики-теоретики. Це були просто хлопці з паяльником, і вони все-таки зібрали цю штуку.
Bunlar teorik fizikçiler değildi, ellerine lehim aletini alıp bu şeyi birleştirdiler.Это были не физики-теоретики. Это были просто ребята с паяльником, и они всё-таки собрали эту штуку.
Bunlar teorik fizikçiler değildi, ellerine lehim aletini alıp bu şeyi birleştirdiler..אלה לא היו פיזיקאים תיאורטיים .הם היו חבר'ה של אקדחי-הלחמה, שממש בנו את הדבר הזה

İlgili Sayfalar