fiziği ile cümle
fiziği kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Aslında, ampul ve solaryumlardan çok önce kuantum fiziği önümüzdeydi.في الواقع، فيزياء الكم تواجهنا منذ ما قبل أيام المصابيح الكهربائية
Ben fiziğin kültürel tarihi hakkında kitaplar yazıyorum.Ceea ce fac eu este sa scriu carti despre istoria culturala a fizicii.
Ben fiziğin kültürel tarihi hakkında kitaplar yazıyorum.Ciò di cui mi occupo è scrivere libri sulla storia culturale della fisica.
Ben fiziğin kültürel tarihi hakkında kitaplar yazıyorum.Ich schreibe Bücher über die Kulturgeschichte der Physik.
Ben fiziğin kültürel tarihi hakkında kitaplar yazıyorum.Ik schrijf boeken over de culturele geschiedenis van de natuurkunde.
Ben fiziğin kültürel tarihi hakkında kitaplar yazıyorum.제가 하는 일은 물리학의 문화적 역사에 관한 책들을 쓰는 것입니다
Ben fiziğin kültürel tarihi hakkında kitaplar yazıyorum.Könyveket írok a fizika kulturális történelméről.
Ben fiziğin kültürel tarihi hakkında kitaplar yazıyorum.Me dedico a escribir libros sobre la historia cultural de la física.
Ben fiziğin kültürel tarihi hakkında kitaplar yazıyorum.Mon travail est d'écrire des livres sur l'histoire culturelle de la physique.
Ben fiziğin kültürel tarihi hakkında kitaplar yazıyorum.O que faço é escrever livros sobre a história cultural da física.
Ben fiziğin kültürel tarihi hakkında kitaplar yazıyorum.Pišem knjige o kulturni zgodovini fizike.
Ben fiziğin kültürel tarihi hakkında kitaplar yazıyorum.Piszę książki o historii fizyki w kulturze.
Ben fiziğin kültürel tarihi hakkında kitaplar yazıyorum.Пиша книги за културната история на физиката.
Ben fiziğin kültürel tarihi hakkında kitaplar yazıyorum.Я пишу книги о культурной истории физики.
Ben fiziğin kültürel tarihi hakkında kitaplar yazıyorum.מה שאני עושה זה לכתוב ספרים על ההיסטוריה התרבותית של פיזיקה.
Ben fiziğin kültürel tarihi hakkında kitaplar yazıyorum.ما أقوم به هو كتابة الكتب حول تاريخ ثقافة الفيزياء.
Ben fiziğin kültürel tarihi hakkında kitaplar yazıyorum.宇宙の歴史に関する本や
Bir şeyleri parçalamanız gerekir. Tabiki atom fiziğinin işleyişi böyledir.W fizyce cząstek elementarnych dosłownie rozrywa się atomy, żeby zrozumieć, co mają w środku.
Biyolog Lewis Wolpert modern fiziğin tuhaflığının çok uç bir örnek olduğuna inanıyor.A biológus Lewis Wolpert úgy véli, hogy a modern fizika különös jelenségei csak extrém példák.
Biyolog Lewis Wolpert modern fiziğin tuhaflığının çok uç bir örnek olduğuna inanıyor.Ahli biologi Lewis Wolpert percaya bahwa keanehan fisika modern hanyalah contoh ekstrim.
Biyolog Lewis Wolpert modern fiziğin tuhaflığının çok uç bir örnek olduğuna inanıyor.Biologen Lewis Wolpert anser att den moderna fysikens märklighet endast är ett extremt exempel.
Biyolog Lewis Wolpert modern fiziğin tuhaflığının çok uç bir örnek olduğuna inanıyor.Biologen Lewis Wolpert mener, at den moderne fysiks mærkelighed, blot er et ekstremt eksempel.
Biyolog Lewis Wolpert modern fiziğin tuhaflığının çok uç bir örnek olduğuna inanıyor.Biologi Lewis Wolpert uskoo, että nykyfysiikan omituisuus on vain ääriesimerkki.
Biyolog Lewis Wolpert modern fiziğin tuhaflığının çok uç bir örnek olduğuna inanıyor.Biolog Lewis Wolpert jest przekonany, że dziwność współczesnej fizyki to tylko skrajny przykład.
Biyolog Lewis Wolpert modern fiziğin tuhaflığının çok uç bir örnek olduğuna inanıyor.Biolog Lewis Wolpert tvrdí, že podivnost moderní fyziky je jen extrémní případ.
Biyolog Lewis Wolpert modern fiziğin tuhaflığının çok uç bir örnek olduğuna inanıyor.Biológ Lewis Wolpert verí, že zvláštnosť modernej fyziky je len extrémnym prípadom.
Biyolog Lewis Wolpert modern fiziğin tuhaflığının çok uç bir örnek olduğuna inanıyor.Biologul Lewis Wolpert crede că ciudăţenia fizicii moderne este doar un exemplu extrem.
Biyolog Lewis Wolpert modern fiziğin tuhaflığının çok uç bir örnek olduğuna inanıyor.De bioloog Lewis Wolpert gelooft dat de raarheid van moderne fysica slechts een extreem voorbeeld is.
Biyolog Lewis Wolpert modern fiziğin tuhaflığının çok uç bir örnek olduğuna inanıyor.Der Biologe Lewis Wolpert glaubt, dass die Sonderbarkeit moderner Physik nur ein extremes Beispiel ist.
Biyolog Lewis Wolpert modern fiziğin tuhaflığının çok uç bir örnek olduğuna inanıyor.El biólogo Lewis Wolpert cree que la rareza de la física moderna es sólo un ejemplo extremo.
Biyolog Lewis Wolpert modern fiziğin tuhaflığının çok uç bir örnek olduğuna inanıyor.Il biologo Lewis Wolpert crede che la bizzarria della fisica moderna sia solo un esempio estremo.
Biyolog Lewis Wolpert modern fiziğin tuhaflığının çok uç bir örnek olduğuna inanıyor.생물학자인 루이스 월퍼트는 현대 물리학의 기괴함은 기술과 달리 과학은 상식에 배치된다는
Biyolog Lewis Wolpert modern fiziğin tuhaflığının çok uç bir örnek olduğuna inanıyor.Le biologiste Lewis Wolpert croit que la bizarrerie de la physique moderne n'est qu'un exemple extrême.
Biyolog Lewis Wolpert modern fiziğin tuhaflığının çok uç bir örnek olduğuna inanıyor.Nhà sinh vật học Lewis Wolpert tin rằng sự kỳ lạ của vật lý hiện đại chỉ là một ví dụ cực đoan.
Biyolog Lewis Wolpert modern fiziğin tuhaflığının çok uç bir örnek olduğuna inanıyor.O biólogo Lewis Wolpert acredita que a singularidade da física moderna é apenas um exemplo extremo.
Biyolog Lewis Wolpert modern fiziğin tuhaflığının çok uç bir örnek olduğuna inanıyor.Биолог Льюис Волперт полагает, что такая странность современной физики — это крайность.
Biyolog Lewis Wolpert modern fiziğin tuhaflığının çok uç bir örnek olduğuna inanıyor.Биологът Луис Уолпърт вярва, че странността на модерната физика е само краен пример.
Biyolog Lewis Wolpert modern fiziğin tuhaflığının çok uç bir örnek olduğuna inanıyor.הביולוג לואיס וולפרט מאמין שמוזרות הפיזיקה המודרנית היא פשוט דוגמה קיצונית; המדע, בניגוד לטכנולוגיה,
Biyolog Lewis Wolpert modern fiziğin tuhaflığının çok uç bir örnek olduğuna inanıyor.عالم الأحياء لويس ولبرت يعتقد بأن غرابة الفيزياء الحديثة ليست سوى مثالا متطرفا. العلوم في مقابل التكنولوجيا،
Biyolog Lewis Wolpert modern fiziğin tuhaflığının çok uç bir örnek olduğuna inanıyor.現代物理学の奇妙な点は 極端な例の一端に過ぎないと信じています 科学はテクノロジーと違い常識を裏切ります
Bu ben, Cenevre, İsviçre'de bulunan dünyanın en önde gelen parçacık fiziği laboratuvarı CERN,Aici sunt eu la CERN în Geneva, Elveţia, care este cel mai bun laborator de fizica particulelor din lume.
Bu ben, Cenevre, İsviçre'de bulunan dünyanın en önde gelen parçacık fiziği laboratuvarı CERN,이건 스위스 제네바에 있는 CERN에서 찍은 사진입니다. 세계에서 가장 탁월한 입자물리학 연구소라고 할 수 있죠.
Bu ben, Cenevre, İsviçre'de bulunan dünyanın en önde gelen parçacık fiziği laboratuvarı CERN,Das bin ich im CERN in Genf in der Schweiz, welches das bedeutendste Labor der Welt für Teilchenphysik ist.
Bu ben, Cenevre, İsviçre'de bulunan dünyanın en önde gelen parçacık fiziği laboratuvarı CERN,Đây là tôi tại CERN ở Geneva, Thụy Sĩ đây là phòng thử nghiệm vật lý hạt nhân ưu việt trên thế giới.
Bu ben, Cenevre, İsviçre'de bulunan dünyanın en önde gelen parçacık fiziği laboratuvarı CERN,Dette er mig på CERN i Geneve, Schweiz, som er verdens førende partikelfysiklaboratorium.
Bu ben, Cenevre, İsviçre'de bulunan dünyanın en önde gelen parçacık fiziği laboratuvarı CERN,Este sou eu no CERN, em Genebra, Suíça, que é um proeminente laboratório de física de partículas no mundo.
Bu ben, Cenevre, İsviçre'de bulunan dünyanın en önde gelen parçacık fiziği laboratuvarı CERN,Här är jag vid CERN i Genève, Schweiz, som är det främsta partikelfysiklabbet i världen.
Bu ben, Cenevre, İsviçre'de bulunan dünyanın en önde gelen parçacık fiziği laboratuvarı CERN,Hier ben ik in het CERN in Genève, Zwitserland, het beste deeltjesfysicalaboratorium ter wereld.
Bu ben, Cenevre, İsviçre'de bulunan dünyanın en önde gelen parçacık fiziği laboratuvarı CERN,To ja w CERNie w Genewie, w Szwajcarii, w przodującym laboratorium cząstek elementarnych.
Bu ben, Cenevre, İsviçre'de bulunan dünyanın en önde gelen parçacık fiziği laboratuvarı CERN,Toto jsem já v CERNu ve švýcarské Ženevě, což je nejlepší laboratoř částicové fyziky na světě.
Bu ben, Cenevre, İsviçre'de bulunan dünyanın en önde gelen parçacık fiziği laboratuvarı CERN,Tu som v CERNe v Ženeve, vo Švajčiarsku, čo je najšpičkovejšie laboratórium časticovej fyziky na svete.
Bu ben, Cenevre, İsviçre'de bulunan dünyanın en önde gelen parçacık fiziği laboratuvarı CERN,Εδώ είμαι στο CERN της Γενεύης, στην Ελβετία, στο πιο διαπρεπές εργαστήριο σωματιδιακής φυσικής του κόσμου.
Bu ben, Cenevre, İsviçre'de bulunan dünyanın en önde gelen parçacık fiziği laboratuvarı CERN,Това съм аз в "ЦЕРН" в Женева, Швейцария, която е най-добрата лаборатория за физика на частиците в света.
Bu ben, Cenevre, İsviçre'de bulunan dünyanın en önde gelen parçacık fiziği laboratuvarı CERN,Це я в ЦЕРН, Женева, Швейцарія, у найвидатнішій лабораторії фізики елементарних часток в світі.
Bu ben, Cenevre, İsviçre'de bulunan dünyanın en önde gelen parçacık fiziği laboratuvarı CERN,Это я в ЦЕРН, Женева, Швейцария, в самой выдающейся лаборатории физики элементарных частиц в мире.
Bu ben, Cenevre, İsviçre'de bulunan dünyanın en önde gelen parçacık fiziği laboratuvarı CERN,זה אני בסרן בג'נבה, שויץ, שזו מעבדת המחקר לחלקיקים אטומיים המתקדמת בעולם.
Bu ben, Cenevre, İsviçre'de bulunan dünyanın en önde gelen parçacık fiziği laboratuvarı CERN,世界最高の素粒子物理 研究施設です オバマ大統領に対して
Bu birimin diğer adı da Newton. Tabi ki adını klasik fiziğin babası Isaac Newton'dan alıyor.이 단위는 N (뉴튼)이라고 합니다.
Bu birimin diğer adı da Newton. Tabi ki adını klasik fiziğin babası Isaac Newton'dan alıyor.Това е дефиницията на един Нютон.Така че това е нютон,което е подходящо име в чест на
Bu birimin diğer adı da Newton. Tabi ki adını klasik fiziğin babası Isaac Newton'dan alıyor.זה ההגדרה של עוגייה. אז זו ניוטון, אשר הוא שמו כראוי עבור
İlgili Sayfalar