Bumpmap filtresiNameBulkartefilterName
Bumpmap filtresiNameBumpkortfilterName
Bumpmap filtresiNameBumpmap-FilterName
Bumpmap filtresiNameBumpmapfilterName
Bumpmap filtresiNameBumpmap filterName
Bumpmap filtresiNameBumpmap filtrName
Bumpmap filtresiNameBumpmap- suodinName
Bumpmap filtresiNameBumpmap szűrőName
Bumpmap filtresiNameBumpmap フィルタName
Bumpmap filtresiNameFilter za nagubanostName
Bumpmap filtresiNameFiltre bumpmapName
Bumpmap filtresiNameFiltro bumpmapName
Bumpmap filtresiNameFiltro de mapa de colisionesName
Bumpmap filtresiNameFiltro de Mapas de RelevoName
Bumpmap filtresiNameFiltr odwzorowania nierówności (ang. bumpmap) Name
Bumpmap filtresiNameFiltru KOfficeName
Bumpmap filtresiNameName
Bumpmap filtresiNameΦίλτρο ανάγλυφου χάρτηName
Bumpmap filtresiNameРельефName
Bumpmap filtresiNameФилтър BumpmapName
Bumpmap filtresiNameФільтр рельєфуName
Bumpmap filtresiNameخريطة نتوءات المرشّحName
Bundan dolayı ben bir çeşit ses filtresi yarattım, ki gürültü kirliliğinden kendimizi koruyabilelim.Also wollte ich eine Art Geräuschfilter schaffen, der uns vor Lärmbelästigung schützt.
Bundan dolayı ben bir çeşit ses filtresi yarattım, ki gürültü kirliliğinden kendimizi koruyabilelim.Astfel, am vrut să creez un fel de filtru de sunet, capabil să ne ţină departe de poluarea sonoră.
Bundan dolayı ben bir çeşit ses filtresi yarattım, ki gürültü kirliliğinden kendimizi koruyabilelim.Chciałem więc stworzyć rodzaj filtra dźwięku, pozwalającego ochronić nas przed hałasem.
Bundan dolayı ben bir çeşit ses filtresi yarattım, ki gürültü kirliliğinden kendimizi koruyabilelim.Donc j'ai voulu créer une sorte de filtre à bruit, capable de nous protéger de la pollution sonore.
Bundan dolayı ben bir çeşit ses filtresi yarattım, ki gürültü kirliliğinden kendimizi koruyabilelim.그래서 전 일종의 소음 여과기를 만들어서 소음공해로부터 우리 스스로를 지키고 싶었습니다.
Bundan dolayı ben bir çeşit ses filtresi yarattım, ki gürültü kirliliğinden kendimizi koruyabilelim.Por eso quise crear una especie de filtro de sonido, capaz de protegernos de la contaminación acústica.
Bundan dolayı ben bir çeşit ses filtresi yarattım, ki gürültü kirliliğinden kendimizi koruyabilelim.Γι' αυτό ήθελα να φτιάξω κάποιού είδους φίλτρα ήχου, για να μας προστατεύσουν από την ηχορύπανση.
Bundan dolayı ben bir çeşit ses filtresi yarattım, ki gürültü kirliliğinden kendimizi koruyabilelim.Исках да създам нещо като звуков филтър, способен да ни предпазва от звуково замърсяване.
Bundan dolayı ben bir çeşit ses filtresi yarattım, ki gürültü kirliliğinden kendimizi koruyabilelim.Мне захотелось создать своего рода звуковой фильтр, защищающий нас от шумового загрязнения.
Bundan dolayı ben bir çeşit ses filtresi yarattım, ki gürültü kirliliğinden kendimizi koruyabilelim.לכן רציתי לייצר סוג של מסנן רעש, שיכול לשמור אותנו מפני רעש מזהם.
Bundan dolayı ben bir çeşit ses filtresi yarattım, ki gürültü kirliliğinden kendimizi koruyabilelim.وعليه أردت أن أبتدع نوع من مصفي الصوت، يقدر أن يعزلنا من التلوث الضوضائي.
Bundan dolayı ben bir çeşit ses filtresi yarattım, ki gürültü kirliliğinden kendimizi koruyabilelim.人々を 騒音公害から 保護することは出来ないか と考えました しかし そのために 人間を隔離して
Bu nedenle filtrelenmesi mümkün değildi.En er werd zo ongelooflijk veel geproduceerd... dat het onmogelijk meteen kon worden gefilterd.
Bu nedenle filtrelenmesi mümkün değildi.그래서 지난 십수년간 꽤 성공적으로
Bu nedenle filtrelenmesi mümkün değildi.Si era produsa in asemenea abundenta incat nu ai cum sa filtrezi la ritmul in care apare.
Bu nedenle filtrelenmesi mümkün değildi.Y fue producida en tal cantidad que no había forma de filtrarlas mientras aparecían.
Bu nedenle filtrelenmesi mümkün değildi.Και παράγονταν σε τόσο εκπληκτική αφθονία που δεν υπήρχε τρόπος να τα φιλτράρουν καθώς εμφανίζονταν.
Bu nedenle filtrelenmesi mümkün değildi.И в таком количестве, что фильтровать ее по мере появления, не было возможности.
Bu nedenle filtrelenmesi mümkün değildi.И то в такова невероятно изобилие, че нямало начин да бъдат филтрирани при появата им.
Bu nedenle filtrelenmesi mümkün değildi.שלא היתה שום דרך לסנן אותם כשהופיעו.
Bu nedenle filtrelenmesi mümkün değildi.إذا الآن الحكومة الصينية ، والتي لسنين مضت
Bu nedenle filtrelenmesi mümkün değildi.だから10年以上に渡ってWebの検閲を
Bunlar dünya kapitalinin filtreleri ve bacaları.Acestea sunt filtrele și pâlniile capitalului global.
Bunlar dünya kapitalinin filtreleri ve bacaları.Ce sont les filtres et les concentrateurs du capital global.
Bunlar dünya kapitalinin filtreleri ve bacaları.Dat zijn de filters en trechters van het wereldkapitaal.
Bunlar dünya kapitalinin filtreleri ve bacaları.Đây là những máy lọc và những ống khói của tư bản toàn cầu.
Bunlar dünya kapitalinin filtreleri ve bacaları.Dies sind die Filter und Trichter des globalen Kapitals.
Bunlar dünya kapitalinin filtreleri ve bacaları.Itt fordul meg a globális tőke.
Bunlar dünya kapitalinin filtreleri ve bacaları.Itulah saringan dan corong dari ibukota global.
Bunlar dünya kapitalinin filtreleri ve bacaları.세계 자본이 집약되거나 통하는 곳입니다.
Bunlar dünya kapitalinin filtreleri ve bacaları.Son los filtros y los embudos del capital global.
Bunlar dünya kapitalinin filtreleri ve bacaları.Sono i filtri e gli imbuti del capitale globale.
Bunlar dünya kapitalinin filtreleri ve bacaları.To są źródła rozprzestrzeniania się i transmisji światowego kapitału.
Bunlar dünya kapitalinin filtreleri ve bacaları.Αυτά είναι τα φίλτρα και τα χωνιά του παγκόσμιου κεφαλαίου.
Bunlar dünya kapitalinin filtreleri ve bacaları.Това са филтрите и комините на световния капитал.
Bunlar dünya kapitalinin filtreleri ve bacaları.אלה הם המסננים והמשפכים של ההון העולמי.
Bunlar dünya kapitalinin filtreleri ve bacaları.هذه هي فلاتر و مخارج رأس المال العالمي .
Bunlar dünya kapitalinin filtreleri ve bacaları.毎年 多額な資金がこの地域に投下され