Şairler, filozoflar, fotoğrafçılar, film yapımcıları oluyorlar.So poeti, filozofi, fotografi, režiserji.
Şairler, filozoflar, fotoğrafçılar, film yapımcıları oluyorlar.Sunt poeţi, filozofi, fotografi, regizori.
Şairler, filozoflar, fotoğrafçılar, film yapımcıları oluyorlar.Sú to básnici, filozofi, fotografi, filmári.
Şairler, filozoflar, fotoğrafçılar, film yapımcıları oluyorlar.To poeci, filozofowie, fotografowie, filmowcy.
Şairler, filozoflar, fotoğrafçılar, film yapımcıları oluyorlar.Είναι ποιητές, φιλόσοφοι, φωτογράφοι, σκηνοθέτες.
Şairler, filozoflar, fotoğrafçılar, film yapımcıları oluyorlar.Те са поети, те са философи, те са фотографи, те са създатели на филми.
Şairler, filozoflar, fotoğrafçılar, film yapımcıları oluyorlar.Це поети, філософи, фотографи, кінорежисери.
Şairler, filozoflar, fotoğrafçılar, film yapımcıları oluyorlar.Это поэты, философы, фотографы и кинематографисты.
Şairler, filozoflar, fotoğrafçılar, film yapımcıları oluyorlar.הם המשוררים, הם הפילוסופים, הם הצלמים, הם יוצרי הסרטים.
Şairler, filozoflar, fotoğrafçılar, film yapımcıları oluyorlar.منهم الشعراء, منهم الفلاسفة,منهم المصورون,منهم صانعي الافلام
Şairler, filozoflar, fotoğrafçılar, film yapımcıları oluyorlar.彼らは自分だけでやる傾向があり
Sanat eserleri özelinde, hikaye gerçekten özel bir öneme sahiptir.. Filozof Denis DuttonV primeru umetniških del je zgodovina zares posebna.
Sigarayla pencereden dışarı baktığınız zaman ise lanet olası filozofsunuzdur.Ale keď stojíte sam pri okne s cigaretou v ruke, ste zasraný filozof!
Sigarayla pencereden dışarı baktığınız zaman ise lanet olası filozofsunuzdur.Če pa stoječ zre skozi okno in v rokah drži cigareto, je prekleti filozof.
Sigarayla pencereden dışarı baktığınız zaman ise lanet olası filozofsunuzdur.Dacă stai şi te uiţi pe geam de unul singur cu o ţigară, eşti un filozof dat naibii.
Sigarayla pencereden dışarı baktığınız zaman ise lanet olası filozofsunuzdur.Hvis man stirrer ud af vinduet for sig selv, med en cigaret, er man en forbandet filosof.
Sigarayla pencereden dışarı baktığınız zaman ise lanet olası filozofsunuzdur.Pokud stojíte sám a koukáte z okna s cigaretou, jste sakra filozof!
Sigarayla pencereden dışarı baktığınız zaman ise lanet olası filozofsunuzdur.Se stai da solo a guardare fuori dalla finestra con una sigaretta, invece, sei un cazzo di filosofo.
Sigarayla pencereden dışarı baktığınız zaman ise lanet olası filozofsunuzdur.Si estás parado ahí solo, asomándote por la ventana, con un cigarrillo, eres un maldito filósofo.
Sigarayla pencereden dışarı baktığınız zaman ise lanet olası filozofsunuzdur.Si on reste là tout seul à regarder par la fenêtre avec une cigarette, on est un putain de philosophe.
Sigarayla pencereden dışarı baktığınız zaman ise lanet olası filozofsunuzdur.Sta je in je eentje uit het raam te staren met een sigaret, ben je verdomme een filosoof.
Sigarayla pencereden dışarı baktığınız zaman ise lanet olası filozofsunuzdur.Za to gdy stoisz tak z papierosem, jesteś pieprzonym filozofem.
Sigarayla pencereden dışarı baktığınız zaman ise lanet olası filozofsunuzdur.Αν στέκεσαι και χαζεύεις στο παράθυρο μόνος μ' ένα τσιγάρο, είσαι ένας γαμημένος φιλόσοφος.
Sigarayla pencereden dışarı baktığınız zaman ise lanet olası filozofsunuzdur.Ако стоите и гледате през прозореца сами, с цигара, вие ще бъдете проклет философ.
Sigarayla pencereden dışarı baktığınız zaman ise lanet olası filozofsunuzdur.Но если ты стоишь в одиночестве и смотришь в окно с сигаретой, ты хренов философ.
Sonuç da 6. Filozof olarak siz, şimdi bu konuda kendinizi daha iyi hissediyor olmalısınız.Що ж тепер ти стародавній філософ, почуваєш себе дуже добре.
Tahmin ederim ki, Komedyen Steven Wright'ı, bir filozof olarak takdir edebiliriz.코미디언인 Steven Wright가 한때 이런 말을 한 적이 있습니다
Tahmin ederim ki, Komedyen Steven Wright'ı, bir filozof olarak takdir edebiliriz.הקומיקאי בתמונה הוא סטיבן רייט, ואפשר לתת לו קרדיט גם כפילוסוף
Tüm bunların üzerine bazı filozofların demokratik düşünce hakkında konuşmaları da son nokta olmuştu.A abychom tomu nasadili korunu, jsou tu všichni ti filozofové, kteří mluví o osvícenství.
Tüm bunların üzerine bazı filozofların demokratik düşünce hakkında konuşmaları da son nokta olmuştu.Dodatkowo, miałeś wszystkich tych filozofw mówiących o Oświeceniu,
Tüm bunların üzerine bazı filozofların demokratik düşünce hakkında konuşmaları da son nokta olmuştu.E além de tudo, você tem todos esses filósofos se encontrando e falando sobre o Iluminismo.
Tüm bunların üzerine bazı filozofların demokratik düşünce hakkında konuşmaları da son nokta olmuştu.En om de zaak compleet te maken krijg je al die filosofen die het hebben over de Verlichting.
Tüm bunların üzerine bazı filozofların demokratik düşünce hakkında konuşmaları da son nokta olmuştu.E poi a coronare il tutto, c'erano tutti quei filosofi in giro, che parlavano dell'Illuminismo.
Tüm bunların üzerine bazı filozofların demokratik düşünce hakkında konuşmaları da son nokta olmuştu.Hubo la Revolución Americana. Ambas agotaron el Tesoro del Gobierno francés.
Tüm bunların üzerine bazı filozofların demokratik düşünce hakkında konuşmaları da son nokta olmuştu.Îți închipui că oamenii nu erau prea mulțumiți cu asta.
Tüm bunların üzerine bazı filozofların demokratik düşünce hakkında konuşmaları da son nokta olmuştu.그리고 설상가상으로 그 모든 철학자들이 서성이면서 계몽주의에 대해서 말하고 다니고 있었지요.
Tüm bunların üzerine bazı filozofların demokratik düşünce hakkında konuşmaları da son nokta olmuştu.Puis, pour couronner le tout, un grand nombre de philosophes commençaient à parler des Lumières.
Tüm bunların üzerine bazı filozofların demokratik düşünce hakkında konuşmaları da son nokta olmuştu.Και σε όλα τα παραπάνω, βάλε και τους φιλοσόφους, που τριγυρνούσαν μιλώντας για τον Διαφωτισμό.
Tüm bunların üzerine bazı filozofların demokratik düşünce hakkında konuşmaları da son nokta olmuştu.А потом, в довершение ко всему, вы были все эти философы торчать и говорить о Просвещения.
Tüm bunların üzerine bazı filozofların demokratik düşünce hakkında konuşmaları da son nokta olmuştu.І на завершення, усі ці філософи, що тиняються навколо, говорять про Відродження.
Tüm bunların üzerine bazı filozofların demokratik düşünce hakkında konuşmaları da son nokta olmuştu.ואז, בנוסף לכל זאת, היו כל מיני פילוסופים שהסתובבו ודיברו על הארה.
Tüm bunların üzerine bazı filozofların demokratik düşünce hakkında konuşmaları da son nokta olmuştu.وفوق كل ذلك كان لديك الفلاسفه الذين يتسكعون ويتحدثون عن التنور
Tüm bunların üzerine bazı filozofların demokratik düşünce hakkında konuşmaları da son nokta olmuştu.啓蒙思想についてあちこちで 語り始めたのです。 そして、市民、作家、詩人、哲学者、みんなが
Ünlü filozof Alasdair MacIntyre der ki,Alasdair MacIntyre, de beroemde filosoof, zei:
Ünlü filozof Alasdair MacIntyre der ki,Alasdair MacIntyre, il famoso filosofo, ha detto:
Ünlü filozof Alasdair MacIntyre der ki,유명한 철학자 알라스대어 맨킨타이어가
Ünlü filozof Alasdair MacIntyre der ki,Slavný filosof Alasdair MacIntyre jednou řekl:
Ünlü filozof Alasdair MacIntyre der ki,Аласдар Макинтайър, известният философ, е казал:
Ünlü filozof Alasdair MacIntyre der ki,Аласдер МакИнтайр, известный философ, сказал:
Ünlü filozof Alasdair MacIntyre der ki,אלסדייר מקינטאייר, הפילוסוף הידוע,
Ünlü filozof Alasdair MacIntyre der ki,يقول الفيلسوف الشهير، الاسدر ماكينتاير،
Ünlü filozof Alasdair MacIntyre der ki,「古代の倫理観や美徳 名誉や美点について
Ve bu da, Fransız filozof Henri Bergson'un şöyle demesine yol açmıştır;A to přimělo Henriho Bergsona, francouzského filozofa, aby prohlásil:
Ve bu da, Fransız filozof Henri Bergson'un şöyle demesine yol açmıştır;A to viedlo Henri Bergsona, francúzskeho filozofa, aby povedal:
Ve bu da, Fransız filozof Henri Bergson'un şöyle demesine yol açmıştır;E come ha detto, Henri Bergson, il filosofo Francese,
Ve bu da, Fransız filozof Henri Bergson'un şöyle demesine yol açmıştır;En dat leidde tot de uitspraak van Henri Bergson, de Franse filosoof, die zei:
Ve bu da, Fransız filozof Henri Bergson'un şöyle demesine yol açmıştır;Et cela a conduit Henri Bergson, le philosophe français, à dire:
Ve bu da, Fransız filozof Henri Bergson'un şöyle demesine yol açmıştır;Ez vitte rá Henri Bergson, francia filozófust, hogy megállapítsa,
Ve bu da, Fransız filozof Henri Bergson'un şöyle demesine yol açmıştır;Iar asta l-a făcut pe Henri Bergson, filosoful francez, să spună:
Ve bu da, Fransız filozof Henri Bergson'un şöyle demesine yol açmıştır;Ini yang mendorong Henri Bergson, filsuf Prancis, untuk berkata: