filmlerin ile cümle
filmlerin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Filmlerinin ana temaları sanat ve müziktir.Tööde peamised teemad olid teater ja muusika.
Sonraki on yıl genelde B sınıfı batı filmlerinde ikincil rollerde oynadı.Selle järel mängis ta 1930. aastatel pearolle paljudes B-kategooria filmides.
King Kong, filmlerinin 1976 yılı versiyonu.Filmidebüüdi tegi ta 1976. aasta filmis "King Kong".
Woody Allen filmlerini ve belgesellerini çok seviyor.Linale meeldivad naljakad lood ja pildid.
Savaş filmlerinde ya da benzeri kahramanlık filmlerinde yapım ekipleri çok sayıda figüran kullanır.Fotograafias ja filmikunstis on filtritel mitmeid rakendusi.
Bunlar Amerikan filmlerinde fazla göze çarpmayan detaylardır.Samas ei ole sel mingit mõju teiste filmide vapustavatele saavutustele.
Harry Potter filmlerinde Hermione' yi Emma Watson canlandırmıştır.Filmides kehastab Hermione Grangerit Emma Watson.
Bu filmlerin 1.sinin çekimleri 2010 yılında bitirilmiştir.Mõlemad mainitud filmid esilinastusid 2010.
Bununla birlikte renkli negatif ya da pozitif filmlerin siyah beyaz işleme tabi tutulabilir.Eristatakse mustvalgeid ja värvilisi positiiv- ja negatiivfilme ning värvilisi pöördfilme.
Standart dilin kullanıldığı filmlerin çoğunu anlayabilirim.Filmid on enamasti tõlgitud eesti keelde.
Bu sırada tiyatrolarda çalıştı, sinema filmlerinde rol aldı.Ta töötas Taganka teatris ning mängis filmides.
Maymunlar Cehennemi ve Watchmen filmlerinin senaryosunu yazmıştır.Kanal näitab draamasarju ja Hollywoodi stuudiote filme.
Bu sahne Hitchcock filmlerinin en hareketli sahnelerinden biridir.Tegu on Alfred Hitchcock kõige meelelahutuslikuma filmiga.
"Mary Poppins" bu filmlerin en önemlisiydi."Mary Poppins" on sellest tegelasest kirjutatud raamat.
De Laurentiis'in eklektik filmlerinden biridir.Laurentsiuse Seltsi filmid
Ayrıca Ask the Dust ve Demir Adam filmlerinin müziklerini de yapmıştır.Uusberg on komponeerinud ka kammer- ja orkestrimuusikat, samuti muusikat filmidele.
Show TV'de yayınlanan tüm çizgi filmlerin listesi.DVD-l on kõik telesõu käigus filmitud kaadrid.
Neyse ki film Alacakaranlık filmlerinden daha az ciddi." dedi."Kolgakülas näeb filme Lahemaast".
Ancak Tom ve Jerry filmlerinin mülkiyet hakkını daha sonra kazandı.Seal ta andis oma panuse Tom & Jerry tootmisse.
2005 veya 2006'da, sadece sansür kurulunun sansürlediği filmlerin sayısı 1,600 idi.검열부가 1600개의 영화를 검열 했어요.
2005 veya 2006'da, sadece sansür kurulunun sansürlediği filmlerin sayısı 1,600 idi.2,000 סרטים לשנה. 2006 או 6, הצנזורה צנזרה 1,600 סרטים בלבד.
2005 veya 2006'da, sadece sansür kurulunun sansürlediği filmlerin sayısı 1,600 idi.2005 hoặc 6, hội đồng quản trị kiểm duyệt đã kiểm duyệt riêng biệt 1600 bộ phim.
2005 veya 2006'da, sadece sansür kurulunun sansürlediği filmlerin sayısı 1,600 idi.2005 ó 6. La junta de censura ha censurado ya 1600 películas y sabemos que hay más.
2005 veya 2006'da, sadece sansür kurulunun sansürlediği filmlerin sayısı 1,600 idi.2005 oder 6, hat die Zensurbehörde allein 1,600 Filme zensiert.
2005 veya 2006'da, sadece sansür kurulunun sansürlediği filmlerin sayısı 1,600 idi.2005 sau 2006. Doar comisia de cenzori a verificat 1.600 de filme.
2005 veya 2006'da, sadece sansür kurulunun sansürlediği filmlerin sayısı 1,600 idi.En 2005 ou 2006, le comité de censure a contrôlé 1 600 films à lui seul.
2005 veya 2006'da, sadece sansür kurulunun sansürlediği filmlerin sayısı 1,600 idi.In 2005 of 2006 zijn er alleen al 1600 films gecensureerd.
2005 veya 2006'da, sadece sansür kurulunun sansürlediği filmlerin sayısı 1,600 idi.Solamente l'ufficio della censura ha esaminato 1,600 films.
2005 veya 2006'da, sadece sansür kurulunun sansürlediği filmlerin sayısı 1,600 idi.Данные 2005 или 2006 года. Бюро киноцензоров насчитало 1 600 фильмов, но мы знаем, что их больше.
2005 veya 2006'da, sadece sansür kurulunun sansürlediği filmlerin sayısı 1,600 idi.أجاز مجلس الرقابة على الأفلام 1,600 فيلم في ذلك العام.
2005 veya 2006'da, sadece sansür kurulunun sansürlediği filmlerin sayısı 1,600 idi.これよりも多いことが分かっています
Aldıkları eleştiriler sonucunda hükümet Hint filmlerine uygulanan yasağı kaldırma kararını iptal etti.A számtalan kritika hatására a kormány úgy döntött, hogy visszavonja az indiai filmek tilalmának feloldását.
Aldıkları eleştiriler sonucunda hükümet Hint filmlerine uygulanan yasağı kaldırma kararını iptal etti.Из-за большого потока критики, правительство решило отменить решение по снятию запрета на индийское кино.
Aldıkları eleştiriler sonucunda hükümet Hint filmlerine uygulanan yasağı kaldırma kararını iptal etti.نظراً للانتقادات الشديدة تراجعت الحكومة عن قرارها برفع الحظر عن استيراد الأفلام الهندية.
Amerikan filmlerinde ya da televizyonlarında bizi hiçbir zaman gülerken görmüyorsunuz, doğru mu?Anda tidak pernah melihat kita tertawa dalam film-film Amerika, bukan?
Amerikan filmlerinde ya da televizyonlarında bizi hiçbir zaman gülerken görmüyorsunuz, doğru mu?Bạn chưa bao giờ thấy chúng ta cười trong phim hay truyền hình Mỹ, đúng không?
Amerikan filmlerinde ya da televizyonlarında bizi hiçbir zaman gülerken görmüyorsunuz, doğru mu?Je ziet ons nooit lachen op de Amerikaanse tv.
Amerikan filmlerinde ya da televizyonlarında bizi hiçbir zaman gülerken görmüyorsunuz, doğru mu?Man sieht uns in einem amerikanischen Film nie lachen. Stimmt's?
Amerikan filmlerinde ya da televizyonlarında bizi hiçbir zaman gülerken görmüyorsunuz, doğru mu?Niciodată nu ne vedeți râzând în filme sau televiziunea americană, nu-i așa?
Amerikan filmlerinde ya da televizyonlarında bizi hiçbir zaman gülerken görmüyorsunuz, doğru mu?Non ci vedete mai ridere in TV o nei film americani, giusto?
Amerikan filmlerinde ya da televizyonlarında bizi hiçbir zaman gülerken görmüyorsunuz, doğru mu?Nunca se nos ve riendo en el cine o TV estadounidenses.
Amerikan filmlerinde ya da televizyonlarında bizi hiçbir zaman gülerken görmüyorsunuz, doğru mu?Pensem nisto. Nunca nos vêem a rir na televisão e nos filmes americanos, certo?
Amerikan filmlerinde ya da televizyonlarında bizi hiçbir zaman gülerken görmüyorsunuz, doğru mu?Sosem látnak minket nevetni amerikai filmekben vagy a tévében, igaz?
Amerikan filmlerinde ya da televizyonlarında bizi hiçbir zaman gülerken görmüyorsunuz, doğru mu?V Americkém filmu nebo v televizi nikdy nevidíte, jak se smějeme, že je to tak?
Amerikan filmlerinde ya da televizyonlarında bizi hiçbir zaman gülerken görmüyorsunuz, doğru mu?W amerykańskiej telewizji nie pokazuje się nas śmiejących, prawda?
Amerikan filmlerinde ya da televizyonlarında bizi hiçbir zaman gülerken görmüyorsunuz, doğru mu?Δεν μας έχουν δει ποτέ να γελάμε σε κάποια αμερικανική ταινία ή στην τηλεόραση, σωστά;
Amerikan filmlerinde ya da televizyonlarında bizi hiçbir zaman gülerken görmüyorsunuz, doğru mu?В американских фильмах или по телевизору мы же никогда не смеёмся, так?
Amerikan filmlerinde ya da televizyonlarında bizi hiçbir zaman gülerken görmüyorsunuz, doğru mu?В американських фільмах та по телевізору ми ніколи не сміємось, так?
Amerikan filmlerinde ya da televizyonlarında bizi hiçbir zaman gülerken görmüyorsunuz, doğru mu?Никога не ни виждат да се смеем в американски филм или телевизия, нали?
Ancak benim favorim bir kabuklu olan Phronima olurdu. Uzaylı filmlerine ilham veren canavarlar gibi görünüyor.Aztán itt vannak a hólyagos medúzák, amik mérgező csalival fogják meg prédájukat.
Ancak benim favorim bir kabuklu olan Phronima olurdu. Uzaylı filmlerine ilham veren canavarlar gibi görünüyor.Ma il mio preferito è il crostaceo Fronima; il suo aspetto mostruoso ha ispirato il film "Alien".
Ancak benim favorim bir kabuklu olan Phronima olurdu. Uzaylı filmlerine ilham veren canavarlar gibi görünüyor.Mais mon préféré est le crustacé Phronima ; son aspect monstrueux a inspiré le film " Alien ".
Ancak benim favorim bir kabuklu olan Phronima olurdu. Uzaylı filmlerine ilham veren canavarlar gibi görünüyor.Mas o meu favorito tem de ser o crustáceo Phronima; o seu aspeto monstruoso inspirou o filme "Aliens".
Ancak benim favorim bir kabuklu olan Phronima olurdu. Uzaylı filmlerine ilham veren canavarlar gibi görünüyor.Pero mi favorito es el crustáceo fronema; su aspecto monstruoso inspiró la película "Alien".
Bence bu film, 'The Road' son zamanlarin izlemesi en zor filmlerinden biri.Cred că acest film, "Drumul" ("The Road"), e unul dintre cele mai dificile de văzut din timpurile moderne.
Bence bu film, 'The Road' son zamanlarin izlemesi en zor filmlerinden biri.Creo que la película "The Road" (La carretera)es representativa de los tiempos modernos.
Bence bu film, 'The Road' son zamanlarin izlemesi en zor filmlerinden biri.Eu penso que este filme, "A Estrada", é uma das visões mais duras dos tempos modernos.
Bence bu film, 'The Road' son zamanlarin izlemesi en zor filmlerinden biri.Ich glaube, dieser Film zeigt den härtesten Blick auf die modernen Zeiten: "The Road"
Bence bu film, 'The Road' son zamanlarin izlemesi en zor filmlerinden biri.Ik denk dat deze film "The Road" één van de heftigste films van de moderne tijd is.
Bence bu film, 'The Road' son zamanlarin izlemesi en zor filmlerinden biri.Jag tycker den här filmen är en av de svåraste filmupplevelserna i modern tid, "The Road".