filmler ile cümle

filmler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Filmlerdeki işleri nedeniyle, Venable'ın Hollywood Walk of Fame'de 1500 Vine Sokağı'nda biir yıldızı vardır.Hän on saanut elokuvaurastaan tähden Hollywood Walk of Famelle, osoitteeseen 1500 Vine Street.
Akademi Ödülü'nü Spartaküs (1960) ve Topkapı (1964) filmlerindeki rolleriyle kazandı.Hän sai Oscar-palkinnot sivuosarooleistaan elokuvissa Spartacus (1960) ja Topkapi (1964).
Gay filmlerinde erkeklere daha fazla para ödenir.Eläkejärjestelmästä naiset hyötyvät Suomessa miehiä enemmän.
Spielberg filmlerinde farklı temalar kullanmaktadır.Myös muutamia muita viittauksia Spielbergin elokuviin voi huomata.
Yaptığı filmlerin yanında Whitney Houston'ın müzik videosunu da çekti.Elokuvan tuotantoon osallistui Whitney Houston.
Çeşitli kısa filmler çekti.Hän on tehnyt muutamia lyhytelokuvia.
Bundan önceki sessiz filmler 1.33:1 oranından çekilmişti.1910-luvulta lähtien elokuvantekijät alkoivat sopeutua yhteiseen kuvasuhdestandardiin 1,33:1 (tai 4:3).
Bollywood filmlerinde oldukça yer almıştır.Hän on näytellyt useissa Bollywood-elokuvissa.
Filmlerin adları bile bunu kanıtlamaktadır.Näiden elokuvien samankaltaisuudet ovatkin silmäänpistäviä.
Ingmar Bergman'ın filmlerindeki çalışmaları ile ünlenmiştir.Vaikutteiden antajana nähdään Ingmar Bergmanin elokuvat.
Yine aynı yıl, Oh Olsun, Güllü geliyor Güllü, Yalancı Yarim filmlerinde rol almıştır.Samana vuonna hänellä oli Hilkan rooli Vaalan elokuvassa Nuori mylläri.
Altın Palmiye için yarışan filmler 17 Nisan 2014 tarihinde Cannes basın toplantısında açıklandı.Kultaisesta palmusta kilpailevat elokuvat julkistettiin 17. huhtikuuta 2014.
En önemli savaş karşıtı filmlerden biridir.Sitä pidetään yhtenä parhaista sodanvastaisista elokuvista.
Böyle filmler yapmak hiç de zor değil; ama iyi yapmak neredeyse imkansız," dedi.Ταινίες σαν αυτή δεν είναι απλώς δύσκολο να γίνει, αλλά σχεδόν αδύνατο να γίνει καλά».
Bu filmler bütçelerini yüzde yedi veya sekiz oranında aştı.Αυτές οι ταινίες ανέβηκαν εφτά ή οκτώ τοις εκατό από τον αρχικό προϋπολογισμό.
Hem klasik, hem de neo-noir filmler sıklıkla bağımsız filmler olarak karşımıza çıkarlar.Συνήθως, και οι κλασικές και οι νεο-νουάρ ταινίες είναι ανεξάρτητες.
"Slav gözlükler ve Japon samuray filmleri" nden yorulmuştu.Κουράστηκε από τα "σλαβικά θεάματα και τις κινήσεις των γιαπωνέζων σαμουράι".
Muhteşem Filmler.Φίνος Φιλμς.
Sessiz filmi Metropolis (1927) modern anlamda bilim kurgu filmlerinin babası olarak kabul edilir.Η σιωπηλή ταινία Μετρόπολις (1927) αναφέρεται ως η απαρχή των σύγχρονων ταινιών επιστημονικής φαντασίας.
Ayrıca David Fincher'ın yönettiği Fight Club (1999) ve Panik Odası (2002) filmlerinde de rol almıştır.Έχει συνεργαστεί με τον Ντέιβιντ Φίντσερ στις ταινίες Fight Club (1999) και Panic Room (2002).
Hollanda ve İngiliz TV dizisi ve filmlerde rol aldı.Έχει συμμετάσχει σε αγγλόφωνες και ολλανδόφωνες τηλεοπτικές σειρές και ταινίες.
Ondan sonra da başarılı filmler yapmadım değil ama festivallere göndermedik.Η ταινία όμως δεν γνώρισε καμία επιτυχία ενώ δεν βγήκε ούτε στους κινηματογράφους.
Film 2008 yılında Empire dergisi tarafından "Tüm Zamanların En Büyük 500 Filmler"'inden biri olarak seçildi.Το 2008, η ταινία επιλέχθηκε από το περιοδικό Empire ως μια από τις 500 μεγαλύτερες ταινίες όλων των εποχών.
Film ayrıca Ölmeden Önce Görmeniz Gereken 1001 Film kitabındaki filmler arasında yer aldı.Η ταινία συμπεριλαμβάνεται στο βιβλίο με τίτλο 1001 Movies You Must See Before You Die.
Kötü olarak The Terminator ve iyi olarak Terminator 2: Judgment Day filmleriyle listededir.Ήταν η δεύτερη πιο επιτυχημένη ταινία της χρονιάς πίσω από το Terminator 2: Judgment Day.
Dedeler gibi filmlerin çekildiği bir film stüdyosu bulunmaktadır.Έχει κάνει κινηματογραφική επιτυχία με ταινίες όπως Ο Μr.
Vanya Dayı aynı adlı popüler Anton Çehov oyununun filmlerinden biridir.Ο Θείος Βάνιας είναι ένα θεατρικό έργο του Αντόν Τσέχωφ.
Bu başarısı ona büyük bütçeli Uykusuz ve Prestij filmlerini çekme fırsatı verdi.Μέσα στη βραχύβια δράση της, κατάφερε να βγάλει μερικές βραβευμένες και αξιομνημόνευτες ταινίες.
Erotik film furyasında çeşitli filmlerde rol aldı.Καλλιεργεί την αύρα μιας cult προσωπικότητας συμμετέχοντας σε πολλές ταινίες.
Bu filmlerindeki başarısı onu Hollywood'a taşıdı.Ωστόσο, η γενικότερη επιτυχία του στο θέατρο, τον έφερε στο Χόλιγουντ.
"Mary Poppins" bu filmlerin en önemlisiydi.Ήταν μια Μαίρη Πόππινς, μας ανακάτεψε."
İtiraf filmi Danimarka, Belçika, Fransa ve Almanya'nın uluslararası ortak yapım filmlerinden birisidir.Η ταινία αποτελεί μία διεθνής συμπαραγωγή, στην οποία συμμετείχαν η Δανία, η Γαλλία, το Βέλγιο και η Γερμανία.
Amerikan Film Enstitüsü, onu Yılın En İyi Filmlerinden biri olarak seçti.Το Αμερικανικό Ινστιτούτο Κινηματογράφου την έχει κατατάξει ως μια από τις καλύτερες ταινίες του 2005.
Kusturica'nın en iyi filmlerinden biri kabul edilir.Θεωρείται μια από τις καλύτερες ταινίες του Πέκινπα.
Haftanın Filmleri - 1945.Οι Τελευταίες Μέρες - 1945.
Yeşilçam filmleri ekrana getirmiştir.Ωστόσο, δε θα μου άρεσε να έκανα μια ολόκληρη ταινία σε πράσινη οθόνη.
Reklam filmleri çekti.Ήταν η ρεκλάμα της ταινίας.
Ancak bu filmlerinden hiçbiri Oscar adaylığına ulaşamadı.Η ταινία δεν κατάφερε τελικά να αποσπάσει κανένα Όσκαρ.
Filmlerin dağıtıcısı United Artists'tir.Το αποτέλεσμα ήταν η χρεωκοπία της εταιρίας United Artists.
Aynı zamanda bu filmler çok düşük bütçelerle çekiliyorlardı.Εκτός αυτού οι εισπράξεις της ήταν χαμηλές σε σχέση με τον προϋπολογισμό της.
Bu yıllarda, bazı kısa metrajlı filmlerde de rol aldı.Εκείνα τα χρόνια έκανε και κάποιες ηχογραφήσεις για ταινίες μικρού μήκους.
New Year's Eve ve The Lucky One filmlerinde başrol oynayacaktır.Πρωταγωνίστησε και με μεγάλη επιτυχία στην ταινία " The Lucky One".
En önemli savaş karşıtı filmlerden biridir.Μια ολόκληρη γενιά μετά παραμένει μια από τις πιο μισητές ταινίες.
Kıbrıs Avrupa Filmleri Festivali (ing.Ευρωπαϊκό Κέντρο Κινουμένων Σχεδίων -
Roger Ebert filmi şimdiye dek yapılmış en güçlü savaş karşıtı filmlerden biri olarak nitelendirir.Ο Ρότζερ Ίμπερτ χαρακτήρισε τον Ταξιτζή ως μια από τις καλύτερες ταινίες που είχε δει ποτέ.
Savaş döneminden sonra yerel tiyatrolarda ve Arnavut yapımı filmlerde rol aldı.Μετά την πολεμική περίοδο, εκείνη ξεκίνησε πάλι την υποκριτική σε τοπικά θέατρα και αλβανικές ταινίες.
Normal bir film karesi 35 mm formatındayken, IMAX filmleri 70 mm'dir.Το κινηματογραφικό φιλμ πλάτους 70mm είναι γνωστό και ως IMAX.
Yayına geçtiği dönemde, seçkin filmleri üyeleri ile buluşturmuştur.Με τον μετέπειτα σύζυγό της γνωρίστηκαν στα γυρίσματα ταινιών.
Yerli ve yabancı sinema filmlerinin senaryolarını Türkçe ve Yunanca'ya çevirdi.Ο ελληνικός κινηματογράφος περιλαμβάνει ταινίες γυρισμένες στην Ελλάδα, από Έλληνες ή ξένους σκηνοθέτες.
Robinson, yeniden Hollywood'a dönüp, filmler çekmeye devam eder.Ο Γουάιλερ επέστρεψε στο Χόλιγουντ κι άρχισε να κάνει προετοιμασίες για την ταινία.
Bunlardan da birkaç tanesi konulu filmlerdi.Πολλοί την ανέφεραν ως μια αυθεντική σλάσερ ταινία.
I. Dünya Savaşı sırasında Alman film şirketleri de eğlence filmleri çekiyordu.Μετά τον Α΄ Παγκόσμιο Πόλεμο η κινηματογραφική βιομηχανία της Γερμανίας γνώρισε μεγάλη άνθηση.
İran filmleri son yirmi beş yıl içinde üç yüzden fazla ödül kazanmıştır.Iranske film har vundet over 300 priser under filmuddelinger i de sidste femogtyve år.
1901 yılında yapılmış Amerikan filmleri listesi.En liste over Amerikanske film udgivet i 1901.
Bu filmlerin başrollerinde de yine Richard Harris oynuyordu.I filmene blev han spillet af Richard Harris i de to første.
Filmler konu olarak birbirinden bağımsızdır.De fleste film er uafhængige af hinanden.
Craven daha sonra Sunswept (1961) ve Eves on Skis (1963) filmlerini yaptı.Senere producerede han Sunswept (1961) og Eves on Skis (1963).
Kirkus'ın korku filmlerin kutsal kasesini kurtardığı için tebrik edilmesi lâzım."Kirkus skal have æren for nærmest at redde gyserfilmenes hellige gral."
Arwen'in kitaplarda filmlerdekine göre daha küçük bir rolü vardı.I bøgerne optræder Arwen noget mindre end hun gør i filmene.
Bu tarz filmlerde genellikle eylemler hep kahraman için zaferle sona ermektedir.Men som altid vinder kærligheden til sidst i slutningen af filmen.

İlgili Sayfalar