Bir kaç dakika önce halk hareketlerinin filizlendiğinden bahsediyordum.Πριν λίγα λεπτά, μίλησα για όλες τις εκστρατείες πολιτών που αναδύονται.
Bir kaç dakika önce halk hareketlerinin filizlendiğinden bahsediyordum.Несколько минут назад я говорил обо всех гражданских кампаниях, организуемых сейчас.
Bir kaç dakika önce halk hareketlerinin filizlendiğinden bahsediyordum.Преди минути ви разказах за гражданските кампании, които се появяват в последно време.
Bir kaç dakika önce halk hareketlerinin filizlendiğinden bahsediyordum.לפני מספר דקות, דיברתי על הקמפיינים שהולכים וצומחים.
Bir kaç dakika önce halk hareketlerinin filizlendiğinden bahsediyordum.منذ دقائق قليلة، تحدثت عن حملة كل المواطنين التي بدات بالظهور.
Bir kaç dakika önce halk hareketlerinin filizlendiğinden bahsediyordum.よく目にするようになったろう
Bize söylenen kişi olmadığımız inancına ekilmiş bir kökten filizlendik.Brotamos de uma raiz plantada na esperança de que não somos o que nos chamaram.
Bize söylenen kişi olmadığımız inancına ekilmiş bir kökten filizlendik.Chúng ta phát triển từ cái rễ trong niềm tin rằng chúng ta không phải là thứ chúng ta bị gán cho.
Bize söylenen kişi olmadığımız inancına ekilmiş bir kökten filizlendik.Creștem dintr-o rădăcină a credinței că nu suntem ce eram numiți.
Bize söylenen kişi olmadığımız inancına ekilmiş bir kökten filizlendik.Discendiamo da una radice piantata nella convinzione di non essere l'insulto con cui ci chiamavano.
Bize söylenen kişi olmadığımız inancına ekilmiş bir kökten filizlendik.Egy olyan gyökérből nőttünk ki, amit abban a hitben ültettek, hogy nem azok vagyunk, aminek csúfoltak.
Bize söylenen kişi olmadığımız inancına ekilmiş bir kökten filizlendik.Kita berasal dari akar yang ditanam dalam keyakinan bahwa kita bukanlah apa panggilan kita.
Bize söylenen kişi olmadığımız inancına ekilmiş bir kökten filizlendik.우리는 우리가 듣는 별명과 실제 우리 자신은 다르다는 믿음으로부터 생겨났습니다.
Bize söylenen kişi olmadığımız inancına ekilmiş bir kökten filizlendik.Meillä on usko siihen, että emme ole sitä, miksi meitä kutsutaan.
Bize söylenen kişi olmadığımız inancına ekilmiş bir kökten filizlendik.Nos racines sont plantées dans la croyance que nous ne sommes pas les noms d'oiseau qu'on nous donnait.
Bize söylenen kişi olmadığımız inancına ekilmiş bir kökten filizlendik.Somos tallo de una raíz sembrada en la creencia de que no somos lo que nos apodaron.
Bize söylenen kişi olmadığımız inancına ekilmiş bir kökten filizlendik.Vi stammar från en rot planterad i tron att vi inte är de namn vi kallades.
Bize söylenen kişi olmadığımız inancına ekilmiş bir kökten filizlendik.Vi stammer fra en rod plantet i den tro, at vi ikke er, hvad vi blev kaldt.
Bize söylenen kişi olmadığımız inancına ekilmiş bir kökten filizlendik.Vyrůstáme z kořene vzrostlém z víry, že nejsme tím, kým nám řekli.
Bize söylenen kişi olmadığımız inancına ekilmiş bir kökten filizlendik.Wij stammen af van een wortel geplant in de overtuiging dat we niet zijn wat ze ons noemen.
Bize söylenen kişi olmadığımız inancına ekilmiş bir kökten filizlendik.Wyrośliśmy z korzenia wiary, że nie jesteśmy tymi, którymi nas nazywano.
Bize söylenen kişi olmadığımız inancına ekilmiş bir kökten filizlendik.Zrasli smo iz korenine, ki so jo posadili v vero, da nismo to, kar nam pravijo, da smo.
Bize söylenen kişi olmadığımız inancına ekilmiş bir kökten filizlendik.Πηγάζουμε από μια ρίζα που φυτεύτηκε με την πεποίθηση ότι δεν είμαστε αυτό που μας ονομάζουν.
Bize söylenen kişi olmadığımız inancına ekilmiş bir kökten filizlendik.Вы произросли от семени, посаженного в вере в то, что мы не те, кем нас называют.
Bize söylenen kişi olmadığımız inancına ekilmiş bir kökten filizlendik.Корените ни са във вярата, че не сме това, което ни нарекоха.
Bize söylenen kişi olmadığımız inancına ekilmiş bir kökten filizlendik.צמחנו משורש נטוע באמונה שאנו איננו השמות בהם מכנים אותנו.
Bize söylenen kişi olmadığımız inancına ekilmiş bir kökten filizlendik.نرسخ من جذر زرع على الإعتقاد بأننا لسنا ما سمينا به.
Bize söylenen kişi olmadığımız inancına ekilmiş bir kökten filizlendik.僕たちは深く根ざしている 僕たちは エンストをして-
Böylelikle filizler yerçekiminin aksine büyürken kökler yerçekimine doğru büyürler.중력의 힘에 반대해서 싹이 자라기도 하고 뿌리는 중력을 따라서 자랍니다.
Böylelikle filizler yerçekiminin aksine büyürken kökler yerçekimine doğru büyürler.Versot kasvavat vektorista painovoimaa vastaan ja juuret vektoria kohden.
Böylelikle filizler yerçekiminin aksine büyürken kökler yerçekimine doğru büyürler.כך שהנצרים גדלים כנגד כיוון הכבידה ואילו השורשים - עם כיוון הכבידה.
Böylelikle filizler yerçekiminin aksine büyürken kökler yerçekimine doğru büyürler.أثناء نمو سيقانها عكس اتجاه الجاذبية الارضية كما ان الجذور تتحرك مع اتجاه الجاذبية
Böylelikle filizler yerçekiminin aksine büyürken kökler yerçekimine doğru büyürler.重力の向きに反して育ち 根は重力に向かって伸びるのです 植物は眠ることもできます
Bu bölge, yoğun demir filizinden oluşuyor.Měli jsme přistát ve čtverci 8, protože ve čtverci 9 je ferit.
Bu bölge, yoğun demir filizinden oluşuyor.Upali smo da bomo pristali drugje ker so termografije pokazale, da je omrežje 9 iz železovega ferita.
Bu bölge, yoğun demir filizinden oluşuyor.?ראית ?כן. מה זה- .איבדנו מקדח
Bu bölge, yoğun demir filizinden oluşuyor.بسبب أن الإشارات الحرارية تؤكد أن الشبكة 9 مليئة بالحديد المغناطيسى
Bu nedenle kendi fasulye filizlerimi yetiştiriyorum.Alors je fais pousser des germes de soya.
Bu nedenle kendi fasulye filizlerimi yetiştiriyorum.Astfel îmi cultiv propriii germeni de fasole.
Bu nedenle kendi fasulye filizlerimi yetiştiriyorum.Cultivo mis propios brotes de soja.
Bu nedenle kendi fasulye filizlerimi yetiştiriyorum.Ho coltivato i miei germogli di fagiolo.
Bu nedenle kendi fasulye filizlerimi yetiştiriyorum.Hoduję więc własne kiełki fasoli.
Bu nedenle kendi fasulye filizlerimi yetiştiriyorum.Ich ziehe meine eigenen Bohnensprossen.
Bu nedenle kendi fasulye filizlerimi yetiştiriyorum.Ik kweek mijn eigen taugé.
Bu nedenle kendi fasulye filizlerimi yetiştiriyorum.콩나물을 직접 기르구요
Bu nedenle kendi fasulye filizlerimi yetiştiriyorum.Saját magam növesztettem bab csírát, gyümölcsöket és magokat, nagyon sok magot.
Bu nedenle kendi fasulye filizlerimi yetiştiriyorum.Saya menanam tauge sendiri.
Bu nedenle kendi fasulye filizlerimi yetiştiriyorum.Οπότε μεγαλώνω βλαστάρια από φασόλια.
Bu nedenle kendi fasulye filizlerimi yetiştiriyorum.Култивирах соя.
Bu nedenle kendi fasulye filizlerimi yetiştiriyorum.אז אני מגדלת נבטים.
Bu nedenle kendi fasulye filizlerimi yetiştiriyorum.و لذلك أتناول براعم الفاصوليا خاصتى
Bu nedenle kendi fasulye filizlerimi yetiştiriyorum.乾燥フルーツとナッツバー
Burada, spor üreten bir mantar görüyoruz. Sporlar filizleniyor ve miselyum oluşup yeraltına giriyor.Tu vidíme, ako huba vytvára výtrusy, tie klíčia a tvoria nové mycélium, ktoré sa presúva pod zem.
Çünkü 8. ve 9. paraleller arasına indik. Bu bölge, yoğun demir filizinden oluşuyor.- Am avut grila opt ca ţintă fiindcă termografele indicau că grila nouă era din miez de ferită ferică.
Çünkü 8. ve 9. paraleller arasına indik. Bu bölge, yoğun demir filizinden oluşuyor.- Celowaliśmy w pole 8... ...bo odczyty termograficzne wskazywały, że pole 9 to czysty ferryt.
Çünkü 8. ve 9. paraleller arasına indik. Bu bölge, yoğun demir filizinden oluşuyor.Dovevamo atterrare nel settore 8 perché il 9 č pieno di ferrite.
Çünkü 8. ve 9. paraleller arasına indik. Bu bölge, yoğun demir filizinden oluşuyor.Kita memilih jaringan 8 kerana... ...thermographics menunjukkan jaringan 9 penuh ferit rendah.
Çünkü 8. ve 9. paraleller arasına indik. Bu bölge, yoğun demir filizinden oluşuyor.Lasku olisi pitänyt tapahtua ruudulle 8, koska ruutu 9 on rautaferriittiä.
Çünkü 8. ve 9. paraleller arasına indik. Bu bölge, yoğun demir filizinden oluşuyor.Lý do ta phải đáp ở ô 8 đó là các biểu đồ nhiệt cho biết ô 9 chỉ toàn là quặng sắt nén.
Çünkü 8. ve 9. paraleller arasına indik. Bu bölge, yoğun demir filizinden oluşuyor.Queriamos aterrizar en la cuadricula 8... ...porque sabiamos que la 9 era de hierro ferrita.