Ana içeriğe geç
Sözlük

filiz ile cümle

filiz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Koyu Altın FilizicolorMörk gullriscolor
Koyu Altın FilizicolorOro vivo scurocolor
Koyu Altın Filizicolorsötét aranybarnacolor
Koyu Altın Filizicolortemna zlata rozgacolor
Koyu Altın FilizicolorTmavá zlatácolor
Koyu Altın FilizicolorTumma kullankeltainencolor
Koyu Altın FilizicolorVàng nhợtcolor
Koyu Altın FilizicolorΣκούρο φαιόχρυσοcolor
Koyu Altın FilizicolorТёмно- золотистыйcolor
Koyu Altın FilizicolorТемно- золотушниковийcolor
Koyu Altın FilizicolorТъмно златистоcolor
Koyu Altın Filizicolorזהוב כההcolor
Koyu Altın Filizicolorتبري غامقcolor
Koyu Altın Filizicolorダークゴールデンロッドcolor
Neresinde bir su varsa, filiz açar vahalarında...Allí donde hay agua brota un oásis
‹‹Oysa bir ağaç için umut vardır, Kesilse, yeniden sürgün verir, Eksilmez filizleri.Albowiem i o drzewie jest nadzieja, choć je wytną, że się jeszcze odmłodzi, a latorośl jego nie ustanie.
‹‹Oysa bir ağaç için umut vardır, Kesilse, yeniden sürgün verir, Eksilmez filizleri.For treet er det håp; om det hugges, så spirer det igjen, og på nye skudd mangler det ikke;
‹‹Oysa bir ağaç için umut vardır, Kesilse, yeniden sürgün verir, Eksilmez filizleri.Kajti za drevo je upanje: če ga posekajo, zopet požene odrastke, in njegovo mladje ne prestane.
‹‹Oysa bir ağaç için umut vardır, Kesilse, yeniden sürgün verir, Eksilmez filizleri.나무는 소망이 있나니 찍힐지라도 다시 움이 나서 연한 가지가 끊이지 아니하며
‹‹Oysa bir ağaç için umut vardır, Kesilse, yeniden sürgün verir, Eksilmez filizleri.Lebo strom má nádej: ak ho vytnú, zase vyrastie, a jeho výhonok nevyhynie.
‹‹Oysa bir ağaç için umut vardır, Kesilse, yeniden sürgün verir, Eksilmez filizleri.Masih ada harapan bagi pohon yang ditebang; ia akan bertunas lagi, lalu bercabang
‹‹Oysa bir ağaç için umut vardır, Kesilse, yeniden sürgün verir, Eksilmez filizleri.Mert a fának van reménysége; ha levágják, ismét kihajt, és az õ hajtásai el nem fogynak.
‹‹Oysa bir ağaç için umut vardır, Kesilse, yeniden sürgün verir, Eksilmez filizleri.Onhan puullakin toivo: vaikka se maahan kaadetaan, kasvaa se uudelleen, eikä siltä vesaa puutu.
‹‹Oysa bir ağaç için umut vardır, Kesilse, yeniden sürgün verir, Eksilmez filizleri.O stromu zajisté jest naděje, by i podťat byl, že se zase zotaví, a výstřelek jeho nevyhyne,
‹‹Oysa bir ağaç için umut vardır, Kesilse, yeniden sürgün verir, Eksilmez filizleri.Porque para el árbol hay esperanza; si es cortado, se renovará, y su retoño no dejará de ser
‹‹Oysa bir ağaç için umut vardır, Kesilse, yeniden sürgün verir, Eksilmez filizleri.Thi for et Træ er der Håb: Fældes det, skyder det atter, det fattes ej nye Skud;
‹‹Oysa bir ağaç için umut vardır, Kesilse, yeniden sürgün verir, Eksilmez filizleri.Un arbre a de l`espérance: Quand on le coupe, il repousse, Il produit encore des rejetons;
‹‹Oysa bir ağaç için umut vardır, Kesilse, yeniden sürgün verir, Eksilmez filizleri.Un copac, şi tot are nădejde: căci cînd este tăiat, odrăsleşte din nou, şi iar dă lăstari.
‹‹Oysa bir ağaç için umut vardır, Kesilse, yeniden sürgün verir, Eksilmez filizleri.Vì cây cối dẫu bị đốn còn trông cậy Sẽ còn mọc lên nữa, Không thôi nức chồi.
‹‹Oysa bir ağaç için umut vardır, Kesilse, yeniden sürgün verir, Eksilmez filizleri.Vì cây_cối dẫu bị đốn còn trông_cậy Sẽ còn mọc lên nữa , Không thôi nức chồi .
‹‹Oysa bir ağaç için umut vardır, Kesilse, yeniden sürgün verir, Eksilmez filizleri.Защото за дървото има надежда, Че, ако се отсече, пак ще поникне, И че издънката му няма да изчезне,
‹‹Oysa bir ağaç için umut vardır, Kesilse, yeniden sürgün verir, Eksilmez filizleri.כי יש לעץ תקוה אם יכרת ועוד יחליף וינקתו לא תחדל׃
‹‹Oysa bir ağaç için umut vardır, Kesilse, yeniden sürgün verir, Eksilmez filizleri.لان للشجرة رجاء. ان قطعت تخلف ايضا ولا تعدم خراعيبها.
‹‹Oysa bir ağaç için umut vardır, Kesilse, yeniden sürgün verir, Eksilmez filizleri.樹 若 被 砍 下 、 還 可 指 望 發 芽 、 嫩 枝 生 長 不 息
‹‹Oysa bir ağaç için umut vardır, Kesilse, yeniden sürgün verir, Eksilmez filizleri.樹若 被 砍下 、 還 可 指望 發芽 、 嫩枝 生長不息
Sabah filizlenir, büyür, Akşam solar, kurur.aamulla se kasvaa ja kukoistaa, mutta illalla se leikataan ja kuivettuu.
Sabah filizlenir, büyür, Akşam solar, kurur.al mattino fiorisce, germoglia, alla sera è falciata e dissecca
Sabah filizlenir, büyür, Akşam solar, kurur.das da frühe blüht und bald welk wird und des Abends abgehauen wird und verdorrt.
Sabah filizlenir, büyür, Akşam solar, kurur.de manhã cresce e floresce; � tarde corta-se e seca.
Sabah filizlenir, büyür, Akşam solar, kurur.det blomstrar upp och frodas om morgonen, men om aftonen torkar det bort och förvissnar.
Sabah filizlenir, büyür, Akşam solar, kurur.di waktu pagi ia tumbuh dan berkembang, tetapi menjadi layu di waktu petang
Sabah filizlenir, büyür, Akşam solar, kurur.Elle fleurit le matin, et elle passe, On la coupe le soir, et elle sèche.
Sabah filizlenir, büyür, Akşam solar, kurur.en la mañana brota y crece, y al atardecer se marchita y se seca
Sabah filizlenir, büyür, Akşam solar, kurur.ggel virágzik és sarjad, [és] estvére elhervad és megszárad.
Sabah filizlenir, büyür, Akşam solar, kurur.înfloreşte dimineaţa, şi creşte, iar seara este tăiată şi se usucă.
Sabah filizlenir, büyür, Akşam solar, kurur.풀은 아침에 꽃이 피어 자라다가 저녁에는 벤바 되어 마르나이다
Sabah filizlenir, büyür, Akşam solar, kurur.om morgenen blomstrer det og gror, om aftenen visner det og blir tørt.
Sabah filizlenir, büyür, Akşam solar, kurur.Sáng ngày cỏ nở bông và tốt tươi; Buổi chiều người ta cắt nó và nó héo.
Sabah filizlenir, büyür, Akşam solar, kurur.Sáng ngày cỏ nở bông và tốt_tươi ; Buổi chiều người_ta cắt nó và nó héo .
Sabah filizlenir, büyür, Akşam solar, kurur.'s Morgens groeit en bloeit het nog en 's avonds verdort het alweer.
Sabah filizlenir, büyür, Akşam solar, kurur.Toho istého rána, ktorého kvitne, sa mení; večer ju zotnú, a uschne.
Sabah filizlenir, büyür, Akşam solar, kurur.Toho jitra, kteréhož vykvetne, mění se, u večer pak jsuc podťata, usychá.
Sabah filizlenir, büyür, Akşam solar, kurur.ved Morgen gror det og blomstrer, ved Aften er det vissent og tørt.
Sabah filizlenir, büyür, Akşam solar, kurur.Zjutraj cvete in poganja, zvečer jo pokose in usahne.
Sabah filizlenir, büyür, Akşam solar, kurur.Z poranku kwitnie i rośnie; ale w wieczór bywa pokoszona, i usycha.
Sabah filizlenir, büyür, Akşam solar, kurur.το πρωι ανθει και παρακμαζει το εσπερας κοπτεται και ξηραινεται.
Sabah filizlenir, büyür, Akşam solar, kurur.Заран цъфти и пораства; Вечер се окосява и изсъхва.
Sabah filizlenir, büyür, Akşam solar, kurur.בבקר יציץ וחלף לערב ימולל ויבש׃
Sabah filizlenir, büyür, Akşam solar, kurur.‎بالغداة يزهر فيزول. عند المساء يجزّ فييبس
Sabah filizlenir, büyür, Akşam solar, kurur.早 晨 發 芽 生 長 、 晚 上 割 下 枯 乾
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod